KAĞIDIN İCADI

Paylaş
 

KAĞIDIN İCADI

KAĞIT, üzerine yazı yazmak, resim çizmek için kullanılan, türlü bitkisel maddelerden yapılmış ince bir yapraktır. Kâğıdın hemen hemen kullanılmadığı hiçbir yer yoktur. Sa­yısız çeşitleri arasında kitap, defter, gazete, mektup, fotoğraf kâğıtları, çeşitli ambalâj kâğıtları, etiketler en başta gelir.

Çinliler’in çok eski çağlarda kâğıt yapmayı başardıkları biliniyor. O tarihlerde. Mısırlılar, papirüs bitkisinin yapraklarını kâğıt yerine kullanıyorlardı. Ondan önce İse, yazılar, bi­lindiği gibi, taş üzerine kazılmak, ya da pi­şirilmiş topraktan tabletler üzerine yazılmak suretiyle saklanıyordu.

Papirüs kâğıdı, bu bitkinin saplarını ince ince dilip birbirine dikey gelecek şekilde gene kendisinden çıkan zamklı maddeyle ya piştinlarak elde edilirdi. Suda ıslatılıp yu muşadıktan sonra yapıştırılan papirüsler, fil dişi toparlaklarla perdahlanır, düzeltilirdi Beyaz veya beyazımtırak olan bu yapraklar Roma’da Eski Yunanistan’da da kullanılmış tı. Bergama kıralı kütüpanesini zenginleştir meye gereken papirüsü bulamayınca, keçi derilerini kurutarak onların üzerine yazı yaz dırdığı için, Bergama (Pergamon) kelimesi sonradan «parşömen» kâğıdına ad olmuştur

XIV. yüzyıldan başlıyarak Avrupa’da da elle kağıt yapıldı. Pamuklu, keten paçavralar ıslatılıp dövüldükten sonra bu hamur keçe­ler arasına yayılıp kurutuluyor, beyaz kâğıt elde ediliyordu. XIX. yüzyılda, odundan kâğı? yapılmaya başlandı, fabrikalar kurularak kâ­ğıt üretimi artırıldı. Kâğıdın, kültür alanın­daki büyük önemi, bu icadı zaruri kılmıştır.

 

Bizde, XVIII. yüzyılda, III. Ahmet devrin­de bir kâğıt fabrikası açıldı. Boğaziçi’nde, Üs­küdar’da, bilhassa bugün hâlâ adını taşıdığı Kağıthane’de iyi cins kâğıt yapan yapımevleri vardı. Bununla beraber gerek Türkistan’da, gerek Türkiye’de Türk kâğıt sanayii pek es­kidir. Bugün ihtiyacımızın % 60’ını karşılı- yabilecek duruma ge’en İzmit Kâğıt Fabrika­ları, 1936 yılında, 1 kâğıt, 1 karton makine­siyle yıllık kapasitesi 16.000 ton olarak ku­rulmuştu. Gazete kâğıdı, sigara kâğıdı, ince kâğıt yapabilen 19.000 tonluk ikinci fabrika 1944’te açıldı. Buna yılda 37.000 ton çeşitli kâğıt ve karton yapabilen üçüncü fabrika 1954’te eklendi. Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları İşletmesi adını alan bu iktisadi devlet teşekkülünün üretimi 1959’da 61.000 tona yükseldi. Bunun yanında her yıl 40.000 ton kadar da ithal yapılmaktadır. Memleke­timizi n bir yılda harcadığı kâğıt 180.000 ton dur. İzmit Fabrikalarına yeni tesisler ekle­nerek üretim gücü yılda 110.000 tona çıka­rılmıştır.

Kâğıt çeşitleri, milletlerarası standartlara göre ayarlanır. Yazı ve baskı işinde Kullanı­lan kâğıtlar, hamuruna göre birinci hamur (beyaz mat), ikinci hamur (beyaz mat), üçüncü hamur (esmer mat), dördüncü ha­mur (gazete kâğıdı), similî (iki yüzü par- lak), yarım simili (bir yüzü parlak), filig­ranlı (ışığa tutulunca içinde çizgiler görü­nen), verje (mat, kalın ve lifli), pelür kâ­ğıdı (ince, yarı şeffaf), illüstrasyon (resim baskısına çok elverişli, beyaz, kalın, ve ağır kâğıt), kuşe kâğıdı (parlak kaymak kâğıt) olarak adlandırılır. Bundan başka sarma, pa­ketleme işlerinde kullanılışına göre ad alan ambalaj (sargı) kâğıtları vardır. Karton ve mukavvalar da kâğıt cinsleri arasına girer.

Baskı işlerinde kullanılmıyan eski ve yeni kâğıt çeşitlerini şöylece sıralıyabilİriz:

Cilâlı. — Her renkte, bir yanı veya İki yanı parlak, simili.

 

Çin kâğıdı. — Bambu kamışından, ya da ipekten yapılma ince, sarımtırak kâğıt Ço­ğunlukla Japon resimleri bu kâğıtlara yapı­lırdı.

