Londra Konferansı

Paylaş
 

  Londra Konferansı

Londra Konferansına T.B.M.M. Hükümeti nasıl katıldı? Konferanstan ne sonuçlar alındı?

Anadolu’da, Kurtuluş Savaşının başarıyla yürütül­mesi ve T.B.M.M. Hükümeti ile Sovyetler Birliği arasın­da bir yakınlaşma ve işbirliğinin gerçekleşme yolunda ol­ması, Batılı Müttefiklere, Anadolu’daki fiilî ve etkili hü­kümeti görmezlikten gelemiyeceklerini anlatmaya başla­mıştı.

Nitekim, 25 Ocak 1921’de Paris’te toplanan müttefik­ler «şark meselesi»nin çözümü için 21 Şubatta, Londra’­da, Osmanlı ve Yunan temsilcilerinin de katılacakları bir konferans tertibi kararını almışlardır. Bu konferansta, Sevr Andlaşmasmda bazı değişiklikler yapılabilecekti ve müttefikler, bu konferansa katılacak Osmanlı heyetinde Ankara Hükümeti temsilcilerinin de bulunmasını istiyor­lardı.

Durumu, Sadrazam Tevfik Paşa, 27 Ocak 1921 günlü telgrafıyla Ankara’ya bildirdi ve Atatürk’ten ertesi günü şu cevabı aldı:

«Ulusal iradeye dayanarak Türkiye’nin alınyazısını eline alan, türeye uygunt ve bağımsız tek egemen kuvvet, Ankara’da sürekli çalışmakta olan T.B.M.M. dir. Türkiye ile ilgili bütün sorunları çözümleyecek ve her türlü dış­işlerinde başvurulacak muhatap, ancak bu Meclisin Ba­kanlar Kuruludur. İstanbul’daki herhangi bir kurulun hiçbir yönden türeye uygun bir niteliği yoktur… Yetkili Hükümetin Ankara’da olduğunu İtilâf Devletlerinin an­lamış oldukları kuşku görünmez ise de, sözü geçen Dev­letlerin bu görüşlerini açığa vurmakta gecikmeleri, İs­tanbul’da aracı bir kurul bulunmasının kendileri için ya­rarlı olabileceğini sanmalarından ileri geliyor… İtilâf Devletleri Londra’da toplayacakları konferansta, Doğu sorununu adalet ve hak çerçevesi içinde çözümlemeye karar vermişlerse, çağrılarını T.B.M.M. hükümetine doğ­rudan doğruya göndermelidirler.»

Bu konuda Ankara ile İstanbul arasında uzunca bir yazışma oldu; bir sonuç alınamadı. Nihayet Atatürk işi T.B.M.M. ne götürerek Londra’ya bağımsız bir heyet gön­dermek önerisinde bulundu ve bu öneri kabul edildi.

Bunun üzerine, Dışişleri Bakanı bulunan Bekir Sami Beyin başkanlığı altında bir temsilci heyeti, Lonra konfe­ransına özel olarak çağrıldığında katılmak üzere önce Roma’ya gönderildi. Bu heyet, İtalya Dışişleri Bakanı Kont Sforza aracılığıyla, Konferansa resmî olarak çağ­rıldığı bildirildikten sonra Londra’ya gitti.

Londra Konferansı 27 şubat 1921’den 12 Mart 1921’e kadar sürdü. Olumlu hiçbir sonuç vermedi.

Konferansta Türk tekliflerini, Tevfik Paşanın Ana­dolu temsilcilerine söz verilmesini istemesi üzerine, T.B.M.M. Hükümeti temsilcileri açıkladılar.

Bunların başlıcalan şöyle özetlenebilir: Batı Trakya Türkiye’ye bırakılmalıdır; İzmir’in işgaline son verilme­lidir; İstanbul’dan yabancı askerî kuvvetler çekilmelidir;

Boğazlarda Türk egemenliği tanınmalıdır. Bunlar, aslın­da Misak-ı Millî ile saptanmış ilke ve amaçlardı.

Yunanlılar, Batı Trakya ve İzmir’de nüfusun çoğun­luğunun rum olduğunu ileri sürmüşlerdi. Müttefikler, bu­nun gerçeğe uygunluğunu araştırmak için bir tahkik ko­misyonu kurulmasını önerdiler. Yunanlılar bunu kabule yaslaşmadı. Müttefikler, Sevr Andlaşmasmın bazı hüküm­lerinin Türkiye lehine değiştirilmesi tekliflerini Türkiye ve Yunanistan temsilcilerine bildirdiler. Bunlara ilişkin Türk cevabı henüz verilmeden Yunanlılar Anadolu’da ye­ni bir taarruza giriştiler; bunun saldırgan bakımından sonucu 31 mart – 1 Nisan 1921 tarihli İkinci İnönü yenil­gisi oldu.

Londra konferansı böylece, hiçbir anlaşma sağlana­madan dağılıyor; fakat Bekir Sami Bey, İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcileriyle ayrı ayrı görüşmeler yapıyor ve bazı andlaşmalar imzalıyordu.

Bu yazı 129 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler