Selçuklu Kervansarayları

Paylaş
 

Selçuklu Kervansarayları

SULTAN HAN’DA BİR GÜN

 

Sosyal Bilgiler öğretmeni: “Bir sonraki dersimizde Selçuklu kervansaraylarını gezebileceğimiz bir tur hazırlayacağız ve bununla ilgili bir harita çizeceğiz.” dediğinde Gökçe’nin bir önceki yaz Aksaray’da amcası ile gezdikleri Sultan Han’ (Kervansaray)da tuttuğu notlar aklına gelir. Çektiği fotoğrafları ve gezi notlarının olduğu defteri bulmak için okul çıkışında hemen evin yolunu tutar.

Eve geldiğinde Gökçe gezdiği yerlerle ilgili notlar tuttuğu defterini, eskilerin deyimiyle “Seyahatname”sini, fotoğraf, karne, ödül belgelerini de sakladığı kutunun içinden alır.

Sultan Han’da geçirdikleri günün notlarının olduğu sayfayı açar ve okumaya başlar. Defterde yazılanları okurken kervansarayın giriş kapısındaki taş işlemeleri gözünün önüne gelir. “Ne kadar muhteşem görünüyorlardı. Taşı sanki bir kumaş gibi işlemişlerdi.” der.

Tur rehberinin Sultan Han’ın giriş kapısında söylediği şu sözlerle geziye başlarlar:

1071 Malazgirt Savaşı’nın ardından Türkler Anadolu’da kısa zamanda büyük devletler kurdular. Bunlardan biri de, Süleyman Şah tarafından kurulan Türkiye Selçuklu Devleti’dir. Haçlı Seferlerinin ardından 1176 yılında Bizans’a karşı kazanılan Miryokefalon Savaşı Türklerin Anadolu’da kalıcı olduklarının göstergesi idi. Türkler Anadolu’da pek çok cami, medrese, hastane, kervansaray, köprü, kale yapmışlardır.

Bu eserler arasında ticaret yolları üzerinde yolcuların ve tüccarların can ve mallarını korumak amacıyla yapılan kervansaraylar önemli yer tutuyordu. Kervansaraylar hem ticaretin hem de sosyal ve kültürel hayatın izlerini taşıyordu.

Anadolu’da 11. ve 13. yüzyıllarda iki yüze yakın kervansarayın bulunduğunu duyduğunda şaşkınlığını gizleyememişti. Kervansarayların Anadolu’yu bir ağ gibi sardığı için ıssız yerler hakkında “Kuş uçmaz kervan geçmez.” deyiminin kullanıldığını geziye onunla birlikte katılan amcası da söylemişti. Hanlar genellikle yaya yürüyüşü ile 8-10 saati geçmeyen, deve ile de bir gün süren 30-40 kilometrelik mesafelerde inşa edilmişlerdi. Türkler, Orta Asya’dan, Türkiye’ye getirdikleri pamuk ile elde edilen ürünler de Selçuklu ihracatının ana maddelerinden biri olmuştur.

 

Gezdikleri Sultan Han, dönemin Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykubad tarafından 1229’da yaptırılmıştı.

Ardından şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz han Moğol istilası sırasında bir kale görevi üstlenmiştir. Burayı 20.000 askeri ile iki ay kuşatan Moğol kumandanı burayı ele geçirememiştir.” “diye eklemişti.Han’a ilk girdiklerinde sanki yeni gelen bir kervandaki atların sesini duymuştu. Tur rehberine: “Bu kadar büyük, taş bir binada insanlar nasıl geçiniyorlardı?” diye sormaktan kendini alamamıştı. Rehber ise: “Kalın taş duvarların içinde yaşam küçük bir kasabadaki gibidir. Han ve kervansaraylarda konaklayan yolcular din, dil, ırk fark gözetilmeden üç gün kalabilir, hasta olanlar tedavi edilebilirdi. Günde iki öğün yemek verilen, banyo ihtiyaçları karşılanan, hayvanlarına bakılan ve yem temin edilen,  yolculardan üç gün süreyle hiçbir ücret alınmaz, tüm giderler vakıftan karşılanırdı. Bunun içinde tacirlerin ya da yolcuların yatmaları için odalar,  mescit, yıkanma yerleri, çeşmeler ile nalbant, doktor, veteriner, araba ve koşum onarım hizmetleri de yer almaktaydı. Hatta Selçuklu sultanları ticareti geliştirmek için kara ve deniz yollarında çeşitli sebeplerle tüccarın uğradığı zararı bir çeşit sigorta sistemi uygulayarak karşılamışlardı Kervanlar, hana ulaştığında yolcular, onların ulaşımını sağlayan hayvanlar, tüccarlar ve han görevlileri ile burası bir pazar yeri gibi olurdu. Alışverişler bitince yemek, temizlik ve diğer ihtiyaçların ardından akşam bir araya gelerek insanlar sohbet ederlerdi.”.” cevabını vermişti.

 

Tura katılanlardan birisi Anadolu’da kuzeyden güneye, doğudan batıya uzanan kervansarayların olduğunu bildiğini ancak neden bugüne kadar bir kısmının kaldığını sormuştu. Tur rehberi bu kervansarayların bazılarının Anadolu’da meydana gelen savaşlar sırasında yıkıldığını ya da tahrip olduğunu söylemişti. Osmanlı Devleti zamanında ticaret yollarının değişmesi kervan ticaretinin önemini kaybetmesine neden oldu. Bununla birlikte, Osmanlılar döneminde yapılan pek çok hanın yanında Selçuklu kervansaraylarından büyük ölçüde yararlanılmıştır. Bunların bazıları, bugün hâlâ ülkemizin çeşitli yerlerinde tarihî anıtlar olarak ayaktadır.”demişti.

Sultan Han’da geçirdiği ilginç günün ödev hazırlamakta kendisine ne kadar büyük katkısı olacağını o gün hiç düşünmemişti. Şimdi ertesi günü iple çekiyordu.

 

Bu yazı 55 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/