Osmanlı Devlet Yönetimi

Paylaş
 

Osmanlı Devleti kurulduğu ilk zamanlarda klasik Türk devletlerindeki hakimiyet anlayışının benimsemiş ve bunun sonucunda da kut anlayışı gereği devlet hanedanın ortak malı sayılmıştır .

osmanli-devleti-yonetim-anlayisi-bilelimmi.com

Bu anlayış gereği  padişah hayatını kaybettiğinde hanedan üyelerindenlerinden bir tanesi ancak erkek olanlardan bir tanesinin tahta geçme hakkına sahipti. Bu da ister istemez Osmanlı Devleti’nde taht  mücadelelerine yol açıyordu .

Osmanlıda Taht Mücadeleleri-bilelimmi.com

Bunun önüne geçebilmek için Birinci Murat bir sınırlama getirdi bundan sonra sadece padişahlık ve ülke hükümdar ve oğullarının malı  sayıldı .Ancak bu da taht kavgalarının önüne geçemedi ama yine de hükümdarlık iddiasında bulunan hanedan üyelerinin sayısı azalmış oldu bu da Osmanlı’nın merkezi gücünün artmasına devletin giderek bir imparatorluğa dönüşmesine yol açtı .İlk dönemler oldukça başarılı padişahların devlet yönetiminde yer aldığını görüyoruz bunun en önemli nedeni Sancağa Çıkma uygulamasıydı. Hakimiyet anlayışına göre padişahtan sonra tahta geçme hakkına sahip olan Şehzadeler Osmanlı’nın belirlenen şehirlerine yönetici olarak atanır Şehzadelerin yanında Lala adı verilen öğretmenler verilirdi.Bu son derece becerikli ve donanımlı lalalar padişahın çocuklarına devlet yönetiminden sosyal ilişkilere kadar ekonomiden askeri alana kadar her anlamda bir Devleti nasıl yöneteceklerini dair bilgi birikimlerini aktarırlar bunun sonucunda da padişah öldüğünde arkasında devlet yönetebilme kapasitesine sahip Şehzadeler hazır beklenmiş olurdu. Rumeli topraklarında sancağa çıkılmaz dı Sancağa çıkma uygulaması  Anadolu topraklarında Konya ,Manisa ,Kütahya, Amasya, Trabzon ,Sivas gibi şehirlerde gerçekleşirdi .Merkeze en yakın yere atanan Şehzade’nin padişahın varisi olma ihtimali de yüksekti. Bazen bu bile Şehzadeler arasında rekabete yol açmaktaydı.

 

Sancağa gönderilen şehzadelerden en büyüğünün padişah öldüğünde tahta geçme geleneği devam ediyordu ,ancak diğer Şehzadelerin de tahta çıkma hakkı sabit bir şekilde korunuyordu işte bu da bir anda üç dört tane Şehzade’nin birbirleriyle savaşmaları ne ve devletin parçalanma riskinin ortaya çıkması anlamına geliyordu .Bunu engellemek için Fatih Sultan Mehmet Kanunname-i Ali Osman adı verdiği Fermanı yayınladı ve tarihte çok tartışılan kardeş katlini vacip olduğu kanunlaşmış oldu .Bu tarihten itibaren başa geçen padişahlar diğer kardeşlerini isterse kundakta bile olsa öldürtebiliyorlardı .Bu çok acımasız yöntem birinci Ahmet döneminde yasaklanmış ve en büyük ,aklı yerinde olan Şehzade’nin tahta geçme hakkı  olduğu belirlenmişti .Sancağa çıkma yasaklanmış kafes sistemine geçilmiştir .Kafes sisteminde Şehzadeler bir eve kapatmakta ve bu evde hiç kimseyle görüştürülmemekteydiler. Bazen yıllar boyunca eşleriyle yaşamaktaydılar .Padişah öldüğünde sancakta bekleyen aklı yerinde en büyük Şehzade tahta davet edilirdi ancak yıllar boyunca öldürülme korkusuyla bir evde yaşamış Şehzadeler çoğu zaman kişilik gelişimleri sorunlu ve devlete hâkim olamayan padişahları dönüşebiliyorlardı .Bu boşluğu Saray kadınları ve Saray ağaları dolduruyor Bu da Osmanlı için tam bir felaket anlamına geliyordu. Daha sonraki yüzyıllarda ilk anayasa kabuledilmiş ve Osmanlı Devlet anlayısında büyük bir dönüşüm yaşanmıştır.

Bu yazı 759 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/