İNSANLAR YERLER VE ÇEVRELER KONU ÖZETİ

Paylaş
 

İNSANLAR YERLER VE ÇEVRELER KONU ÖZETİ

İnsanoğlu Dünya üzerinde çok farklı değişik yerlerde yaşamış topluluklar kurulmuş uygarlıklar geliştirmiştir .İnsanların bir yerde yaşamasını belirleyen en önemli unsurların başında hiç kuşkusuz çevrenin iklim yapısının ve bitki örtüsünün çok önemi vardır .İnsanlar uygun iklim şartlarında ancak yaşayabilirler, ancak çok olumsuz iklim şartlarında yaşayan topluluklar da tarih boyunca görülmüştür .Mesela Kutup Bölgesi’nde yaşayan Eskimolar çok zor da olsa o bölgede yaşamak tutunabilmişlerdir .Ancak insanoğlunun daha çok tercih ettiği tipi ılıman ve yaşamaya elverişli iklim tipleridir .Peki dünyada görülen iklim tipleri nelerdir diye soracak olursanız iklimlerden birisi çöl iklimidir .Genelde gündüzleri sürekli sıcak ve Güneş’in yoğun olarak hissedildiği bir iklim tipidir .Geceleri ise nem oranının azalmasından dolayı daha doğrusu çöl ikliminde nemin çok az olmasından dolayı soğuk geçer ve rüzgarlar şiddetli şekilde eser. Ekvator iklimi Ekvator çevresinde görülen iklimdir Yaz kış oldukça sıcaktır .Çünkü güneş ışınları buraya oldukça dik açıyla gelir .Soğuk Kış ayları Ekvator ikliminde yaşanmaz bu yüzden de Ekvator iklimi insan yaşamı için elverişli bir iklim olarak görülebilir. Ancak aşırı sıcaklıklar insanları rahatsız edebilir. Kutup iklimi bu iklim kutuplar çevresinde görülen bir iklim ve yaz kış oldukça soğuk kar ve buz şeklinde yapı ile kaplıdır ve yerleşime çok elverişli değildir o yüzden de kutup ikliminde çok fazla insan yaşamaz. Muson iklimi daha çok dönenceler ile Ekvator arasında görülen bir iklimdir .Bu iklim yazları aşırı yağış alır en önemli özelliklerinden bir tanesi budur .Muson yağmurları dediğimiz yağmurlar bu bölgeye çok fazla su bırakır ve bu da bu bölgede sık sık sel baskınlarına hatta insan kayıplarına yol açar .

İnsanoğlu görüldüğü gibi birçok iklim tipinde yaşamaya adapte olmuş ve hayatta kalmayı başarmıştı .İlk insanlara baktığımızda daha çok mağaralarda ya da ağaç kovuklarında barındığını görmekteyiz .Mağaralar ilk insanlar için koruyucu bir özellik taşımış ve burada hem iklim şartlarından hem de vahşi hayvanlardan korunma şansını elde etmişlerdi .İlk İnsanlar genellikle avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdürmüşlerdir bir bölgedeki av hayvanları veya toplayabilecekleri besinler azaldığında başka yerlere giderek oradaki av hayvanlarını ve toplayabilecekleri gıdaları toplayarak hayatta kalmaya çalışıyorlardı .Erkekler genellikle avlanırken kadınlar ise tohum ve benzeri şeyler toplamaya gayret göstermektelerdi .İlk insanlar tohumların yetiştiğini görünce tarım başladı tarım insanoğlu için oldukça önemliydi .Artık insanlar eskiden sürekli toplamak zorunda kaldıkları ürünleri gıdaları bulundukları yerde üretme şansını elde ettiler ve bu da yerleşik hayata geçişi sağladı. Artık insanlar düz tarım arazilerinde tarım yaparak sürekli aynı yerde yaşayan biliyorlardı. Böylece tarım arazilerinin çevresinde evlerini yapmaya başladılar .Bu da tarihte ilk defa köylerin kurulmasına ve toplu bir yaşam alanının oluşmasına yol açtı .İnsanlar zaman geçtikçe sayıları artmakta ve bu da insanlar arasındaki gerginliklerin çatışmaların artmasına yol açmaktaydı .İnsanlar arasındaki çatışmalar şiddetlendikçe güçlü olanlar zayıfları ezmeye başladı .İşte bu dengeyi korumak ve zayıf olanları güçlere karşı desteklemek için ilk defa devlet kurumu ortaya çıktı .Devlet kurumu koyduğu kurallarla toplumsal düzeni sağlayacak bu sayede insanların yaşamı garanti altına alınan bitecekti .İnsanların ilk araç gereç olarak yaptıkları ürünlerden bir tanesi kilden çanak çömlek ve çatal ve kaşıkları ise kemikten yapmayı başaran insanlar ateşi bulduklarında ise bambaşka bir noktaya erişti. Ateş insan olduğu için hem ısınma hem yemeklerini pişirme hem de vahşi hayvanlara karşı koruma aracı olarak kullanılmaya başlandı .Ateş aynı zamanda madenin işlenmesini de sağladı ve böylece önce bakır sonra Demir sonra Tunç gibi Madenler geliştirildi .Özellikle Demir’in kullanılması insanlık tarihinde bir dönüm noktası oldu .Demir sayesinde insanoğlu çok daha sağlam araç gereçler ve savaş araçları üretmeyi başardı .Toplumsal anlamda sayılar arttıkça köyler giderek kasabalara ve kasabalarda şehirlere dönüşmeye başladı ve bir süre sonra şehir Devletleri dediğimiz devletler ortaya çıktı. Daha sonra da bu şehirler arasında insanlar ürünlerini birbirleri ile takas etmeye yani ticari faaliyetlerde bulunmaya başladılar .Beraber yaşamın getirdiği birçok gerginlik ve çatışma bulunmaktaydı devletler ve devlet başkanları bu çatışmaları giderebilmek için yazılı kanunlar belirlemek zorunda kaldılar ve böylece insanoğlu yazılı kurallara göre yaşamaya başladı .Şehir Devletleri bir süre sonra birbirleri arasında rekabet giriştiler ve şehir Devletleri diğer şehir Devletleri üzerine Hakimiyet kurma arayışına başladılar ve ele geçirdikleri diğer şehirlerle birlikte büyük Merkezi krallıklar kurulmuş oldu .

Gelelim üzerinde yaşadığımız Anadolu’ya .Anadolu’da Kimler geldi kimler geçti sorusuna cevap arayacak olursak Anadolu’da kurulan ilk uygarlıklardan bir tanesinin Hititler olduğunu görüyoruz .Hititler Anadolu uygarlığına derin izler bırakmış ve kendisinden sonra gelen uygarlıkları da etkilemiş çok önemli bir devletti .Hititlerin başkenti Hattuşaş’tır .Hattuşaş bugün ilimiz olan Çorum sınırları içerisinde kalmaktaydı .Hitit Kralları oldukça güçlü bir şekilde ülkelerini yönetirler di. Hitit Kralları ülkeleri yönetirken Tavananna adı verilen kraliçelerine de söz hakkı tanımışlardı .Bu da hititlerin kadınlara verdiği önemi oldukça bariz bir şekilde bizlere göstermekte .Hititlerin devlet işlerinin görüşüldüğü aynı zamanda bir Pankuş adı verilen soylular meclisi bulunmaktaydı .Hitit Kralı devlet hakkında kararlar alırken pankuş meclisinin görüşlerine de başvurmak ve bunu dikkate almak zorundaydı. Aksi takdirde siyasi gerginlikler yaşanabilirdi. Hititler çivi yazısı ve Mısırlıların kullandığı hiyeroglif yazısını kullandılar ve bunu geniş bir şekilde yaygınlaştırdı lar .Hititlerden bize kalan Anallar çok önemli belgelerdir .Analların diğer adı yıllıktır bu yıllıklar sayesinde biz Hititlerin yıllar içerisinde neler yaşadıklarını neler yaptıklarını çok net bir şekilde görebiliyoruz .Hititlerden tarihimizde kalan en önemli unsurlardan bir tanesi de tarihteki ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması dır .Tarihteki ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması Hititler ile mısırlar arasında yaşanan savaşın sonucunda imzalanmış ve oldukça önemli belgedir .Hititler maden işletmeciliğinde son derece gelişmişlerdir .Aynı zamanda küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta hititlerde yaygın olarak yapılmaktaydı. Hititler aynı zamanda at yetiştiriciliğinde de oldukça başarılı olmuş ve yetiştirdikleri atları Savaş arabalarında kullanarak rakipleri karşısında oldukça başarılı bir noktaya erişmişlerdi .Özellikle Mısırlılarla yaptıkları savaşlarda Savaş arabalarını yoğun bir şekilde kullanmışlardır.

Frigler Frigler’in başkenti Gordion şehridir .Gordion şehrine baktığımızda bugünkü Ankara ilçesi olan Polatlı’da olduğunu görüyoruz. Frigler’in Tarihte bilinen en önemli özelliklerinden bir tanesi tarıma çok önem vermeleri de en önemli geçim kaynakları Frigler’in tarımdı. Bu yüzden de tarımda hata yapanlara ve saban kıranlara ölüm cezasına kadar cezalar verilebilmektedir .Frigler Çivi yazısını kullandılar tarihlerindeki en ünlü karakterlerin başında Kral Midas gelir .Tarihte Eşek Kulaklı Midas olarak da anılmaktadır .Tapates adı verilen kilimleri son derece ünlüdür ve kilim konusunda Frigler oldukça başarılı olmuşlardır .Fabl hikayeleri de ilk defa Friglerde görüyoruz .Fabl hikayelerinde hayvanlar konuşturmuş ve böylece bu alanda ilk adım atılmıştır .

Lidyalılar ise Anadolu’da kurulan diğer uygarlıklardan bir tanesidir başkenti sard şehridir bugünkü Manisa’nın Salihli ilçesine denk gelir .Lidyalıları tarihte biz Parayı bulan uygarlık olarak bilmekteyiz .Gerçekten de Lidyalılar ticarette yoğun bir şekilde ilgilenmektelerdi ve ticari faaliyetlerinde ürünleri takas etmektense para kullanmaya başladılar ve bu da dünya ekonomik gelişimi açısından muazzam bir buluş olarak tarihe geçti .Lidyalılar Kral Yolu adı verilen Ticaret yolunu da kurdular Bu sayede doğu-batı ticaretinin gelişmesine yol açtılar ve bu ticaretinden oldukça yüksek gelir elde ettiler .Süs eşyası ve parfüm gibi ticari ürünler geliştirip doğu-batı ticareti arasında bu ürünleri satmayı başardılar .Lidyalılarda diğer Anadolu Uygarlıkları gibi çivi yazısını ullanmışlardır .

İyonyalılar şehir Devletleri halinde yaşayan Efes Milet Foça ve İzmir merkezli bir uygarlıktır .İyonyalıların tarihte özel kılan en önemli yanlarından bir tanesi bilim ve özgür düşünceye çok önem vermelidir .Bilim ve özgür düşünceye önem verdiklerinden dolayı İyonya şehirlerinde birçok bilim adamı yetişmiş ve bu Bilim adamları bu özgür düşünce ortamından yararlanarak çok farklı alanlarda çok değerli eserler ve düşünce ve bilgi birikimini ortaya koymuşlardır .Özellikle tarihte Herodot tıpta Hipokrat felsefede Diyojen matematikte Pisagor Tales gibi bilim adamlarının iyonya şehirlerinde yetiştiklerini ve ortaya koyduğu eserlerle daha sonra gelecek uygarlıklara yön belirlediklerini çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz .İyonyalıların en önemli geçim kaynaklarının başında Ticaret gelmektedir .Denize kıyı olmasından dolayı İyonyalılar Deniz ticareti ile yoğun bir şekilde ilgilenmişler ve başka ülkelerde koloniler kurarak kurarak ticari faaliyetlerini çok geniş alanlara yaymayı başarmışlardır .İyonyalılar Fenike alfabesini kullanmışlardır ki Fenike alfabesi daha sonra bulunacak olan Latin alfabesinin temelini oluşturan o dönemki son derece modern bir alfabeyi di .Bugünkü Avrupa uygarlığının temellerini iyon uygarlığında atıldığını çok rahat söyleyebiliriz .Özellikle Avrupalılar ortaçağdan çıkarken İyon Uygarlığı’nın bilgi birikiminden fazlasıyla yararlanmışlardır .Anadolu’da kurulan diğer bir uygarlık Urartular dır .Başkenti Tuşba dır ve bugünkü van ile sınırlarımız içerisinde kalmıştır .Urartuları tarihte bilinen en önemli özelliklerinden bir tanesi bulundukları coğrafyada taşın çok fazla olmasından dolayı Taş işlemeciliği dir .Barajlar göletler kurmuşlar ve su kanalları açarak sulama kanalları yapmışlardır .Bu sulama kanalları sayesinde tarım alanlarını geliştirmişlerdir çivi yazısını kullanmışlardır .Urartular ve bunda da başarılı olmuşlardır .Oda şeklindeki Kaya Mezarları da Urartulardan günümüze kalan en önemli eserlerden bazılarıdır .Ölümden sonra yaşama inanan Urartular ölen insanların eşyalarını da bu kaya mezarlarına koymuşlar ve günümüzde yapılan arkeolojik çalışmalarda da bu kaya mezarlarından fazlasıyla yararlanılmıştır.

Bu yazı 26 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/