Osmanlı da İstanbul Ayaklanmaları

Paylaş
 

Osmanlı da İstanbul Ayaklanmaları

İstanbul ayaklanmaları nedir?İstanbul ayaklanmalarının sebepleri nelerdir?İstanbul ayaklanmalarının sonuçları neler olmuştur sorularına cevap aradığımız yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz.İstanbul ayaklanmaları Osmanlı Tarihinde çok özel bir yere sahiptir.İstanbul ayaklanmaları ne yazıkki Osmanlı Devletinin duraklamasında gerilemesinde ve çökmesinde çok etkili olmuş bu ayaklanmalar veya yeni bir ayaklanma çıkma ihtimali Osmanlı Devlet mekanizmasını ve en başta devletin başı olan Osmanlı Padişahlarının elini kolunu bağlamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu tarihin gördüğü en uzun ömürlü imparatorluklardan birisidir e Türklerin kurduğu en muhteşem devletlerin başında gelir .Osmanlı İmparatorluğu 600 yıl boyunca bölgesine hakim olmuş ve üç kıtaya yayılan topraklarını uzun yüzyıllar mükemmel şekilde Yönetmeyi başarmıştı .Ancak Kanuni Sultan Süleyman Döneminden itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nda bozulmalar görülmeye başlanmış ve bu bozulmalar giderek toplumsal ayaklanmalara ve tepkilere neden olmuştu .Osmanlı İmparatorluğu bu gerginlikleri azaltmak ve devlet işleyişinde yaşanan sorunları ortadan kaldırmak için birçok yenilik hareketi yapmasına rağmen ne yazık ki kötü gidişatı çoğu zaman durdurmayı başaramadı.

İşte bu kötü gidişatta  Osmanlıyı en çok korkutan olayların başında İstanbul’da yaşanan ayaklanmalar gelmekteydi. İstanbul’da yaşanan ayaklanmalar devlet için çok yıkıcı olmakta hatta bazen padişahlar ve onlarca devlet adamı bu ayaklanmalar sırasında hayatlarını kaybeden bilmekteydi. Osmanlı yaşadığı bu sarsıntıları hem içeride hem de dışarıda zayıflamasına yol açmaktaydı. Peki İstanbul ayaklanmaları nedir ve İstanbul ayaklanmalarının sebepleri nelerdir… İstanbul ayaklanmaları dediğimizde Kapıkulu askerlerinin yani yeniçeriler ve sipahilerin çıkardığı ayaklanmalar anlaşılmaktadır Ancak bu ayaklanmalardan sadece Kapıkulu askerleri sorumlu değildir aynı zamanda var olan sistemden veya padişahtan veya O anki konumdan rahatsız olan ilmiye sınıfı medrese talebeleri ve halkında ayaklanmalara katıldığını ve böylece bu ayaklanmaların bir çığ gibi büyüdüğünü ve Osmanlı için çok önemli sonuçlar doğurduğunu görmekteyiz. İstanbul ayaklanmalarının bir numaralı Sorumlusu olan Yeniçeriler ne zaman ki hükümet idaresinde bir boşluk görseler padişahın otoritesini de bir zayıflama görseler bunu kendi çıkarları için kullanmaktan çekinmediler .Bazen cülus bahşişi bahane edildi bazen devletin kendilerinden istediği askeri eğitimlere katılmamak devlet olanaklarından daha fazla yararlanmak Yeniçeri ağlarının ve özellikle son yıllarda giderek hakim olan Saray kadınlarının kendi çıkarları için Kapıkulu askerlerine kullanmaları bu ayaklanmaların doğmasında yol açtı .İstanbul ayaklanmalarının altındaki en temel neden Kapıkulu sisteminin bozulmasıydı. Bilindiği gibi Kapıkulu sistemi devşirme usulüyle çalışmaktaydı ve ilk yüzyıllar sadece devşirme sisteminden gelen Hristiyan kökenli gençler Yeniçeri ocaklarına alınırdı .Ancak daha sonra bu kuraldan vazgeçildi ve Yeniçeri olma özelliği taşımayan kişilerde Yeniçeri ocağına kabul edildi .Buda Kapıkulu askerlik sisteminin temelden sarsılmasına ve liyakatsız i.şini iyi yapmayan çoğu zaman görevlerinden kaçan sorumsuz bir asgari güruhun oluşmasına yol açtı .Kapıkulu askerlerinin ayaklanmalarının altındaki en önemli nedenlerden bir tanesi de maaşlarının yetersiz geldiğini iddia etmeleri ve ulufelerin vaktinde ödenmemesi de etkili olmuştur .Yeniçerilerin en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi cülus bahşişi idi, cülus bahşişi her padişahın başa geçtiğinde yeniçerilere dağıttığı Bir nevi ikramiyeydi .Yeniçeriler Bu yüzden sık sık padişah değişiminden yana tavır takınmak da vardı neredeyse cülus bahşişi alabilmek için padişahları tahttan indirip yerine işine gelen şehzadeyi yerleştirmeye çalışmaktalardı .En önemli sebeplerden bir tanesi de devlet adamlarının arasındaki rekabetin  özellikle vezirler Paşaların arasındaki rekabet yeniçerilere yansıyordu .Rekabette bir adım öne geçmek isteyen Paşa veya vezirler yeniçerileri istedikleri yönde kışkırtıp ayaklanmaya neden olabilmekteydi . Yeniçeriler devlet işlerinin hatta Savaş kararlarının bile kendi çıkarlarına göre verilmesinden yana tavır takınıyorlar, başa geçen padişah eğer yeniçerilerin çıkarları doğrultusunda hareket etmiyor onları fazla zorluyorsa bu otomatikman yeniçerilerde tepkiye yol açıyor ve fırsatını buldukları ilk anda ise başta bulunan padişahı veya devlet adamlarına karşı ayaklanmalar çekinmiyorlardı. İstanbul ayaklanmaları Osmanlı tarihinin en yıkıcı sahnelerine yol açmış Genç Osman 3 Selim gibi çok değerli padişahların ve binlerce Devlet adamının acımasızca öldürülmesine neden olmuş devletin Ordu üzerindeki hakimiyeti giderek azaltmış ve Eskiden Ocak Devlet için vardır anlayışı yerini devlet ocak için vardır anlayışına bırakmıştı. Osmanlı devlet adamları İstanbul ayaklanmalarının önüne geçebilmek için çoğu zaman yeniçerilerin istekleri doğrultusunda hareket etmiş ve devletin çıkarlarını geri planda tutmak zorunda kalmışlardı .En son 3 Selime öldüren Yeniçeriler başa geçen İkinci Mahmut a karşıda hasmane tavır takılmaktan çekinmemişler ve onu baskı altına almaya çalışmışlardır .Ancak başına gelebilecekleri iyi anlayan İkinci Mahmut her türlü riski göze alarak halkı yeniçerilere karşı ayaklanmaya davet etmiş ve bunun sonucunda 1826’da Vaka-i Hayriye denilen olay yaşanmış ve böylece yeniçeriler halkın da desteğiyle ortadan kaldırılmıştı .Yeniçerilerin ortadan kaldırılması İstanbul ayaklanmalarının son bulması anlamına geliyordu ,aynı zamanda devlet ilk defa Avrupa tarzında modern bir Ordu kurma şansını da bu sayede elde etmiş Asakiri Mansure-i Muhammediye adlı Milli Ordu kurulmuştur.

http://bilelimmi.com/osmanlida-enderun-egitimi/

http://bilelimmi.com/kabakci-mustafa-ayaklanmasi/

http://bilelimmi.com/celali-ayaklanmalari/

Bu yazı 46 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/