İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ (1948)

Paylaş
 

 İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ (1948)

İnsanoğlu tarih boyunca en çok kendi kendine zarar verdi bitmek bilmeyen savaşlar iktidar mücadeleleri sonucunda milyonlarca hatta belki de tarih boyunca milyarlarca insan hayatını kaybetti sakat kaldı yerinden yurdundan olmak durumunda kaldı.Ama bir taraftan da insanoğlu bu çatışmaları dindirmek daha medeni daha insanca yaşanabilir koşullar yaratmak için çaba da sarfetti .Yunanistan’da başlayan demokrasi anlayışı ve Roma’da dahada köksalan insan hakları düşüncesi yüzyıllar içerisinde olgunlaştı ve 20 yüzyıla gelindiğinde ise tam olarak meyvelerini vermeye başladı.

20 yüzyılın başlangıcında 1 Dünya Savaşı yaşanmış ve bu savaşta 25 milyon insan ölmüştü bu savaşın yıkıcı sonuçlarını giderebilmek ve bir daha böyle bir savaş yaşanmamasını sağlamak için Milletler Cemiyeti kurulmuş ancak devletler bu Milletler Cemiyeti’ne gerekli duyarlılığı ve ilgiyi göstermemişlerdi. Tabi bunda kurulan Milletler Cemiyeti’nin İngiltere gibi büyük devletlerin çıkarlarına hizmet etmesi de çok önemli bir etkendi. Ancak Avrupa’da ve dünyada sağlanamayan barış ortamı Adolf Hitler’in 2 Dünya Savaşı’nı başlatmasına yol açtı ve bu savaşta 50 milyon insan hayatını kaybetti .Özellikle savaşın sonunda kullanılan atom bombası dünya için tam bir felaketti  .Dünya savaşında yaşanan acılar o kadar şiddetli ve yoğundu ki tüm Dünya Devletleri yeni bir örgüt kurmaya ve bu örgüt aracılığıyla dünyada barışı sağlamaya karar verdi .

İşte bu anlamda Birleşmiş Milletler örgütü kuruldu ve bu örgüt 1948’de çıkardığı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile insan hakları konusunda ve demokrasinin gelişimi alanında çok büyük bir adım attı .Bu bildiride insan haklarının uluslararası alanda nasıl korunması gerektiği hangi koşullar aracılığıyla bu hakların garanti altına alınabileceği net bir şekilde ortaya konuldu .

Her kişinin yaşama hakkının doğuştan geldiğini ve bu hakkın devletler tarafından korunmak zorunda olduğu net bir şekilde belirtildi .İnsanlık dışı ya da onur kırıcı ceza yada işlemlerin uygulanamayacağı  hiç kimseye işkence yapılamayacağı belirtildi köleliğe net bir şekilde karşı çıkıldı ve hiç kimsenin köle olarak kullanılamayacağı belgelendi .

Hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağı yine bu bildirgede ortaya konuldu .En önemlilerinden bir tanesi ise özgürlük ve güvenlik hakkı konusundaydı. İnsan Hakları Evrensel beyannamesine göre Herkes özgürdür ve özgür yaşama hakkına sahiptir ,aynı zamanda her insanın güvenlik hakkı vardır ve devletler bu güvenlik hakkını garanti altına almakla görevlidirler .Yasal yöntemler dışında hiç kimsenin özgürlüğünden yoksun bırakılamayacakğı da insan hakları evrensel beyannamesinin en önemli maddelerinden birisidir .Yasal bir durum söz konusu olmadığı sürece herkes özgürce yaşayabilir ve özgürlüklerinden men edilemez .

Yine en temel haklardan birisi olan özel hayatın aile yaşamının korunması Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel beyannamesinde net bir şekilde ortaya konuldu. Her ne kadar günümüzde bu hak çoğu zaman ihlal edilirse de bu yasal düzenleme aracılığıyla özel ve aile yaşamı ihlal edilen kişiler mahkemelere başvurabilir ve gerekli cezayı uygulamaların hayata geçmesini sağlayabilmektedir .

En önemli maddesi diyeceğimiz madde ise herkes düşünce vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Ancak bu özgürlük kamu güvenliğinin ve düzenin genel sağlığın genel ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için kanunda öngörülen zorunlu olan önlemlerle sınırlanabilir .Yani devletler belli koşullar altında bu özgürlükleri sınırlayabilir . Mesela bir savaş durumu bir olağanüstü hal durumu bir sıkıyönetim durumunda bazı haklar kısıtlanabilir ama en temel hak olan yaşama hakkı hiç kimsenin elinden alınamaz .İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi bu anlamda Bir dönüm noktası olmuş ve 1948’den sonra demokrasiye yönelen çoğu devlet Anayasası’nda İnsan Hakları Evrensel beyannamesinin maddelerine yer vermiştir .Türkiye’de de 1960 ve sonrasında kabul edilen anayasalar da ki en temel ilkeler İnsan Hakları Evrensel beyannamesinde alınmıştır.

http://bilelimmi.com/tarihten-gunumuze-demokrasinin-yolculugu/

http://bilelimmi.com/demokrasinin-temel-ilkeleri/

http://bilelimmi.com/demokrasi-sunusu/

Bu yazı 41 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/