TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

Paylaş
 

TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

  • İNSAN VE TARİH:

Tarih, insanların geçmişteki her tür faaliyetlerini, olayların bırbirlen ile olan ilişkilerini, sebep-sonuç ilişkisi kurarak, yer ve zaman göstererek, belgelere dayalı olarak inceleyen bir bilim dalıdır

  • Belgelere dayanmak
  • Yer ve zaman belirtmek
  • Neden-sonuç ilişkisi kurmak
  • Olayları, olduğu zamanın koşullan içinde değerlendirmek
  • Tarafsız olmak.
  • TARİHİN KONUSU:

Geçmişte yaşayan insanların siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik, asken vs faaliyetlerini konu alır.

OLAY OLGU
Hayat İçinde tek tek meydana ge­len değişmelerdir. Aynı türden olayları bir bütün ola­rak anlatmak için kullanılan kav­ram.
Başlanqıcı ve bitişi bellidir Geneldir ve süreklilik Gosterir
Somut Soyut
Kısa sürede olup biterler Uzun zaman içinde oluşan durum­lar
ÖRNEKLER
Çocuklann dünyaya gelmeleri Nüfus artışı
Malazgirt Savaşı Anadolu’nun Türkleşmesi

 

NOT: Bir olayın veya olgunun tarihin konusu olabilmesi için, etkilerinin geniş alanlarda görülmesi veya uzun süre devam etmesi gerekir.

  • TARİHTE SEBEP-SONUÇ VE YER-ZAMAN İLİŞKİSİ
  • Bütün olayların bir oluş zamanı vardır.
  • Bütün olayların olduğu bir yer (mekân) vardır
  • Bütün olayların mutlaka  nedenleri vardır.
  • Bütün olayların olup bittikten sonra sonucu / sonuçları vardır.

TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

  • İNSAN VE TARİH:

Tarih, insanların geçmişteki her tür faaliyetlerini, olayların bırbirlen ile olan ilişkilerini, sebep-sonuç ilişkisi kurarak, yer ve zaman göstererek, belgelere dayalı olarak inceleyen bir bilim dalıdır

  • Belgelere dayanmak
  • Yer ve zaman belirtmek
  • Neden-sonuç ilişkisi kurmak
  • Olayları, olduğu zamanın koşullan içinde değerlendirmek
  • Tarafsız olmak.
  • TARİHİN KONUSU:

Geçmişte yaşayan insanların siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik, asken vs faaliyetlerini konu alır.

TARİHTE SEBEP-SONUÇ VE YER ZAMAN İLİŞKİSİ NOT: Bir olayın veya olgunun tarihin konusu olabilmesi için, etkilerinin geniş alanlarda görülmesi veya uzun süre devam etmesi gerekir.

  • Bütün olayların bir oluş zamanı vardır.
  • Bütün olayların olduğu bir yer (mekân) vardır
  • Bütün olayların mutlaka neden bir nedenleri vardır.
  • Bütün olayların olup bittikten sonra sonucu / sonuçları vardır.

Bir tanhi olayın değerlendirilebilmesi için.

  • Olayın yeri ve zamanı bilinmelidir. Tarihi olaylar belirli bir coğrafyada gerçekleşir Bu coğrafyanın olayın oluşumu ve ğelışimınde etkisi vardır.
  • Olaylar arasında neden-sonuç ilişkileri doğru kurulmalı. Çünkü: tarihi olaylar süreklilik gösterirler.
  • Olayın sonuçlarının ve etkilerinin tüm yönleriyle görülüp analizinin ya­pılabilmesi için olayların üzennden belli bir zamanın geçmesi gerekir.

Toplumsal yapıları oluşturan unsurlar:

  • Fiziki Unsurlar: Toplumun yaşamış olduğu mekân (coğrafi bölge) iklim, yeryüzü şekilleri, bitki örtüsü vs.
  • Kültürel Unsurlar: Bir toplumun insanları arasındaki sosyal ilişkiler ağı­nı anlatır. Yerleşilen ve yaşanan coğrafi bölge tolumun kültürel yapısının oluşmasında etkendir.
  • TARİH BİLİMİNİN YÖNTEMİ

Yöntem: Bir sonuca ulaşmak için bilim ve mantığa uygun bir şekilde ya­pılan araştırma biçimine yöntem denir

Fen bılımlen ile sosyal bilimlerin yöntemleri birbirinden farklıdır.

FEN BİLİMLERİ SOSYAL BİLİMLER (Tarih)
Gözlemlere, deneylere, labora­tuar ölçümlerine, formüllere, ku­ral, yasa ve sonuçlara dayalı yöntem kullanır. Geçmişte yaşanmış olayları konu edindiği için; deney, gözlem, formül, kural ve yasa koyamaz.

Bilim olma özelliğini ARAŞTIRMACI ve SORGULAMACI özelliğinden alır.

 

TARİH ARAŞTIRMA YÖNTEMİ a- Tarama (Kaynak Arama)

  • Tarihe kaynaklık edebilecek her türlü bilgi ve verilerin bulunması aşa­masıdır.
  • Kaynaklar, oluştuğu döneme ve tarihçinin kullanım önceliğine göre iki guruba ayrılır.
  • Birinci el kaynaklar: Tarihi olayın geçtiği döneme aittirler
  • ikinci el kaynaklar.~Tarıhı olayın geçtiği dönemin kaynaklarından yarar­lanılarak hazırlanmışlardır.

Tarihi kaynaklar, bilgi veren kaynağın ve malzemelerin türüne göre:

  • Yazılı kaynaklar
  • Sözlü kaynaklar
  • Kalıntılar kaynaklar
  • Çizili, sesli ve görüntülü kaynaklar b- Tasnif (Sınıflandırma)
  • Tarama sonucu elde edilen bilgi ve belgeler, tarihçi tarafından çalışma amacına gbre, kronolojik (zaman), konu ve mekâna göre (yer) sınıflandı­rılır. Böylece araştırılan konunun ana başlıkları ve içindekiler bölümü oluşmuş olur.

c- Tahlil (Çözümleme – Analiz)

  • Elde edilen verilenn kaynak ve bilgi yönünden yeterli olup olmadığının kontrol edilmesi aşamasıdır.

d- Tenkit (Eleştiri – Kritik)

  • Toplanan verilerin gerçekliği ve bilgi açısından güvenilirliğinin tespit edildiği aşamasıdır.
-Dış tenkitten sonra kullanılabilecek olan eserler iç tenkide göre değer­lendirilir_________________________________________________

DIŞ TENKİT İÇ TENKİT
Eserin adı, basıldığı yer ve basım tarihi vs. Yazar görüşlerinin eser üzerindeki etkilen
Belgelerin orijinalliği, tarihi vs araştırılır Venlen bilgilerin farklı kaynaklarda ne şekilde yer aldığına bakılır.

 

UYARI: Okuduğunuz bir kitabın iç ve dış tenkidinin (eleştiri) yapılması performans (başanm) görevi olarak venlmiştir.

e- Terkip ( Sentez – Birleştirme)

Toplanan verilerin birleştirilerek sonuca ulaşılması amacıdır. Bu aşamada olaylar değişik açılardan (kültürel, ekonomik vb.) incelenerek sonuca ula­şılır.

Tarihi olayları yazarken aşağıdaki tarihi olayların özellikleri dikkate alınmalıdır.

  • Tarih, geçmişte yaşanan olaylardır. Tekrarlanması mümkün değildir. Bu nedenle, tarihsel araştırmalarda deney veya gözlem metodu kullanı­lamaz.
  • Tanhi olaylar belli bir coğrafi mekânda ve belli bir kronolojik zaman di­limi içinde meydana gelirler. Bu nedenle yer ve zaman belirtilmelidir.
  • Tarihsel olaylar belgelere dayanır. Belgelerin varlığı bilimsel ve doğru olmasını sağlar
  • Tarihsel olaylarda neden-sonuç ilişkisi mutlaka kurulması gerekir. Çünkü tarihsel olaylar kesintisiz olarak devam etmektedir.
  • Tarihi olaylann belli bir kanunu veya kuralı yoktur. Yapılan araştırma­larda ortaya çıkan her yeni bilgi var olan bilgilerimizi doğrulayabilir, eksik­leri tamamlayabilir veya değişmesini sağlayabilir.
  • Tarihi olaylar, günümüzün değer yargılarına göre değil, olayların geçti­ği zamanın ve yenn koşullan göz önüne alınarak değerlendirilmelidir.

UYARI: tarih araştırma yöntemlerini kullanarak ailenizin kısa bir tarihini yazma çalışması performans (başarım) görevi olarak verilmiştir.

  • TARİHİN TASNİFİ (SINIFLANDIRILMASI)
  • Tarih biliminin çok geniş bir çalışma alanına sahip olması, inceleme ve araştırmayı zorlaştırmaktadır. Bu durumda araştırma ve öğrenmeyi kolay­laştırmak için tarih; zamana, mekâna ve konularına göre sınıflandırıl­mıştır.

a- Zamana Göre Sınıflandırma: Olaylar kronolojik bir sıraya göre çağla­ra. veya yüzyıllara ayrılarak incelenir, ilkçağ veya XV. yy Tanhi

NOT: Bazı tarihi olaylar incelenen zaman dilimi öncesi olaylann sonuçla­rından etkilenerek meydana geldiklerinden ve bazı olaylar da incelenen zaman dilimi sonrası olayları etkileyeceği iç*ı tarihi olayları belli bir za­man aralığı içinde değerlendirmek yeterli değildir.

  1. Mekana Göre Tasnif.
  • Belli bir bölgenin incelenmesidir. Anadolu tanhi. Avrupa tarihi. Adana’nın Tarihi vs.
  • incelenen coğrafya hakkında sıyası, sosyal, kültürel ve ekonomik bilgiler elde edilebilir.
  1. Konuya Göre Tasnif.
  • Tarihin konularına göre (siyasi, ekonomik, dini, kültürel ve sosyal…) sı­nıflandırılmasıdır. Fizik tarihi. Matematik Tarihi. Tıp Tarihi vs.
  1. ZAMAN VE TAKVİM

Takvim, zamanı yıllara, aylara, haftalara ve günlere bölme metodudur.

  • Takvimin ortaya çıkışı, zamanı bilme ve verimli bir şekilde kullanma ihti­yacı ile ilgilidir. NOT: Bütün buluşlar, ihtiyaçlar ortaya çıktığında gerçek­leşir
TAKVİM BULAN ÖZELLİKLERİ
AY

YILI

TAKVİMİ

SÜMERLİLER –  Bir yıl 12 aydır

– Aylar 30 ar gündür

–  Bir yıl 360 gündür

–  Bir yıl, ayın dünya etrafında 12 tur dönüş süresidir.

GÜNEŞ

YILI

TAKVİMİ

MISIRLILAR –  Bir yıl 12 aydır

–  Bir yıl 365 gün 6 saattir

–  Ay 28 (29) 30 ve 31 gündür.

–  Bir yıl dünyanın güneş etrafında bir tur dönüş süresidir.

 

Toplumların takvimlere başlangıç yılı olarak kabul ettiği olayların ortak özelliği, toplumların kendileri için kabul ettiği çok önemli olaylar olmasıdır

TOPLUM TAKVİMİN

BAŞLANGICI

OLAY
i bran iler MÖ. 3761 Yaradılış yılı
Yunanlılar MÛ. 776 Olimpiyat oyunlan
Romalılar MÖ. 753 Roma şehrinin kuru­luşu
Müslümanlar 622 Hicret
Hırlstiyanlar 0 Milat. Hz. İsa’nın do­ğumu

 

7- TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER

TAKVİMİN ADI ESAS ALDIĞI YIL SİSTEMİ ÖZELLİKLERİ
12 Hayvanlı Türk Takvimi Güneş Yılı -1 yıl 365 gün 5 saat

– Yıllar hayvan adları ile gösterilir

– Çın ve Tibetliler de kullanmıştır

Hicri Takvim Ay Yılı • 1 yıl 354 gündür

– Hicret başlangıç olarak alınmıştır (622)

– Hz. Ömer döneminde oluşturuldu. -1 Ocak 1926 ya kadar kullanıldı.

– Günümüzde sadece dini ay ve günlerin belirlenmesinde kullanılır. İlk şekli Sümerlilere aittir.

Celali takvim Güneş Yılı – Bir yıl 365 gün 6 saat

–  B. Selçuklu sultanı Melik Şah tara­fından mali işler için başlangıç 1079 yılı kabul edildi.

Rumi takvim Güneş Yılı – Bir yıl 365 gün 6 saattir.

• Takvimin başlangıcı olarak Hicret (622 – 0 ) kabul edilmiştir.

• 1839 yılından itibaren OsmanlIlar mali işler için kullanmıştır.

Miladi Takvim Güneş – Bir yıl 365 gün 6 saattir.

–  ilk şekli Mısırlılara aittir.

–  Romalılar ve 13. Gregoryen tara­fından geliştirildi.

– Hz. Isa’nın doğumu takvime baş­langıç olarak alındı.

– Ülkemizde 1 Ocak 1926 yılından itibaren kullanılmaktadır.

 

  1. TARİH ÖĞRENMENİN ÖNEMİ
  • Tarih öğrenimi; bireysel, toplumsal ve evrensel ölçülerde fayda saclar.
  • Bu günkü uygarlığın nasıl meydana geldiğini (BİREYSEL) öğretirken, uygarlığın tüm loplumların (TOPLUMSAL ve EVRENSEL) katkılarıyla oluştuğu bilincini oluşturur. Böylelikle ortak değerlere sahip çıkarak din. dil. ırk gibi ayrımlara girmeden barış içinde yaşamayı (EVRENSEL) öğre­tir.

9 ATATÜRK’ÜN TARİH ÖĞRENİMİNE VERDİĞİ ÖNEM

  • ‘Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur.’ sö­züyle tarih öğrenmeye önem veren Atatürk, Türk gençlerine kendi tarihle­rini öğrenmelerini hedef göstermiştir.
  • Türk ve dünya tarihi ile ilgili bilimsel araştırmaların yapılabilmesi için 1931 yılında Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu) nu kurmuş­tur. ‘Türk çocuğu, ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.’ diyerek. Türk tarihinin ve kültürünün köklü ve geçmişi derinliklerde olduğunu anlatmak istemiştir
  1. TARİHİ OLAYLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
  • Geçmişte meydana gelen olaylar, meydana geldiği dönemin siyasi, sos­yal. kültürel, ekonomik ve dini özelliklerini yansıtır. Bu nedenle olaylar değerlendirilirken o dönemin şartları dikkate alınmalıdır.
  • Tarihçilerin belirli bir ülkeye ya da millete mensup olması; inançları, si­yası anlayışı, aldığı eğitim vb. nedenlerle tarihi olaylara tarafsız yaklaşa- mamaktadırlar. Atatürk, ‘Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşır­tacak bir mahiyet alır. ’ Sözüyle tarafsız olmanın önemini vurgulamıştır.

 

  • Tarihi olaylara ait bilgiler, olayın geçtiği döneme ait verilere dayanır. Bu nedenle tarih bilgilerine değişmez doğrular olarak bakılamaz. Çünkü: Bulunan her yeni belge:
  • Mevcut bilgilerimizin eksikliğim tamamlayabilir.
  • Daha önceki ekte edilen bilgileri doğrulayabilir.
  • Mevcut bilgileri yanlışlaşabilir.
  • Geçen zaman içinde, bugün geçerli olan bilgiler, yeni belgelerin de de­ğerlendirmeye alınmasıyla sonraki zamanlarda farklı yorumları gündeme getirebilir.
  1. TARİHE ADANMIŞ BİR ÖMÜR; HALİL İNALCIK
  • 26 Mayıs 1916 yılında İstanbul’da doğdu. 1935 yılında Balıkesir öğret­men Okulundan mezun oldu. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi birincilikle kazandıktan sonra, Fuat Köprülü, Şemseddin Günaltay, Muzaffer Göker, Yusuf Hikmet Bayur ve Alman tarihçilerden ders aldı. Mezun olduktan sonra 1972 yılına kadar Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde Osmanlı ve Avrupa Tarihi dersleri verdi. Daha sonra 1986 yılına kadar Chicago (Şikago) Üniversitesinde Osmanlı Tarihi dersleri verdi. Emekli olduktan sonra 1993 yılından itibaren Bıikent Üniversitesinde dersler vermeye de­vam etmektedir.
  • Dr. Halil İnalcık, dünyaca ünlü bir Türk tarihçisidir.

 

  1. KONU: TARİH YAZICILIĞI

1- Tarih Yazıcılığının Gelişimi

  • İnsanların çeşitli alanlarda edindikleri deneyimleri gelecek kuşaklara ak­tarma ihtiyacı ve olayları kaydetmeleri, tarih yazıcılığını ortaya çıkarmış­tır Hititlerde anallar (yıllıklar). Kök Türklerde Kitabeler (Orhun Anıtla­rı). OsmanlIlarda vakayinameler. Ruslarda kronikler örnek olarak gös­terilebilir.

 

– Tarih yazıcılığı, insanların ihtiyaçlarına, beklentilerine, dönemin siyası, sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerine göre değişiklik gösterdiği için farklı tarih yazım vc kuramları ortaya çıkmıştır.

HİKAYECİ TARİH YAZICILIĞI ÖĞRETİCİ TARİH YAZICILIĞI ARAŞTIRMACI TARİH YAZICILIĞI
İlk örneği Herodot MÖ V. yüzyılda Eski Yunan İlk örneği Thukydides (Tukidides). Yunan tarihçi. MO V. yy. XIX. yy da doğdu.
Hikâye ve efsanelerle dolu bilgiler nakledilir. Tarihçiler, mensup olduğu toplumu hare­kete geçirerek milli birlik ve ahlakı değer­leri geliştirmeyi amaç­lamıştır. Tarihi olaylar tek bir nedene değil, döne­min toplumsal, eko­nomik. siyası, dini ve kültürel yapılan dik­kate alınmıştır.
Yer ve zaman belir­tilmesine rağmen, neden – sonuç ilişkisi kurulmamıştır. Avrupa ve Türkiye’de XIX. yy a kadar kulla­nılmıştır. Büyük ye­nilgileri takip eden zamanlarda. toplu­mun fikir yönünden birlik olmadığı za­manlarda kullanılmış­tır. Olaylann gelişimi, ye­ri ve zamanı sebeple­ri, sonuçları ve bunlar arasındaki ilişkiler bü­tün olarak değerlendi­rilmiştir.

 

 

2- TÜRKLERDE TARİH YAZICILIĞI

  1. OsmanlIlar Döneminde Tarih Yazıcılığı
  • Osmanlı tarih yazıcılığında temel amaç, devletin başarılarının gelecek kuşaklara aktarılması ve devletin uygulamalarında sonradan ortaya çıka­bilecek iddia ve taleplere kanıt göstermektir.
  • Osmanlı tarih yazıcılığı Avrupa’dan etkilenmiştir. 18. yy başlarından iti­baren vakanüvislik, Osmanlı merkez teşkilatında devlet tarihçiliği olarak yerleşmiştir. Vakanüvisler, kendilerinden önce yazılanları derlemişler ve görevli bulundukları donemin olaylarını eklemişlerdir. OsmanlIlarda vakanüvislerdcn önce olaylann kayıtlarını şehnameci’ adı venlen görevli­ler tutmuşlardır. İlk vakanüvis Halepli Mustafa Namia Efendidir.
  1. Cumhuriyet Döneminde tarih Yazıcılığı
  • Cumhuriyet döneminde yeni tarih anlayışının ortaya çıkmasında Ata­türk’ün rolü büyüktür.
  • Atatürk, yaptığı inkılâptan halka ve meclise anlatmak için tarihin tanıklı­ğına başvurmuş ve bu sayede halkı ve muhaliflerini ikna etmiştir.

-1 Türk Tarih Kongresi çalışmaları sonucunda Osmanlı tarih yazıcılığının mirası olan İslam merkezli tarih yorumlarına alternatif olarak Türk Tarih Tezi ortaya çıkmıştır.

  • Atatürk’ün kurduğu Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu) nin amacı, İslam, Türk ve dünya tarihim incelemektedir Kitaplar, kongreler, seminerler yapmakta ve kazılar yapmaktadır.

TARİH YAZICILIĞI

Yazılış Şekline Göre:

  • Hlkâyeci Tarih: Olayları hikâye yoluyla, neden -sonuç ilişkilerine önem vermeden anlatır.
  • Öğretici (Pragmatik) Tarih: Okuyucunun geçmiş olaylardan ders ala­rak doğruyu bulmasını sağlar, ahlaki ve milli duyguları aşılar. Kahraman­lar on plandadır.
  • Sosyal Tarih: Öğretici tarihin, hissi yönlerini göz önüne almadan ince­ler. Olayların incelenmesinde aklı ön plana çıkarır.
  • Bilimsel Tarih: Olaylan neden – sonuç ilişkisi içerisinde yer ve zaman göstererek inceleyen modern tarih anlayışıdır.
  • Kronik Tarih: Olayları sadece zaman sıralamasına göre veren tarih türüdür.

Konularına Göre:

  • Siyasi Tarih: Devletlerin geçirdikleri siyasal aşamaları, savaşları, ba­rışları her türlü diplomatik ilişkileri inceleyen tanh türüdür.
  • Uygarlık Tarihi: Bir toplumun ya da tüm toplumların kültür ve uygarlık alanındaki gelişmelerini, toplumların bu alanlarda birbirine etkilerim ince­ler.

Kapsamlarına Göre:

  • Genel Tarih: insan topluluklannın tarihsel süreçte geçirdikleri aşama­ların tümünü, genellik anlayışı içinde inceler, örneğin Dünya Tarihi.
  • Özel Tarih: Tek bir ulusun ya da devletin tarihini inceleyen tarih çeşi­didir. örneğin: Selçuklu Tarihi. İngiltere Tarihi, inkılâp Tarihi gibi…
  1. KONU: TARİHE YARDIMCI BİLİMLER

Tarihçi, belgelerin incelenmesi sırasında başka bilimlerden yararlanır.

Coğrafya: Her tarihi olay bir mekânda gerçekleşir. Tarihi daylann yeri­nin. toplumların ekonomik ve sosyal durumlarının belirlenmesinde yarar­lanılan bilim dalıdır.

Arkeoloji: Geçmiş dönemlerle ilgili buluntuların ortaya çıkarılmasında ya­rarlanılan kazı bilimidir.

Tarih öncesi dönemlerin incelenmesinde en fazla yararlanılan bilim dalı­dır.

Antropoloji: insan ırklannı. sosyal yapılarını inceleyerek tarihe yardımcı olan bilim dalıdır, insanların iskelet ve kafataslannı inceleyerek tarihin eski dönemlerini aydınlatmaya çalışır.

Sosyal Antropoloji, antropolojinin bir koludur. Toplumlann kültürlerinin başlangıcından günümüze kadar olan gelişimini inceler.

Etnografya: Toplumlann yaşayış, gelenek, örf ve adetlerim inceler. Bu bilgiler, tarihi belgelerin az olduğu durumlarda önem taşır. Toplumların oz kültürlerini inceler. Uygarlık tarihinin aydınlatılmasında başvurulan önemli bir bilim dalıdır.

Hukuk: Toplu halde yaşayan insanların birbirlerine ve devlet ile otan iliş­kilerini düzenleyen kurallardır. İncelenen toplumun ekonomik, siyasi, kül­türel vs konularda tarihi bilgiler elde edilir.

Kronoloji: Zaman bilimidir. Tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi gözet­meden oluş sırasına göre sıralanmasıdır. Ancak tarihçiler, tarihi olayları incelenirken, neden-sonuç ilişkisi kurmak için yararlanırlar.

AÇIKLAMA 1: (Olumsuz) Sonraki olaylar, önceki olayların nedenleri arasında veya önceki olaylar, sonraki olayların sonuçları arasında yer alamazlar.

AÇIKLAMA 2: (Olumlu) Sonraki olaylar, önceki olayların sonuçları ara­sında veya önceki olaylar, sonraki olayların nedenleri arasında yer alabi­lirler

Edebiyat: Duygu ve düşünceleri söz ve yazı ile etkili bir şekilde anlatma sanatıdır. Edebiyat, tarih içinde meydana gelmiş olan olaylar ile ilgilen­mişlerdir ve olayların aktarılmasında rol oynamışlardır.

Felsefe: Akıl ve mantık ilkesine uygun düşünmeyi esas alan bir bilimdir. Olayların doğru tahlili, o dönemin felsefesinin bilinmesiyle mümkündür.

Tarih Felsefesi: Çeşitli uygarlık ve kültürlerin ortaya çıkışından başlaya­rak tüm gelişimi ve tanh sahnesinden silmişleri genel yasalara bağlı ola­rak açıklamaya çalışır.

Bir milletin, kendi tarihini, dünya tarihi içindeki yerine oturtmasını ve bu deneyimim günümüz sorunlarının çözümünde yemden yorumlanması ile tarihe bakışı (Tarih Felsefesi) ortaya çıkar.

NOT: Bu bakışı, tarihi bilgilerin değişebilirliği konusunda “Gecen za­man içinde, bugün geçerli olan bilgilerin alınmasıyla sonraki zamanlarda farklı yorumları gündeme getirebilir.” diye açıklanmıştı.

Paleografya: Eski toplumlara ait yazıların okunması ve incelenmesinde yararlanılan bilim dalıdır.

Epigrafya: Anıt ve kitabelerin üzerindeki yazıların incelenmesinde yarar­lanılan bilim dalıdır. Filoloji ve paleografya ile işbirliği halindedir.

Sosyoloji: Toplumun kurum ve kuruluşlarının insan ve toplum yaşamına etkilerini inceler.

Filoloji: Dil bilimidir, insanlık tarihinin aydınlatılmasında tarihe yardımcı olur. Diller arasındaki akrabalıkları, sözcük alış-verişlerini inceler. Tarihçiler de göç hareketlerinin açıklanması, toplulukların yakınlık derecelerini ortaya koymada vs. yararlanır.

Diplomatik: Siyasal belgelerin, antlaşmaların incelenmesinde yararlanı­lan bilim dalıdır. Belgeleri şekil, tür, içerik ve orijinalliği yönünden; devlet­lerarası yazışma şekillerini, yönetim anlayışını ve devlet politikasını vs in­celer.

Bu bilimin inceleme alanına giren, tarihteki bilinen ilk belge, Kadeş Ant­laşmasıdır.

Nümizmatik: Çeşitli topiumlann kullandıkları paraları inceler.

Kullanılan para, ait olduğu toplumun ekonomik durumu, yöneticileri, ba­sıldığı dönem, merkezi, paranın kullanıldığı bölgeler gibi konularda bilgi verir.

İstatistik: Belli bir amaç için veri toplama, tablo ve grafikler ile özetleme, sonuçlan yorumlama, özellikler arasındaki ilişkiyi araştırma ve tahminler­de bulunma bilimidir İlgi ve kullanılma alanı çok geniştir.

Ekoloji: canlıların birbirleri ve çevreleri ile ilişkilerini inceleyen ve doğanın korunmasına yönelik çalışmalar yapan bilim dalıdır.

Kimya: Arkeolojik buluntuların zamanının belirlenmesinde yardımcı olur.

Sanat Tarihi: Kısmen arkeolojinin metotlarını kullanarak, son zamanlar­da gelişmiş bir bilim dalıdır Bir sanat eserinin sanatçısını, sanat değerini, toplumun sanata bakışını belirlemeye çalışır. Ayrıca toplumların kültürel seviyelerini, medeniyete katkılannı vs araştınr.

Heraldik: Armalan inceleyen bilim dalı.

TARİH BİLİMİ ÜNİTESİ İLE İLGİLİ BAZI SAPTAMA VE ÇIKARIMLAR

Paleografya. Epigrafya. Diplomatik. Nümizmatik. Filoloji bilimleri tarihi de­virlerin aydınlatılmasında kullanılırken, diğer bilim dallanndan hem tarih öncesi devirlerin hem de tarihi devirlerin aydınlatılmasında yararlanılır.

Tanhin konusu insan ve yaptıklarıdır. Ancak insanın her yaptığı da tanhin konusu olmayabilir Belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen neden – sonuç ilişkisi kurulan her olay tarihî olmayabilir. O halde tarihi olay, geçmişe ait, genel ve toplumsal nitelikli olaydır.

Tarihi bilim yapan özellik, neden – sonuç ilişkisine yer verilmesidir.

Tarihte doğru bir değerlendirme için:

  1. Olayın geçtiği zamanın koşulları dikkate almak.
  2. Nedensellik ilişkisini gözetmek; neden-sonuç ilişkisini tutarlı kılmak önemlidir.

Tarihçi: doğru bilgiye dayanmalı, kesin bilgi ile kuşkulu bilgileri açıkça belirtmeli, başkalarının kendisini denetlemesine olanak sağlamalıdır Ne­densel. araştırıcı ve sorgucu bir tutum takınmalıdır.

Tarihte yazılı kaynakları; tabletler, papirüsler, parşömenler ya da kâğıt üzerine yazılmış metinler (idari yazışmalar, mektuplar, fermanlar, kitaplar vb.), taş ya da metal üzerine kazınmış kayıtlar (paralar, madalyalar vs.) oluştururlar.

Tarihte yazısız kaynakları ise abideler, mezar taşları, çömlekler, araçlar, silâhlar, elbiseler, resimler, kasetler ve filmler (görüntüye dayalı) oluştu­rurlar.

Tarihte olay ve olgular yaşanan tarihî oluştururlar.

Bu tarihin birinci anlamıdır. Yaşanan tarih üzerinde tarihçilerin yaptıkları araştırmalar sonunda elde edilen bilgi ise tarihin ikinci anlamıdır.

Tarihçi olay ve olguların nasıl gerçekleştiğini neden ve sonuçlarıyla an­lamaya ve açıklamaya çalışır.

Olay, insanı ilgilendiren ve her alanda ortaya çıkan, kısa sürede olup bi­ten durumlarla ilgilidir.

Olgu, zaman içinde uzun sürede gerçekleşen durumlarla ilgilidir.

Tarih öğrenmenin en önemli yararı geçmiş bilincini aşılamak ve ondan ders çıkarmaktır.

Tarihte yazanın yapana sadık kalması nesnel bir tarih yazımının temel koşuludur.

Tarihin zamana, mekâna ve konuya göre sınıflandırılması tarihin ilgi alanının çok geniş olmasının bir sonucudur Tarihi araştırmayı ve tarih öğretimini kolaylaştırmak için tarih sınıflandırılma işlemine tabi tu­tulmuştur.

Tarih öncesinin araştırılmasında tanhe en çok yardımcı olan dal arkcolo- ji’dir. Bunun temel nedeni yazısız bir dönemde birinci elden kaynakları (maddi bulguları) arkeolojinin ortaya çıkarmış olmasıdır.

Arkeolojik kazılarda en alt katmanda önce yaşananı, en üst katmanda

tarihsel gelişimin sürecinde sonra yaşananı ifade eder.

Arkeolojik kazılarda ele geçen kültürel verileri en iyi açıklayan dal etnolo- Ji’dlr. Fizikî Antropolojimin kültürel verilerim en iyi açıklayan dal ise Sos­yal Antropolojidir.

Arkeoloji ile Fiziki Antropolojimin ortak ilgi alanı “maddî kalıntılaradır. Bu iki bilim dalının farklılığı ise Arkeolojimin insandan kalan (çanak- çömlek, araç-gereç vs.) maddî kalıntıları, Fiziki Antropolojimin ise in­sanın kendi kalıntısını (kemik, kafatası vs ) incelemesidir.

Etnoloji ile Sosyal Antropolojimin ortak ilgi alanı ‘Kültür’dür. Bu iki bilim dalının farklılığı ise. Etnoloji toplumun kültürünü. Sosyal Antropoloji İse insan kültürünü (genelleyerek) İnceler.

Paleografya ile Eptgrafya’nın ortak ilgi alanları yazı’dır. Farklılıkları ise. paleografya yazı türlerini, epigrafya ise taş yazıtlan inceliyor olma­sıdır.

Bir devletin veya toplumun ekonomik ve sosyal yaşamı konusunda tarihe en çok yardımcı olan dal nümizmatik’tir. Nümizmatik bilimi ile ülkenin sanat anlayışı, malî durumu, ülkenin siyasal yapısı, devlet yöneticisinin kimliği konusunda fikir sahibi olunuri

http://bilelimmi.com/turklerde-takvim-anlayisi/

http://bilelimmi.com/turklerde-tarih-yaziciligi/

http://bilelimmi.com/samsunun-tarihcesi/

http://bilelimmi.com/malazgirt-zaferinin-tarihi-onemi/

Bu yazı 99 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/