Kıtaların Hareketleri

Paylaş
 

 Kıtaların Hareketleri

Kıtaların yer değiştirdikleri tezi ilk kez 1912de ortaya atıldığında kimse ciddiye almamıştı. Ancak elli yıl sonra bu tez kimsenin reddedemediği bir biçimde kanıtlanacaktı.

Genç bir Alman meteorologu ve jeofizikçisi olan Alfred Wegener (1880-1930) 1906 yıllarında Grönland’a düzenlenen bir sefer srasında, küçük bir adanın enlem ve boylamlara göre konumunun adanın ilk bulunduğu tarih olan 1823’ten beri yapılan ölçümlerde hep birbirinden farklı saptandığına dikkat etmişti. En son yapılan ölçüm ile 1823’teki ilk ölçüm arasındaki farkı 1 km yi buluyordu, ölçümlerde bu kadar farklı sonuçlara varılması Wegener’e göre hesap hatasına bağlanamazdı. Birçok başka yerin daha konumlarını, değişik tarihlerde düzenlenmiş haritalarda kıyasladığında başlangıçtaki kuşkusu kesin bir kanıya dönüştü: Grönland ve yakınındaki adalar farklı hızlarla batıya doğru kayıyorlardı.

Wegener seferden döner dönmez bu konudaki araştırmalarını derinleştirdi. Özellikle kıtaların jeolojik yapılarındaki kolayca açıklanamayan özellikler üzerinde kendi varsayımı açısından durdu. Örneğin, Afrika, Hindistan, Avustralya ve Güney Amerika’nın jeolojik katmanlarında bu bölgelerin sıcak hatta tropikal iklimi ile bağdaşmayan buzlanma kalıntılarına, izlerine rastlanmıştı. Bunun yanı sıra kutup bölgelerinde de ancak tropikal ormanların var olması sayesinde oluşabilecek maden kömürü bulunmuştu. Bu tuhaf durum milyonlarca yıl önce kutup bölgelerinin yer değiştirmiş olmasıyla açıklanmadaydı. Bir başka deyişle, çok eski zamanlarda bugünkü tropikal bölgeler kutupların yakınında; Antarktika ve Kıtaların 200 milyon yıl önceki durumu ile günümüzdeki durumu görülüyor.  Spitzberg ise ekvator kuşağı üzerinde bulunmaktaydı. Wegener bu konuda devrim yaratan kendi kuramını ilkin 1912’de ortaya attı. Başlangıçta, kendisinin Gondwana adını verdiği bir süper kıtanın yeryüzünün yarısını kapladığını ve Afrika, Güney Amerika. Hindistan, Avustralya ve Antarktika’dan oluşan tek bir kara kütlesinin var olduğunu, sonradan bu kütlenin parçalara ayrıldığını ileri sürdü. 1915’te yayınladığı “Kıtaların ve Okyanusların Kökeni’ adlı kitabında kuramını daha geliştirmişti.

İki yüz milyon yıl önce yerkürenin yarısının denizlerle, yarısının da tek bir kara parçası ile kaplı olduğunu yazmaktaydı bu yapıtında. Bu kez bu süper karaya “Pangaea” adını vermişti. Gondwana ise 180 milyon yıl kadar önce Pangaea’nın ikiye bölünmesiyle oluşmuştu. Laurasia adını verdiği öbür süper-kıta ise Kuzey Amerika, Avrupa ve Hindistan’sa Asya’yı kapsayan bir bütündü.

Wegener’e göre, daha sonraki yıllarda bu süper-kıtalar da parçalanmışlar, örneğin Hindistan Antarktika’dan kopmuş, Güney Amerika ile Afrika birbirlerinden ayrılmışlar, Avustralya bağımsız bir kütle olmuştu. Doğal olarak bu kopmalar söz konusu kara parçalarının yer değiştirmelerinden ötürü kimi zaman yeni birleşmelere de yol açmıştı. Sözgelimi Hindistan’ın Asya ile birleşmesi, 105 milyon yıl önceki kopuşundan sonra yaklaşık 75 milyon yıllık bir sürüklenişin ya da kayışın sonucuydu. Bu kurama göre kıtaların hareketi elbette hâlâ sürmekteydi.

Kıtaların yer değiştirdiği tezi büyük bir tepkiyle karşılandı. Wegener kuramını kimseye benimsetemedi. Fakat kendisi, ortaya attığı görüşün doğruluğundan kesinlikle emindi. Ne var ki 1930 yılında yine Grönland’a yaptığı bir sefer sırasında kar fırtınasına tutularak, kuramının yıllar sonra doğrulandığını göremeden öldü.

Bu yazı 158 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/