• DOLAR
    6,7688
  • EURO
    7,6343
  • ALTIN
    366,99
  • BIST
    1,1292
TARİHTE TAKVİME BAŞLANGIÇ, TARİH VE TAKVİM

TARİHTE TAKVİME BAŞLANGIÇ, TARİH VE TAKVİM

Tarihte Takvime Başlangıç :Tarihin yardımcılarının en önemlilerinden biri olan kronoloji (takvim bilgisi), olayların ne zaman, hangi yılda ve saatte olduğunu bilmemizi sağlayan bir bilimdir.Tarihî olaylar bir yerde (coğrafî yer) ve bir zaman içinde geçmiş olduklarına göre, her şeyden önce, tarih için bir zaman ölçüsüne ihtiyaç vardır. Yıl, hepimizin bildiği gibi, dünyamızın güneş etrafında çiz­miş olduğu yörüngesi üzerinde bir defa dönmesi için sarfettiği zaman­dır. Bu zaman 365 gün 6 saattir. İşte bu süreye Güneş Yılı denir. Ancak Güneş Yılında her dört yılda bir defa yılın gün sayısı 366 gün olur ki, böyle yıllara artık yıl denilmektedir.Güneş Yılından başka bir de Ay Yılı vardır. Ay Yılı, dünyamızın uydusu olan ayın, dünyamız etrafında 12 defa dönmesi için sarfettiği zamana denir. Ay Yılı, Güneş Yılından 11 gün eksiktir, yani 354 gündür .Tarihî olayların yıllarını, tam olarak bilmemiz için bir takvim baş­langıcına ihtiyaç vardır. İnsanlar, İlkçağdan beri çeşitli takvimler yap­mışlar ve bunlar için ayn ayrı başlangıçlar bulmuşlardır Fakat, genel olarak Batı dünyası, Hazreti İsa’nın doğum yılını, İslâm dünyası da, Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç ettiği yılı takvimle­rine başlangıç olarak kabul etmişlerdir.                          

Buna göre iki çeşit takvim düzenlenmiştir:

  1. — Milat takvimi,
  2. — Hicret takvimi.

Bunlardan Güneş Yılma göre düzenlenen takvime Milat takvimi, Ay Yılına göre düzenlenen takvime de Hicret takvimi denir.Milat, doğum demektir. Bu takvimin başlangıcı, İsa Peygamberin doğduğu yılı izleyen Milat yılının ocak ayının birinci günüdür (İsa Peygamber, M.Ö. birinci yılın aralık ayının 24’üncü günü doğmuştur).Hicret, göç demektir. Bu takvimin başlangıcı da Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in Mekke şehrinden Medine’ye göç ettikleri ve öte­den beri Araplarca kullanılan Ay Yılının Muharrem ayının birinci gü­nüdür (bu gün, Milat takvimim 622’nci yılının 16 temmuz gününe rastlamaktadır).

Milat takvimi ile Hicret takviminin başlangıçları arasında 622 yıl fark vardır. Ancak, her iki takvimde kullanılan yılların gün sayılan birbirinden ayn olduğundan (Milat yılı 365, Hicret yılı 354 gündür) iki takvim arasındaki yıl farkları bulunamaz .Günümüzde Milat takvimi dünyada en çok kullanılan bir takvim olmuştur. Biz de 1926 yılının ocak ayının birinci gününden beri resmî işlerimizde ve tarih kitaplarımızda Milat takvimini kullanmaktayız. Ondan önce bir Müslüman takvimi olan Hicret takvimini resmî tak­vimimiz olarak kullanmaktaydık. Bugün Hicret takvimini yalnız kan­dil, Ramazan ve bayramlar gibi dinî günlerimizi belirtmek için kullanıyoruz.

OsmanlI İmparatorluğu zamanında resmî takvim olarak kullanılan Hicret takvimi yanında XVII. yüzyıldan itibaren Güneş Yılı esasına da­yanan ikinci bir takvim daha kullanılmıştır. Bu takvime de Rumî tak­vim adı verilmiştir .

Tarih ve Takvim :Tarih derslerinde olayların zamanlarını belirtirken takvimden geniş ölçüde faydalanacağız. Ancak, tarihte takvimin yeri ve bunun nasıl kullanılacağı hakkında daha önce bilmemiz gereken bazı önemli özellikler vardır. Bunları şöylece sıralayabiliriz:

— Milat takviminin başlangıç tarihine göre tarih zamanları, M.Ö. (Milattan önce), M.S. (Milattan sonra) olmak üzere iki bölüme ayrılır. Tarih derslerinde herhangi bir olayın zamanı söylenirken, o olayın M.Ö., ya da M.S. olup olmadığını bilmek ve tarihlerini ona göre söylemek gerektir. Genel olarak M.Ö. geçmiş olayların yılları söylenir­ken, yılın başına M.Ö. deyimini koymak ve söylemek lâzımdır. Sözgelişi, M.Ö. 1296 Kadeş Savaşı gibi. M.S geçen olayların başında bu deyimi kullanmaya lüzum yoktur. İstanbul’un fethi tarihi için M.S. 1453 diye­ceğimiz yerde, sadece 1453 demek yeter.

— Tarih öğretiminde kolaylık olmak üzere tarih öncesi, ya da tarih zamanları 1000′, 100, 50 ve 25 yıllık birtakım bölümlere ayrılmış­tır. 1000 yıllık zaman bölümleri için gene yukarıda olduğu gibi, M.Ö. birinci bin, M.Ö. ikinci bin deyimlerini kullanmak gerekir. Sözgelişi, yazı, M.Ö. dördüncü bin içinde icat olunmuştur, gibi…

Tarihte kullanılan 100 yıllık zaman bölümlerine yüzyıl denir. Bun­lar için gene M.Ö. birinci yüzyıl .(I. yüzyıl), ikinci yüzyıl (II. yüzyıl) deyimlerini kullanmak gerekir. Zira, M.Ö. I. yüzyıl ile M.S. I. yüzyıl arasında fark vardır.

Bir yüzyılın yansına, yani 50 yıllık bir zaman bölümüne yarım yüzyıl denir.— Tarih ve takvim konusunda dikkat edilecek bir husus da, M.Ö. ki tarihler, Milat takviminin başlangıcına doğru yaklaştıkça kü­çülür ve Milattan sonra günümüze kadar gene çoğalır. Bundan dolayı M.Ö. ki tarihlerde sayıca büyük olan bir tarih, sayıca küçük olan bir tarihten daha eski bir zamanı gösterir. M.S. ki tarihlerde ise küçük sayılı tarihler daha eski zamanları, büyük sayılı tarihler de daha yakın zamanları gösterir. Sözgelişi, M.Ö. 1700 yılı, M Ö. 1200 yılından daha eski bir zamanı gösterdiği halde, M.S. 1700 yılı, M.S. 1200 yılından daha yakın bir zamanı gösterir.

Tarihte zamanı bilinen iki tarihî olayın hangisinin bize daha yakın olduğunu yukarıda 3 sayılı paragrafta olduğu gibi kolayca an­larız. Fakat, olaylardan biri M.Ö., ötekisi M.S. ise o zaman bu iki sayıyı toplarız. Hititlerle Mısırlılar arasındaki Kadeş Savaşı M.Ö. 1296 yılında olmuştur. İstanbul, Türkler tarafından M.S. 1453 yılında fethedilmiş­tir. Acaba bu iki tarihî olay arasında kaç yıl fark vardır? dersek, bili­nen bu iki tarihi toplar (M.Ö 1296 +M.S. 1453=2749) ve iki olay ara­sında 2749 yıllık bir fark olduğunu anlarız. (Tarih ve takvim için ki­tabınızdaki Kronoloji Cetveli’ni inceleyiniz).

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM