Tanzimat Dönemi ve Sonrası Osmanlıda Eğitim

Paylaş
 

Tanzimat Dönemi ve Sonrası Osmanlıda Eğitim

Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra eğitime oldukça önem vermiş ve kurdukları medreselerle önemin en önemli eğitim kurumlarını inşa etmişlerdi. Medreselerin ilk doğduğu devlet Büyük Selçuklu İmparatorluğu olmuş ve Nizamülmülk ün kurduğu medreseler Çağın en etkili eğitim kurumları arasında sayılmıştır. Osmanlı Devleti’ne gelindiğinde ise medrese anlayışı daha da geliştirilerek devam ettirilmiş özellikle Fatih Sultan Mehmet’in kurduğu Fatih medreseleri ve daha sonra kurulan medreseler Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve Yükseliş döneminde bir imparatorluk olmasını sağlayan etkenlerden birisi haline gelmişlerdi .Ancak medreseler ilk dönemdekBaşarılarını daha sonra devam ettirilememiş özellikle son dönemde ne baktığımızda daha çok ezberci bir yapıya sahip bilimsellikten uzak bir eğitim anlayışına yöneldiği görülmüştü. Osmanlı Devleti’nin özellikle 1700 -1800 yıllarda duraklama ve gerileme dönemlerine girmesi eğitim anlayışında da yeni arayışların doğmasına yol açtı .Özellikle 19 yüzyıla gelindiğinde Tanzimat Döneminde yöneticiler yepyeni bir eğitim anlayışı oluşturmaya karar verdiler .Özellikle Tanzimat dönemine gelirken İkinci Mahmut dönemi oldukça önemliydi .İkinci Mahmut Devleti baştan sona yenilemeye kararlı gelişmeden yana bir padişahtı bu gelişimin temellerinde de eğitimin olmasını arzulamaktaydı. 2 Mahmut döneminde yapılan en önemli yeniliklerden bir tanesi Avrupa’ya eğitim için öğrenciler gönderilmesiydi . Avrupa’da Eğitim alan bu öğrenciler daha sonra ülke dönmüş ve ülkede batılı anlamda eğitim veren okulların kurulmasında aktif olarak görev yapmışlardı .Kurulan Meclisi Maarifi Umumiye Genel Eğitim Meclisi bu anlamda eğitim alanında yeniliklere hız verilmesi ne katkıda bulunmuştur .1869’da maarifi Umumiye nizamnamesi ile eğitim sorunlarına köklü çözümler bulunmaya gayret edilmiş ve yepyeni Eğitim Kurumları oluşturulmuştur .Bu nizamnameye ile ilköğretim ortaöğretim ve yükseköğretim Darülfünun olmak üzere eğitim 3 ana alanı ayrılmış ve bu üç ana alan üzerinde eğitim anlayışına devam edilmiştir .

Bu anlamda köyleri ve kasabaları Rüştiye kentlere ise idadiyi açılmasına karar verilmiş aynı zamanda Fransız eğitim anlayışında etkinliği için Fransız okulları örnek alınarak sultaniye adı verilen okullar açılması planlanmıştır .Bu kurumlara baktığımızda 1862 yılında 360 tane Sıbyan mektebinden 36 tane iptidai mektebi oluşturulmuş ve yeni tarzda bir eğitim anlayışına geçilmiştir. Rüştiyeler bu eğitim anlayışındaki en temel kurumlardan birisi haline getirilmeye çalışılmış, İkinci Mahmut zamanında bugünkü ortaokul düzeyindeki Rüştiye Mektebi 1839’da açılmış kız erkek ve karma olmak üzere askeri ve özel rüştiyeler açılarak Osmanlı’nın birçok yerine yaygınlaştırılmaya çalışılmıştır .Bu rüştiyelerde başlangıçta sadece müslüman çocuklar yetiştirilmektedir .Ancak daha sonra yapılan değişikliklerle 1867 den itibaren gayrimüslim Çocuklar da bu okullarda eğitim almaya başlamışlardır .İdadiler ise bugünkü anlamıyla liselilerin karşılığına denk gelir o günkü liseler 3 yıl eğitim vererek rüştiyelerin verdikleri eğitimi tamamlamaya çalış tırnaklarda .Sultaniler ise Fransız okulları örnek alınarak açılmıştı o dönemde Fransız İhtilalinde etkisi ile Fransız kültürü ve eğitim anlayışı bütün dünyada yaygın olarak kullanılmaktaydı işte bu etki sonucunda kurulan sultaniler Müslüman ve gayrimüslim öğrencilerin birlikte eğitim gördükleri ve 6 yıl süren bir eğitimle tamamlanan bir süreçte ve oldukça iyi bir eğitim anlayışına sahipti .

Darülfünun ise daha çok Osmanlı’ya becerikli ve kaliteli devlet idarecileri yetiştirmek amacıyla kurulmuştu. 1863 yılında ilk defa kurulan darülfünun’da felsefe edebiyat Tabii bilimler hukuk olmak üzere 3 fakülte bulunmaktaydı. Darülfünun eğitim süresi ise 3 yıl lisans 1 yılda bitirme tezi olmak üzere topla toplam 4 yıl boyunca darülfünun’da eğitim alınabilmektedir .Bilindiği gibi Cumhuriyet dönemine kadar darülfunun yüksek Yükseköğretim faaliyetlerine devam etti 33 yılında ise Darülfünun yerini İstanbul Üniversitesi’ne bıraktı ve İstanbul Üniversitesi daha sonraki yıllarda kendini geliştirerek Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birisi haline geldi .Yine bu dönemde kız Öğretmen Okulu açıldı .1870 yılında kız ilkokulları ve kız rüştiyeleri ne gerekli olan bayan öğretmenlerin yetiştirilmesi amacıyla kız Öğretmen Okulu açılmış ve bu sayede bayan öğretmen ihtiyacı büyük ölçüde karşılanmaya çalışılmıştır .Bayan öğretmenlerin katkıları sayesinde okuyan kız çocuklarına sayısında büyük bir artış gerçekleşmiş ve kız öğrencilerin sayısı günümüze kadar giderek artmıştır, ancak hala günümüzde kız çocuklarının okutulmaması sorunu can yakıcı bir mesele olarak yaşamaya devam ediyor .

Mektebi Hukuk 1880’de kurulmuş bir okul olup 4 yıl boyunca hukuk eğitimi vermeye yönelik bir program hazırlanmıştı .Bu okul Avrupa’daki mahkemeler örnek alınarak yapılan yeni mahkemelere hakim yetiştirmek amacıyla açılmıştır ve Türkiye’de modern hukuk anlayışının oluşmasında ve kökleşmesinde önemli bir aşamayı oluşturmuştur Sanayi-i Nefise Mektebi Osmanlı’da kurulan ilk Güzel Sanatlar Okulu dur .1883 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başlamış resim heykel Mimarlık hattatlık gibi bölümlerden oluşmuştur .1914 yılından itibaren kız öğrenciler içerisinde İnas Sanayi-i Nefise Mektebi Ailesi kurulmuştur. Bu okul daha sonraki yıllarda kendini geliştirmiş ve 1928 yılında ise Güzel Sanatlar Akademisi adını alarak daha modern bir eğitim anlayışına yönelmiştir .Görüldüğü gibi tanzimat dönemi ve sonrası Osmanlı eğitim öğretim anlayışı köklü değişimlere yol açmış ve bu köklü değişimler daha sonra cumhuriyet döneminde de etkisini göstermişti.

Bu yazı 96 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/