Duvar kâğıdı. — 0:Ja duvarlarına kapla­mak üzere resimli ve kabartmalı olarak en­siz toplar halinde hazırlanmış süsleme kâ­ğıtları.

Çizgili kâğıt. — Çoğu zaman «deftcrlık» diye de anılan, üzerine tek tek, yahut bir tek, iki çift çizgiler basılmış yazı kâğıdı.

Resim kâğıdı. — Kurşun kalemle, çını mü­rekkebiyle, suluboyayla resim yapmaya ya- rıyan beyaz, sert veya yumuşak, ya da. Can- son kâğıtlarında olduğu gibi pürtüklü. suyu içen cinsleri olan kâğıtlar.

Kopya kâğıdı. — Yazı makinelerinde >ki kâğıdın arasına konularak yazılan yazılann kopyalı çıkarılmasına yardım eden düz veya renkli ince kâğıtlar.

Meşk kâğıdı. — Eskiden el yazısı aiıştır- maları için kullanılan renkli, İnce, ıslatılın­ca boyayı kusan kâğıt.

Aharlı (mübreii). — Yüzüne «mühre» de­nilen sert deniz kabuğu sürülerek, ya da yu­murta akı vs. ile simili hale getirilmiş, par­latılmış kâğıt.

Saman kâğıdı. — Kaba, su geçiren kâğıt.

Sünger kâğıdı. — (papyepüvar). — Mü­rekkeple yazılan yazıyı kurutmak için yapıl­mış, içici kâğıt.

Esericedit. — Belli bir boyda, yazı yaz­makta kuşanılan birinci hamur iki tabakalı

kâğıt.

Krepon kâğıdı (Japon kâğıdı). — El işle­rinde, çiçek, fener, benzeri şeyler yapmakta kullanılan, çekildikçe katları açılan renkli kâğıtlar.

Elişi kâğıdı. — Bir yüzü cilâlı, sertçe, renk­li kâğıtlar.

 

Milletlerarası kâğıt boyları, baskı işlerin­de 57X32, 63X95, 68X100, 70X100 (santim) olarak bilinir. Bunlar katlanış şekil­lerine göre «in fcüo» (ikiye katlanmış, dört sayfalık), «in quarto» (dörde katlanmış, se­kiz sayfalık), «in oetavo» (sekize katlanmış, on altı sayfalık) forma meydana getirirler. Bunlardan 57X82’ye «battal» da denir.

 

Kâğıdın yapılışı zamanla gelişmiştir. Eski­den paçavralar ıslatılıp dövülerek elle kâğıt yapılırdı. Fabrikalar açılınca ham madde­ler de, yapılış da değişti.

 

Bugün kâğıt fabrikaları, çeşitli malzeme kullanırsa da, genel olarak, içinde tel (lif) veya selüloz o’an her bitkiden kâğıt yapıla­bilir. İyi cins kâğıtlarda keten, kendir, paçav­ra hamuru, baskılık kâğıtlarda ise odun ha­muru kullanılır. Odun hamuru, ya kimyasal yolla, ya da mekanik yolla elde edilir. Hamur döner zımpara taşı İle Öğütülür. Elde edilen odun lifleri suyla süzgeçten geçer. Gerektiğin­de rengi giderilir. Havan denilebilecek bir kazana serilir. Burada boyuna dönen bıçak lar hamuru döver ve keser. Havandan çıkan hamur, arındırma makinesinde temizlenir. Belli nispette sulandırılan hamur, kâğıt ma­kinesine gelir Burada, rulolar üzerinde şerit gibi yürü/en bir tel kumaşa yayılır, bir yan­dan ilerlerken bir yandan süzülür. Oradan keçe şerit üzerine geçen hamur, üç çift ağır silindir arasında ezilerek kâğıt biçimini alır. Buharlı silindirin altından, üstünden dolaştı­rılarak kurutulur. Perdah silindirleri arasın­dan geçip parlatıldıktan sonra da büyük ru­lolar halinde sarılır. Gazete kâğıdı böyle bo­bin halinde satışa gönderilir, tabaka halinde satılacak kâğıtlar çeşitli boylar üzerincen ke­silmek üzere bıçak makinelerine sev*edılir.

Orada kesilip toplar halinde üst üste yığılır. Her top beş yüz tabaka kâğıttan meydana gelir. Bu paketler ambalajlanır, ağırlıklarına göre değeri verilerek satışa çıkarılır

Aynı cins kâğıdın metre karesinde değişik ağırlıklar bulunabilir Bu da kâğıdın Kalınlı­ğına, sertliğine bağlıdır Bu bakımdan, me­selâ ikinci hamur kâğıdın 60 gramlıktan 110 gramlığa kadar çeşitli şekilleri olur. Buna kâğıdın «gramajı» denir. «Gramaj» 1 m.51 nin ağırlığıdır.

Bu yazı 252 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler