MİCHAEL  FARADAY KİMDİR

Paylaş
 

 MİCHAEL  FARADAY KİMDİR ?(1791 – 1867)

Michael Faraday, DİNAMO’nun bulunmasıyla ve ELEKTROLİZ yasalarının kurulmasıyla (çözeltilerin elektrikle ayrıştırılması) sonuçlanan bir dizi ELEKT­RİK deneyiyle tanınır. Bir demircinin oğlu olan Faraday, 22 Kasım 1791’ de Surrey’de (İngiltere) doğdu. 1812’de Sir Humphry DAVY’nin verdiği konferanslara katıldıktan sonra, bilime karşı ilgi duymaya başladı. Bir ciltçi dükkanın­da çıraklık ederken, bir iş isteme mektubuyla birlikte, Davy’ye ders notlarını yolladı. 1813’te Davy’nin asis­tanı olarak Krallık Enstitüsü’nde çalışmaya başladı. O yılın sonlarına doğru, Davy ile bir Avrupa turuna çıktı. Krallık Enstitüsü’ne geri döndüğünde çok ça­lışmak zorunda kaldı; çünkü ekonomik bunalıma sü­rüklenen Enstitü’nün o zamanki tek gelir kaynağı, Faraday’dı. Bu süre içinde cam ve çelik üstüne pek çok çalışma yürüttü ve Davy için, karbon klorürlerini araştıran çeşitli kimyasal çözümlemeler yaptı (bun­lar 1825’te benzenin bulunmasıyla sonuçlandı).

Davy Enstltü’den ayrılmıştı, ama Faraday, araş­tırmalarını Davy adına yürüttü. 1823’te Faraday, gaz­ların basınç altında sıvılaşabileceklerini kanıtladığın­da, bu başarının onuru Davy’nin oldu. Daha sonra Davy, Faraday’ın Krallık Akademisi’ne üye olmasına karşı çıktığından araları bozuldu.

Evlendiği yıl (1821), bilimsel bir yayınevi, Fara- day’dan yeni elektrik olayları konusunda makaleler yazmasını istedi. O dönemde açıklaması yapılamayan birçok buluş ortaya çıkmaktaydı. Sözgelimi OERSTED, bir telden geçen akımın pusula iğnesini etkilediğini saptamıştı. Faraday, mıknatısın, elektrik geçen teli bir yöne doğru itebileceğini düşündü ve bunu kanıtla­mak için bir deney yaptı. Bir mıknatısın üstüne, için­den akım geçen bir tel sallandırdı; devre kapandı­ğında tel, mıknatısın çevresinde daireler çizmeye baş­ladı. Bu deney, Faraday’ın hem Avrupa’da büyük üne kavuşmasına, hem de büyücülükle suçlanmasına yolaçtı.1831’de Krallık Enstitüsü’nün ekonomik koşul­ları düzelince, Faraday, araştırmalarını yeniden yo­ğunlaştırdı. Aynı yıl, elektromagnetik indükleme ola­yını kanıtlayan ünlü deneyini yaptı. Demir halkanın bir yanına sarılmış olan bobinden akım geçirildiğinde, halkanın öteki yanına sarılı bobinde bir akım indükleniyordu. Faraday bu olayı, birinci bobinde ortaya çıkan «magnetik dalganın, ikinci bobini, içinden akım geçecek biçimde etkilemesiyle açıkladı. Magnetik dal­ganın sürekli üretilmesi, magnetik alan içinde bir iletkenin (bir bakır disk) döndürülmesiyle sağlanabi­lirdi: Bununla Faraday, ilk dinamoyu yapmış olu­yordu.Dinamonun bulunuşunu izleyen birkaç yıl içinde Faraday, çözeltilerden akım geçirerek, nasıl üretilir­lerse üretilsinler bütün elektrik türlerinin aynı yapı­da olduğunu gösterdi. Böylece, bir çözelti içindeki çö­zülme miktarının, geçen akım miktarına bağlı oldu­ğunu belirten elektroliz yasalarını geliştirdi.

1839’da Faraday rahatsızlandı; çeşitli ülkelerdeki tedavisi dört yıl kadar sürdü. Bu hastalık sonucu or­taya çıkan bellek zayıflığı, günden “güne arttı. Çalış­malarına yeniden başladığında, magnetik alanın me­tal olmayan maddeler üstündeki etkisini araştırdı. Bunlar birbirlerini zayıf bir biçimde ya itiyor ya da çekiyorlardı. Faraday böylece, paramagnetik ve diyamagnetik terimlerini ortaya attı. Başka işlerle uğ­raşmaya başlaması sonucu, bilimsel araştırmaları azaldı. 1853’te doğa dışı güçlerin neden olduğu ileri sürülen ruh çağırma olayını inceledi. Bundan iki yıl sonra, The Times gazetesine, Thames ırmağındaki kir­lenmeyle ilgili bir mektup gönderdi. 70 yaşında (1861) Krallık Enstitüsü’nden istifa etti ve Kraliçe Victoria’nın hediyesi olan Hampton Court’taki evine yerleşti. Artık sağlığı iyice bozul­muştu ve sürekli bakıma gereksinimi vardı. 25 Ağus­tos 1867’de öldü.

Faraday, çalışmalarında, ancak az sayıda örne­ğine raslanacak bir yetenekle, kuram ve deneyi bir­leştirmeyi başarmıştır. Oysa genellikle, gerekli araç ve aygıtlar için yeterli parası olmazdı. Üstelik hiç ma­tematik bilmezdi. Buluşlarından birçoğu, ancak ölü­münden yıllar sonra uygulamaya aktarılmıştır. En önemli başarılarından biri, XIX. yüzyıl biliminin çe­kirdeğini oluşturan elektromagnetizma konusundaki araştırmalardır. Bundan yararlanarak daha sonra Ja­mes MAXWELL, alan kuramını (Bk. ALAN VE KUV­VETLER) geliştirmiştir.

Bu yazı 81 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/