Yunus Emre Kimdir

Paylaş
 

Yunus Emre Kimdir?

Yunus Emre Kimdir sorusu yüzyıllardan beri söylenmektedir.Yunus emrenin hayatı,yunus emrenin eserleri,yunus emrenin düşünceleri yine yüzyıllardan beri merak konusu olmaya devam ediyor.İşte bu yazımızda Yunus Emre Kimdir sorusuna daha yakından bakmaya gayret edeceğiz .

Yunus Emre halk şairimizdir. Sarıköylü’dür. 9 yerde mezarı. 15 yerde makamı vardır. Yedi asrı aşan bir zamandan beri şiirleri. ilahileri yaşamakta ve söylenmektedir. Yunus. önce Taptuk Emre der­gâhında bir çile devri geçirmiş. sonra gurbete çıkmış, Konya’yı, Şam’ı, Azerbaycan’ı dolaşmıştır. Şiirleri bir divan halinde toplanmış.  defalarca ba­sılmıştır. UNESCO. 1971 – 1972 yılını bütün Dünya’da «Yunus Emre Yılı» olarak kabul etmiştir.

FAKİR YUNUS, gönülsüz Yunus, yıllardan beri Taptuk dergâhına dağdan odun keser, tekkenin ya­kacak ihtiyacını tek başına karşılardı. Çünkü, kıtlık günü Hacı Bektaş dergâhına vardıkta buğday iste­miş, himmet teklif edilince buğdayda diretmişti. Yolda aklı başına geldi ama, erenler himmetini ala­madı. Çünkü nasibi Bektaş Veli’den Taptuk Emre’ye verilmişti. Taptuk dergâhına yüz sürdü, kırk yıl bir tek eğri odun getirmedi. Soranlara «Taptuk dergâ­hına odunun bile eğrisi gerekmez» dedi. Kendini öylesine hiçe indirdi ki, sonunda muradına erdi. Ama nasıl erdi?

Bir gün Yunus, Ana Bacı’ya: «Şeyhim bana ruhsat verir mi?» diye sordu. Taptuk Emre, çok yaş­lıydı. Gözleri iyi görmezdi. Ana Bacı, Yunus’a akıl öğretti: «Yarın sabah erkenden gel, dergâhın eşi­ğine yat. Şeyh çıkarken ayağı sana takılır, kim bu? diye sorar bana. Yunus, derim. Hangi Yunus? der­se çilen tamam olmamıştır. Bizim Yunus mu? der­se elini öpersin, nasibini verir.»

Derviş Yunus, Ana Bacı’nın sözünü tuttu. Er­tesi sabah şeyh, eşikten atlarken ayağı takıldı. Sor­du. Ana Bacı «Yunus» deyince Taptuk Emre: «Bi­zim Yunus mu?» dedi. O zaman derviş Yunus kalk­tı, Şeyhin eline sarıldı:

Doğruya varmayınca Mürşide yetmeyince Hak murâd etmeyince Sen derviş olamazsın

dedi. Dili çözülmüştü. Bunun üzerine şeyhi ona se­yahat izni verdi. Yunus da yollara düştü. Köy köy dolaşarak dergâhta öğrendiği «Kendini biliş» ilmini başkalarına da öğretmeye koyuldu.

Ben yürürüm yâna yâna Aşk boyadı beni kana Ne âkılem ne divana Gel gör beni, aşk neyledi diye bağrını döverek Tanrı aşkını şiirleştirmeye gi­rişti. Bir gün, köy hocası derviş Yunus’a: «Sen na­mazını kıldın mı?» diye sordu. Tanrı’yı gönül gö­züyle gören âşık hemen dile geldi:

Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil Er odur ki alçak dura, ayık odur yola vara Göz odur ki Hak’kı göre, gündüz göresi göz değil.

Zavallı köy hocası bu sözler karşısında neye uğra­dığını bilemedi ve Yunus’un eteğine yapışarak, onunla dağ tepe yollara düştü. Bu ne ilimdi? Bu ne Tanrı sevgisiydi ki, dünyada her şeyi bir yana bıraktırabiliyordu?..

Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun Assı ziyandan geçtim, dükkânım yağma olsun

Yunus ne hoş demişsin, bal ve şeker yemişsin Ballar balım buldum, kovanım yağma olsun diyordu Yunus.

Yine o: «Derviş Yunus bu sözü, eğ­ri büğrü söyleme — Seni sigaya çeker bir Molla Kasım gelir» diye şiirlerinin başına geleceği önce­den haber veriyordu. Gerçekten de aradan yıllar geçtikten sonra Yunus’un ününden bezmiş olan bir Molla Kasım, onun deyişlerinden bin tanesini yır­tıp suya saldı. Bin tanesini yele verdi. İki bin birin­cisi: «Ben dervişim deyene bir ün edesim gelir» diye  başlıyordu. Bu şiiri sonuna kadar okuyup da so­nunda kendi yaptığını Yunus’un önceden haber verdiğini görünce Molla Kasım kahrından ölecek raddeye geldi ve hemen bir dergâha kapılandı. Ri­vayet odur ki Yunus’un suya salınan İlâhilerini ba­lıklar, yele verilenleri melekler durmadan söyle­mektedir.

Bütün Selçuklu devrinde ve Osmanlı devrinin büyük bir kısmında Türk şair ve fikir adamları ede­bî dil olarak Farsça’yı tercih edip İran edebiyatının etkisi ve zevkiyle eserler verirken Yunus Emre, ba­sit halk diliyle hakiki şiir tadı veren birçok nefesler, İlâhiler meydana getirmiş, aruz vezninde ve divan üslûbuna benziyen şiirlerinde bile halk lehçesini ve öztürkçeyi kullanmıştır.

 

Mal sahibi, mülk sahibi Hani bunun ilk sahibi Mal da yalan, mülk de yalan Var biraz da sen oyalan.

http://bilelimmi.com/haci-bektas-veli-kimdir/

http://bilelimmi.com/ibni-slna-kimdir/

http://bilelimmi.com/budha-kimdir/

http://bilelimmi.com/farabi-kimdirfarabinin-hayati/

Bu yazı 91 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/