Osmanlı Devletinin Gerilemesinin İç Nedenleri

Paylaş
 

Osmanlı Devletinin Gerilemesinin İç Nedenleri

Osmanlı Devleti çok Özgün koşullarda kurulmuş ve baştan itibaren oldukça disiplinli ve özverili bir şekilde devlet geliştirilmiş. 16. Yüzyılın sonlarına kadar da bu gelişim durmaksızın devam etmişti .16. Yüzyıla gelindiğinde özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı tüm rakipleri karşısında hem askeri hem ekonomik hem de kültürel anlamda ileride idi. Ancak Kanuni Sultan Süleyman döneminin sonlarına doğru Osmanlı devlet sisteminde yavaşlamalar ve bozulmalar görülmeye başlandı .Ancak Kanuni Sultan Süleyman’ın son dönemlerinde Veziri Azam olan Sokullu Mehmet Paşa bu bozulmayı elden geldiğince kontrol altına almaya çalışmış ve Osmanlı’nın yükselişi devam etmişti .Ancak Sokullu Mehmet Paşa 1579 da ölünce var olan zaaflar ve sorunlar hızlı bir şekilde ortaya çıkmış 17 yüzyıl sonuna kadar da Osmanlı Devletinde gelişmeler durmuştu .

İşte Bu döneme duraklama Devri denmektedir .Duraklama Devri Sokullu’nun ölümüyle başlamış ve Karlofça Antlaşması’na kadar 1699 a kadar devam etmiştir .Karlofça Antlaşması’nda ise çok ağır bir yenilgi alan Osmanlı Devleti gerileme devrine girmiştir .Peki bir zamanların süper gücü olan Osmanlı hem askeri hem ekonomik hem de kültürel anlamda rakiplerinin Çok Ötesinde olmasına rağmen neden geriye düştü ve bozulmaların nedeni nelerdi.

Duraklamanın iç nedenlerine baktığımızda Merkezi yönetimde görülen bozulmaların olduğunu görüyoruz .Osmanlı Devleti’nin temel direği padişahtı, padişah ne kadar başarılı ne kadar kararlı ne kadar tutarlı ise devlet de o şekilde kararlı ve güçlü bir şekilde yönetile bilmekte idi. Ancak duraklama ve gerileme dönemlerine baktığımızda eskisi kadar güçlü ve karizmatik padişahların çıkmadığını tam tersine daha zayıf karakterli padişahların iktidara geldiğini görüyoruz. Özellikle bu yüzyıllarda çocuk yaşta Padişahların tahta geçmesi çok yıkıcı sonuçlar doğurmuş çocuk yaşta padişahın başta olmasından yararlanan en başta Saray kadınları ve saraydaki diğer görevliler kendi çıkarları gereği devletin yönetimine müdahale etmişler ve padişahları yanlış yöne sevk etmekten de çekilmemişlerdi .Padişahların böylesine yetersiz kalmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi eskisi gibi Sancak görevine çıkmamaları idi .Eskiden Şehzadeler sancaklara gönderilir ve orada bir devlet yönetirmişçesine sancaklarını tek başlarına yönetir lerdi ve bu tecrübe sayesinde padişah olduklarında da ülke yönetiminde tam anlamıyla bir otorite sağlayabilmek telerdi .Ancak bu aynı zamanda taht kavgalarına ve Devleti parçalanma ile karşı karşıya bırakabiliryordu. Bunun için de yeni bir kural getirildi Birinci Ahmet zamanında getirilen kurala göre en yaşlı ve aklı yerinde olan Şehzade padişah olacaktı, diğer kardeşler ise Kafes Sistemi denilen evde esaret altına alınacak ve yıllar boyunca bu evlerde kalmak durumunda olabilmekte lerdi .Padişah öldüğünde ise kafes sisteminde yıllar boyunca her şeyden uzak olan şehzadelerden bir tanesi devlet başına geçiriyordu .Bu da devlet yönetimi için çok yıkıcı sonuçlar bu olmaktaydı ,en önemli sorunlardan bir tanesi de Devlet hizmetindeki dürüstlük doğruluk çalışkanlık yerine rüşvetin hakim olması dalkavukluğun ortaya çıkması ve Liyakat sahibi olmayan kişilerin rüşvet yoluyla devletin en önemli kademelerine gelmeleri idi .Eyaletlerin başına İltimas ve rüşvet de valiler atanmak da bu valiler ve devlet adamları gittikleri yerde halka baskı uygulayarak haksız kazanç elde etme yoluna gidebilmektelerdi, bu da Osmanlı halkı arasında çok ciddi bir huzursuzluğa ve devlete karşı öfkeye neden olmaktaydı .Daha sonraki yüzyıllarda bu öfke Celali Ayaklanmaları adında patlak vermiş ve Osmanlı Devleti uzun yüzyıllar bu halk ayaklanmaları ile başa çıkmak zorunda kalmıştı. Osmanlı Devleti’nin gerilemesinde ki en önemli sorunların başında tabi ki ekonomi gelmekteydi. Osmanlı Devleti güçlü olduğu dönemde yeni topraklar kazanıyor ve bu topraklar sayesinde sürekli yeni gelir kaynakları elde ediyordu .Halbuki duraklama ve gerileme döneminde artık Osmanlı savaşlardan istediği sonuçları elde edememek deydi .Savaşları kaybeden Osmanlı aynı zamanda Toprak da kaybetmekteydi .Bu da vergilerin azalmasına ganimet gelirlerinden devletin yoksun kalmasına yol açmaktaydı .Tımar sistemi Osmanlı için tam bir Cansuyuydu ,tımar sistemi sayesinde Osmanlı geniş topraklarını hem işletiyor hem de bu topraklardan yüksek miktarda gelir elde ediyordu .Ancak tımar sisteminin bozulması ile Osmanlı ekonomisinde de ciddi bütçe açıkları verilmeye başlandı .Cülus bahşişi her padişahın iktidara gelmesinde daha da artmaktaydı ve bu cülus bahşiş leri ekonomisi için çok yıkıcı sonuçlar doğurmaktaydı. Osmanlı 1600’lü yıllarda baharat ve İpek yolundan çok yüksek miktarlarda gelir elde etmeyi başarmıştı .Özellikle Mısır’ın alınması Baharat Ticaret Yolunun Osmanlı’nın hâkimiyetine geçmesi neden olmuştu .Ancak daha sonra Avrupalıların yaptığı Coğrafi keşifler sonucunda baharat ve İpek ticaret yolları Avrupalıların eline geçmiş bu da Osmanlı ekonomisi için çok olumsuz sonuçlar doğurmuştu. Ekonominin bozulmasının da Saray masraflarının da çok fazla yeri vardı ,özellikle Saray kadınlarının iktidara hakim olması başa geçen padişahların gereksiz ve lüks düşkünlükleri Saray masraflarını katlayarak artmasına yol açtı .En büyük yıkıcılığı ise Avrupa’ya Amerika’dan gelen bol miktarda altın ve gümüş tü. Avrupa’da artan altın ve gümüş Osmanlı parasının değerinin düşmesine yol açtığı Bu da Osmanlı ekonomisini zorladı. Osmanlı eskiden girdiği savaşları çok kısa sürede kazanıp ganimetlerle elde ettiği topraklarla savaş masraflarından çok daha fazlasını hazinesine aktarabiliyordu. Halbuki Duraklama ve Gerileme döneminde yaşanan savaşlar eskisinden çok daha uzun sürmekte ve ne yazık ki Osmanlı Devleti bu savaşların birçoğunu kaybetmekdeydi .Bu da Osmanlı ekonomisi için yine açık verme anlamına geliyordu. Kapitülasyonlar ise bu kötü ekonomik gidişin son halkasını oluşturup Osmanlı açısından tam bir yıkım oldu. Kapitülasyonlar elde eden Avrupalı devletler ve azınlıklar yurt dışından getirdikleri ucuz malları Osmanlı piyasasında uygun fiyatlara satabiliyor ve bu da Osmanlı esnafını ve ekonomisini sarsıyordu. Osmanlı Devleti’nin en güçlü olduğu konuların başında Hiç kuşkusuz Ordusu ve askerlik alanı gelmekteydi .Yüzyıllar boyunca Avrupalı rakiplerine karşı üstünlük sağlayan Osmanlı ordusu özellikle Yeniçeri sisteminin bozulması Ocak Devlet içindir anlayışının yerine Devlet Ocak İçindir anlayışının hakim olması yeniçerilerin her işine gelmeyen gelişme karşısında ayaklanmaları Ordu’daki disiplini yerle bir etmiştir .Dolayısıyla Osmanlı bu durumda girdiği savaşların birçoğunu kaybetmeye başladı ve savaşlar çok uzun sürdüğü için de Osmanlı ekonomisi bundan çok derinden etkilenmek deydi.

 

Osmanlının gerilemesinin ve çökmesindeki en önemli unsurlardan bir tanesi de sosyal alanda yaşanan bozulmalar dı. Osmanlı Devleti çok etnik yapılıydı, farklı din ve mezheplerdeki birçok unsuru bünyesinde barındırıyordu ve Osmanlı toprakları genişledikçe bu büyük coğrafyada birbirinden farklı azınlıkları aynı çatı altında buluşturmak ve düzeni sağlamak giderek zorlaştı merkezden çıkarılan kanunlar çoğu zaman uzak bölgelerde tam anlamıyla uygulanamamaktaydı, atanan valiler ve idareciler eskiden olduğu gibi yeterince adil ve yeterince tutarlı bir şekilde davran mamaları halkın Osmanlı’ya karşı tepki göstermesine yol açtı .Tarım gelirleri giderek azalmış ve ekonomik faaliyetlerin zayıflaması ile birlikte başlayan hoşnutsuzluk bir süre sonra halk ayaklanmalarına yola çıkmıştı bu ayaklanmalara tarihte Celali Ayaklanmaları denir .En son değineceğimiz konu ise eğitim. Osmanlı’yı güçlü kılan en önemli unsurlardan bir tanesi 1500 1600 lü yıllarda çok kaliteli bir eğitim anlayışına sahip olmasıydı .Eskiden ulema şeriat kurallarının kurucusu olarak üzerlerine düşen görevleri tam anlamıyla yerine getirir gerektiğinde şeriat kurallarının uygulanması adına padişaha bile karşı çıkabilirler di .Ancak ulema bu çok geniş yetkilerini bir süre sonra kendi çıkarları için kullanmaya başladılar ve eğitimi bir gelir kapısı olarak gördüler .Hatta ve hatta çıkarlarına ters düşen devlet adamlarına padişahlara karşı yeniçerilerle işbirliği yapmaktan da çekinmediler ,medreselerde Eskiden sadece dini bilimler değil aynı zamanda pozitif bilimler de üretilmekteydi ancak daha sonraki dönemlerde sadece dini bilimlerin öğretilmesi yeterli görüldü .Halbuki Avrupa bu dönemde matematikte astronomide aklımıza gelebilecek tüm bilim alanlarında bir çığır açmış ve Aydınlanma Çağı sonucunda kurulan üniversitelerde okullarda geleceğin dünyasını inşa edecek bilgi birikimini üretmeyi başarmışlardı . Osmanlı eğitim anlayışı Avrupalı rakiplerinin çok gerisinde kalmış bu da Osmanlı’nın hem Düşünsel hem kültürel hem ekonomik hem de askeri anlamda gerilemesine neden olmuştur. Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti’nin gerilemesinde sadece tek bir unsur söz konusu değildir .Osmanlı Devleti’nin gerilemesi nedenleri oldukça fazladır ve Osmanlı Devleti’nin neden gerilediğini anlayabilmek için hala çok yoğun şekilde çalışmalar devam etmekte ve yeni analizlerle bu durum ortaya koymaktadır.

Bu yazı 52 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/