OSMANLI DEVLETİ’NDE ENDÜSTRİYEL ÜRETİME GEÇİŞ

Paylaş
 

OSMANLI DEVLETİ’NDE ENDÜSTRİYEL ÜRETİME GEÇİŞ

İÇİNDEKİLER
Osmanlı Devleti’nde Sanayiyi Güçlendirmeye Yönelik Tedbirler
Şirketleşme Hareketleri
Sergi-i Umumi-i Osmanî’nin Açılması
Islah-ı Sanayi Komisyonu’nun Kurulması
Demir Yolu Projelerinin Hayata Geçirilmesi
Sanayi Mekteplerinin Açılması
Esnaf Şirketlerinin Kurulması
1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması
Sömürgecilikten Emperyalizme

OSMANLI DEVLETİ’NDE ENDÜSTRİYEL ÜRETİME GEÇİŞ

  • Osmanlı Devleti’nde klasik çağdan itibaren en yaygın ekonomik faaliyet ziraattı.
  • Bu faaliyetin temelinde tımar sistemi bulunmaktaydı.
  • ve XVIII. yüzyılda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler sonucunda tımar sistemi önemini kaybetti.
  • Bu sistem öncelikli olarak yereldeki ihtiyaçları giderdiği için merkeze (hazineye) istenilen düzeyde katkı sağlamıyordu. 
  • Bu durum Osmanlı Devleti’nde sermaye birikiminin oluşmasını engelledi. 
  • Avrupa’da ise ileri düzeyde bir sermaye birikimi olduğundan sanayileşmede sermaye sorunu yaşanmadı. 
  • Osmanlı Devleti’nde sanayi üretimi devlet kontrolündeki loncalar aracılığıyla yürütülmekteydi.
  • yüzyıl ile birlikte Avrupa’da meydana gelen teknik ve ekonomik gelişmeler sonucunda yeni bir düzen ortaya çıktı.
  • Bir sonraki yüzyılda, başta İngiltere olmak üzere seri üretime geçen Avrupa devletleri diğer ülke pazarlarını denetim altına aldı.
  • Selim ve II. Mahmut dönemlerinde sanayileşme teşebbüslerinin özünde devlet ve toplum hayatında özellikle askerî alanda başlatılan yenileşme (Nizam-ı Cedit) hareketi ön plandaydı.
  • 1830’a kadar gerçekleşen bu hamlelerle birlikte kâğıt, çuha, deri, kundura ve iplik fabrikaları
  • Bu dönemde 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması’yla birlikte Avrupa’nın ucuz ve kaliteli malları Osmanlı pazarlarına girdi. 
    Bundan dolayı iç pazarda yerli mallar, Avrupa malları ile rekabet edemez hâle geldi.Bu durum Osmanlı yerli sanayisinin zayıflamasına neden oldu.
  • Osmanlı Devletinde, 1840-1860 arası dönemde devletçilik politikası öne çıktı. Bu politika doğrultusunda Batı tarzında fabrikalar ve imalathaneler kurdu. Diğer yandan mevcut fabrikaların modernize edilmesi yoluna gitti.
  • Devletin amacı, bu teşebbüsler ile Avrupa devletlerinin Osmanlı pazarlarını ele geçirmesini önlemekti.
  • Osmanlı Devleti’nde Sanayiyi Güçlendirmeye Yönelik Tedbirler
  • Şirketleşme Hareketleri
  • Küçük ölçekli esnafların üretim tarzı ile Sanayi Devrimi’nin yakalanamayacağını ve bu yolla daha fazla ekonomik gelişmenin sağlanamayacağını anlayan yöneticiler, Tanzimat’tan hemen sonra şirketleşme yolunda önemli hukuki düzenlemeler yaptılar. Bu doğrultuda Ticaret Bakanlığı ve ticaret mahkemeleri kuruldu ve Ticaret Kanunu hazırlandı.
  • 1850’de ilk adım olarak Boğaziçi vapur seferlerini yürütmek üzere Cevdet Paşa ile Fuat Paşa’nın öncülüğünde önce Şirket-i Hayriye, ardından da yerli ve yabancı pek çok şirket kuruldu.
  • 1849’dan 1910’a kadar toplam 95 şirket kuruldu. Bu şirketlerden 31’i maden, kamu hizmetleri ve sanayi; 28’i ulaştırma; 17’si bankacılık ve sigortacılık; 12’si de ticaret alanlarında faaliyet gösteriyordu

Sergi-i Umumi-i Osmanî’nin Açılması

  • Yurt içinde ve yurt dışında Osmanlı Devleti’nin tarım ve sanayi ürünlerinin tanıtımı amacıyla ulusal ve uluslar arası sergiler düzenlendi. Dokuma başta olmak üzere halı ve kilim gibi diğer geleneksel Osmanlı tekstil ve deri ürünleri, silah sanayisine dayalı ürünler, maden, kuyumculuk, çeşitli tarım ve orman ürünleri
  • 1863’te İstanbul Sultanahmet’te tarım ve sanayi ürünlerinin tanıtıldığı ilk sergi açıldı. Bu tarihten itibaren çeşitli ürünlerin tanıtıldığı bir dizi sergi düzenlendi.

Islah-ı Sanayi Komisyonu’nun Kurulması

  • Tanzimat’la birlikte Ahilik, lonca ve gedik gibi geleneksel müesseseler işlevsel olmaktan çıkınca Tanzimat Dönemi’nde Islah-ı Sanayi Komisyonu kuruldu.
  • 1864’te kurulan bu komisyon,bugünkü ticaret ve sanayi odalarının ilk şekliydi. Komisyonun görevleri şunlardı: %5 olan gümrük vergisini attırmak, sergiler açarak sanayiyi teşvik etmek, esnaf şirketleri oluşturmak ve sanayi okulları açmaktı.
  • Demir Yolu Projelerinin Hayata Geçirilmesi
  • Sanayi İnkılabı kaçınılmaz olarak deniz yolu ve demir yolu ağlarının gelişimini hızlandırdı. Sanayi İnkılabı ile birlikte ham madde ve imal edilmiş ürünlerin ucuz yoldan sevkiyatı için demir yolları inşa edildi.
  • 1856’da Anadolu’da ilk demir yolu hattı İzmir-Aydın ve İzmir-Turgutlu (Manisa) arasında açıldı.
  • 1900-1908 yılları arasında Şam-Medine arasında inşa edilen Hicaz Demir Yolu en önemli demir yollarından birisidir.
  • Sanayi Mekteplerinin Açılması
  • Sanayi kuruluşlarına nitelikli işçi yetiştirmek üzere 1864’ten itibaren İstanbul ve diğer bölgelerde erkekler ve kızlar için ayrı ayrı pek çok sanayi mektebi kuruldu. Mithat Paşa’nın Tuna valiliği döneminde Niş’te bu mekteplerin kurulmasına yönelik ilk adım atıldı.
  • Sanayi mektebi projesi, Osmanlı devlet adamlarının sanayi devrimini ciddiye aldıklarını gösteren en önemli  kanıtlardan biriydi. Bunu sırasıyla İstanbul’da, Anadolu’da, Balkanlar’da, Şam, Bağdat ve Kuzey Afrika’da açılan mektepler takip etti.
  • Esnaf Şirketlerinin Kurulması
  • Sanayi komisyonunun Batı sermayesi karşısında rekabet gücünü arttırmak amacıyla esnaf şirketleri kuruldu.
  • Dağınık vaziyette faaliyet gösteren esnafı bir araya getirmek suretiyle daha büyük ölçekli esnaf şirketlerinin kurulmasını sağlamak amaçlanmıştı.
  • Bu proje kapsamında Simkeşler Şirketi, Debbağlar Şirketi, Saraçlar Şirketi, Kumaşçılar Şirketi, Dökümcüler Şirketi ve Demirciler Şirketi gibi birçok şirket açıldı.
  • XVIII ve XIX. yüzyıllarda Osmanlı Devleti endüstriyel üretime geçişte birtakım zorluklarla karşılaştı. Bunlar;
  • Rusya ve Avusturya ile yapılan uzun süreli savaşların getirdiği mali sıkıntılar,
  • III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde başlatılan ıslahatlara ulemanın ve Yeniçeri Ocağının karşı çıkması ,
  • Devlet sınırları içerisinde meydana gelen isyanlar (Balkanlar, Anadolu ve Mısır isyanları),
  • Şark Meselesi kapsamında Avrupalı devletlerinin Osmanlı Devleti’ni parçalama teşebbüsleri,
  • Bu dönemde Batı Avrupa, askerî ve ekonomik alanlarda büyük bir sıçrama yapmıştı.
  • yüzyılda devlet sermayesi ve teşebbüsüyle birçok imalathane, atölye ve fabrika kuruldu. Bunların bir kısmı devlet tarafından diğer bir kısmı ise özel sektör tarafından işletildi
  • Osmanlı Devleti’nde Sanayi İnkılabı’nın

önemi kavranmış ve İngiltere sanayileşmede model alınmıştı.

