William Shakespeare Kimdir?

Paylaş
 

William Shakespeare Kimdir?

SHAKESPEARE, William (1564- 1616), dünyanın en büyük ti­yatro yazarlarından bi­ri olan, modern dra­mın kurucusu sayılan ünlü İngiliz sahne şai­ridir. Eserleri kadar hayatı ile de yüzyıllar­dır ilgi çekmiş, canlı­lığını hiç kaybetme­miştir. «Shakespeare» adı çeşitli meselelerin or­taya çıkmasına yol açmıştır. Yüz yıldan beri, Shakespeare var mıydı? Eserleri gerçekten onun muydu? Bu, yüzyıllardır sürüp giden bir tartışma konusudur. Hayatı hakkında ya­zılı, sağlam kaynaklara dayanan pek bir bilgi olmayışı, hele eserlerini, sağlığında tam ola­rak yayınlamamış bulunması, kesin yazılış tarihlerinin bilinemeyişi gibi birçok aksaklık­lar, bu belirsiz durumu yaratmıştır. O eserleri, ya Elizabeth devrinin ünlü fikir adamı Francis Bacon’un, ya da daha başka asilzade­lerin yazdığı, ancak, bir aktör olan Shakespeare’in adını kullandığı ileri sürülmüşse de, bunlar ispat edilememiştir. Yalnız, Shakepeare’in bir aktör olarak yaşamış olduğu bir gerçektir.

William Shakespeare’in babası çiftçiydi. 1550 sularında Stradford kasabasına gelip yerleşti. Önce bakkallık etti, sonra şehrin be­lediye başkanlığına kadar yükseldi. Shakespeare’in annesi ise, varlıklı bir ailenin kı­zıydı. Alenin üçüncü çocuğu olarak 23 nisan günü Stradfordon Avon’da dünyaya gelen William Shakespeare, ilkin, kasabanın ilkoku­luna gittiyse de pek okuyamadı. Babasının dükkânında çalışıyordu. Bir ara kasap çırak­lığı yaptığı da söylenir. 18 yaşındayken, 26 yaşındaki bir köylü kızıyla evlendi. 1583’te bir kızları, iki yıl sonra da biri kız, biri oğ­lan ikiz çocukları oldu. Oğlan, 11 yaşınday­ken, öldü. Birkaç yıl sonra Shakespeare, o bölgenin Parlâmento’da temsilcisi olan Sir Thomas Lucy ile, korusunda izinsiz avlanmak yüzünden arası açılınca, ailesini bırakıp kaçtı. 1592’ye kadar ne yaptığı kesin olarak bilinmiyorsa da, aktörlük ettiği sanılıyor. 1593’te Shakespeare imzasiyle «Venüs’le Adonis», 1594’te «Lucrecia’nın Kaçırılışı» adlı şiir kitapları basıldı. Sağlığında kendi adiyle bastırdığı üçüncü eser de «Sorneler»dir (1609). Bu şiirler, heyecan­lı bir dille, coşkun bir üslûpla, özlü sözlerle,«yakışıklı bir delikanlı ile esmer bir güzel ka­dın» için yazılmıştır.

Shakespeare, aktörlüğe belki de Leicestcr Beyi’nin oyuncuları arasında başladı. O za­manlar, tiyatro toplulukları ya kiralın, ya kıraliçenin, ya da saray soylularından birinin koruyuculuğu altında yaşıyabilirdi. Kıraliçe Elizabeth, ancak 1574’te, Londra’da tiyatro yapılmasına izin verdi. Halk için ilk tiyatro­yu da, marangozken oyunculuğa heves eden James Burbage, Londra varoşlarında 1576’da yaptı. O zamana kadar oyuncular temsilleri­ni han avlularında verirlerdi. Burbage’ın «The Theatre» (Tiyatro) adını verdiği yapıyı son­radan oğulları yıktırdılar, «Globe Theatre» (Dünya Tiyatrosu)nu kurdular. Shakespeare’ İn de aktör olarak, daha sonra hem yazar, hem ortak olarak katılacağı tiyatronun üstü açıktı, yağışlı havalarda oyun verilemiyordu. Üstü kapalı tiyatrolar daha sonra yapılmıştır.

1581 ‘de çıkarılan bir kararla oyunların ilk önce saray mensupları önünde oynanmasını şart koştu. Bu sansür yüzünden Shakespeare’in eserleri de önce sarayda seyredildi. Bu ara­da Shakespeare tarihî eser­leriyle bir kısım komedi­lerini yazdı. 1596’dan son­ra da önemli eserlerini ver­di. 1600’den sonra ise, hem büyük, hem de karam­sar fikirler bulunan eser­ler yazmaya başladı. Bu devre, onun hayatında en zengin devredir. 1603’te, Elizabeth’in ölümü üzeririne tahta geçen I. James, Shakespeare’in de onda bir hissedarı olduğu Globe Tiyat­rosu sanatçılarını Kıralın Oyuncuları adı altında, kendi koruyuculuğuna aldı. Shake­speare, bu arada epey para da kazanmış, doğ­duğu şehirde geniş topraklar almıştı. Buna rağmen, ruhi durumundaki değişiklik, büyük trajedilerinde acı, buruk bir şekilde kendini gösterir. Son yıllarını Stradford’da geçirdi, Londra’ya pek seyrek indi. Söylendiğine göre, bir gün sarhoşluk yüzünden hastalandı, çok geçmeden, gene bir 23 nisan günü 52 yaşında öldü.

Shakespeare’in Sanatı

Shakespeare’in sanatı, birçok yorumlara uğramıştır. Çünkü eserlerinde hukuk, siya­set, insan ruhu, toplum bilgisi, biyoloji, felsefe üzerine çok geniş bilgilere rastlanır. Düşünceleri son derece sağlamdır. Gerek man­zum tiyatrolarında, gerek nesirle yazdıkların­da, fikirler kadar duygulara da önem verir. Kişilerini birbirinden çok ayrı seçer. Bunları kesin çizgilerle seyircinin önüne koyar. Çağına ait gayet etraflı, kavrayışlı hükümler ileri sü­rer. Felsefesi, büyük trajediler çağında bile karamsar görünmekle birlikte, daima iyinin tarafını tutar, iyiyi zafere ulaştırır.

Shakcspeare, insan ruhunu eşelemekte çok derinlere inmiş bir yazardır. Kişileri, son de­rece gerçek kişilerdir. Romantik duygularla yaşıyan bu kişiler arasında hasta ruhlara da, coşkun mizaçlara da raslanır. Teknik yönden, klâsik Yunan tiyatrosundan ayrılma, Shakespeare’den önce başlamıştı. Yalnız, Shakespeare, eski devrin ilkelerinden modern dra­mın kurucusu olacak kadar ayrılmıştır. An­cak son eseri olan «Fırtınamda klâsik tiyatro­nun «üç birlik» kaidesine dikkat etmiştir.

Başlıca Eserleri

Shakespeare’m başlıca eserleri şunlardır: III. Richard (Sir Laurence Olivier tarafından 1956’da filme çekildi); Yanlışlıklar Komed­yası; Veronalı İki Bay; Aşkın Emeği Boşa Git­ti; Romeo ile Juliet (Ünlü İngiliz aktörü Les­lie Hovvard’la Norma Shearer tarafından baş­rolleri oynanarak filme de çekilmiştir. Prokof- yev’in ünlü balesinden rejisör Arnchtam da I954’te filme çekmiştir). Bir Yaz Gecesi Rü­yası; Venedikli Tüccar (1918’de İngiliz reji­sörü Cecil Hepworth tarafından filme çekil­miştir); Kuru Gürültü; V. Henry (Arthur Rank tarafından başrolü Laurence Olivier’ye oynatılarak 1945’te filme çekildi); Beğendi­ğiniz Gibi; Julius Caesar, Onikinci Gece; Hamlet (1948’de Sir Laurence Olivier tara­fından filme çekilmiştir. Bu eser, 1910-1912 arasında, iki defa da Danimarka’da çevrilmiş­ti); Windsor’un Şen Dulları; Othello (İlkin Buchovctski tarafından Berlin’de 1916’da# sonra 1952’de Orson Welles tarafından ola­yın geçtiği yerde tabiî dekor ortasında, 1956′ da Yukoviç tarafından Haçaduryan’ın müzi­ğiyle filme çeiklmiştir); Kıral Lear; Macbeth ( 1952’de Orson Welles tarafından, 1957’de Japon rejisörü Kurosava tarafından «Kanlı Taht» adiyle filme çekilmiştir); Antonius’la Kleopatra; VIII. Henry ( 1933’te Sir Aleksander Korda tarafından, başrolü Charles Laugh- ton’a oynatılarak filme çekilmiştir).

http://bilelimmi.com/halide-edip-adivar/

http://bilelimmi.com/sait-faik-abasi-yanik-kimdir/

http://bilelimmi.com/nurullah-atac-kimdir/

Bu yazı 165 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/