Mareşal Fevzi Çakmak

Paylaş
 

Mareşal Fevzi Çakmak

Mareşal Fevzi Çakmak Paşa, 1876 yı­lında, Tophane kâtiplerinden Ali Sırrı Efendi ile Hasene Hanım’ın oğlu olarak İstanbul’un Cihangir semtinde dünya­ya geldi. İlköğrenimini Rumelikavağı Mahalle Mcktebi’nde başlayan Fev­zi Paşa, sırasıyla Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ve Kuleli Askeri İdadisi’nde öğrenim gördü. 1896’da Harbiye Mektebi’ni, 1898 yılında ise yüzbaşı olarak Erkân-ı Harbiye Mektebi’ni bitirdikten sonra kurmay yüzbaşı rütbesiyle ordu­ya katıldı.

1899’da merkezi Kosova vilayetine bağlı Metroviçe’de bulunan 18. Nizamiye Fır­kası Erkân-ı Harp Reisliği’ne tayin edil­di. Daha sonra sırasıyla kolağası (1901). binbaşı (1902) ve miralay (1907) rütbe­si aldı. Bu sırada Osmanlı ordusunda­ki rütbelerin yeniden düzenlenmesine yönelik kanun gereğince (1909) rütbe­si tekrar binbaşılığa indirildi; fakat bir sonraki yıl tekrar yarbaylığa yükseltil­di. 1908’de Meşrutiyetin ilanının ardın­dan iktidara gelen İttihatçılar tarafın­dan Metroviçe şubesinin gizli yönetim kuruluna seçildi: fakat askerlik mesle­ği ağır bastı ve politikadan uzak durdu. Bu sırada çıkan Balkan Savaşı’nda Yakova’daki 21. Tümen’in kumandan ve­killiğiyle görevlendirilen Fevzi Paşa, bundan sonra 29 Eylül 1912 de Vardar Ordusu Kumandanlığı Harekât Şubesi müdürlüğü görevine getirildi.

Balkan Savaşı’nm sona ermesi üzerine İstanbul’a geri dönen Fevzi Paşa. 1913 yılında Ankara Redif Tümeni kuman­danlığına ardından 2. Tümen kuman­danlığına ve Ankara 5. Kolordu ku­mandanlığına tayin edildi. 1915 yılında emrindeki kolordu ile birlikte Çanakka­le Savaşlarına katılarak Kerevizdere ve Kanlıdere mevzilerinin savunmasında yer aldı. 5. Kolordu kumandanı olarak 6-13 Ağustos arasındaki muharebelere katıldı. O sırada Anafartalar grup ku­mandanlığı görevinde bulunan Mustafa Kemal Paşa’nın rahatsızlanıp görevden çekilmesi üzerine, kolordu kumandan­lığının yanı sıra Anafartalar grup ku­mandan vekilliği görevini de üstlendi. Düşman cepheyi tamamen terk ede­ne kadar bu görevde kaldı ve buradaki askeri başarılarından ötürü çeşitli liya-kat, imtiyaz, harp madalyaları ve nişan­lar aldı.Çanakkale Cephesinin kapanmasının ardından 7 Eylül 1916*da Doğu Cephesi’nin İkinci Kafkas Kolordusu ku­mandanlığına ve 5 Temmuz 1917’de Di­yarbakır’daki 2. Ordu kumandanlığına tayin edilen Fevzi Paşa, Kafkas Cep­hesinden gelerek İskenderun ve Basra körfezlerine inmeyi tasarlayan Rusların başarısızlığa uğratılmasında önemli rol oynadı. Daha sonra sırasıyla Suriye ve Filistin cephelerinde görev alan Fevzi Paşa, 1917 yılında Mustafa Kemal Paşa’nın ayrıldığı Halep 7. Ordu kuman­danlığı görevine getirildi. Filistin ve Şcria’da İngilizlere karşı giriştiği mü­cadelelerden sağladığı başarılarından ötürü rütbesi korgeneralli­ğe yükseltildi.

