Tarih Öncesi Dönemler

Paylaş
 

Tarih Öncesi Dönemler

Tarih öncesi dönemler insan oğlunun ilk gelişim sürecini ortaya koyar ve çok uzun yüzyıllar daha doğrusu binyıllar sürmüştür.Tarih öncesi dönemler araştırldıkça insanoğlunun dünyaya gönderilişi ile birlikte Dünya yı nasıl imar ettiğini de anlamaktayız.Bu anlamda tarih öncesi dönemler hala yoğun bir şekilde anlaşılmaya çalışılıyor ve yeni bilgiler bulgularla tarihin yönü belirlenmeye çalışılıyor.

Insanlık tarihini anlayabilmek için Tabi ki ilk aşamalarını en başta anlamak gerekiyor .Yazının bulunmasından önceki dönemlere bilindiği gibi tarih öncesi çağlar denmekte .Tarih Öncesi Çağlarda kendi açısından 3 döneme ayrılır. Bunlar Kabataş yani Eski Taş Çağı milattan önce 600000 ve 10000 yılları arasında yaşanmıştır. 2. Basamakta ise Yontma Taş Çağının geldiğini görüyoruz .Diğer adıyla Orta Taş Çağı olarak bilinir Milattan Önce 10000 ve 8000 yılları arasında yaşanmıştır .Son olarak cilalı taş yani Yeni Taş Çağı yaşanmıştır ki bu da milattan önce 8000 ile 5500 yılları arasında gelişmiştir .

Gelin İsterseniz bu devirlere daha yakından bakmaya tarih öncesi dönemleri anlamaya çalışalım .Eski Taş Çağı diğer adıyla Kabataş Çağı veya Paleolitik Çağ milattan önce 60000-10000  yılları arasında yaşandığı bilinmekte .Bu devir hakkında elimizde çok net bilgiler yok çünkü oldukça ilkel aşamalarda yaşayan insanoğlu çok fazla eser ortaya koymamıştır .Göçebe bir hayat sürülmüştür eski taş çağında ve ağaç kovuklarında mağaralarda veya nehir yataklarında insanların sığına bilecekleri yağmurdan rüzgardan doğa şartlarından kullanabilecekleri ortamlarda bulmaya çalışmışlardır .Bu devirde insanlar karınlarını genellikle avcılık balıkçılık veya toplayıcılıkla geçirmiş ve doğada buldukları hazır gıdalarla karınlarını doyurmuş ardır .Bu devirde en büyük buluşlarından bir tanesi hiç kuşkusuz ateşin bulunmasaydı. Ateş bulunmadan önce insanlar yiyeceklerini pişiremiyorlar dı ve çiğ tüketmek zorunda kalıyorlardı .Aynı zamanda ateşin bulunması ile birlikte İnsanoğlu eski taş çağında en önemli sorunlarından birisi olan ısınma sorunu da çözmüş oldu .Ateşin bulunmasının bir diğer avantajı ise doğada çok fazla bulunan vahşi hayvanlara karşı insanların kendilerini koruyabilmeleri ne olanak sağlamasıydı .Ateş genellikle bir yerde yıldırım düşmesi veya doğal yollarla ortaya çıkması sonucunda insanlar tarafından öğrenilmiş ve daha sonra insanlar bu ateşi söndürmeden günler aylar hatta yıllar boyunca yakmaya devam etmişlerdi. Daha sonra ise insanoğlu kendi kendine ateşi yakmayı öğrenmiş ve bu da hayatını oldukça kolaylaştırmıştır.

Tarih öncesi dönemlerden Türkiye’de de eski taş devrinden kalan çok önemli yerler vardır, baktığımızda Türkiye daha eski taş devrinden itibaren insanların yerleştiği ve yaşamlarını sürdürdüğü oldukça bereketli ve insan hayatına elverişli bir yer olduğunu görüyoruz. Antalya’da Karain Mağarası,Beldibi ve Belbaşı Mağaraları Anadolu’da bu döneme ait en önemli merkezler olarak karşımıza çıkıyor ki hala bu bölgelerde araştırmalar devam ediyor .Orta taş çağına geldiğimizde ise diğer adıyla Yontma Taş Çağının Milattan önce 10000 8000 yılları arasında yaşamıştır .Bu dönemin en büyük gelişimi insanlar toplayıcılıktan ve avcılıktan yavaş yavaş da olsa üretime geçiş yapmışlardır ve böylece göçebe hayat yerini yavaş yavaş yerleşik hayat almaya başlamış ve insanlar bulundukları yerde üretim yaparak karınlarına doyurmaya geçimlerini sağlamayı başarmışlardır .

Orta Taş Çağının en önemli gelişmelerinden bir tanesi de doğada bulunan hayvanların evcilleştirilmesiydi. Bu sayede artık insanlar et ve süt ihtiyaçlarını bulundukları yerde ürettikleri hayvanlarla sağlamaya başlamışlar bu da sürekli avcılık yapmak zorunda kalmalarına yol açmıştır .Orta Taş Çağının bir diğer gelişmesi ise buzul çağlarının sona ermesiydi. Eski taş çağında iklim oldukça Sert ve buzul çağı dediğimiz İklim şartlarına sahipti ki bu da İnsanların yaşamlarını son derece zorlaştıran bir gelişmeyi di .Ama Ortaç Taş çağında yavaş yavaş iklim günümüz koşullarına yaklaşmış bu da insanların daha özgür hareket etmelerine ve yaşamlarını daha kolay bir şekilde sürdürmelerine imkan tanınmıştır. Türkiye’de Orta Taş Devrine baktığımızda yine ,Antalya Beldibi Mağarası ,Göller yöresinde Bardiz ,Samsun’da Tekkeköy ,Ankara çevresinde ise Macunköy ü görmekteyiz .Yani Türkiye Orta Taş Devrinde de yine İnsanların yaşamlarını sürdürdükleri elverişli bir yer olarak karşımıza çıkıyor .Yeni Taş Çağı diğer adı ile Cilalı Taş Çağı Neolitik Çağ milattan önce 8000 ve 5500 yılları arasında yaşanmış oldukça önemli bir dönemdir .Bu dönemin en tipik özelliği tarımın yapılmaya başlamasıyla daha önce doğada kendi kendine yetişen bitkileri besinleri tüketen insanoğlu bu tükettiği gıdaları bulunduğu yerde toprağı ekerek üretmeyi başarmıştı .Bu da Göçebe hayatın sona ermesine ve insanların tarım yapabilecekleri köylere yerleşmelerine neden olmuştu. Yine yeni taş çağında el işçiliğinin de geliştiğini görüyoruz .Topraktan kap kaçak yapılması ve seramik sanatının başlamasının da yine yeni taş çağında karşımıza çıkıyor ki Bu insanlık tarihinde önemli bir gelişim olarak bilinmekte .

İlk yerleşim birimleri oluşturulmuş yeni taş çağında hayvanların evcilleştirilmesi daha da gelişmiş ve insanlar daha önce giydikleri kürklerin yerine bitki liflerinden elbiseler yapmayı başarmıştı .Bu da onların hayatlarını oldukça kolaylaştırdığını söyleyebiliriz .İlk dini inanç inançların yine yeni taş çağında ortaya çıktığına şahitlik ediyoruz .İnsanoğlu topluluklar halinde yaşamaya başlamasıyla birlikte yeni taş çağında ilk ticaret de başlamış oluyor. Ataerkil bir düzene sahip yeni taş çağı ve bu dönemde kölelik anlayışının da ortaya çıktığını görmekteyiz .Yeni taş çağında İnsanoğlu son derece büyük bir gelişim göstermiş ve günümüzün sosyal yaşam biçimine yakın bir oluşum ortaya çıkmıştır .Türkiye’de yeni Taş devrine baktığımızda Diyarbakır’da Çayönü ,Konya’da Çatalhöyük, Gaziantep’te Sakçagözü çok önemli merkezlerden biridir İnsanlık tarihi ilk yerleşim yeri olarak Konya Çatalhöyük kabul edilmektedir ki bu Anadolu tarihi açısından son derece önemlidir .İlk üretim ve Ticaret yeri Diyarbakır Çayönü kabul edilir tarihçiler tarafından ki bu da gerçekten de dikkate değer bir bilgi .

Taş Bakır Çağına geldiğimizde ise milattan önce 5500-2500 yıllarını görüyoruz .Taş devrinde insanlar birçok ihtiyacını taşlardan ve etrafta buldukları Sert kayalardan elde etmektelerdi. Halbuki Taş Devri’nin sonlarına doğru ilk defa Madenler keşfedilmiş ve bu madenler hayatın her alanını derinden etkilemişti .İnsanoğlunun doğada en kolay bulduğu ve en kolay işlediği ilk maden bakır madenidir .Bakırdan eşyalar yapılmaya başlamış silahlar üretilmeye başlamıştı .Ancak Bakır yeterince sert bir maden değildi dolayısıyla bakır devrinden sonra Tunç Devri’nin geldiğini görüyoruz .Bakırın kalayla karıştırması sonucu elde edilen daha sert bir maden olan Tunç insanoğlunun hayatını kolaylaştırmış ve silah yapımında kullanılarak hayatı derinden etkilemişti .Yine Tunç diğer eşyaların yapımında da yoğun bir şekilde kullanılmıştır .Tunç devrinde baktığımızda ilk şehir devletlerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Babil, Akad ,Sümer Mısır ,ve Hititlerde şehir Devletleri ortaya çıkmış ve bu şehir devletleri ileride kurulacak büyük medeniyetlerinin çekirdeğini oluşturmuştur. Demir Devri ise İnsanlık adına tam bir devrim yolunu açmış ve demir gibi sert kullanışlı ve dayanıklı bir maden sayesinde insanoğlu yeni bir aşamaya geçmiş silah teknolojisinde gündelik hayatta demir yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Türkiye’ye baktığımızda Maden devrinde ticaretin geliştiğini üretimin arttığını toplumsal ilişkilerin hızlandığını görmekteyiz .Yine Türkiye’de Maden Devrinde Asurlar çok etkili olmuşlar ve Anadolu ile yaptıkları Ticaret esnasında yazıyı Anadolu’ya getirerek Anadolu’da tarihin başlangıcını oluşturmuşlardır .Bu anlamda Anadolu’daki ilk yazılı belgeler Kayseri yakınlarındaki Kültepe’de bulunmuş milattan önce 2000 yılında Asurların getirdiği bu yazı sayesinde Anadolu’da tarih çağları başlamıştır.Tarih öncesi dönemleri araştırırken en çok yararlanılan bilim dalı tabiki arkeolojidir.Tarih Öncesi Dönemler Özellikleri çok daha geniş kapsamlı araştırılmayı haketmekte.

http://bilelimmi.com/eski-tas-cagi-tarihi/

 

Bu yazı 59 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/