İSPANYA’NIN TARİHÇESİ

Paylaş
 

İSPANYA’NIN TARİHÇESİ

İSPANYA, Güneybatı Avrupa’da bir kıral- lıktır. Kıral naibi unva­nını taşıyan General rranco tarafından İdare edilir (Bk. Franco). İspanya, İber Yarıma- dası’ndadır. Kuzeyinde Biskay Körfezi ve Fran­sa; doğusunda Akde­niz, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’ nun bir girintisi olan Cadiz Körfezi; çatısın­da Portekiz ve Atlas Okyanusu vardır (Bk. İber Yarımadası).

Yüzölçümü: 505.521 km2

 

Başkenti: Madrid

İspanya çok zengin tarihi olan bir ülkedir. Zaman zaman çeşitli kavimlerin istilâsına uğ­ramış, bunlar İspanyolların yaşayışında de­rin «zler bırakmıştır. İspanya dünya tarihin­de de önemli yeri olan bir ülkedir.

Ispanya’nın Coğrafya Durumu

İspanya topraklarının dörtte üçü ağaçsız bir yayladan ibarettir. Bu yayla dağlarla ku­şatılmıştır. Denizden yüksekliği 300 * 900 m. kadardır.

Dağlar. — Pirene Dağları kuzeyde Ispan­ya ile Fransa arasında tabiî bir sınır çizer. Bu dağların en yüksek yeri Aneto Tepesi’dir (3.404 m.) Pireneler, fazla yüksek olmamak­la beraber, geçit vermiyen dağlardır. Bütün bu dağ zinciri boyunca ancak iki geçit var­dır. Ispanya’nın kuzeyindeki bir başka dağ zinciri de Biskay Körfezi kıyıları boyunca uza­nan Kantabriya Dağlaradır. Bunların yüksek­liği Pireneler’den daha azdır. Doğuda, Kan­tabriya Dağları’nm güneyinden başlıyan İber Dağları, Valencia Körfezi’ne kadar uzanır. İs- panya’nın ortasında doğudan batıya doğru Sierra de Gata, Sierra de Gredos, Sierra de Guadarrama Dağları uzanır. Güneydeki Sierra Nevada Dağları Ispanya’nın en önemli dağ- larındandır. En yüksek yeri 3.481 m. olan bu dağlar deniz altından da devam eder, Ak­deniz’deki Balear Adaları’m meydana getirir.

Nehirler ve Göller. — İspanya toprakların­da doğup İspanya’da akan en önemli nehir­ler Ebro ile Guadalquivir’dir. Ebro, Kantab­riya Dağları’ndan çıkar, Akdeniz’e dökülür. Ispanya’nın güneyindeki dağlardan çıkan Gu- adalquîvir ise batıya doğru akarak Cadiz Kör­fezi’ne dökülür. İspanya’nın başka büyük ne­hirleri Duero, Guadiana ve Tajo’dur. Bunla­rın önemli bir kesimi İspanya topraklarında akar, sonra Portekiz’e geçerek Atlas Okya- nusu’na dökülürler.

İspanya’da önemli bir göl yoktur. En önem­li göller lagünlerdir. Bunların başında Cadiz
yakınlarındaki Janda, Valencia yakınlarındaki Albufera gelir.

İklim. — Atlas Okyanusu kıyılarında kış­lar yağışlı ve fırtınalı geçer. Yazlar serindir. Akdeniz kıyılarında tam bir Akdeniz iklimi hüküm sürer. Kışlar ılıktır, yağış az olur. Kantabriya Dağları’nm kuzeyi ormanlıktır. Burası yılda 150 sm. yağış alır. «Meseta» (Masa) denen orta kesim kışın çok soğuk, yazın çok sıcak olur. Akdeniz bölgesinin iç­lerindeki istepler ise Ispanya’nın en sıcak yerleridir.

İspanyolların Yaşayışı

İspanyollar eski İberler’den gelir. Bunlar Avrupa’nın İlk ahalisi arasında bulunuyor­lardı. Fransa ile Ingiltere’nin ahalisiyle ak­rabadırlar. Zamanla geçirilen çeşitli istilâlar sonunda birçok kavimlerle karışmışlardır. İlk Keltler’le yakın akraba olan Galyaîılar kuzey­batıda, Basklar Batı Pireneler ve Kantabriya Dağları bölgesinde otururlar. Doğudaki orman­lık kesinlerde Katalonyalılar yaşar. Kastil- yalılar ise Orta İspanyada oturur. Burası Is­panya’nın kalbidir. Başkent de buraaa bu­lunur. Güneydeki Andalusİalılar (Endülüs) lü- ler neşeli yaradıIışlarîyle tanınmıştır.

İspanyolların çoğu çiftçilikle geçinir. Çift­çilerin önemli bir kısmı fakirdir. Bunun se­bebi toprağın verimsizliği, çiftçilere düşen toprağın azlığıdır. Bunlar küçük köylerde yaşar. Bütün fakirliklerine rağmen Ispanyol- lar yaşamasını seven insanlardır. Kutsal gün­
lerde en iyi elbiselerini giyerler. «Fiesta» (bayram) larda mahallî kıyafetlerini giyer, bol bol dans ederler.

Şehirlerde yaşıyanlar da dansa, müziğe meraklıdır. Bunların yaşayışı daha çok baş­ka batı memleketlerinde oturanların hayatı­na benzer.

Ispanya’nın Başlıca Şehirleri

Ispanya’nın en önemli şehirleri başkent Madrid’le Barcelona’dır. Madrid iki milyonu aşan nüfusu ile büyük Avrupa şehirlerinin özelliklerini taşır. Şehirde bakanlıklardan, resmî devlet dairelerinden başka, okullar, müzeler, çeşitli kültür ve sanat kurumlan bu­lunur. Barcelona Ispanya’nın en kalabalık şehridir, Akdeniz’in kıyısında tabiî bir lima­nı olan Barcelona aynı zamanda büyük bir endüstri merkezîdir (Bk. Madrid; Barce- lona)-. Öteki önemli şehirler şunlardır.

Sevilla: Güney Ispanya’nın Endülüs böl­gesinde 470.000 nüfuslu bir şehirdir. Gua- dalquivir nehri üzerindedir. Şehirde küçük tarihî anıtlar vardır. Bunların başında Al- kazar’la Katedral gelir. Dokuma ve kimya endüstrisi ileridir.

Valencia: Akdeniz kıyısında 660.000 nü­fuslu bîr şehirdir. Bir üniversitesi vardır. Es­kiden bu bölgede bulunan Müslüman kıral- lığının başkentiydi.

Zaragoza: İber Dağları’nm kuzeyinde, Ebro nehri üzerinde 325.000 nüfuslu bir şehirdir. Tarihî katedralleri, bir üniversitesi vardır. Eski Aragon Kırallığı’nın başkentiydi.

Murcia: Doğuda, Akdeniz kıyısı yakınların­da 281.000 nüfuslu bir şehirdir. Gıda sana­yii, dokumacılık ileridir.

Ispanya’da Eğitim ve Kültür

İspanyollar hemen hemen tamamen Kato­lik’tir. Eğitim bakımından İspanya başka Av­rupa memleketlerinden çok geridir. Ahalînin % 40’ı okuma – yazma bilmez. 1900’de bu oran % 63’tü. 1857’de çıkarılan bir kanun’ çocukların okutulmasını zorunlu kılmıştı. Bu-

 

gün Ispanya’da 10.000’den fazla okul, 14 üniversite vardır. (Üniversite öğrencisi: 53.500, öğretmen 3.268). Bütün memlekette

  • kadar öğrenci bulunur. Bu sayılar­dan anlaşılacağı gibi, Ispanya’daki okul sayısı azdır. Birçok yerlerde yol olmaması okul yapımını zorlaştırmıştır.

Dil ve Edebiyat. — İspanyolca Hint – Av­rupai dil ailesinin Lâtin grupuna girer. An­cak, Araplar’la uzun süren temas Ispanyol diline çok etki yapmıştır. Bu yüzden, Is- panyolcadaki birçok kelimelerin kökü Arap­ça’dır.

İspanya’nın zengin bir edebiyatı vardır. Roman, piyes, şiir alanında büyük ilerleme­lerin kaydedildiği 1550- 1680 yılları arasına Ispanyol edebiyatının «Altın Çağı» denir. Bü­yük yazar Cervantes bu devirde yetişmiştir (Bk. Cervantes). Öte yandan, Lope de Vega, Tirso de Molina piyes alanında büyük ham­leler yapmışlardır.

XIX. yüzyılın yarısında piyes ve roman ala­nında romantizmin üstün geldiği görülür. A. Garcia Gutierrez’in yazdığı «El Trovadcr» Verdi’nin «II Trovatore» sine kaynak olmuş­tur. O yüzyılın yarısından sonra edebiyatla realizm üstün gelmeye başlar. Blasco Ibanez bu çağın realist yazarlarındandır (Bk. Iba- nez). XX. yüzyılın önemli yazarlarının başın­da gelen Jacinto Benavente (1866-1954) Nobel edebiyat mükâfatını kazanmıştır. Mi- guel de Unamuno ( 1864 • 1936) dünya öl­çüsündeki Ispanyol yazarları arasındadır.

J?esim. — ispanya dünya ölçüsünde ressam­lar yetiştirmiştir. Ispanyol resim üstatları

  • yüzyıldan bu yana yetişmeye başlamış­tır. Aslında Yunanlı olan El Greco, Ispanyol resminin önderleri arasında sayılır (Bk. El Greco). XVII. yüzyılda yaşıyan Dîego Velas- quez ( 1599 – 1660) dünya resim sanatının en ünlü simalarından biridir (Bk. Valesguez). O devrede yetişen daha başka tanınmış res­samlar Fransisco Zurbaran (1598- 1664), Jusepe Ribera (1591 – 1652) dır. Gene
  • yüzyılda yaşıyan Bartolme Murillo (1618- 1682) dünyaca tanınmış bir sanat­kârdır. XVIII. yılın başlıca ressamı Luis Me- lendez (1716- 1780) ile Luis Paret (1746- 1799) dlr. XVIII. yüzyılın sonlariyie XIX. yüzyılın başlarında yaşıyan Fransisco Goya ise dünyanın en ünlü ressamları arasında ge­lir (Bk. Goya). XX. yüzyılın en büyük res­samları ise Pablo Picasso, Juan Grls, Joan Miro ve Salvador Dali’dir (Bk. Picasso).

Ispanya’nın Ekonomik Durumu

İSPANYA’DAKİ DEĞİŞİK HALK TOPLULUKLARI

i SPANYOL HALKI. Avrupa’nın en karışık, en eski milletlerinden biridir.

Çeşitli tarihlerde Ispanya’yı istilâ eden devletler, bir kısım halkın bu­rada yerleşmesine göz yummuş, böylece karışık bir İspanyol milleti doğmuş­tur. Belirli bir tspauyol tipi yoktur. Yarımadanın ayrı bölgelerinde yaşıyan- ların tipleri, yaşayışları gelenekleri, dilleri, giyinişleri de değişiktir.

Ispanya’nın belli basit beş bölgesi vardır, bu bölgelerde yaşıyan İnsanların her halleri değişiktir. Castilla, Andalusia Galicia, Vascoırgada, Catalonia böl­geleri birer eyaletten farksızdır. Castilla halkı çoğunlukla gerçek İspanyol sayılır. Bunlar çok kültürlüdür. Buıanm yerlileri, hassas, aklı başında, dü­rüst, aynı zamanda çok mağrur insanlardır. Castilla diyeleğl Ispanya’nın edebi dili sayılır. Andalusia’da yaşıyanlar, çok neşeli, duygularını çabuk belli eden insanlardır. Galicia halkı, ağır işlerde çalışır; sert yaradılışlı insanlar­dır. Vascongada eyaletleri tamamen değişik bir manzara gösterir. Burada yaşıyanların İspanyollarla hiç ilgiler! yok gibidir. Zaten bunlar kendilerine İspanyol da dedirtmezler, «İheryalılar» olarak anılmak isterler. Catalonia- lılar çalışmasını çok seven İnsanlardır, iklimin sıcaklığına, çalışmayı güç- I leştirmesine rağmen onlar, tembelliğe asla meydan vermezler.

İspanya, Avrupa memleketleri içinde okuma-yazma bilmiyenl en fazla olan memlekettir. Hükümet ilk öğrenimi şart koştuğu halde okuma-yazma bil- mlyen çocukların sayıları çoktur.

İspanyolların çoğu, hayatlarını topraktan kazanmaya çalışırlar. Karınla­rını doyuracak kadar ürün yetiştirmek de devamlı bir üzüntü ve endişe konu­su olmuştur. İspanya topraklarının ancak % lO’ıı tarıma fevkalâde elverişli, dir. % 35’i hiç işe yaramıyacak derecede kötüdür. Geri kalan kısımların ise orta derecede tarım yapmaya elverişlidir. İspanya’da geniş arazi sahiplerine raslanmakla beraber halkın çoğu küçük çiftliklerini kendi kendilerine işlet­mek zorundadırlar.

Yazın şiddetli sıcaklarından, kışın şiddetli soğuklarından korunmak mak- sadiyle evlerin çoğu taştan yapılmıştır, pencereleri yok denecek kadar azdır. Ev halkı vaktinin çoğunu mutfakta geçirir. Hemen bütün İspanyol evlerinde elektrik vardır. Ekmek. İspanyol halkının belli başlı besinidir. Koy ve kasabalarda olduğu gibi şehirlerde de halk sofrasına mutlak ekmek sağ­lamak ihtiyacını duyar. Sofrada herkesin payına yarım ekmek düşer. Et ve tavuk ancak bayram günlerinde sofraya konarı lüks gıdadır.

Çiftçiler, sinema, tiyatro, televizyon, vesaire gibi eğlence vasıtalarından yoksun oldukları halde, kendi aralarında eğlenmesini gayet iyi bilirler. Çok çalışıp yoruldukları halde eğlencelerine de düşkündürler, mutlaka eğlen­meye vakit ayırırlar. Bayram günlerinde her kasabanın halkı kasabanın mahalli kıyafetlerini giyer, eski halk danslarını oynamak üzere kasabanın meydanlarına toplanırlar. Hemen herkes kastenyet ve ki tara çalmasını bilir. «Fiesta» (bayram) günlerinde kasaba halkı sokaklara dükülü’r, danslar, şar- 1 kılar, kahkahalar kasabyı doldurur.

İspanyollar en çok sıcaktan şikâyetçidirler. Dükkânlar, İş yerleri öğle saat­lerinden akşamüstüne kadar kapalıdır. Konserler, tiyatrolar gecenin çok geç saatlerinde başlar. Lokantalarda akşam yemeği saat 8.30’dan önce verilmez”. Yemeklerin çoğu zeytinyağlıdır. Büyük şehirlerin, kasabaların hepsinde boğa güreşi yapmaya elverişli «arena» 1ar vardır.                                                                             1

Ispanya’da ahalinin dörtte üçü tarımla uğ­raşır. Ancak, tarım usulleri çok ilkeldir. Çift­çilik konuları bölgeden bölgeye değişir. Kam- briya bölgesinde sığır, güneybatıda koyun ye­tiştirilir. Valencia ve Murcia sebze ve mey­vecilik bölgesidir. Kuzey Ispanya’da mısır yetiştirilir. Ancak, Ispanya’nın tarım ürünle­rinin başında buğday gelir. Zeytinlikler de önemli bir yer tutar. Dağlık bölgelerde pirinç, darı yetiştirilir. Ispanya’da bakır, kalay, gü­müş, civa ve demir madenleri vardır. Güney kesimlerde ipekçilik yapılır. Balıkçılık başka Avrupa memleketlerine göre ispanya ekono­misinde, pek önemli bir yer tutmaz. Öte yan­dan, şarapçılık çok ileridir, şarap memleke-

 

tin başlıca ihraç malları arasındadır. Çeşitli madenler, zeytin, yün, şeker, kereste de mem­leketin ihraç maddelerinin başında gelir. Baş­lıca ithal malları da makineler, taşıt araçları, İlâçlar, daha başka kimyevi maddelerdir.

Ispanya’da ulaştırma pek gelişmiş değildir. Memleketteki demiryollarının uzunluğu

  • kadardır. At ve öküz arabaları hâlâ ulaştırma işlerinde kullanılır. Karayol­larının uzunluğu 120.000 kilometreyi geçer.
  • motorlu taşıt, 900.000 telefon, 5.000 sinema salonu, 1,4 milyon ton ticaret gemisi vardır. Donanması, dünya devletleri arasında

Tarihte ispanya

Ispanya’da ilk oturanlar Keltler’le Iberler’ dir. M. O. V. yüzyılda Fenikelilerle Yunanlı­lar Akdeniz kıyılarında sömürgeler kurmuş­lardı. Ispanya’nın bütün doğu kesimini elleri­ne geçiren Kartacalılar’ı buradan Romalılar sürdüler. Bu durum M. S. 400 yılına kadar sürdü. V. yüzyılın başlarında Ispanya’yı Got- lar, Vandallar işgal etmiştir. Bugünkü «An- dalusia» sözü de «Vandalusia» dan gelir.

  1. yüzyılda Vizigotlar bütün yarımadayı aldılar. Vandallar’ı Afrika’ya geçmeye zorla­dılar. Vizigotlar’ın Ispanya’daki egemenliği VIII. yüzyıla kadar sürdü.
  • Arap İstilâsı: 711 yılında Araplar Ispan­ya’yı aldılar, buradaki egemenliklerini 1492′ ye kadar devam ettirdiler. Arap idaresi sıra­sında Ispanya’da büyük mimarlık eserleri meydana gelmiştir (Bk. Elhamra Sarayı). Araplar’ın Ispanya’ya yerleşmesi başka güney Avrupa memleketlerinin medeniyetine de et­ki yaptı (Bk. Endülüs Emevîleri). Ispanya ka- tolik hükümdarları Isabella ile II. Ferdinand’ ın evlenmesi (1492) Kastilya ve Aragon kı- rallıklarımn birleşmesine yol açtı. Bu saye­de Ispanyollar Arapları memleketlerinden uzaklaştırmak İmkânını buldular. Ispanyol devleti Şarlken (I. Carlos) ve II. Felipe za­manlarında en parlak devrine ulaştı. Bu çağda Ispanya, Hıristiyan devletinin en güdüsü idi.

Ispanyollar denizcilik alanında büyük iler­lemelere başlamışlardı. Büyük keşiflerde bu­lundular. Dünyanın birçok yerlerinde sömür­geler kurdular (Bk. Keşifler, Amerika). Is­panya artık büyük bir denizci devlet haline gelmişti. Ancak, 158S’de 130 parçadan ku­rulu Ispanyol filosunu Ingilizler’in yenmesi üzerine deniz üstünlüğü Ingilizler’e geçti.

  • Gerileme Devri. — XVII. yüzyıl İspan­yolların gerileme devri oldu. III. Felipe, IV. Felipe ve II. Carlos gelip gitti, devlette önemli bir kalkınma olmadı. Ispanya 1714’teki Ve­raset Savaşları’nda yenildi. XIX. yüzyıldaki Napolâon Savaşları ise memleketi uçurumun ucuna kadar getirdi. Bu arada, Amerika’daki Ispanyol sömürgeleri bağımsızlıklarını kaza­nıyorlardı. 1833’te VII. Ferdinand’ııı yerine geçen Isabella, ölen kiralın kardeşi Don Car- los’un bütün gayretlerine rağmen, 35 yıl hü­küm sürdü.
  • Cumhuriyet: 1868’de memlekette bir ayaklanma oldu, bunun sonucu olarak 1873′ te cumhuriyet ilân edildi. Yalnız, çok geç­meden Kıraliçe Isabella’nın oğlu 1874’te tah­ta çıkarak 18S5’e kadar hüküm sürdü, 1898′ deki ispanya – Amerika Savaşı sonunda, Kü-

 

ba, Puetro-Rico ve Filipinler İspanyolların elinden çıktı, Ispanya büyük devletler arasın­dan silindi.

İspanyol kırallarının sonuncusu XIII. Alfon- so’dur. Onun hükümranlığı sırasında 1923’te Primo de Rivera bir direktuar idaresi kur­mak istedi. Birkaç yıl diktatörlük etti. Alfon- so da onu destekliyordu. 1931’de General

  1. Berenguer kıralı tahttan İndirerek cumhu­riyet ilân etti. 1936’da General Fraııco yeni bir ayaklanma ile iktidarı ele aldı. Yıllarca süren bu iç savaş sırasında her iki taraf da büyük kayıplar verdi.

1939 yılının martında Franco Madrid’i ele geçirdi. Böylece kendini başbakan İlân etti, ispanya tahtında hak iddia edebilecek vâris­leri yurt dışına sürdü, yalnız Don Juan Car- los’u Ispanya’da bırakarak, onu kıral adayı olarak yetiştirmeye başladı. General Franco, yakında devlet başkanlığını kıral olarak Prens Don Juan Carlos’a bırakacağını bildirdi (Bk. Franco).

Bugünkü ispanya artık demokrasiyle yönetilmektedir.

Bibliyografya. — Bu konuda Türkçe eserlerin başltcaları:

İspanya Tarihi (L. Beuranct’üan çev.

  1. Söylemezoğlu, N. Ataç. 194ü); İs- patıya’da Engizisyon (C. Woocl’dan çev. Ö. R. Doğrul, 1938): Ole! İspanya (Aslan T. Yazman, 1956); ispanya Masalları (çev. Edibe Birsen, 1959).
Bu yazı 55 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/