T.C. İNKILAP TARİHİ ve ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ 2.TEOG DERS NOTLARI

Paylaş
 

T.C. İNKILAP TARİHİ ve ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ 2.TEOG DERS NOTLARI

MAARİF KONGRESİ (15-21 Temmuz 1921):

Amacı: Türkiye’nin eğitim politikasını belirlemek, milli ve çağdaş bir eğitim için yapılacak çalışmaları belirlemek.

Zamanı: Kütahya-Eskişehir savaşları devam ederken.

Katılımcı sayısı: 180 öğretmen

Yeri: Ankara

BİLGİ NOTU: Mustafa Kemal’in savaş ortamında bile eğitim kongresini toplaması eğitime verdiği önemi gösterir.

 

BAŞKOMUTANLIK GÖREVİ (5 Ağustos 1921):

Mustafa Kemal’e TBMM’nin tüm yetkilerini (yasama, yürütme, yargı) alarak 3 ay süreyle başkomutanlığa seçildi.

Mustafa Kemal’in yetkileri istemesinin nedeni, savaşın zor şartlarında hızlı karar alıp uygulamak içindir.

 

TEKALİFİ MİLLİYE (MİLLİ TEKLİFLER) EMİRLERİ:

Yunanlıların saldırıya geçeceği haberi üzerine Mustafa Kemal ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için 7-8 Ağustos 1921’de Tekalifi Milliye emirlerini yayımladı.

BİLGİ NOTU: Tekalifi Milliye emirlerinin ardından halk milli birlik ve beraberlik örneği göstererek elinden gelen her şeyi yapmış ve emirlerin gereğini yerine getirmiştir.

BİLGİ NOTU: Tekalifi Milliye emirlerinin uygulanması dayanışma örneğidir. Böylece Türk vatanın bağımsızlığı elde edilmiştir, milli birlik ve beraberlik sağlanmıştır.

 

SAKARYA SAVAŞI (23 Ağustos-13 Eylül 1921):

23 Ağustos’ta başlayan 22 gün ve gece süren savaş Mustafa Kemal’in başarısı ile kazanıldı. Mustafa Kemal bu savaşta şu emri verdi: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.”

Bu savaşla 1683 II. Viyana kuşatmasından beri devam eden Türk gerileyişi sona erdi.

 

BİLGİ NOTU: Savaşın kazanılmasında Mustafa Kemal’in askeri dehası ve “topyekün savaş” taktiğini kullanması etkili oldu.

Sakarya Savaşı’nın Sonuçları:

  • Mustafa Kemal’e “gazilik” ünvanı ve “mareşallik” rütbesi verildi. (19 Eylül 1921)
  • Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ile Kars Antlaşması imzalandı. Kars Antlaşması ile doğu sınırımız kesin olarak çizildi. (13 Ekim 1921)
  • Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. (20 Ekim 1921) Buna göre ; Önemli bir itilaf devleti olan Fransa TBMM’yi tanıdı. Güney Cephesi kapandı. Birlikler Batı Cephesi’ne kaydırıldı. Hatay İskenderun hariç Suriye sınırı çizildi.

BİLGİ NOTU: Sakarya Zaferi’nin kazanılması sonucunda siyasi zaferler elde edilmiştir. Ankara ve Kars antlaşmalarının imzalanması dış politikamızı güçlendirmiştir.

BÜYÜK TAARRUZ (BAŞKOMUTANLIK MEYDAN) SAVAŞI (26-30 Ağustos 1922):

  • Büyük Taarruz öncesi Mustafa Kemal’in başkomutanlık yetkisi süresiz uzatılmıştır.
  • Mustafa Kemal’in Büyük Taarruz için 1 yıl beklemesinin nedeni: Ordu’nun taarruza hazır olmaması ve taarruz için hazırlık yapılmasıdır.
  • Büyük Taarruz’un amacı: düşmanı tamamen yurttan atmaktı.
  • Başkomutan Mustafa Kemal 1 Eylül 1922’de “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini vermiştir.

BİLGİ NOTU: Büyük Taarruz ile Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası sona erdi, siyasi safhası başladı.

Büyük Taarruz’un Sonuçları:

  • Batı Anadolu düşmandan temizlendi.
  • İtilaf Devletleri Türkiye’nin gücünü kabul etti.
  • İtilaf Devletleri şartsız ateşkes çağrısında bulundu.
  • Yunan işgali sona erdi.
  • Askeri cephelerdeki savaş sona erdi, siyasi mücadeleler başladı.

 

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (11 Ekim 1922):

Katılan devletler: Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya.

Temsilcimiz: İsmet Paşa

BİLGİ NOTU: Yunanistan’ın katılmayıp onları İngiltere’nin temsil etmesi, Yunanlıların İngilizler tarafından desteklendiğinin açık kanıtıdır.

 

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Sonuçları:

  • İstanbul, Doğu Trakya ve Boğazlar, savaş yapılmadan kurtarılmıştır.
  • Ateşkes Antlaşması, Kurtuluş Savaşının zaferle sonuçlandığını gösteren ilk diplomatik ve siyasi belgedir.
  • İtilaf devletlerinin İstanbul’un yönetimini TBMM’ye bırakması, Osmanlı Devleti’nin yok sayıldığını gösterir.
  • İtilaf Devletleri Sevr’i gerçekleştiremeyeceklerini kabul etmişlerdir.

 

KURTULUŞ SAVAŞI’NI ANLATAN ESERLER

KİŞİ ADI MESLEĞİ ESERLERİ
Yakup Kadri Karaosmanoğlu Yazar Yaban romanı
Tarık Buğra Yazar Küçük Ağa romanı
Halide Edip Adıvar Yazar Ateşten Gömlek , Türk’ün Ateşle İmtihanı
Samim Kocagöz Yazar Doludizgin
Halil Dikmen Ressam Kurtuluş Savaşı ile ilgili resimler
İbrahim Çallı Ressam Kurtuluş Savaşı resimleri
Mehmet Akif Ersoy Şair İstiklal Marşı

 

ÜNİTE-4 ÇAĞDAŞ TÜRKİYE YOLUNDA ADIMLAR

 

SALTANATIN KALDIRILMASI (1 Kasım 1922):

Saltanat: Ülkeyi yönetme hakkının bir hanedanın elinde olması ve bu yetkinin hanedan üyeleri arasında kullanılmasıdır.

Saltanatın kaldırılma gerekçesi: Lozan’da toplanacak barış konferansı’na İstanbul ve Ankara hükümetlerinin birlikte çağırılması.

1 Kasım 1922’de halifelik ve saltanat birbirinden ayrıldı. Saltanat kaldırıldı.

Saltanatın Kaldırılmasının Sonuçları:

  • Egemenliğin Türk milleti adına TBMM tarafından kullanılacağı ortaya konmuştur.
  • TBMM hükümeti yönetimi tek başına ele geçirmiştir.
  • İtilaf devletlerinin Lozan’da Türk tarafını birbirine düşürme planları engellenmiştir.
  • Saltanat ve halifeliğin ayrılmasıyla halifelik siyasi gücünü kaybetmiştir. Böylece Türkiye devletinin laikleşmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır.
  • Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir. egitimhane.com

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (24 Temmuz 1923):

Lozan görüşmelerinde Türk devletini Dışişleri Bakanı İsmet Paşa temsil etmiş, kapitülasyonlar Ermeni Devleti ve Misakı Milli Sınırları konusunda taviz vermemiştir.

SEVR ANTLAŞMASI VE LOZAN KARŞILAŞTIRILMASI

GÖRÜŞÜLEN

KONULAR

SEVR ANTLAŞMASI LOZAN ANTLAŞMASI
İSTANBUL İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacaktır anlaşmaya uyulmazsa şehir Türklerin elinden alınacak. İSTANBUL SÖZ KONUSU OLMADI.
BOĞAZLAR Müttefik devletlerin gemileri boğazlardan serbestçe geçecek, Boğazlar uluslararası “Boğazlar Komisyonu” tarafından yönetilecektir. Boğazlardan geçişleri başkanı Türk olan “Uluslararası Boğazlar Komisyonu” düzenleyecektir. Bu durum boğazlarda Türklerin egemenlik haklarını kısıtlamıştır.
DOĞUDAKİ DEVLETLER Doğuda iki devlet kurulacaktır. (Ermenistan, Kürdistan) Doğuda kurulması düşünülen iki yeni devlet Lozan’da yer almadı.
İŞGALLER İzmir, Ege, Doğu Trakya, Yunanistan’a verilecekti.

Antalya ve Konya İtalyanlara verilecek. Irak, Arabistan İngiltere’de kalacak, Adana, Sivas, Malatya, Suriye, Fransa ya verilecekti.

Türkiye Irak sınırı Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak görüşmelere göre çizilecek
KAPİTÜLASYONLAR Kapitülasyonlardan müttefik devletler yararlanacaktı. Kapitülasyonlar kaldırıldı. (Böylece ekonomik siyasi ve hukuksal alanlardaki gelişmeleri engelleyen unsurlar ortadan kaldırıldı.)
ORDU Türk ordusunun asker sayısı ve savaş teçhizatı sınırlandırılacaktır. Ordu ile ilgili hiçbir sınırlama getirilmedi.
AZINLIKLAR Gayrimüslimlere çok geniş haklar tanınacaktır. Ülkede yaşayan gayrimüslimler Türk vatandaşı sayılacaktı. Böylece Avrupalıların iç işlerimize karışması önlenmiştir.

 

BİLGİ NOTU: Lozan’da Irak sınırı (Musul sorunu), Suriye sınırı (Hatay sorunu) çözülemeyen sorunlardandır. Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç kasabasını Türkiye’ye vermiştir.

Lozan Antlaşması’nın önemi:

  • Kurtuluş Savaşı ile kazanılan askeri zaferler Lozan Anlaşması ile siyasi zafere dönüşmüştür.
  • Yeni Türk devletinin bağımsızlığı tüm dünyaya duyurulmuştur.
  • Sevr geçersiz hale gelmiş, Irak sınır hariç Misakı Milli büyük oranda gerçekleşmiştir.
  • İtilaf Devletleri İstanbul’u boşaltmış, böylece Atatürk’ün “Geldikleri gibi giderler.” sözü gerçekleşmiştir.
  • Sevr Antlaşması milletimize yaşama hakkı tanımayan antlaşmaydı. Lozan devletlerin eşitliği prensibine göre imzalanmıştır.

İZMİR İKTİSAT KONGRESİ (17 Şubat-4 Mart 1923):

Toplanma amacı: Ekonomik bağımsızlığı ve kalkınmayı gerçekleştirmek ulusal bir ekonomi kurmak.

Katılan kişiler: İşçi, çiftçi, tüccar, sanayici, toplam 1135 kişi.

Kongre sonucu: Misak-ı İktisadi (ekonomi andı) belgesi kabul edildi.

 

Kongrede Alınan Kararlar:

  • Hammaddesi yurt içinden temin edilen sanayi dalları kurulmalıdır.
  • El işçiliğinden fabrika ve büyük işletmeye geçilmelidir.
  • Özel sektörün gerçekleştiremeyeceği yatırımları devlet gerçekleştirecek.
  • İşletmelere kredi sağlayacak bankalar kurulacak.
  • Sanayi teşvik edilecek.
  • Yerli malı kullanılması ve tasarruf özendirilecek.

 

ANKARA’NIN BAŞKENT OLMASI (13 Ekim 1923):

Nedenleri:

  • 27 Aralık 1919’dan itibaren temsil heyetinin milli mücadeleyi yönettiği merkez olması
  • TBMM’nin Ankara’da açılması ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili kararların Ankara’da alınması
  • Türkiye’nin ortasında olması, askeri ve siyasi yönden güvenli konumda olması
  • Atatürk’ün tarih bilgisine göre şehrin cumhuriyetin merkezi olarak görmesi

 

CUMHURİYETİN İLANI (29 Ekim 1923)

Sebepleri:

  • Mustafa Kemal’in egemenliğe cumhuriyete inanan bir lider olması
  • Cumhuriyet rejiminin çağdaş toplum oluşturmaya imkan sağlaması
  • Fethi Bey hükümetinin istifa etmesinin üzerine yeni hükümet kurulamaması, yönetim boşluğu olması

Sonuçları:

  • Yeni Türk devletinin yönetim şekli belirlendi. (Cumhuriyet)
  • Mustafa Kemal’in oybirliğiyle cumhurbaşkanı seçilmesi ile devlet başkanı sorunu çözümlendi. (Cumhurbaşkanı)
  • Hükümet bunalımının yaşanmasını engelleyecek kabine sistemine geçilmiştir.

 

BİLGİ NOTU: Cumhuriyetin ilanından sonra ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal; ilk başbakanı İsmet İnönü; İlk TBMM Başkanı Fethi Okyar olmuştur.

 

            BİLGİ NOTU: Mustafa Kemal milli mücadelenin devam ettiği dönemde rejim sorunu yaşanmaması için koşullar oluşmadığından devletin yönetim biçimini açıklamayı sonraya bırakmıştır.

 

Demokrasi: Vatandaşların geniş haklara sahip olduğu, devlet yönetimine eşit olarak katılabildiği, görevli ve siyasi liderlerin seçimle belirlendiği, hukuk kurallarına bağlı siyasi sistemdir.

Cumhuriyet: Egemenliğin millete ait olduğu, hakkını seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı, yönetim şeklidir.

Kabine Sistemi: Cumhurbaşkanının başbakanı atadığı, başbakanın da bakanları seçerek güven oyu aldığı sistemdir. Bundan önce meclis hükümeti sistemi uygulanmıştır, bu sistemde meclis başkanı hükümetin de başkanıdır.

3 MART 1924 TARİHİNDE YAPILAN YENİLİKLER:

1-Tevhidi Tedrisat Kanunu (eğitim-öğretim birliği):

  • Tevhidi Tedrisat kanunu ile tüm okullar MEB’e bağlanarak eğitim öğretimde birlik sağlandı.
  • Medreseler kapatılarak kültür birliği sağlandı.
  • Kız-erkek aynı sınıfta okuyarak karma eğitime geçildi.
  • Okul sayısı artırıldı ve okur-yazar oranı arttı.
  • İlköğretim zorunlu hale getirilerek ücretsiz eğitim sağlandı.

2- Şeriyye ve Evkaf Vekaletinin Kaldırılması: Şeriyye(din işleri) ve Evkaf Vekaleti(vakıf işleri) kaldırılarak yerine Diyanet İşleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.

3- Erkan’ı Harbiye (Savaş Bakanlığı)’nın kaldırılması: Erkan’ı Harbiye kaldırılarak yerine Genelkurmay Başkanlığı kuruldu.

4- Halifeliğin kaldırılması:

Halifeliğin Kaldırılmasının Sonuçları:

  • Laik devlet düzeninin kurulmasında en önemli adım atılmıştır.
  • Çağdaşlaşma ve modernleşme ile ilgili inkılaplar hızlanmıştır.
  • Eskiye dönüş sona ermiş, ulusal egemenlik anlayışı pekişmiştir.
  • Akıl ve bilim öncülüğünde toplum ve devlet düzeni oluşturma imkanı artmıştır.

 

ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ DENEMELERİ KURULAN PARTİLER

1- Halk Fırkası: (9 Eylül 1923)

Temeli Sivas kongresinde oluşturulan Anadolu ve Rumeli müdafaa-i Hukuk Cemiyetine dayanan Halk Fırkası’nı 9 Eylül 1923’te Mustafa Kemal kurdu.

Cumhuriyetin ilanından sonra Cumhuriyet Halk Fırkası adını aldı. 1950 yılına kadar ülkeyi yönetmiştir. Cumhuriyet tarihinin ilk siyasi partisidir.

2- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası: (17 Kasım 1924-3 Haziran 1925)

Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar tarafından kurulmuştur. Başkanı Kazım Karabekir’dir. Eğitimde milliliği, ekonomide liberalizmi savunmaktadır. Ülkemizin ilk muhalefet partisidir.

Parti programında “dini inanç ve esaslara saygılıdır.” ifadesinin vurgulanması inkılap karşıtlarının partide yer almasına neden oldu. Parti faaliyetleri ve bazı üyelerin “Şeyh Sait İsyanı” ile ilgili oldukları tespit edilince 3 Haziran 1925’te parti kapatıldı. Böylece çok partili hayata geçiş denemesinin ilki başarısız oldu.

            3- Serbest Cumhuriyet Fırkası: (12 Ağustos 1930-17 Kasım 1930)

Dünyadaki ekonomik bunalımın ülkemizi de etkilemesi üzerine Atatürk’ün teklifi ile Paris Büyükelçisi Fethi Okyar tarafından kuruldu.

Cumhuriyet ve inkılap karşıtlarının partinin kuruluş amaçlarından saptığını gören Fethi Okyar kendi isteğiyle partiyi kapattı.

Çok partili hayata geçiş için iki kez deneme yapılmış, ikisi de başarısız olmuştur. Bu durum toplumun henüz çok partili hayata geçiş için hazır olmadığını gösterir.

 

Şapka ve Kıyafet İnkılabı: (25 Kasım 1925)

Osmanlı’da kılık kıyafette birlik yoktu. Mustafa Kemal çağdaş toplumların kıyafetinin giyilmesini istiyordu. Fes yerine şapka, giyilmesine istiyordu. Şapkayı tanıtmak için Kastamonu’ya seyahate çıktı. 25 Kasım 1925’te “Şapka Giyilmesi Kanunu” kabul edildi. Böylece kıyafette yapılan değişiklikle Türk toplumunu çağdaş bir görüntüye kavuşturdu ve giyim kuşamda birlik sağlandı.

 

TEKKE VE ZAVİYELERİN KAPATILMASI: (30 Kasım 1925)

Tekke: Tarikatların ibadet yapıp toplantı yaptığı yere tekke denir.

Zaviye: Tekkeden küçük ibadet yerlerine zaviye denir.

Osmanlı’nın son döneminde asıl amacından uzaklaşmıştı, işsiz güçsüzlerin toplandığı, fal ve büyü bakılan yerlere dönüşmüştü. Halkın dini duyguları istismar edildi. Bu sebeple tekkeler kapatıldı.             Kanunla birlikte şeyh, derviş, baba, mürit, dede gibi ünvanların kullanılması yasaklandı. Böylece hem toplumsal alanda laiklik, hem de insanlar arasında birlik, beraberlik düşüncesi güçlendi.

 

 

ULUSLARARASI TAKVİM SAAT RAKAM VE ÖLÇÜLERDE YENİLİK:

Osmanlı’da kullanılan takvim, saat ve rakamlar farklıydı. Hatta bazı ölçü ve tartı birimleri ülke içinde dahi farklıydı.

Yeni kurulan Türk devletinin diğer devletlerle uluslararası ilişkilerini kolaylaştırmak ve toplumda ikiliğe neden olan bu durumu düzenlemek için 1 Ocak 1926 tarihindeki kanunla hicri ve rumi takvim kaldırılarak miladi takvim kabul edildi. Alaturka saat yerine uluslararası saat uygulanmaya başladı.

20 Mayıs 1928’de kabul edilen yasa ile uluslararası rakamlar kullanmaya başlandı.

26 Mart 1931’deki ölçü kanunu ile arşın, okka, endaze gibi bölgeden bölgeye değişen birimler yerine ağırlık ölçüsü olarak kilogram; uzunluk birimi olarak metre kabul edildi.

Tüm bu değişikliklerle uluslararası ilişkiler düzenlendi ve ülkede birlik sağlandı.

 

ANAYASALAR:

1921 Anayasası: Teşkilatı Esasiye adıyla yapılan ilk anayasadır. İlk defa millet yönetimde söz sahibi olmuştur. Yasama yürütme yargı TBMM’ye verilerek güçler birliği ilkesi uygulanmıştır.

1924 Anayasası: En uzun süren anayasadır. Atatürk’ün yaptığı tüm inkılaplar bu anayasada yer almıştır. 1928 yılındadevletin dini İslam’dır.” ibaresi anayasadan çıkarılmış, 1937’de laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.

1961 Anayasası: Değişen şartlara göre yeniden yapılmıştır.

1982 Anayasası: Şu anda yürürlükte olan anayasadır.  İlk 3 maddesi değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

 

Türk Medeni Kanunu: (17 Şubat 1926)

Osmanlı’da 1926 yılına kadar kullanılan Mecelle artık ihtiyaçları karşılamadığı için Türk toplumuna uygun İsviçre Medeni Kanunu alındı.

Medeni Kanunun Sonuçları:

  • Çok eşle evlilik yasaklandı.
  • Resmi nikah zorunluluğu getirildi.
  • Miras ve şahitlikte kadın erkek eşitliği sağlandı.
  • Kadına da mülkiyet ve boşanma hakkı tanındı.

 

BİLGİ NOTU: Medeni Kanunla kadınlara siyasi hak verilmemiştir.

 

Şeyh Sait İsyanı: (13 Şubat 1925)

Lozan’da Musul sorununun çözümü sonraya bırakılmıştı. İngiltere Musul petrol bölgesi olduğu için vermek istemiyordu. Musul meselesi görüşülürken içte rejim düşmanları, dışta İngiltere’nin desteği ile Şeyh Sait İsyanı çıktı. “Din elden gidiyor.” diyerek ayaklanma yapıldı.

Ayaklanmaları bastırmak için “Takrir-i Sükun” (Huzur ve güvenliği sağlama) Kanunu çıkarıldı. Ayaklanma bastırılarak elebaşları “İstiklal Mahkemeleri”nde yargılandı.

 

İsyanın Sonuçları:

  • Cumhuriyet rejimine karşı ilk büyük tehlike önlendi.
  • Ordu bu sorunla uğraştığı için Musul sorunu İngilizlerin istediği gibi sonuçlandı.
  • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı.

 

BİLGİ NOTU: Şeyh Sait İsyanı tüm ülkeye yayılmaya çalışılmış, Türk inkılabına karşı yapılmış bir harekettir. Amaç: Cumhuriyeti yıkıp saltanat ve hilafeti geri getirmektir.

 

Kabotaj Kanunu: (1 Temmuz 1926)

Kabotaj: Bir ülkenin denizlerinde yolculuk ve yük taşıma hakkının sadece o ülke vatandaşlarına ait olmasıdır.

Ülkemizde ticaret Cumhuriyet öncesinde gayrimüslimlerin elindeydi, cumhuriyetin ilanıyla Türklerin ticarette etkin olması için 1 Temmuz 1926’da “Kabotaj Kanunu” çıkarıldı. Böylece Türk karasularında Türk vatandaşı ve Türk bayrağı taşıyan gemiler ticaret hakkını elde etti.

1 Temmuz her yıl ülkemizde “Denizcilik Bayramı” olarak kutlanır.

 

Mustafa Kemal’e Suikast Girişimi:

Yapılan inkılaplar yeni rejim ve Mustafa Kemal’den rahatsız olanlar Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmak için suikast girişiminde bulundular.

İzmir gezisinde suikast düzenlemek istediler. İzmir’e bir gün geç gelince plan ortaya çıktı. Suikastçılar yakalanarak İstiklal Mahkemelerinde yargılandı.

Olay duyulunca tüm ülkede mitingler düzenlendi. Halk Mustafa Kemal ve inkılaplara sahip çıktı.

Mustafa Kemal suikasti öğrenince “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” demiştir.

 

NUTUK:

Mustafa Kemal 15 Ekim 1927’de TBMM büyük salonunda CHP üyelerine 6 gün süren bir konuşma yapmıştır.

1919-1927 yılları arasındaki gelişmeleri anlatmıştır. Bu konuşmadan sonra Nutuk, Büyük Nutuk, Söylev adıyla basılmıştır.

Bu eser Osmanlı’nın son dönemi, Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu anlatan olaylar birinci ağızdan aktarılmıştır.

Nutuk 1919 senesi Mayıs ayının 19. günü Samsun’a çıktım cümlesi ile başlar. Gençliğe Hitabe ile sona erer.

Nutuk’un Bölümleri

1. Bölüm
 
3. Bölüm
2. Bölüm
TBMM Hükümetleri dönemi

23 Nisan 1920

29 Ekim 1923

Cumhuriyet Dönemi

29 Ekim 1923

1927 arası

19 Mayıs 1920

23 Nisan 1920

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nutuk niçin yazıldı?

Türk gençlerine yol göstermek, milli varlığımızın geçmişine ve geleceğine ışık tutmak için yazılmıştır.

Olayları belgelere dayandırarak Türk milletinin var olma mücadelesini, herkes birinci ağızdan örnek alsın diye yazılmıştır.

 

HARF İNKILABI:

Harf İnkılabının Sebepleri:

  • Arap alfabesinin halk tarafından öğrenilmesi ve anlaşılmasının zor olması
  • Eğitim ve kültür alanındaki çalışmaların gelişmesinde dilin önemli etkisinin olması
  • Türkçenin zengin bir bilim haline getirilmek istenmesiegitimhane.com

Harf inkılabının Sonuçları:

  • Okuma yazma oranı ve basılan kitap sayısı artmıştır.
  • Kültürel gelişmelere, ortak bir konuşma dilinin oluşmasına kültür ve dilin gelişmesine katkı sağlamıştır.

BİLGİ NOTU: 1 Kasım 1928’de kabul edilen kanunla Arap harfleri yerine Latin alfabesi kabul edildi. 24 Kasım 1928 tarihinde Mustafa Kemal’e “başöğretmenlik” ünvanı verildi ve 24 Kasım her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

 

Millet Mekteplerinin Açılması: (1 Ocak 1929)

Yeni harfleri öğretmek ve okuryazar oranını artırmak amacıyla millet mektepleri açıldı. 16-45 yaş arası vatandaşlara kurslar düzenlendi. Yeni harfler bir yıl içinde Türk halkı tarafından benimsendi.

TARİH ALANINDA ÇALIŞMALAR:

—- 1930’da “Türk Tarih Heyeti” oluşturulmuş, bu heyet kitapları Türkçeye çevirmiş, Türk tarihini bilimsel bir şekilde incelenmiştir. Sonuçta “Türk Tarihinin Anahatları” ve okullar için dört ciltlik “Tarih Kitabı” hazırlanmıştır.

—- 15 Nisan 1931’de “Türk Tarih Tetkik Cemiyeti” kurulmuştur. Bu kurum Türk milletinin tarihe, uygarlığa katkıları üzerinde çalışmaya başlamıştır. 1935’te cemiyetin ismi “Türk Tarih Kurumu” yapılmıştır.

—- Ankara’da üniversitelerin bilimsel çalışması için “Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi” kurulmuştur.

 

DİL ALANINDAKİ ÇALIŞMALAR:

—- 2 Temmuz 1932’de “Türk Dili Tetkik Cemiyeti” (Türk Dil Kurumu) kurulmuştur.

—- 1934’te “İkinci Dil Kurultayı’nda” yabancı kelimeler atılarak dilimiz sadeleştirilmiştir.

—- 1936-1937’de Arapça Geometri terimlerini yerine Türkçe terimlerinin kullanıldığı “Geometri Kılavuzu” adlı kitap yazmıştır.

Atatürk 1938’de hazırladığı vasiyetnamede Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na Türkiye İş Bankası hisselerinden eşit pay ayırmıştır.

1.2.3.4.ÜNİTELER SİYASİ OLAYLAR KRONOLOJİSİ

TARİH OLAY
30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması
18 Ocak 1919 Paris Barış Konferansı
15 Mayıs 1919 İzmir’in İşgali
19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal’in Samsuna Çıkışı
22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi
23 Temmuz-7 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi
4-11 Eylül 1919 Sivas Kongresi
20-22 Ekim 1919 Amasya Görüşmeleri
27 Aralık 1919 Temsil Heyetinin Ankara’ya Gelişi
28 Ocak 1920 Misak-ı Milli
16 Mart 1920 İstanbul’un İşgali
23 Nisan 1920 TBMM’nin açılması
10 Ağustos 1920 Sevr Barış Antlaşması
1 Kasım 1922 Saltanatın Kaldırılması
24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması
29 Ekim 1923 Cumhuriyetin İlanı
3 Mart 1924 Halifeliğin Kaldırlması

T.C. İNKILAP TARİHİ ve ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ II. DÖNEM DERS NOTLARI

 

MENEMEN (KUBİLAY) OLAYI: (23 Aralık 1930)

Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılmasından sonra Derviş Mehmet ve yandaşları İzmir’in Menemen kasabasında İsyan başlattılar.

İsyanı bastırmaya çalışan Asteğmen Kubilay’ı şehit ettiler. Askeri birlikleri isyanı bastırdılar. İsyana karışanlar askeri mahkemede yargılandı.

Mustafa Kemal bu olayın Cumhuriyeti yıkmaya yönelik olduğunu belirtti. Türk milleti isyana tepki göstererek yurdun çeşitli yerlerinde protesto mitingleri düzenlemiştir.

 

CUMHURİYET KENTİ: ANKARA

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti planlamak için 1928’de yarışma düzenledi. Yarışmayı Alman Mimar Herman Yansen kazandı. Ankara’nın gelecek 50 yılı düşünülerek 300 bin nüfuslu şehir planı yapılmıştır. Yansen “Ankarayı yeşillikler içerisinde bir bahçe olarak” düşünmüştür.

 

ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE YOLUNDA:

Osmanlı’dan kalan dönemin tek üniversitesi “darülfünun” idi. Bu kurumun reforma ihtiyacı vardı. Bu reform için İsviçreli bilim adamı Malche görevlendirildi. Darülfünun için rapor hazırlattı.

Üniversite reformunun amacı; araştıran, sorgulayan, tahlil eden, değerlendiren ve bilimsel değerleri rehber edinen bir üniversite oluşturmaktı. Bu amaçla 18 Kasım 1933’te İstanbul Üniversitesi kuruldu. Üniversite, milliyetçilik ve inkılapçılık esaslarına göre eğitim verdi.

Yurt dışından öğretim üyeleri getirtilerek dersler verdirilmiş, derslerde deney, gözlem ve uygulamalara yer verilmiştir.

 

SOYADI KANUNU: (21 Haziran 1934)

Kişilerin 1934 yılına kadar soyadı yoktu, baba adı, doğum yeri ve lakabına göre tanınırdı. Bu durum asker alma, okul, tapu, vergi gibi işlerde karışıklığa sebep oluyordu. Amaç: Toplumsal karışıklığını gidermek, çağdaş topluma ulaşmak, Türk milletine milli kimlik ve milli benlik kazandırmaktı.

21 Haziran 1934’te soyadı kanunu ile her vatandaşa bir soyadı verildi. Soyadları Türkçe olacak ve ahlaka aykırı olmayacaktı.

24 Kasım 1934’te Mustafa Kemal’e TBMM tarafından “Atatürk” soyadı verildi.

1934’te çıkarılan kanunla “hacı, hafız, hoca, molla, efendi, paşa “gibi toplumda ayrıcalık ve zümre belirten ünvanlar kaldırıldı.

 

TÜRK KADININA VERİLEN SİYASİ HAKLAR:

  • 18 Nisan 1935’te İstanbul’da milletlerarası ilk kadın kongresi yapılmıştır.
  • Fransa’da 1946, İtalya’da 1948, Japonya’da 1950, İsviçre 1971’de kadınlara haklar verilmiştir.
  • Türk kadını siyasal haklarını birçok Avrupa ve dünya ülkesinden önce elde etmiştir.

 

SİYASİ HAKLAR:

3 Nisan 1930                                       Belediye seçimlerine katılma hakkı

26 Ekim 1933                                                 Muhtar ve seçme ve seçilme hakkı

5 Aralık 1934                                    Vekil (milletvekilliği) seçme ve seçilme hakkı

 

 

 

SAĞLIK ALANINDAKİ ÇALIŞMALAR:

Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün kurulması (1928): Koruyucu sağlık hizmetleri için kuduz, çiçek aşıları ve serum üretilerek ülke ihtiyacı karşılandı.

Veremle Savaş: Veremi önlemek için İzmir Verem Savaş Cemiyeti kuruldu. 1924’te İstanbul’da verem hastalığının tedavisi için “Sanatoryum” kuruldu. 1925’te İzmir’de ilk dispanser açıldı. 1930’da Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çıkarıldı.

Koruyucu Sağlık: 1920’de çocuk ölümlerini önlemek için aşı kampanyaları düzenlendi.             Numune Hastaneleri: Büyük şehirlere büyük hastaneler açıldı.

Kızılay Cemiyeti: 1935’te “Hilal-i Ahmer” adıyla kurulan Kızılay, aşılama ve kan bağışı ihtiyacını karşıladı.

TARIM ALANINDAKİ ÇALIŞMALAR:

Atatürk Orman Çiftliği: Kuruluş amaçları şunlardır:

  • Örnek çiftlik kurarak tarımı geliştirmek
  • Bitkileri yetiştirip çiftçilere örnek olarak göstermek
  • Ziraat konusunda uygulamalı eğitim yapmak
  • Ziraat Okulu öğrencilerinin bir yıl staj yapmalarını sağlamak
  • Ankara halkı için eğlenme ve dinlenme alanı oluşturmak

Çiftçilere Kredi Verilmesi: 1923 yılında çiftçilere destek amacıyla kredi verildi.

Aşar Vergisinin Kaldırılması: Tarımsal üründeki yüzde 10 üzerinden alınan aşar vergisi 1925 yılında kaldırılarak çiftçinin sırtındaki ağır yük kaldırıldı.

Toprak Mülkiyeti: 1926’da Medeni Kanunda köylüye toprak mülkiyeti hakkı tanındı.

SANAT VE SPOR ALANINDAKİ ÇALIŞMALAR:

  • 1 Kasım 1924 yılında müzik öğretmeni ve sanatçı yetiştirmek için Ankara Musiki Muallim Mektebi açıldı.
  • Ressamların yaptığı resimler “Türk İnkılap Sergisi” adıyla sergilendi.
  • 1937’de “Resim ve Heykel Müzesi” açıldı.
  • Türk sporunun ilk resmi kuruluşu “Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı”
  • Spor öğreticisi yetiştirmek için “Çapa Muallim Mektebinde kurs açıldı.
  • Türk sporcular ilk kez 1924 yılında Paris Olimpiyatlarına katılmışlar, dünya sporcuları ile yarışmış, dünya sporunu tanımışlardır.

ONUNCU YIL NUTKU

1933 yılında Cumhuriyet Bayramında TBMM önünde halka hitap ettiği konuşmaya Onuncu Yıl Nutku denir.

Atatürk’ün amacı: Ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmaktır.

Onuncu Yıl Nutku’nda Türk milletinin özelliklerinden, başarılarından bahsetmiştir. Türk milletinin başarı ve gayretlerinin daha sonra da devam edeceğini belirtmiştir.

  1. ÜNİTE ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürkçülük: Siyasi, sosyal, ekonomik alanlarda Türk toplumunun çağdaşlaşması için Atatürk tarafından belirlenen hedef, amaç ve ilkelerinin tümüne denir.

 

Atatürkçülüğün Amaçları:

  • Milli kültürümüzü en kısa sürede çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmak
  • Türk milletinin bağımsız, millet egemenliğine dayalı, demokratik ve laik kurallar içinde mutlu bir yaşam sürmesini sağlamak
  • Sosyal ve siyasal kurumlara sahip modern bir devlet kurmak
  • Türk toplumunu her alanda dünyadaki en ileri toplumlar arasına katmak
  • Milli birlik ve beraberliğin sürdürülmesini sağlamak
  • Kişi hak ve özgürlüklerini korumak, yurtta ve dünyada barışı sağlamak

ATATÜRK’Ü ETKİLEYEN FİKİR VE OLAYLAR

  • Fransız İhtilali: Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik, özgürlük, eşitlik gibi kavramlar etkilemiştir.
  • Osmanlı’nın içinde bulunduğu durum: Ekonomik açıdan kapitülasyonların etkisiyle durumun kötüleşmesi, siyasi açıdan Balkanlardaki toprakların kaybedilmesi, Ermenilerin isyanı, Mısır’ın işgali etkilemiştir.

Mustafa Kemal’in ülkenin kurtuluşu ile ilgili düşüncesi “Türkçülük” akımıdır.

  • Okuduğu kitaplar: Tevfik Fikret, Namık Kemal, Ziya Gökalp gibi Türk düşünürler; Volter, J.Jack Russo gibi Avrupalı düşünürler etkilemiştir.
  • Eğitim gördüğü okullar ve öğretmenler: Öğretmenleri tarih bilinci, vatan ve millet sevgisi kazanmasında etkili olmuştur.

 

MİLLİ GÜÇ ve UNSURLARI

Milli Güç: Devletin hedeflerine ulaşmak için kullandığı maddi ve manevi güçler toplamıdır.

Milli Güç Unsurları:

Siyasi Güç: Devletin gücünü milletten alması, devlet politikasının millet iradesine göre belirlenmesidir. Örnek: TBMM’nin açılması, Saltanatın Kaldırılması, Cumhuriyetin İlanı, Halifeliğin Kaldırılması

Ekonomik Güç: Bir ülkenin çalışan nüfusu, yer altı, yerüstü kaynakları, sanayisi ve teknolojisi ekonomik güçtür. Örnek: İzmir İktisat Kongresi, Teşviki Sanayi Kanunu

            Askeri Güç:  Bir devletin varlığını sürdürmesi için gerekli kara, hava, deniz ordusunun tamamıdır. Örnek: TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri)

Sosyo-kültürel Güç: Dil, din, kültür, sanat, tarih bilinci, gelenek, görenek, hukuk gibi değerlerin tümüne denir.

ATATÜRK İLKELERİ

CUMHURİYETÇİLİK:

Cumhuriyetçilik: Cumhuriyeti benimseme, kabul etme, koruma ve yaşatmaya denir.

Cumhuriyetçilik İle İlgili Anahtar Kavramlar: Ulusal Egemenlik, Ulusal irade, Demokrasi, Milli Bağımsızlık, Çok Partili Yaşam, Seçme ve Seçilme Hakkı

Cumhuriyetin Kazandırdıkları:

  • Toplumdaki ayrıcalıklar kaldırılarak vatandaşlar eşit katılma hakkı elde etti.
  • Vatandaşlar kanun önünde eşit hale geldi, hakkını mahkemelerde aradı.
  • Vatandaşların temel hak ve özgürlükleri güvence altına alındı, vatandaşlar fikrini söyleyerek huzurlu hayat sürme imkanı buldu.
  • Gelişmemizin önündeki engeller kaldırılarak ülke ilerleme sağladı.

 

Cumhuriyetçilik İle İlgili İnkılaplar:

  • TBMM’nin açılması
  • Saltanatın kaldırılması
  • Cumhuriyetin ilanı
  • Çok partili hayata geçiş denemeleri
  • Kadınlara verilen siyasi haklar

 

 

 

www.egitimhane.com

 

TEMEL HAKLAR

Kişi Hak ve Hürriyetleri
Siyasi Hak ve Ödevler
Sosyal ve Ekonomik Haklar
Ailenin Korunması ve Çocuk Hakkı

Eğitim-Öğretim Hakkı

Çalışma Hakkı

Sendika Kurma Hakkı

Grev ve Lokavt Hakkı

Sağlık Hakkı

Konut Hakkı

Sosyal Güvenlik Hakkı

Türk Vatandaşlığı Hakkı

Seçme Seçilme Hakkı

Parti Kurma Hakkı

Kamu Hizmetine

Girme Hakkı

Vatan Hizmeti

Vergi Ödevi

Dilekçe Hakkı

Bilgi Edinme Hakkı

Yaşama Hakkı

Kişi Dokunulmazlığı

Özel Hayatın Gizliliği

Konut Dokunulmazlığı

Haberleşme Hürriyeti

Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti

Din ve Vicdan Hürriyeti

Düşünce ve Kanaat Hürriyeti

Bilim ve Sanat Hürriyeti

Basın Hürriyeti

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MİLLİYETÇİLİK:

 

Milet: Geçmişte bir arada yaşayan gelecekte de yaşama kararlılığı olan aynı vatan, dil, kültür ve duygu birliği olan topluluktur.

Milliyetçilik: Milleti sevme, yüceltme ve bu uğurda çalışmaya denir.

Milliyetçilikle İlgili Anahtar Kavramlar: Milli Birlik ve Beraberlik, Milli Bağımsızlık, Millet Sevgisi, Vatan Sevgisi, Milli Tarih anlayışı, Yurtta Sulh Cihanda Sulh, Dil ve Kültür Birliği

 

Milliyetçiliğin Özellikleri:

  • Atatürk’ün milliyetçilik anlayışına göre: Kendini Türk kabul eden herkes Türk’tür.
  • Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı, Türk milletinin birlik ve beraberliğini amaçlar.
  • Atatürk milliyetçiliği, toplumu birleştirici ve bütünleştiricidir.
  • Atatürk milliyetçiliği, ırkçılığı reddeder.
  • Atatürk milliyetçiliği, zümre, sınıf, mezhep ayrımı yapmaz.
  • Atatürk milliyetçiliği, laik devlet anlayışını benimser.

 

            Milliyetçilik İle İlgili İnkılaplar:

  • Türk Tarih Kurumu’nun kurulması
  • Türk Dil Kurumu’nun kurulması
  • Kabotaj Kanunu
  • Kapitülasyonların kaldırılması
  • Misak-ı İktisadi kararları
  • Tevhidi Tedrisat Kanunu

 

HALKÇILIK:

Milletin çıkarına ve yararına, eşit olarak, devletin halka hizmet etmesine denir.

Halkçılık İle İlgili Anahtar Kelimeler: İnsan sevgisi, eşitlik, adalet, dayanışma, halk, eşit oy,  sosyal devlet anlayışı.

  • Halkçılığın Özellikleri:
  • Cumhuriyetçilik ve milliyetçilik ilkelerinin doğal sonucudur.
  • Milli egemenliği esas alır.
  • Devlet, işlerini halkın yararına göre yapar.
  • Herkes kanun önünde eşittir.
  • Halkın ekonomik yönden rahat etmesi için devlet gerekli tedbirleri alır.

 

Halkçılıkla İlgili İnkılaplar:

  • Soyadı Kanunu’nun kabulü
  • Türk Medeni Kanunu’nun kabulü
  • Aşar vergisinin kaldırılması
  • Kılık kıyafet İnkılabı
  • Tekke ve zaviyelerin kapatılması
  • Millet mekteplerinin açılması

 

DEVLETÇİLİK

Ülkenin güçlü bir ekonomiye sahip olmasını gerçekleştirmek için izlenecek yol ve yöntemlerin belirlenmesine denir.

Devletçilik İle İlgili Anahtar Kavramlar:

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), I. ve II. Kalkınma Planları, Devlet yatırımı, Ekonomi, Liberalizm, Karma Ekonomi, Özel Teşebbüs

 

Devletçilikle İlgili İnkılaplar:

  • Sümerbank ve Etibank’ın kurulması
  • Birinci ve İkinci beş yıllık kalkınma planı
  • Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA)’ nün kurulması
  • Devlet Demiryolları kurulması
  • Merkez Bankası’nın kurulması
  • İzmir İktisat Kongresi
  • Teşvik i Sanayi Kanunu

 

Devletçiliğin Ekonomik Politika Kabul Edilmesinin Nedenleri:

Ekonomik Nedenler: Devletçilik, Türkiye’nin o zamanki şartlarından doğmuştur. Kişilerde para olmadığı için yatırımı devlet yapmıştır.

Siyasi Nedenler: Kurtuluş Savaşı’ndaki zorluklar ve ABD’de 1929’da yaşanan ekonomik bunalım sebebiyle devletçilik ilkesi 1931 yılında doğmuştur.

Sosyal-Kültürel Nedenler: Devlet toplumu sosyal ve kültürel alanda geliştirmek için okul, hastane, spor alanları yapar.

Liberalizm (Karma Ekonomi): Devletçilikte kişilerin yapamayacağı büyük işleri devletin yapması, küçük işçiler için destek, kredi gibi devletin aldığı önlemlerle özel sektörü teşvik etmesine denir.

 

LAİKLİK

Hukuk kurallarının dine değil, akla, bilime dayandırılması ve kişisel vicdan hürriyetinin sağlanmasıdır. Bir diğer tanıma göre: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.

Laiklikle İlgili Anahtar Kavramlar:

Akılcılık,  Pozitif düşünce, Din ve vicdan özgürlüğü, Din ve devlet işlerinin ayrılması, Deney ve gözlem,

Laikliğin Özellikleri:

  • Din ve vicdan hürriyeti, devlet tarafından güvence altına alınmıştır.
  • Devlet dine göre değil, akla ve bilime göre yönetilir.
  • Devlet her türlü inanca saygılıdır.
  • Türk milletine yeni bir yaşam biçimi sunarak çağdaşlaşmanın yolunu açmıştır.

 

Laiklikle İlgili İnkılaplar:

  • Saltanatın kaldırılması
  • Halifeliğin kaldırılması
  • Şeriyye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu
  • 1928 yılında “Devletin dini İslam’dır.” ilkesinin anayasadan çıkarılması
  • 1937’de laiklik ilkesinin anayasaya girmesi
  • Medreselerin kapatılması
  • Tekke ve zaviyelerin kaldırılması
  • Kılık kıyafet İnkılabı
  • Türk Medeni Kanunu

 

İNKILAPÇILIK

Çağın gerisinde kalmama, ilerleme, iyiye, güzele ve doğruya ulaşma kararlığıdır.

Atatürk’ün inkılapçılık anlayışı, zamana göre kalmış, toplumun ihtiyaçlarını karşılamayan kurumların ortadan kaldırılması ve yerine yeni kurumların kurulmasına dayanır.

Atatürk’ün İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sistemine dinamik yapı kazandırarak çağdaşlaşmayı sürekli hale getirmiştir.

İnkılapçılık ile ilgili anahtar kavramlar: Yenileşme, yenilik, batılılaşma, çağdaşlaşma, muasır medeniyet, modernleşme, uygarlık.

İnkılapçılığın Özellikleri:

  • İnkılapçılık Atatürk’ün tüm yaptığı inkılapları kapsar.
  • İnkılapçılığın amacı: Türk milletini çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaktır.
  • İnkılapçılıkta sürekli bir yenilik yapma ve ilerleme vardır.
  • Eskiyen kurumların yerine çağdaş, modern kurumlarının kurulması hedefi vardır.

 

Atatürk İlkelerinin Amaçları:

Çağdaşlaşma: Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma.

Milli kültürümüzü geliştirme: Milli kültürümüzü geliştirmek ve yükseltmek için çaba harcama.

 

Atatürk ilkelerinin ortak özellikleri:

  • Kaynağı milli kültürdür.
  • Taklitçi değildir, kabul edilmesinde dış baskı ve zorlama yoktur.
  • Evrensel ve barışçıdır.
  • Türk milletinin ihtiyaçlarından doğmuştur.
  • Hak ve hürriyetleri koruyucudur.
  • Akılcı ve bilimseldir.
  • Birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayıcıdır.
  • Uygulamaya da yansımıştır.
  • Laik düşünce ve hukuka dayanır.
  • Milli egemenlik ve bağımsızlık temeline dayanır.

Atatürk İlke Ve İnkılaplarını Oluşturan Temel Esaslar:

  • Milli tarih bilinci ve Milli Dil
  • Bağımsızlık ve özgürlük
  • Vatan ve millet sevgisi
  • Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma hedefi
  • Egemenliğin millete ait olması
  • Milli birlik beraberlik, ülke bütünlüğü

 

Atatürk İlke Ve İnkılapları İle İlgili Kişisel Sorumluluklarımız:

  • Atatürk 1935 yılında İstanbul’da Uluslararası Kadın Kongresini toplamıştır.
  • Atatürk eserlerini ve geleceğe yönelik ideallerini “Türk gençliğine” emanet etmiştir.
  • Gençliğe hitabede Türk İstiklal ve Cumhuriyeti’ni koruma görevini gençlere vermiştir.
  • “Ey Türk istikbalinin evladı” sözü ile sadece günümüzdeki gençlere değil, gelecekteki gençlere de seslenmiştir.

 

Modern Türkiye Ve Mazlum Milletler:

Atatürk’ün Milli Mücadele’deki liderliği ve başarısı mazlum (ezilen) milletlere örnek olmuştur.

 

MİLLET ADI                                                                     LİDERİ

Tunus                                                                                    Habip Burgiba

Pakistan                                                                                 Muhammed Ali Cinnah

Hindistan                                                                              Sir İbrahim (Meclis Başkanı)

Afganistan                                                                            Amanullah Han

Endonezya                                                                            Ahmet Sukarno

 

 

DAHA FAZLA İÇERİK İÇİN

 

WEB:                                                 www.karakusmustafa.com

 

FORUM:                                           www.karakusmustafa.com/forum.html

 

ZiYARETÇİ DEFTERİ:                www.karakusmustafa.com/ziyaretci-defteri1.html

 

 

 

 

Bu yazı 46 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/