İsviçre nin Tarihçesi?

Paylaş
 

İsviçre nin Tarihçesi?

Avrupa’nın coğrafya ve kültür kavşağındaki İsviçre, bir barınak olarak herkese kollarını açmıştır ve siyasî tarafsızlığına kıskançlık­la düşkündür. Eskiden Helvetia de­nen ülke, boyutlarının küçüklüğü­nü, geleneklerinin sağlamlığı ve çeşitliliğiyle karşılar. Manzaraları­nın güzelliği ülkeyi uluslararası tu­rizmin merkezi, pek çok fikir akı­mının ve bağışçı kurumun doğdu­ğu imtiyazlı bir buluşma yeri ha­line getirmiştir.

Bu dağlık ülke üç doğal bölgeyi kap­sar: kuzeyde Juralar, güneyde Alp- ler (İsviçre topraklarının yarıdan ço­ğunu kaplar) ile kuşatılmış bir mer­kez yayla ve iki bölgenin ortasında Mittelland (ortalama yüksekliği 580 m). Avrupa’nın gerçek anlamıyla su deposu olan İsviçre’den pek çok a- karsu doğar, bunların en önemli iki­si *Ron ve *Ren ırmaklarıdır.

zengin bir ülke

Ülkenin belli başlı uğraşları, Basel dışında, bütün büyük şehirlerin bu­lunduğu merkezde toplanmıştır. Mittelland aynı zamanda tam bir tarım bölgesidir (buğday, pancar, sığır ve özellikle sağmal inek yetiştiriciliği). Dağlık bölgelerde orman işletmecili­ği ve hayvancılık başlıca gelir kayna­ğını oluşturur.

Tarımının yetersizliğine ve toprak- altının yoksulluğuna rağmen İsviçre bir refah ülkesidir. Çok yoğun olan nüfusu Avrupa’daki en yüksek hayat düzeyine (İsveç’tekine eşit) sahiptir. Geleneksel sanayilerden (beslenme, dokuma, saatçilik, ağaç işçiliği) başka, hidroelektrik enerjinin de kullanılması, yüzyılın başından beri modern faaliyetleri kalkındırmıştır (Özellikle değişim metalürjisi ve kimya). Turizm, ekonomide önemli yer  tutar; otelcilik dünya çapında ün yap- | mıştır. Avrupa ticaretinin merkezi olan İsviçre, ayrıca bankalarına akan yabancı sermayeye de güvenilir bir sığmaktır .1 binyılda bugünkü İsviçre arazisini ‘Keltler (Helvetler) işgal et­mişti. Bunlar göl kıyılarına yerleşe­rek Tarihöncesi’nin en ünlü uygar­lıklarından birini (La Tene uygarlığı­nı) geliştirmişlerdi. ’Sezar tarafından yenilince, V. yy.daki ‘kavimler göçü­ne kadar Roma sömürgesi olarak ya­şadılar.

Ortaçağ’m başlangıcında  devlet kurulduysa da Germen İmparatorluğu’ Habsburg Hanedam’nın egemenliğinde kaldı. 1 ağ de (millî bayram günü olmuştur) ba­ğımsızlık savaşları başladı: o gün üç kanton, Uri, Schvyz (adını İsviçre’ye vermiştir) ve Nidvvalden Avusturya vesayetinden kurtulmak için sürekli bir birlik antlaşması imzaladılar.

Birçok savaşla ve efsaneleşmiş önemli olaylarla bezenen bu özgürlük mücadelesi XVI. yy .a kadar sürdü. Bu Bu meclis dört yıl için dönemde, özellikle, Helvetia direnişi? kişilik bir hükümet nin simgesi olan okçu Wilhelm Teli daha sonra başka kantonlar da katıl­dı: Luzern, Zürich, Zug ve Bern, son­ra da Basel, Schaffhausen, Appenzell, Ticino v.b. Böylece İsviçre (veya Hel- vetia) Konfederasyonu kuruldu ve çok geçmeden orduları, savaşlar sı­rasında bütün Avrupa’da ün yapan bir kahramanlık örneği oldu.

XV. yy.da isviçreliler, müttefiki ol­dukları Louis XI’e, Burgonya dükası Yiğit Charles ile mücadelesinde yar­dım ettiler ve 1447’de Nancy’de ke­sin zafer kazanıldı. Daha sonra, A- vusturya imparatoru Maximilian I, kantonlara bağımsızlık tanıyan Basel Barışı’nı imzalamak zorunda kaldı.

XVI. yy.da Zvvingli’nin etkisiyle ya­yılan ‘Reform, protestan kantonlarla katolik kantonlar arasında anlaşmaz­lıklar, hattâ savaşlar çıkmasına yol açtı. Calvin’in sert otoritesi altında Cenevre o zaman «Protestanlığın Ro- ma’sı» oldu. Bütün bu çalkantılara rağmen, konfederasyon, gene de din savaşları dönemi boyunca bağımsız­lık ve tarafsızlığını korumayı başar­dı ve sonuç, 1648’de Vestfalya Antlaş­masıyla resmen tanındı.

Yiğitlikleriyle ün yapan pek çok Isviçre’li, yabancı ordularda savaşmak üzere yurt dışına çıktı. Bu ücretli as­ker toplama işi Fransa’da devrime ka­dar sürdü: 10 ağustos 1792’de Louis XVI’mn İsviçre’li muhafız birliği, kralı korumak için kendini feda etti ve bütün birlik öldürüldü. 1798’de ise, Direktuvar Hükümeti, birçok toprak ilhak ettikten sonra, bir Helvetia Cumhuriyeti’nin kurulmasını zorun­lu kıldı.

örnek bir demokrasi

Napolyon’un düşmesi üzerine 1815’-imzalanan yeni bir federal anlaş­ma, İsviçre’ye eski konfederasyon ku­ruluşunu yeniden kazandırdı ve ülke Valais, Neuchâtel ve Cenevre’nin de katılmasıyla 22 kantona sahip oldu. Ama federal Anayasa ancak 1848’de kabul ediiecek ve 1874’te yapılan bir değişiklikle bugünkü biçimini alacak­tı.

O tarihten beri İsviçre dünyaya ör­nek bir demokrasi modeli sunarak, ülkesindeki ayrı dil ve dinden insan­ları gerçek bir uyum içinde yaşat­mayı başarmıştır. Bununla birlikte birkaç yıldır bazı zorluklar da çık­maktadır: Jura bölgesinin özerklik yanlıları, 23. bir kantonun kurulma­sını istiyorlar. Ayrıca çok eski konuk­severlik geleneklerine rağmen, yük­sek orandaki (yüzde 11) göçmen iş­çilerin (İtalyanlar, Ispanyollar, Türk- ler) her gün biraz daha artması, za­ten yoğun olan ülke nüfusu tarafın­dan pek iyi karşılanmıyor

 

Bu yazı 62 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler