KELEBEKLERİN ÖZELLİKLERİ

Paylaş
 

KELEBEKLERİN ÖZELLİKLERİ

Kelebekler, çok ilgi çekici, tam bir başkalaşım geçiren *böcekler- dir. Bu başkalaşımın çeşitli evre­leri sırasıyla * yumurta, kurtçuk (larva) veya tırtıl, nemf veya kri- j zalit ve nihayet kelebektir. Kelebek, pullarla kaplı dört kanadıyla öteki böceklerden ayrılır. Hortum biçimindeki ağzı, sıvı besinleri em­mesini sağlar.

Dünyada 100 000 kadar kelebek tü­rü vardır. Kelebeklerin 2 ile 90 mm arasında değişen boyu (gövde uzun­luğu), kanat açıklığıyla orantılıdır. Bir örnek vermek gerekirse, kanat a- çıkliğı 30 sm’yi bulan bir Güney Ame­rika kelebeğinin, dünyanın en büyük kelebeği olduğunu söyleyebiliriz.

tırtıl

Yumurtadan çıkan tırtılın toplam olarak 14 veya 15 halka’sı vardır. Ba­şında küçük sadegözler, ağız kısmın­da çiğneyici-ezici çeneler bulunur. Gövdesinin ön kısmında karma kadar genellikle sekiz çift bacak yer alır. Ka­natları yoktur ve duyargaları çok kı­sadır, tükürük bezleriyse bir çeşit i- pek salgılar.

Tırtıl, yapraklarla, köklerle, odunla, tanelerle, ama bazen de yünle, mey­velerle veya kuş tüyleriyle beslenir. Tarım için çok zararlı olabilir; söz­gelimi, lahana kelebeği (bazı gece ke­lebeklerinin tırtılları tahıllara saldı­rır), yaprak bükücü tırtıllar (asma, elma ağacı tırtılı), çam tırtılı tarım bitkilerine çok zarar veren böcekler­dir.

Tırtıllar büyüdükçe deri değiştirir: eski deri yavaş yavaş yırtılıp yerine yenisi çıkar. Bütün tırtıllar ipekken örülmüş ve ağaçların dallarına tut­turulmuş yuvalarda, bazen yalnız ba­şına, bazen toplu halde yaşar. Tek başına yaşayan tırtıl kendine barınak ödevi görecek bir yuva örer.

Tırtıllar çoğunlukla böcekçil ‘kuş­
lara yem olursa da bazıları, *benzer- leşme (renk veya biçim değiştirerek yaşadığı çevreye uyma) sayesinde yem olmaktan kurtulur. Sözgelimi, bir kısım gece kelebekleri’nin tırtıl­ları rahatsız edildikleri zaman, bulun­dukları daim üzerinde dikilir kalır; derileri de esmer ve düz olduğundan, bu durumda tıpkı küçük dal parça­larına benzerler.

kör krizalit

Tırtılın tersine, sert bir deriyle kaplı ve gözsüz olan krizalit hareketsiz du­rur (istisnalar dışında) ve hiç besin almaz. Bu sırada kılıfın içinde kele­bek hazırlanır: bazı krizalitlerin için­deki tırtıla bakıldığı zaman gelecekte oluşacak hortumun ve bacakların yer­leri gözle görülebilir.

Krizalit, tırtılın derisinden tama­men oluşmuş olarak çıkar: rengi be­yaz ile-esmer-siyah arasında değişir.

Krizalit ipek bir kuşakla veya kar­nının ucuyla bir yaprağın, bir kayanın veya dalın üstüne tutunur. îpek  böceğinin ve birtakım başka kelebek  türlerinin krizalitleri, tırtılın ördüğü * ipek bir koza’nın içinde bulunur. «lpekböceği»nin kozası çözülerek do­ğal ‘ipek elde edilir.

kelebek

Aşağı yukarı 8 gün ile 4 yıl arasında değişen bir süre geçtikten sonra kele­bek, birkaç dakika içinde krizalitin zarfını yırtarak çıkar. O anda kanat­lar henüz kesin boyutlarına ulaşmış değildir; yeni kelebek, kanatlarını yaymak için kanat damarlannı şişir­mek zorundadır.

Kelebeğin başında çok büyük pe- tekgözler, çeşitli biçimde duyargalar ve bir hortum bulunur. Az veya çok uzun olan bu esnek hortum, çiçekle­rin özsuyunu emmeğe yarar; kullanıl­madığı zaman genellikle spiral biçim­de kıvrık durur. (Madagaskar kelebe- ğı’nde hortumun uzunluğu 22,5 santi­metreyi bulur).

Gövde birçok halkadan oluşur. Ka­natlara gelince, bazen körelmiş ola­rak kalır, hattâ hibernia gibi bazı türlerin dişilerinde hiç bulunmaz.

Kelebeklerin ömrü çok değişik ola­bilir. Bazıları yazın krizalitten çıkar, kışı bir korunakta geçirip nisanda yu­murtladıktan sonra ölür. Bazıları an­cak yirmi dört saat yaşar, ama ço­ğunun ömrü bir ile iki ay arasında değişir.

Bu yazı 43 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler