II. Murat Hayatı

Paylaş
 

II. Murat Hayatı

1. Murat Osmanlı devle­tinin altıncı pa­dişahıdır (1404 – 1451).1. Murat Hayatı tarihimizin en kritik süreçlerinden birini teşkil eder o yüzdende 1. Murat yakından incelenmeli ve 1 Murat ın Seferleri,1.Murat’ın Savaşları anlaşmaları yakından değerlendirilmelidir.Bu yazımızda 1.Murat Kimdir sorusuna cevap bulmaya 1.Murat a daha yakından bakmaya gayret edeceğiz.

Çelebi Mehmet’in oğludur. Amasya’da doğdu. Annesi bir cariyedir. On iki yaşında iken lalası Yörgüç Paşa ile birlikte Amasya valiliğine gönderildi Şeyh Bedreddin’in halifesi Börklüce Mustafa’nın İzmir ve Saruhan taraflarında çıkardığı ayaklanmanın bastırılmasında bulundu. Yeni lalası Hamza Bey ile birlikte îsfahdiyaroğlunun elinden Samsun’u aldı. Ba­basının ölümü üzerine Bursa’da hükümdar oldu (1421).2 Murat, padişahlığının ilk yıllarında güçlüklerle kar­şılaştı. Bizans imparatoru Manuel, Limni adasında gözaltında tutulan amcası Mustafa Çelebi ile anlaşma yaparak onu ser­best bıraktı ve Rumeli’ye geçmesine yardım etti. Mustafa Çe­lebi, Edirne’de hükümdarlığını ilân etti. Mustafa Çelebi’ye Aydmoğlu Cüneyt Bey, Evrenosoğulları, Turhan Bey ve oğul­lan ile Gümlüoğlu ve öteki Rumeli beyleri katıldılar. Mus­tafa Çelebi, Anadolu’ya geçmek üzere Gelibolu’ya geldi. Ken­disiyle birlik olan beyler de kuvvetleriyle yanında- idiler. Mustafa Çelebi, Gelibolu kalesini güçlendirdi Donanmaya kaptanlar ve komutanlar atadı. Buradan Edirne’ye döndü. Kardeşi Çelebi Mehmet’in hâzinelerini ele geçirdi. İçki ve eğ­lenceye daldı.

2 Murat, boş durmuyordu. Bizans imparatoru ve Foça’ daki Cenevizlerle anlaşmaya çalışıyor, onların yardımıyle Rumeli’ye kuvvet geçirmeyi tasarlıyordu. Cüneyt Bey de Mus­tafa Çelebi’yi bir an önce Anadolu’ya geçmeleri için uyardı. Mustafa Çelebi, kuvvetlerini toplayarak Gelibolu’dan Lapse­ki’ye geçti (1422). Bursa’ya doğru ilerledi. II. Murat da kuv­vetleriyle Bursa’dan çıkarak Ulubat’a geldi. Gölün ayağı üze­rindeki köprüyü yıktırdı. İki taraf, suyun iki kıyısında kar­şılaştı. Bu sırada n. Murat’ın devlet adamları, Mustafa Çe- lebi’ye mektup yazarak Cüneyt Beyin ve Rumeli beylerinin II. Murat’la anlaştıklarını bildirdiler; onu kuşkuya düşürdü­ler. Mihaloğlu Mehmet Bey de Rumeli akıncı beyleriyle gü­lüşerek onlan kandırdı. Cüneyt Bey, durumun iyi olmadığını anlayınca, bir gece adamlanyle ordudan ayrılarak aile ocağı olan Aydın’a kaçtı. Kimseye güveni kalmayan Mustafa Çele­bi güçlükle Rumeli’ye çekildi. II. Murat, onun peşini bırak­madı, arkasından Rumeli’ye geçti. Gönderdiği kuvvetler, Edirne’den hâzineyi alıp Eflak’a gitmekte olan Mustafa Çe- lebi’yi yakaladılar. Edirne’ye getirilen Mustafa Çelebi. II. Mu­rat’ın buyruğu ile asıldı (1422). Bu sırada Anadolu beyleri de ayaklanarak Çelebi Mehmet’in ele geçirdiği yerleri geri al­dılar. Germiyanoğlu II. Yakup Bey, Hamiteli sancakbeyi olan II. Murat’ın kardeşi Küçük Mustafa ile birlik oldu.

2 Murat, Bizans imparatorunun düşmanca davranışları­na karşılık olarak İstanbul’u kuşattı. Donanma da kuşatma­ya katıldı. İmparatorun barış önerisi kabul edilmedi Surlar, top gülleleriyle döğüldü. Güç durumda kalan imparator, Ka- ramanoğluna, sığınmış olan Küçük Mustafa’yı İstanbul’a ge­tirtti. Onu, hükümdar olmaya kışkırttı. Anadolu’ya gönderi­len Küçük Mustafa Karamanoğullan ile Germiyanoğullarm- dan vardım gördü. Topladığı kuvvetlerle Bursa üzerine yürü­dü. II. Murat bu durumda elli gün kadar süren İstanbul ku­şatmasını kaldırmak zorunda kaldı. Bursa halkı, Küçük Mus­tafa’ya karşı çıktı; şehrin teslim edilmeyeceği kendisine bil­dirildi. Küçük Mustafa ve veziri Şarabdar İlyas, kuvvetleriyle brilikte buradan ayrılarak İznik’e doğru gittiler. II. Murat, Şarabdar İlyas’ın kendi tarafına geçmesini sağladı. Küçük Mustafa, kırk gün kuşatmadan sonra İznik’e girdi. Zaman kazanan II. Murat, İznik’e ani bir baskın yaptı. Küçük Mus­tafa, Şarabdar İlyas tarfından yakalanarak, II. Murat’a tes­lim edildi. Bir incir ağacının altında boğuldu (1423).

Murat, İznik’i aldıktan sonra Candaıoğulları üzerine yürüdü. Isfendiyar Bey, yenilgiye uğratıldı; yaralı olarak Si- nop’a kaçtı. Osmanlı kuvvetleri Kastamonu’yu ve bakır ma­denleriyle tanınmış olan Kiiıe’yi aldılar. İsfendiyar Bey, kız torununu II. Murat’la evlendirmek, Bakır Küresi gelirinin bir bölümünü OsmanlIlara vermek, gerektiğinde asker gönder­mek, Osmanlıların koruyuculuğu altına giren oğlu Kasım Be­yin yerlerini geri vermek koşuluyle barış yaptı (1423).

Murat, Karamanoğlu İbrahim Beye yardım ederek onun hükümdar olmasını sağladı. İbrahim Bey, Hamitili’ni OsmanlIlara bıraktı. Eflak voyvodasının Türk topraklarına saldırıda bulunması üzerine Firuz Bey, Eflak’a bir akın yap­tı. Dr ak ol, iki oğlu ile Edirne’ye gelerek II. Murat’a bağlı­lığını bildirdi; iki yıllık vergisini de getirdi. Bir oğIu„ rehine olarak al ikondu.

Bizans imparatoru, Osmanlı devletinin çıkan iç olayları bastırması üzerine, II. Murat’a başvurarak barış yapılmasını önerdi Cenevizlerin aracılığı ile yapılan anlaşmaya göre, im­parator lıer yıl vergi olarak Osmanlı hâzinesine 30 000 duka altın ödemeyi, Ankara savaşından sonra Ege denizi ve Kara­deniz kıyılarında Bizanslılara geçmiş olan yerleri geri ver­meyi kabul etti (1424). Edirne’ye gelen Sırp despotu Stefan Lazareviç ile de eski dostluk antlaşması yenilendi.

Murat, Rumeli’de güvenliği sağladıktan sonra, Ana­dolu’da Türk birliğini kurmaya çalıştı. Önce Menteşeoğulları beyliğine son verdi. Aydınoğulları beyliğini eline geçiren Cü­neyt Bey, üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetlerini başarısız­lığa uğrattı ise de sonunda yakalanarak öldürüldü (1426). Germiyanoğlu II. Yakup Beyin erkek çocuğu yoktu. II. Mu­rat, ona karşı bir harekette bulunmamıştı. II. Yakup Bey, Edirne’ye kadar giderek II. Murat’a konuk oldu; ölümünden sonra ülkesini OsmanlIlara vasiyet etti. II. Yakup Bey. Kü­tahya’ya döndükten bir yıl sonra öldü. Germiyanoğulları bey­liğinin ülkeleri, Osmanlı devletine katıldı (1428).

OsmanlIlara vergi veren Sırp despotu Stefan Lazarcviç 1427’de öldü. Yerine geçen Georgi Vulkoviç (Vilkoğlu), Türk dostluğundan ayrılarak Macar kralı Sigismund ile anlaştı. Fakat, bu davranışı ona bir yarar sağlamadı. Türklere karşı yenilgiye uğrayan Sigismund, güçlükle kaçabildi. Güvercinlik (Golumbaç) kalesini de bırakmak zorunda kaldı. Sigismund’ dan umudunu kesen Georgi Vulkoviç, OsmanlIlarla anlaştı. Her yıl 50 000 duka altın vergi vermeyi, Macarlarla ilişkisini kesmeyi, eskisi gibi Türk ordusuna yardımcı asker gönder­meyi kabul etti.

Murat, Venediklilerin yönetimine geçmiş olan Selâ- nik’i kuşattı kısa bir süre sonra burasını aldı (1430). Se!ânik kuşatması sırasında donanmalarıyle Gelibolu’ya saldıran Ve­nediklilerle antlaşma yaptı. Yznya, Osmanlı ülkesine katıldı.

Macarların yardımıyle Eflak Beyi olan Vlad Drakul, Os­manlIlarla da iyi geçinmeye önem verdi. II. Murat’ın Kara- manoğullarına karşı sefere çıkacağı sırada Bursa’ya gelerek bağlılığını bildirdi. Macaristan’a yapılacak seferde her türlü kolaylığı göstereceğine söz verdi.

Murat’ın yardımıyle hükümdar olan Karamanoğlu İb­rahim Bey, Sırplar ve Macarlarla OsmanlIlara karşı bir ant­laşma yaptı. Bundan sonra Beyşehir ve Hamitili taraflarına saldırıya geçti. II. Murat, Karamanoğulları üzerine yürüye­rek Akşehir, Konya ve Beyşehir’i aldı. İbrahim Bey, barış is­tedi ve padişahtan özür diledi. Osmanlılardan aldığı yerleri geri vermesi koşuluyle barış yapıldı. II. Murat, bundan son­ra Macaristan’a şiddetli bir akın yaptırdı. Rumeli’ye geçerek Sırbistan despotluğuna son verdi Macarların koruyuculuğun­da bulunan Belgrad, altı ay kadar kuşatıldıysa da burası ele geçirilemedi (1439).

Osmanlılarla M acarlar arasında düşmanlık sürüyordu. Mezit Bey komutasında Erdel’e giren Türk akıncılarını Ma­car komutanı Hunyadi Yanaş bîr baskınla bozguna uğrattı. Mezit Bey, iki oğlu ve çok sayıda Türk askeri şehit oldu (1442). Bu yenilginin öcünü almak için Rumeli Beylerbeyi Hadım Şahabcddin Paşa komutasında Macaristan’a bir ordu gönderildi Fakat bu ordu da komutanın kendini beğenmiş­liği yüzünden, Eflak’ta Vezağ denilen yerde, yine Hunyadi Yanoş’un komuta ettiği düşman kuvvetlerine karşı ağır bir bozguna uğradı.

Bu başanlar üzerine papanın kışkırtmasıyle Macarlardan Sırplardan, Ulahlardan (Ef laktılar). Lehlerden ve öteki Avru­pa ülkelerinden katılan gönüllülerden bir Haçlı ordusu oluş­turuldu. Yeni Macar kralı Ladislas ile Hunyadi Yanoş’un ko­muta ettiği bu ordu. Tuna ırmağını geçerek Sırbistan’a girdi Karamanoğlu İbrahim Bey de bunlarla anlaştı. Karamanoğlunun kuvvetleri Bolvadin, Beypazarı, Ankara, Seyitgazi ve

Kütahya’ya kadar olan yerlere girerek halka görülmedik kö­tülük yaptılar. II. Murat, önce Haçlılarla birlik olan Kara- manoğullarının üzerine yürüdü. Güç duruma düşen İbrahim Bey aldığı yerleri geri vererek barış yaptı.

Murat, hemen Edirne’ye döndü. Bu sırada Niş yakın­larında Morava ırmağı kıyısında Haçlılarla yapılan savaşta Osmanlı ordusu yenilgiye uğradı (1443). Haçlılar Morava sa­vaşından sonra ilerleyerek Sofya’yı aldılar. Bulgarlar, Haç­lılara yiyecek yardımı yaptılar. II. Murat İzladi derbendi önünde düşmanla karşılaştı. Haçlıların saldırısıyle başla­yan savaşta, Osmanlı ordusu yine yenildi. Haçlılar derbendi geçerek Filibe ovasına geldiler. Yalvaç kırlarında yapılan sa­vaşta da başarı sağlanamadı. Fakat, şiddetli kış nedeniyle Haçlılar geri dönmek zorunda kaldılar.

 

Karamanoğlu İbrahim Bey, Osmanlıların yenilgiye uğra­malarından yararlanmak istedi Barışı bozarak yeniden sal­dırıya geçti .Güç durumda kalan II. Murat, Macarlarla barış yapmayı uygun buldu. Sırp despotunun aracılığıyle yapılan anlaşma önerisini Macar kralı kabul etti. Edirne’ye gelen Macar delegeleriyle on yıllık bir anlaşmaya varıldı. Buna göre, Sırplardan alınan yerler geri verilecek, Sırp prensliği yeni­den kurulacaktı; Sırp despotu, OsmanlIlara vergi verecekti. Eflak, OsmanlIlara vergi vermekle birlikte Macarların koru­yuculuğunda kalacaktı. II. Murat, anlaşmaya uyacağına Macar elçisi önünde yemin etti. Bu anlaşmanın Macar kralı, Ladislas tarafından onaylanması için Macar delegeleriyle birlikte Os­manlI delegeleri Macaristan’a gitti. Ladislas anlaşmayı imza­ladı. Barışı bozmayacağına Türk delegeleri önünde Incil’e el basarak yemin etti (1444). Bu sözleşme, önce Edirne’de sonra Macaristan’da Segedin şehrinde imzalandığı için Edirne  Segedin antlaşması adım almıştır.

2 Murat, bundan sonra Karamanoğulları üzerine sefere çıktı. Her tarafı yıkıp yaktı. Karamanoğlu İbrahim Bey, ağır koşullarla barış yapabildi. II. Murat Edirne’ye dönmedi Ye­rine on iki yaşındaki oğlu II. Mehmet’i bırakarak padişahlık­tan ayrıldı.

Bir çocuğun Osm anlı hükümdarı olmasmdan yararlan­mak isteyen Bizans imparatoru ve Hunyadi Yanoş ile Papa­lık, Venedik, Eflak ve öteki Avrupa devletleri Türklere karşı birleştiler. Macar kralına da Edirne Segedin antlaşmasını boz­durdular. Ülkesine.henüz sahip olan Sırp despotu, bu durumu Osmanlı devletine bildirdi. Sınırlardan da düşman kuvvetleri­nin hazırlandığı haberi geldi Macar kralı Ladislas’ın komuta­sında toplanan Haçlı ordusu, Varna önlerine kadar ilerledi. Bir Haçlı donanması da Gelibolu karşısında demir atıp boğazı kapattı. Bu tehlikeli durumda, büyükvezir Çandarlı Halil Paşa’nın ve öteki devlet büyüklerinin önerileriyle II. Mehmet, babasını, başkomutan olarak ordunun başına çağırdı. 2 Mu­rat, 40 000 kişilik seçme bir kuvvetle İstanbul boğazında Anadolu Hisarı önüne geldi Buradan Cenevizlerin gemileriyle or­dusunu Rumeü yakasına geçirdi. Her asker için Cenevizlere bir duka altın ödendi.

2 Murat, hızla düşman üzerine gitti. İki ordu Varna dolaylarında karşılaştı. Hunyadi Yanoş, Türk ordusunun sağ kanadına saldırdı; buradaki birlikleri geri çekilmek zorunda bıraktı. Sol kanada yüklenen Eflaklılar da başarılı oldular. Osmanlı ordusunun bozulduğunu sanan Macar kralı Ladislas, Polonyalı askerlerle padişahın bulunduğu merkez bölümüne saldırdı. Yeniçeriler, şiddetle karşı koydular. Türk kuvvet­leri iki yandan düşmanı çevirdiler. Ladislas, atından düşürü­lerek öldürüldü. Polonyalı askerler dağıldılar; hiç biri kurtu­lamadı. Hunyadi Yanoş hızla yetişerek durumu düzeltmeye çalıştı ve : «Biz kral için değil dinimiz için vuruşmaya gel­dik» diyerek askere cesaret vermek istediyse de bir sonuç alamadı. Yanındaki kuvvetlerle savaş alanından kaçtı. Ged kalan Haçlıların hepsi yok edildi. Savaş sabahtan ikindiye kadar sürdü. Kazanılan bu zafer, daha önceki yenilgilerin etkisini sildi. Varna savaşı, Haçlıla’rın İstanbul’u kurtarmak için yaptıkları son sefer oldu.Murat, yeniçerilerin Edirne’de çıkardıkları ayaklan­madan sonra, yeniden hükümdarlığa geçti (1446). II. Mehmet, Manisa’ya gönderildi.II .Murat, Mora’ya sefer yaparak burasını egemenliği al­tına aldı. Arnavutluk’ta ayaklanma çıkaran İskender Beyle uğraştı. Ordusuyle 1447’de Arnavutluk üzerine sefere çıktı. İskender Beyin başkenti olan Kroya’yı kuşattı. Bazı yerleri ele geçirdi Hunyadi Yanoş’un savaş için hazırlık yaptığını öğrenince Sofya’ya döndü.

Hunyadi Yanoş, II. Murat’ın Arnavutluk işleriyle uğ­raşmasından yararlanarak Macar, Eflak, Bohemya, Polonya ve Alman kuvvetlerinden oluşan Haçlı ordusuyle Osmanlı topraklarına girdi. II. Murat da topladığı kuvvetlerle düşman üzerine yürüdü. İki ordu Kosova ovasmda karşılaştı (1448). Üç gün süren savaşın ilk günü, hafif silahlı birlikler arasın­da ve eşit koşullar altmda geçti. Hunyadi Yanoş, savaşın ikin­ci günü öğle zamanı saldırıya başladı; fakat, üstünlük sağ­layamadı. Üçüncü günü, Osmanlı ordusunun kanatları, plan gereğince karşı koyamamış gibi geri çekildi. Bunun üzeri­ne Haçlılar, açık kalmış olan Osmanlı ordusunun merkezine şiddetle saldırdılar. Yeniçeriler, sarsılmadan karşı koydular. Yine plan gereğince merkez kuvvetleri de yavaş yavaş geri­ye alındı. İşte bu sırada sağ ve soldaki Türk birlikleri, mer­keze girmiş olan Haçlı kuvvetlerini yanlardan ve geriden sarmaya başladılar. Bu sırada büyük vezir Çandarlı Halil Paşa, Eflak prensini elde ederek onun kuvvetleriyle Haçlı or­dusundan ayrılmasını sağladı. Her yandan saldırıya uğrayan Haçlı ordusunda panik çıktı. Hunyadi Yanoş, gece yarısı kaçtı. Düşman tam bir bozguna uğradı. Atlarına binenler, ötekilerini çiğnediler. Haçlıların çoğu savaş meydanında can verdi.

İkinci Kosova zaferi, Türklerin kesin olarak Balkanlar­da yerleşmelerini sağladı. Hıristiyan devletlerin, bu yenilgi­den sonra, Türkleri Rumeli’den çıkarma umutları kalmadı.II.Murat, Eflak üzerine bir akın yaptırdı. 1450’de ordu- suyle Arnavutluk üzerine sefere çıktı. Bir yıl sonra kırk se­kiz yaşında iken öldü. Türbesi Bursa’da Muradiye’dedir.II.Murat ince ruhlu, merhametli, güler yüzlü, cömert, dindar, sözünde duran, doğruluktan ayrılmayan, gerekli ön­lemleri zamanında alan, ülkesini çok iyi yöneten bir deylet başkanı idi. Bilim adamlarını ve düşünürleri korumuştur. Adına çok sayıda eser yazılmış ve çevrilmiştir.II.Murat, Edirne’de Muradiye camisi ve Üçşerefeli cami ile-medrese, imaret ve darülhadis, Bursa’da Muradiye camisi ile imaret ve medrese, Uzunköprü de Ergene köprüsünü, Se­lanik ve İpsala’da cami yaptırmıştır.

http://bilelimmi.com/celebi-mehmet/

http://bilelimmi.com/16507-2/

http://bilelimmi.com/orhan-beyin-hayati/

 

Bu yazı 23 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/