  • Bu doğrultuda İstanbul’un Avrupa yakasında Marmara sahilindeki Yedikule’den başlayarak Zeytinburnu, Bakırköy, Yeşilköy ve Küçükçekmece’ye kadar geniş bir alana yayılan sanayi parkları veya kompleksleri kuruldu. Bu alanlarda pamuklu ve yünlü dokuma başta olmak üzere birçok sektöre ait sanayi kuruluşları açıldı
  • 1840’lara kadar sanayileşme hamleleri hızlanarak devam etti. Özel sektöre, fabrikaların açılması için devlet tarafından teşvikler uygulanıp idari kolaylıklar sağlandı ancak bilgi ve tecrübe yetersizliği, kötü işletmecilik ve Avrupa mallarıyla rekabetin yakalanamaması gibi nedenlerden dolayı devlet yatırımlı fabrikaların bir kısmı kapandı.
  • 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması
  • Napolyon Savaşları sonrasında Osmanlı Devleti’nin dış ticaret hacmi genişlemişti.
  • Osmanlı ekonomisi zirai ürünler ihraç eden, buna karşılık mamul mallar ve belirli gıda maddeleri ithal eden bir ekonomi durumuna geldi.
  • Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı sırasında Rus tehlikesine karşı Osmanlı Devleti, İngiltere’den yardım almak için 16 Ağustos 1838’de Osmanlı İngilizlerle Balta Limanı Ticaret Antlaşması imzaladı.
  • 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması’na göre
  • Tekel sistemi kaldırıldı. İngilizlere diledikleri miktarda ham maddeyi satın alma imkânı verildi.
  • İç ticarete Osmanlı vatandaşlarının yanı sıra İngilizlerin de katılması öngörüldü.
  • İngilizlerle olan transit ticaretten alınan vergi kaldırıldı.
  • İngiliz vatandaşları, Osmanlı ürünlerini, Osmanlı tebaasından tacirlerle aynı vergi koşulları altında satın alma hakkına sahip oldular.
  • Bu antlaşma hükümlerinin Osmanlı Devleti’nin bütününde (Mısır dâhil) geçerli olacağı kabul edildi.
  • 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması’yla Birlikte
  • Osmanlı pazarları büyük oranda yabancıların denetimine geçti.
  • Avrupa ile rekabet edemeyen Osmanlı esnafı yavaş yavaş faaliyetlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı.
  • Osmanlı ham maddeleri daha fazla ücret teklif eden Avrupalı tüccarlara satıldığından bu ham maddelerin fiyatlarında büyük artışlar gözlendi. Bu yüzden esnaf ham madde bulmakta sıkıntı çekti hatta bazı ham maddeleri hiç tedarik edemedi.
  • 1850’de yapılan değişiklik ile gümrük gelirlerinin düşmesinden ve Kırım Savaşı’nın getirdiği maliyetten dolayı devlet iç ve dış borçlanmaya
  • Sömürgecilikten Emperyalizme
  • Sömürgecilik, kolonicilik, kolonyalizm veya müstemlekecilik, bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları siyasal ve ekonomik egemenliği altına almasıdır.
  • Emperyalizm ise bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal, ekonomik ve aynı zamanda kültürel egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesidir.
  • Batılı emperyalist güçler, Sanayi İnkılabı ile birlikte sömürgecilik ve emperyalizm anlayışıyla başta Afrika ve Asya Kıtaları olmak üzere dünyanın birçok bölgesini kendi çıkarları doğrultusunda sömürgeleştirdiler.
  • Osmanlı toprakları haricindeki dünya, XVI. yüzyılın ortalarından itibaren Batı’nın kolonileri hâline geldi. Hollanda, İngiltere, Portekiz, İspanya ve Fransa gibi ülkeler kolonileştirme hareketinin öncüleriydi.
  • İngiltere, Amerika’nın yanı sıra Hindistan’ı da sömürgeleştirmek için 1599’da Doğu Hindistan Kumpanyasını kurarak İngiliz sömürgeciliğinin küresel boyutta ilk örneğini ortaya koydu.

Sömürge toplumları işlenmiş olan sanayi ürünlerinin pazarı hâline getirildi. Sömürgeci güçler, millî çıkarlarını korumak için köle ticaretine yönelerek sömürgelerindeki insanları asimile ettiler.

Asimilasyon

Farklı etnik kökene sahip toplumların farklı kültür birikimlerini (din, dil, gelenek, alışkanlık,

vb.) ve aidiyet duygularını, egemen kültür ve kimlik dokusu içinde eritip yok etmektir.

Asimilasyonun farklı yöntem ve aşamaları vardır. En çok kullanılan yöntemlerin başında,

demografik değişim gelir. Bu yöntemle yok edilmesi hedeflenen toplum, başka yerleşim

bölgelerine, azınlıkta kalacak şekilde dağıtılır. Bu yöntemin yanı sıra bu toplumun arasına

çoğunluğu teşkil edecek şekilde farklı kültürel yapıya sahip bir nüfus da yerleştirilebilir.

Amerika’nın keşfinden sonra buradaki arazilerde ziraata başlayan emperyalist devletler, yerli halkları çalıştırmaya kalktılarsa da ziraata alışık olmayan bu insanlardan bekledikleri randımanı

alamadılar. Bunun üzerine Afrika’ya yönelip milyonlarca siyah insanı köleleştirilerek gemilerle Amerika’ya taşıdılar.

Özellikle XVII ve XVIII. yüzyıllarda en az 33 milyon Afrikalı, Batı’ya gönderildi. Bu göç, dünya tarihindeki en büyük ve en vahşi göç uygulamasıydı. Avrupalılar bir taraftan Aztek, Maya ve İnka medeniyetlerini yağmalarken diğer taraftan bu bölgelerdeki işlenmiş altın ve gümüş madenlerini Avrupa’ya transfer ettiler.

 

Bu yazı 94 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/