Soğuk Savaş Sonrası

Paylaş
 

Soğuk Savaş Sonrası

İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda or­taya çıkan ve Soğuk Savaş sırasında kökleşen antlaşmalar ve ittifaklar yu­mağı da artık son derece farklı ilişkilere ve ihtiyaçlara ayak uydurmak duru­mundadır. Dünya sahnesindeki her bi­rim kendi çıkarlarım gene kendi tarzın­da ve kapasitesi oranında geliştirmeye çalışmaktadır. Bireylerin ve eşyanın serbest dolaşımı, dünyanın değişik böl­gelerinde artık çarpıcı bir şekilde ifade­sini bulan azgın bir milliyetçilik zemini üzerinde gerçekleşmek zorundadır. Kit­lesel imha silahlarının hızla çoğalması kendini kabul ettirmiş güçler için ne denli tehdit oluşturuyorsa, yeni dünya düzeninde kendini kabul ettirmek iste­yenlere de o denli çekici geliyor. Kırk yıl boyunca kısmen donmuş gibi duran bü­tün dünya, bunun getireceği tüm tehli­kelere rağmen, yeniden kıpırdanmaya başlamıştı.

BERLİN DUVARI’NIN YIKILIŞI (9- 10 kasım 1989) soğuk savaş dönemi­nin sona erişini temsil eder. Ama bu olay, dünya çapındaki bu gerginliğin iki baş oyuncusunu karşı karşıya getiren kararlılık ve güç gösterileriyle dolu derin bir evrimin sonunda gerçekleşmiştir. ABD, Reagan’ın yönetimi sonunda ülke­yi bir anda dünyanın hâkimi durumuna getirecek bir savaşa girmişti. Sonunda, belki de beklenmedik biçimde bu hayal gerçekleşti. Irak kuvvetlerinin Kuveyt’e saldınsıyla başlayan Ortadoğu krizinin hoyratça ve kurnazca çözülüşü, artık çoktan tartışılmaz hale gelen bu ege­menliği gürültülü bir biçimde ilan etmiş oldu. Böylece, Berlin Duvan’mn yıkılışı­nın üzerinden iki yıldan fazla bir süre geçtikten sonra, dünyanın birinci gücü artık zaferi haykırmaya değilse bile, ken­dini en azından yeni bir dönemin başla­dığını ilan etmeye yetkili sayıyordu. ABD, dünya jandarmalığının yüksek be­delli sorumluluğunu üsdenmek de iste­miyor. Tehlikeli durumlarda kendi yara­rını gözeterek kontrolü elden bırakma­maya çabalarken, dünyayı kendi haline bırakıyor. Bu durumda, uluslararası hu­kuka uyulmasını sağlama ve halkların güvenliğini gözetme işi, aslî yönelimine uygun olarak, yeniden Birleşmiş Millet­lerim görevi haline geliyor.

 

Sovyetler Birliği’nin Çokuşu

KONVANSİYONEL VE NÜKLEER SİLAHLARIN İNDİRİMİNE DAYALI
BİR ORTAMDA SSCB, DAĞILMADAN
ÖNCE DOĞU AVRUPA’NIN ÖZGÜRLEŞMESİNE RIZA GÖSTERDİ.

Gorbaçov ve E. Şevardnadze’nin 1985’ten bağlayarak diplomasisi, açıklık (glasnost) ve yeniden yapılanma (pertstroyka) adı altında, ABD ile silahsızlanma görüşmelerine ve Doğu Avrupa ülkelerine bağımsızlıklarının tanınması politikasına dayalı bir tutum izledi. Avrupa’da orta menzilli füzelerin sökülmesini öngören Washington Antlaşması (8 aralık 1987), Stratejik Silahların Azaltılması Görüşmeleri (START) SSCB’nin süper güç kimliğini koruyarak Soğuk Savaş’a son verme yolundaki iradesinin temel

verme yolundaki iradesinin temel göstergeleriydi, Ancak SSCB’nin ] uydusu Doğu Avrupa ülkelerinde ] hiç beklenmedik biçimde gelişmeler oldu. Yerel komünist ı partilerin gücü zayıfladı, bütün ; bir sistem her alanda çözülmeye başladı. Alman Demokratik Cumhuriyeti lideri E. Honnecker,  kasım 1989’da Berlin Duvan’nın 1 yıkılmasını da önleyemedi. Berlin Duvan’nın yıkılışı aynı zamanda j bölünmüş Almanya’nın sonu anlamına geliyordu. Ancak daha kapsayıcı bir sonuca da yol açtı: Almanya’nın Batı ve Doğu alarak  ikiye bölünmüşlüğü iki kutuplu  sistemin de kilit taşıydı, çünkü İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da bütün dengeler bu temel veri üzerine inşa edilmişti. Oysa şimdi duvarın yıkılmasıyla, Avrupa’da geleneksel güçler dengesiyle ilgili bütün veriler de alt üst oluyordu. Çok geçme­den,Varşova Paktı’nın askerî gücü bir tehdit oluşturmaktan çıkıyor ve konvansiyonel süahlann in­dirimine ilişkin görüşmeler Sovyet birliklerinin önemli bir kısmının geri çekilmesi sürecini hızlan­dırıyordu. Nisan 199rde Varşova Paktı dağıldı. Bu güçten düşme belirtileri Sovyetler Birliğindeki siyasal süreri daha da hızlandırdı ve Yeltsin, ekonomik iflasın gi­derek daha fazla itibar kaybettirdiği Gorbaçov’un rakibi olarak görünmeye başladı. Moskova’da 1991 ağustosundaki başarısız hükümet darbesiyle Sovyetler Birliği Komünist Partisi ortadan kalktı. Aralık 1991’de de SSCB resmen dağıldı, Gorbaçov kendini yeni bir Rus devletinin kaderiyle özdeşleştiren Yeltsin karşısında tamamen silindi. Nükleer si­lahlarda yeni ve daha kapsamlı bir indirimi öngören START-II antlaşması için ABD ile olan görüşmeleri Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) adına Yeltsin sürdürüp sonuçlandırdı.

 

Bu yazı 145 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/