İpek Yolu

Paylaş
 

İpek Yolu

İpek Yolu; Eski Çağ ve Orta Çağ’da kullanılan önemli bir ticaret yoludur. Adını bu yolda daha çok ipek taşınmasından almıştır. Çin’in tarihi şehri Şian’dan başlayan İpek Yolu, Orta Asya’da birden fazla güzergâhı izleyip Anadolu’ya ve Avrupa’ya kadar ulaşmaktadır.

İpek Yolu, insan eliyle açılmış bir yol değildir. Coğrafi koşulların hazırladığı geniş vadi yatakları ile ticaret kervanlarının konaklamalarına yarayacak vahalardan oluşan bir ticaret güzergâhıdır. İpek böceğinin ürettiği yumuşak, parlak, dayanıklı bir lif olan ve iyi boya tutan ipek, insanlar tarafından iplik yapma ve kumaş dokuma amaçlı kullanılmıştır. Çin’de günümüzden 4600 yıl önce başlayan ipek dokumacılığı zamanla gelişmiştir.

Türkiye, coğrafi konumu ve iklimi bakımından ipekböceği ve dut ağacı yetiştirilmesine uygun ülkelerden birisidir. Trakya, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bazı iller ile Amasya, Diyarbakır, Hatay yöreleri ipekböcekçiliğinin yayılmış olduğu yerlerdir. Çin’de dokunan ipek Anadolu’nun önemli merkezlerine de ulaşmıştır. Örneğin Osmanlılar tarafından Bursa’da 1492’de yaptırılan Koza Han’da yüzyıllar boyu ipek ürünleri satılmıştır.

İpek Yolu, yalnız ticaret yolu olarak kalmamış, 2000 yıldan beri devletler arasında siyasi, ekonomik ve kültürel bir köprü olmuştur. Örneğin ticari ilişkiler sonucunda Çin’deki Mani inancı ve Budizm, Türkler arasında yayılmıştır. Çinliler Türklerden keçe yapmayı, halı dokumayı; İranlılardan mavi renkli porselen yapmayı öğrenmişlerdir.

Yine İpek Yolu üzerinde ticaret yapan Müslüman tüccarlar, İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında önemli rol oyna­mışlardır. Barut, pusula ve matbaa gibi icatların doğudan batıya taşınmasında da bu yolun önemli rolü olmuştur. Çinlilerin ürettikleri ipek ve porseleni birçok toplum İpek Yolu’nda yapılan ticaret sayesinde tanımıştır. İpek Yolu’nda tıbbi bilgi ve malzeme akışı da olmuştur. Dolayısıyla dünya medeniyetinde tarihi ve kültürel bakımdan çok önemli bir rol oynamıştır.

Orta Asya’da yaşayan devletlerin siyasi ve ekonomik açıdan güçlü olmaları büyük ölçüde ticaret yollarını ellerinde tutmalarına bağlıydı. İpek Yolu üzerinde kurulan Hunlar, Kök Türkler, Uygurlar ile Çinliler ve İranlılar arasında İpek Yolu üzerinde egemenlik kurmak için mücadeleler yaşanmıştır. Türkler, ipek Yolu’nu ellerinde tuttukları dönem­lerde Orta Asya siyasetinde ve diğer devletler üzerinde söz sahibi iken, bu yolun denetimini kaybedince ekonomik açıdan zayıflayarak yıkılma sürecine girmişlerdir. Bu durum devletlerin siyasi güçlerinin ekonomik güçleri ile bağlantılı olduğu­nu göstermektedir.

İpek Yolu’nda ipek, kürk, demirden yapılmış silah ve eşyalar, canlı hayvan, çeşitli baharatlar, porselenler, altın, elmas ve inci gibi değerli eşyaların ticareti yapılmıştır.

İpek Yolu üzerinde bulunan Pekin, Kaşgar, Semerkant, Merv, Tebriz, Trabzon, Kırım, Hatay ve İstanbul gibi şehirler birer ticaret merkezi olarak zenginleşmişlerdir.

İpek Yolu’nun başlangıcı sayılan Çin’in Şian kentinden yola çıkan bir kervan sırasıyla Çin, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve İran’ı geçerek İstanbul’a ulaşabilmektedir. Bu yolculuk yaklaşık 12 bin kilometredir.

Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra İpek Yolu’nun hem bir ticaret yolu hem de tarihsel ve kültürel değer olarak canlandırılması gündeme gelmiştir. Günümüzde İpek Yolu’nu yeniden canlandırmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Bu yazı 37 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/