Rönesans Hareketinin Nedenleri ve Sonuçları 

Paylaş
 

 

Rönesans Hareketinin Nedenleri ve Sonuçları

Tarih boyunca yaşanan büyük dönüşümler insanlığın kaderini belirlemiş ve uygarlığın bugünkü seviyesine erişmesine olanak sağlamıştır .Tarihteki en büyük dönüm noktalarından bir tanesi hiç kuşkusuz Avrupa’da yaşanan Rönesans hareketidir .Rönesans Hareketi Avrupa’da başlamış  ilk olarak etkilerini Avrupa’da göstermiş Ancak daha sonraki yüzyıllarda ki sonuçları itibariyle sadece Avrupa’yı etkileyen değil bütün dünyayı derinden sarsan büyük bir dönüşüme yol açmıştır .Rönesansa genel anlamıyla Yeniden Doğuş denmektedir ve kısaca 15 -16 yüzyılda Avrupa’nın unuttuğu bir zamanlar sahip olduğu ve zenginliğinden fazlasıyla yararlandığı ilk çağ Yunan ve Roma uygarlıkları eserlerinin incelenmesi sonucunda sanatta bilimde edebiyatta yaşanan büyük dönüşüme ve gelişmeye Rönesans Hareketi denmektedir. Aslında bakılırsa ilk çağ uygarlıkları anlamında Avrupa çok ileri bir seviyeye ulaşmış Yunan Uygarlığı ,Büyük İskender’in temellerini attığı Hellenizm, İyonya Uygarlığı Ege Uygarlıkları Avrupa’daki Düşünsel kaynakların Temel’in oluşturmuştu .Bu dönem yetişen birçok filozof birçok bilim adamı hayatı yaşamı dini dünyaya özgürce algılamaya ve dünya hakkındaki temel gerçeklere ulaşmaya gayret etmişler ulaştıkları bu gerçekleri de eserlerinde ortaya koymuşlardır .Ancak Avrupa’da yaşanan Kavimler Göçü sonrasında Avrupa’yı bir düzen içerisinde tutan Byük Roma İmparatorluğu önce ikiye ayrılmış Daha sonra da Batı Roma İmparatorluğu Barbar Kavimler tarafından yıkılmıştı .Roma’nın kurduğu o kusursuz düzenin yerine tam anlamıyla bir kaos almış ve yüzyıllar boyunca bu kaotik ortam devam etmiştir .Avrupa Derebeylik Rejimi ile tanışmış ve toprak ağaları denilen bu Derebeyleri Avrupalı hakları köle olarak Yüzyıllar boyunca kullanmışlardı .Bunun üzerine Katolik kilisesinde yaşanan yozlaşma ve Katolik Kilisesinin Aristo’nun düşüncelerine dayandırdığı Skolastik Dogmatik Felsefe Anlayışı tüm bilimsel gelişmeleri ve duyarlılıkları baskı altına almış 1000 yıl boyunca Avrupa’da neredeyse çok az bir bilimsel ilerleme ve düşünsel gelişme yaşanmıştır .Bilim adamları ve Aydınlar Kilisesi’nin baskısından korkarak özgürce hareket edememişlerdi .

Rönesans Hareketinin Nedenleri

Ancak daha sonraki dönemlerde yaşanan gelişmeler Rönesans hareketinin temellerini oluşturduğu Rönesans hareketinin özünde bilginin yaygınlaşması ve toplumun tüm kesimleri tarafından paylaşılması vardı. Bunu sağlayan en büyük devrim ise matbaanın keşfedilmesi ve ardından kağıdın geliştirilmesiyle. Alman mucit Gutenberg in geliştirdiği matbaa sayesinde kitaplar çok daha hızlı bir şekilde basılmaya .Bu sayede de maliyetler giderek düşmeye başladı .Eskiden sadece zenginlerin satın alabildiği kitapların sayısı oldukça fazlalaşmış. Hatta 1500 yıllarda Avrupa’da yılda 50 milyon kitap basılır hale gelmişti .Tabi bu kitap sayısını çok fazla arttırmıştı tabi bunu sağlayan yegane gelişmelerden bir tanesi de ağaçtan yani selülozdan Kağıt yapılmasaydı. Avrupa’da bolca bulunan ağaçtan Kağıt elde edilmiş ve kağıda yazı yazılması baskı basılması çok daha kolay hale gelmişti .Bu da Avrupa’daki bilgi birikimini fazlasıyla arttırmış insanlarda okuma isteğini ve zevkine yol açmıştı .Okumak artık sadece zenginlere ait bir lüks olmaktan çıkmış sıradan halkında ulaşabileceği bir olanak haline gelmişti. Okuma yazma oranı Avrupa’da hızla yükselmeye başlamıştı çıkarılan gazeteler ve dergiler aracılığıyla da düşünceler bilgiler Avrupa’da bir bölgeden bir bölgeye eskisinden çok daha hızlı bir şekilde yayılmaya başlamış .Bu da Avrupalıların olaylara çok farklı açılardan bakıp çok farklı değerlendirmelerde bulunmalarına olanak sağlamıştır .Bu bilgi birikiminin yaygınlaşması Skolastik felsefenin etkisini ve tabi ki kilisenin baskısını da azaltmaktaydı .Ancak rönesansı doğuran en önemli olaylardan bir tanesi bir zamanlar kilisenin yasakladığı hatta bir çoğunu yaktırdığı antik ilk çağ Latin ve Grek eserlerinin incelenmesi oldu.Bu eserleri incelendiğinde Avrupalılar yaşama, dini hayata çok daha farklı açılardan bakabilme olanağına eriştiler ve İlk çağda Avrupa’da çok daha özgürlükçü bir ortamın ve Düşünsel hayatın olduğunu keşfettiler .Bu da onları yeniden bu özgürlükçü anlayışa yönelmeleri ne olanak sağladı .Rönesansı doğuran en önemli etkenlerden bir tanesi de İslam uygarlığının Avrupa’ya taşınmasıydı .Orta Çağ boyunca Avrupalılar bilimsel ve düşünsel anlamda bir sığlık içerisinde derken İslam dünyası ise tam tersini yapmış özellikle ilk çağ uygarlıklarını bilim adamlarını araştırıp bu dönem ki bilgi birikimini İslam medeniyeti ile sentezleyerek yepyeni ve parlak bir dünya görüşü ortaya koymayı başarmışlardı .İşte Orta Çağ boyunca bir fener gibi dünyayı aydınlatan İslam Uygarlığı Avrupa’ya değişik yollarla taşındı. İbni Sina ,ibn-i rüşd ,Farabi, El Biruni’nin eserleri ilk defa Avrupa’da Haçlı Seferleri aracılığıyla öğrenildi. Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel anlamda da Doğu’nun olanaklarından yararlandılar ve bu bilgi birikimini Avrupa’ya taşıdılar .Bir diğer etken de Müslüman tüccarlardı. Müslüman tüccarlar Avrupa’yla İslam devletleri arasında yaptıkları seferler sırasında bir nevi bilgi alışverişinde sağlamakta ve bir köprü görevi görmekteydiler. Avrupa’da Grekçe unutulmuş bir dildi. Bu yüzden de Eski çağdan kalan Grekçe eserler okunamamaktaydı ve çoğu zamanda mahzenlerde çürümeye terk edilmişti. Halbuki İstanbul’un fethi çok ilginç bir gelişmeye yol açtı. İstanbul’dan kaçan Rum kökenli bilim adamları İtalya’ya giderek burada Grekçe nin öğrenilmesini sağladılar ve Grekçe öğrenen Avrupalılar ellerinde bulunan Antik Yunan eserlerini yeniden ele almaya bunları araştırmaya ve bu kaynaklardan fazlasıyla yararlanmaya başladılar .Ancak Rönesansı doğuran en önemli unsurların başında hiç kuşkusuz para gelmekteydi .Daha önce sanata edebiyata şiire resmi Avrupa’da para ayırabilmek pek mümkün değildi ,insanlar geçimlerini zor sağlamakta ve sadece temel ihtiyaçlarını karşılayabilmektelerdi. Halbuki  Coğrafi Keşifler sonucunda Avrupa’daki para miktarı giderek artmış hem burjuvalar hem de halk kesiminde belli bir zenginlik oluşmuştu .Bu da Avrupa’da zenginleşen kesimlerde sanata edebiyata ve kültüre daha fazla önem verilmesine neden oldu .Özellikle burjuvaların desteği ile İtalya Fransa Almanya ve birçok Avrupa ülkesinde çok önemli bilim adamları sanatçılar ve düşünürler yetişmeye başladı .Burjuvalar bu sanatçıları hem maddi hem manevi hem de siyasi anlamda korumaları altına alarak onların özgürce eserler ortaya koymalarına olanak sağladılar .Mesela Leonardo Da Vinci ünlü Mona Lisa resmini bir tüccara para karşılığı çizmiş ve bu eser hala insanlık tarihinin en önemli sanat eserlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Böylece Avrupa’da dahi sanatçı ve bilim adamlarının oluşturduğu yeni bir nesil ortaya çıkmış oldu .Sorulması gereken sorulardan bir tanesi de Rönesans hareketinin ilk defa nerede doğduğu dur .Rönesans hareketine baktığımızda Avrupa’nın en önemli özellikle de Akdeniz’in en merkezi ülkesi olan İtalya’da başladığını görüyoruz .İtalya’da başlaması aslında bir tesadüf değildi, İtalya Akdeniz’in tam ortasına uzanan bir çizme şeklindeki ülke olup doğu ile batı arasında kuzey ile güney arasında kesişen Yollar üzerinde olan bir ülke konumundadır .Bu da İtalya’nın hem doğudan hem batıdan hem kuzeyden hem güneyden gelen düşünce akımlarına açık Hale getirmekteydi. İtalya’nın bir diğer özelliği de siyasal yapısıyla İtalya’da tam bir merkezi otorite yoktu. Venedik, Ceneviz Napoli ,Floransa gibi şehir devletleri bağımsız olarak hareket ediyor ve birbirleriyle rekabet haline girebiliyorlardı. Bu da bu şehir devletlerindeki sanatçılara düşünürlere ve Bilim adamlarına daha özgür bir ortam yaratılmasına neden olmaktaydı. Böylece İtalya’da felsefe bilim sanat görüşünde çok önemli devrimler ve adımlar atılmaya başlandı .Bunun sonucunda da Hümanizm denilen bir düşünce ortaya çıktı .Özgür düşünceye yönelen insan ve tabiat sevgisinin en yüksek amaç edinen Hümanizm İtalya’dan sonra bütün Avrupa’yı derinden etkiledi .İlk hümanistler dediğimizde Makyavel, Tasso ,Rafael ,Leonardo Da Vinci, Mikelanj ,Bellini Donatello gibi ünlü kişiliklerin sanatçıların ve bilim adamlarının olduğunu görmekteyiz .Yine İtalya’nın ticaret de giderek zenginleşmesi ve İtalya şehir devletlerinin sanat ve sanatçıyı koruyan bir anlayışın oluşması, Katolik dünyasının merkezi olması ve Papa’nın burada yaşıyor olması da İtalya’yı Rönesans’ın göbeğini oturtmuş ve Rönesans İtalya’da mayalandıktan sonra bütün Avrupa’ya yayılmıştır .

Rönesans Hareketinin  Sonuçları

İtalya’da ilk olarak edebiyat ve düşünce alanında kendini gösteren Rönesans hareketinde Leonardo Vinci ,Mikelanj ve Rafael Resim sanatında inanılmaz eserler Ortaya koymuş ve bugüne kadar yapılmış en muhteşem sanat eserlerinden bazılarının insanlığa kazandırmışlardı .Mimaride yine mikelanj ve Bremen Heykel’de ise yine Mikelanj İtalya’da çok önemli eserler ortaya koydu .Bir diğer Avrupa ülkesine baktığımızda yani Fransa’ya geldiğimizde ise Fransa’da Rönesans’ın daha çok mimari de kendini gösterdiğini görüyoruz Lurv Sarayı bunun En önemli sonuçlarından bir tanesiydi. Düşünsel anlamda ise Montaigne Rönesans’ın Fransa’daki etkilerinden birisi olduğunu söyleyebiliriz .İngiltere’ye geldiğimizde edebiyat alanında Shakespeare görmekteyiz. Shakespeare insanlık tarihinin en önemli yazarlarından şairlerinden birisi kabul edilmektedir .Özellikle Romeo Juliet, Hamlet ,Otello gibi eserleri ile Shakespeare İngiltere’de Rönesans’ın en etkili yüzü olmayı başarmış ve günümüze ölümsüz eserler bırakmıştı.r Almanya’ya geldiğimizde Almanya’da Rönesans’ın etkilerinin özellikle din alanında baskın olduğunu anlamaktayız. Erasmus, Louter ,Albert Dürer Almanya’da Düşünsel anlamda Rönesans’ın temellerini atmayı başarmış kişiliklerde .İspanya’da edebiyat alanında Cervantes’in ortaya koyduğu Don Kişot yine bu dönemin en özgün eserlerinden biri kabul edilmektedir .Rönesans ilerledikçe bilim alanında yepyeni gelişmeler yepyeni değişimler yaşandı ve o güne kadar sorgulanmayan birçok bilimsel gerçeklik hayatın ortasında yaşanan elle tutulur gözle görülür unsurlar haline geldi .Kopernik Dünyanın yuvarlak olduğunu ortaya koyduğu teorilerle tam anlamıyla kanıtlamış oldu .Küçük Kan Dolaşımı ilk defa bu dönemde tespit edildi ve Tıp tarihinde bir devrime yol açtı.Ancak Rönesansta birlikte insanoğlunun kazandığı en temel gerçeklik bilimde Deney ve gözlem metodunun kullanılmaya başlanmasıydı. Bu sayede o güne kadar hayat hakkında yaşam hakkında anlaşılamayan Allah’ın koyduğu kurallar ve mucizeler anlaşılmaya başlanmış insanoğlu hayatı yepyeni bir gözde algılamıştır .Rönesans’ın temel sonuçlarına baktığımızda Skolastik felsefe tam anlamıyla yıkıldı ve Katolik kilisesinin din üzerindeki düşünsel hayat üzerindeki bilim dünyası üzerindeki baskısı olabildiğince azaldı .Bunun sayesinde yepyeni bilim adamları ortaya çıkarak Aydınlanma Çağının temellerini attılar ve belki de binlerce yıl süren insanlık yolculuğundaki en önemli buluşların ortaya çıkmasına olanak sağladılar .Bilim Rönesansın gelişmesine ve böylece ilerleyen yıllarda Sanayi İnkılabının ortaya çıkmasına olanak sağladı .Yine Rönesans hareketinin en önemli sonucu hiç kuşkusuz Reform hareketinin doğmasıydı .Rönesans Hareketi ile birlikte dogmatik düşünceler temelden sarsılmış elde edilen yeni bilgiler yeni veriler kiliseye duyulan güveni yerle bir etmişti. Bunun sonucunda da Martin Luther liderliğini de Reform Hareketi doğmuştu .Tıp astronomi gibi bilimler son derece gelişmiş o güne kadar henüz bilinmeyen yeni bilim dalları ortaya çıkmaya başlamıştı. Tüm bu gelişmeler Aydınlanma Çağında temellerini oluşturmuştu. Türk tarihi açısından baktığımızda ise ne yazık ki o dönem Dünya hakimiyeti konusunda süper güç konumunda olan Osmanlı İmparatorluğu Rönesans hareketinin önemini yeterince kavrayamamış ve bu hareketin Avrupa’da yaşattığı dönüşümü takip edememişti. Halbuki ilerleyen yüzyıllarda Avrupalılar Reform ve Aydınlanma Çağına gerçekleştirerek daha sonra Sanayi İnkılabını başarmışlar en başta Osmanlı’ya karşı ve bütün Doğu dünyasına karşı büyük bir üstünlük kazanmışlardı .Halbuki Osmanlı Rönesans hareketini sadece uzaktan seyretmiş ancak sonuçları 17-18 yüzyılda kendisini etkilemeye başladığında Avrupa’da yaşanan bu büyük dönüşümü anlamaya gayret göstermiş ancak ne yazık ki bunu da sağlıklı şekilde analiz edememişti .En son darbeyi vuran Sanayileşme İnkılabı ile birlikte Osmanlı ekonomisi Avrupa ekonomisinin çok gerisinde kalmış Birinci Dünya Savaşı ile birlikte de Avrupalı devletler karşısında kesin bir mağlubiyet alarak tarih sahnesinden çekilmiştir. Bu anlamda Rönesans Hareketi sadece Avrupa’yı etkileyen ve Avrupa’yı dönüştüren bir akım değildir .Bütün dünyayı derinden etkileyen hatta günümüzde de etkileri devam eden çok önemli bir gelişmedir. Eğer Doğu Toplumları kendilerine çeki düzen verebilselerdi ve Rönesans Hareketinde ki ortaya çıkan bilimsel düşünebilme anlayışını aklı kullanabilme olanağını tam olarak hayata geçirebileceklerdi  böylece belki de dünyanın son 500 yıllık serüveni çok farklı bir yönde gelişebilir di.

http://bilelimmi.com/reform-hareketinin-nedenleri-ve-sonuclari/

http://bilelimmi.com/cografi-kesifler-nedenleri-ve-sonuclari/

http://bilelimmi.com/roma-tarihi/

Bu yazı 95 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/