24 Aralık 1918’de atandığı Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği görevine 14 Mayıs 1919 tarihine kadar devam eden Fevzi Paşa. 1920 Şubat’ından aynı yı­lın nisan ayına kadar Harbiye nazırlığı görevinde bulundu. Görevinin beşinci ayında kendini tamamen Milli Mücadele’ye adamak düşüncesiyle, beş ay de­vam ettirdiği Harbiye nazırlığı vazifesi­ni Cevat Paşa’ya devretti.

Fevzi Paşa. Mustafa Kemal Paşa başkan­lığında Sivas’ta kurulan Heyet-i Temsiliye ile İstanbul hükümeti arasındaki iliş­kilerin kopma noktasına geldiği sırada, seçimlerin serbest bir ortamda yapı­lıp yapılmadığını ve halk ile memurla­rın durumlarını yerinde incelemek üze­re kurulan bir nasihat heyetiyle birlikte 13 Kasım 1919‘da Sivas’a gönderildi. Sivas dönüşü 31 Aralık 1919’da Askeri Şura üyeliğine. 3 Şubat 1920’de Harbiye nazırlığına tayin edildi. Görevi süresin­ce pek çok subay ve politikacının Ana­dolu’ya geçerek Milli Mücadeleye katıl­ması. Ankara’ya silah, cephane ve insan kaçırılması konularında çalıştı. Paris Barış Konferansı’nda Türkiye hakkında alınan kararlara karşı çıkması ve İngilizlerin Paşa’nın Milli Mücadele’ye yakın­lığından şüphelenmeleri üzerine göre­vinden azledildi (16 Mart 1920). Bunun üzerine Ankara’ya geçerek Büyük Mil­let Meclisine katıldı.Meclis’te Kozan milletvekili olarak gö­rev alan Fevzi Paşa. İcra Vekilleri He­yetine Müdafaa-i Milliye Vekili olarak atandı ve İcra Vekilleri Heyeti tarafın­dan başkan seçildi. 2. İnönü Savaşının zaferle sonuçlanması üzerine rütbesi 3 Nisan 1921 ‘de birinci ferikliğe yük­seldi. 5 Ağustos 1921’de Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisliğine getirilince vekillikten ayrılan Fevzi Paşa. Sakar­ya Savaşı’nın kazanılmasında büyük rol oynadı. Başkumandanlık Meydan Mu­harebesinin savaş planını hazırlaya­rak 30 Ağustos Zaferinin temelini atan Fevzi Paşa’ya Mustafa Kemal Paşa’nın önerisiyle Büyük Millet Meclisi tarafın­dan 31 Ağustos 1922‘de “mareşallik” rütbesi verildi. Kozan ve İstanbul olmak üzere iki dö­nem Meclis üyeliği yapan Mareşal Fev­zi Çakmak, 30 Ekim 1924’te kumandan mevkiinde bulunan milletvekillerinin politika veya askerliği tercih etmelerine yönelik kanun gereğince askerlik mes­leğini seçerek İstanbul milletvekilliğin­den ayrıldı ve emekli olduğu 1944 yı­lına kadar Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği görevini sürdürdü. 21 Temmuz 1946’da Demokrat Parti’nin listesinden bağımsız olarak adaylığını koyup İs­tanbul milletvekili olarak seçildiyse de parti yöneticileriyle anlaşmazlığa dü­şerek bir yıl sonra buradan ayrıldı. 20 Temmuz 1948’de Millet Partisi’nin ku­rucuları arasında yer aldı ve partinin fahri başkanı seçildi. 10 Nisan 1950’de 68 yaşında Teşvikiye Sağlık Yurdu’nda vefat etti.

http://bilelimmi.com/osmanlinin-savastigi-cepheler/

http://bilelimmi.com/izzettin-keykavus-kimdir/

http://bilelimmi.com/labarna-kimdir/

Bu yazı 38 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/