Kurtuluş Savaşlarına güç ya da güçsüzlük veren öğeler nelerdir?

Paylaş
 

Kurtuluş Savaşlarına güç ya da güçsüzlük veren öğeler nelerdir?

Kurtuluş savaşlarına güç veren öğeler; savaş isteğini pekiştiren davada birlik hali, hakkını zorla almak ya da korumak için her yerde her çeşit araca baş vurulması, egemen taraftan daha iyi olarak araziyi tanıma; belirli orduluklara ve kısıntı nedeni kurallara bağlı ka- lınmamasıdır.

Bunların başında, istilâcının yalnız silâhlı kuvvetlerini kullanma­sına karşılık, kurtulmaya uğraşan toplumun hem ordusuna, hem de varını yoğunu savunma uğruna harcayan silâhlı halkının çabasına dayanması gelir.

Ele alınır bir güçteki orduya sahip olmayan ya da savaş sırasında bunu kuramayan kurtuluş hareketleri, ya başarılı olamaz ya da isteğini çok geç elde eder. Türk Kurtuluş Savaşı Önderinin bu konudaki kararı, ilk günden kesindi. Hareketin halktan geldiğini göstermek ve bu ulusal güçten yararlanmak için baştan sona dek ulusal kuvvet müfrezelerinden yararlanırken orduya da güç ve canlılık kazandırdı. Bu müfrezelerin disiplin tanımıyanlannı tasfiye etmek ve gerisini askerî kurallara bağlı olarak savaşmak üzere ordu çatısı altında birleştirmek yoluna baş vurdu. Bu karar 2 ocak 1921 ‘deki Genelkurmay genelgesini anlayışla karşılayan ulusal müfreze komutanlarının uymaları ile kolayca gerçekleşti. Zaten bu tarihe dek ayaklanı-cı duruma geçen Demirci Mehmet Efe ve Çerkeş Ethem kuvvetleri sindirilmişlerdi. Büyük Taarruz sırasında bir düzine ulusal müfrezenin savaşlara katıldığına, birçoklarının da Yunan savunma çizgileri gerisinde eylemde bulunduğuna dikkat etmek gerekir.

Buna karşı kurtuluş savaşlarına zorluk veren öğeleri de kısaca şöyle anabiliriz: Gciişmcmişlik, kültür eksikliği ya da ayrılığı, zayıf bir ulusal gizilgüç (potansiyel), ordunun bulunmaması ya da gereğince kurulmaması, din öğesinin ters yönde kullanılabilmesi, yıkıcı ayrılık ve partizanlık; toplumdan ayrılma ve karşı ayaklanmalara yol açan öğreti eksikliği ve kültür değişikliği.

9

Türk Kurtuluş Savaşında her iki yöndeki öğelerin bol bol işle* diğini açıkça görürüz.

Bu yazı 134 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler