İCATLAR

Paylaş
 

İCATLAR

ICATLAR insanların, kendilerine daha ra­hat bir hayat sağlamak, birçok işleri daha kolay yapabilmek için buldukları yeni aletler, aygıtlar, usullerdir. İcat etmek (türetmek) yoktan var etmek anlamına gelir; keşfetmek ise esasen var dian bir maddeyi, bir varlığı, bir kanunu, bir kuvveti bulmaktır, iki veya üç maddeyi birleştirip o güne kadar hiç bî- linmiyen, var olmıyan yeni bir şey yapmak icat etmektir. Meselâ, ilk insanlardan biri, bir kütüğü enlemesine kesip, ortasından de­lik delerek, delikten bir çubuk geçirerek, ilk arabayı yaptığı gün, yeni bir şey icat etmiş oldu. Gerçekte, kütük, çubuk eskiden de var­dı ama, bunları o biçim kullanmayı daha önce kimse akıl etmemişti. Tabiatta da böyle bir şey yoktu.

Ünlü fizikçi Galileo, Pisa kulesinden aşağı değişik ağırlıkta eşyalar atıp da bunların ye­re düşme hızlarının aynı olduğunu bulduğu zaman bir kanun keşfetmiş oldu. Bu kanun esasında vardı ama, insanlar bilmiyordu. Ga­lileo, aslında var olan bir şeyi keşfetmişti.

insanların en önemli icatlarının İlk kay-
dığtnı görünce kızdı, yedi yıl tiyatro eser! yazmadı. Münih’te, Viyana’da, Berlin’de ya­şıyor, yurduna dönmüyordu. Eserleri, Avrupa’ nın birçok dillerine çevrilip büyük sahnelerde oynanıyordu. Ibsen, on yıl dolaştıktan sonra, yurduna döndü, büyük gösterilerle karşılan­dı. Gürültü uyandıran birçok piyes d3ha yaz­dı, 1906 yılında, Kristiania (şimdiki Oslo) da öldü.

Ibsen, tiyatrolarında daima bir tez, bir fi­kir ileri sürmüştür. Temel fikri toplumun ku­ruluşundaki bozukluktur, insanların fert ola­rak ahlâklarını düzeltmek gerektiğini, bunda da ölçünün cemiyet olduğunu ileri sürer. Pi­yeslerinin kuruluşu son derece sağlamdır. Klâsik Yunan tiyatrosunu çok iyi anlamıştır. Çağını çok etkilemiş, gerçekçi tiyatroyu kur­muştur. Eserlerini daha çok kadın kahra­manlarla yürütür, konularını da gerçek hayat­tan alırdı. Tiyatroların eserlerinden «Peer Gynt», «Nora», «Brand», «Hortlaklar», «Ya­ban Ördeği», «Halk Düşmanı», «Deniz Ka­dını», «Hedda Gabler», «John-Gabriel Bork- man» bizde de defalarca oynanmıştır.

Bibliyografya. — Dilimize çevrilen eserlerinin başlıcaları:

Nora-Bir Bebek Evi (çev. C. M. Altar,

  • ; Hedda Gabler (çev. Ş. B. Kurt, 1944; Tunç Yalman, 1957); Yaban Ör­deği (Ş. B. Kurt, 1944); Yapı Ustası Sol- ness (A. Gıvda, 1946); Peer Gynt (S. B. Göknil, 1956).

Hakkındaki eserler:

îbsen. Hayatı ve Eserleri (R. N. Gün- tekin, 1934): Ibsen; Hayatı, Sanatı, Eserleri <Z. Güvemlt, 1954), naklarını ne yazık ki bilmiyoruz. İnsanlar, yaptıkları işleri bir yana kaydetmeyi akıl edecek derecede ilerledikleri zaman ilk de­virlerdeki icatları kimlerin, nasıl yaptıkları unutulmuştu. Ateş yakmaya yarıyan aletler, tekerlek, kaldıraç, ağırlık birimleri tarih ön­cesi devirlerde de biliniyordu; yalnız bunları kimlerin ne zaman, nasıl yaptıklarını öğren­mek kabil olamamıştır. Aynı şekilde, pusula­nın, barutun, basım tekniğinin de kimlerin buluşu olduğu pek bilinmiyor. Pusulayı ilk önc.e Çinliler’in kullandıkları tahmin edil­mekle beraber bu faydalı aleti İcat edenin adını bilmiyoruz. Basım tekniğinin de Çinli- ler’e dayandığı biliniyor. Çinliler tahta üze­rine harfler oyarak bazı basım işleri yapıyor­lardı. Daha sonra, zamanla basım tekniği ge­lişti. 1450 yıllarına doğru önemli bir geliş­me oldu, bu gelişmeyi yaratan Johann Gu­tenberg baskı makinesinin türeticlsl (muci- di ) olarak tarihe geçti.

Makine Devrinin Başlıca İcatları

XVIII ve XIX. yüzyıllarda açılan makine

 

İCATLAR HAYATIMIZIN AKIŞINI NASIL

SON 150 yıl içinde dünyanın bir­çok bölgelerinde insanların gün­lük hayatlarını tamamen değiştiren icatlar yapıldı. Değişiklikler o kadar çabuk oldu ki. 1875 yılında doğup da yetmiş beş yaşma kadar yaşamış olanlar, akıllara durgunluk verici ye­niliklerle karşılaştılar. Bu devirde yaşamış olan bir kimse birçok icat­ların yapıldığını görmüş, günlük ha­yatını bu İcatların sağladığı fayda­lara göre değiştirmiştir.

HABERLEŞME YOLLARI Geçen yüzyılın başlarında bile ha­berleşme çeşitleri bin yıl önceslnin- klnden pek farklı değildi. Haberleş­me ya yaya, ya atlı pastacılarla yapı­lıyordu. Bu yüzden. Amerika İç Sa­vaşımda General Andrew Jackson, 1815’te İngilizlerle Amerikalılar ara­sında anlaşma imzalandığını vaktin­de haber alamadığı İçin New Orleans’ ta İngilizlere ateş açmıştı. O devirde İngiltere’de, Fransa’da yüksek ışıklı kuleler haberleşme yolu olarak kul­lanılıyordu. 1844’te Samuel Morse telgrafı icat ederek haberleşmeyi beklenmedik derecede kolaylaştırdı.

Telefon, telsiz telgraf, telsiz tele­fon da birbirlerinden uzak yaşıyan insanların haberleşmelerini kolaylaş­tırdı. İş adamları bu yeni icatlar sa­yesinde uzak yerlerdeki İşlerini hiç­bir güçlükle karşılaşmadan hallede­biliyorlardı. Artık gazete haberleri de dar bir yerin malı olmaktan çık­mıştı. Dünyanın dört köşesinde olup bitenleri yeni icatlar sayesinde öğ­renip yazmak mümkündü. Fotoğraf makineleri de insanların bütün dün­yada olup bitenleri günü gününe öğrenmelerini sağladı.

ULAŞTIRMADA KOLAYLIK Ulaştırma işinin yeni usullerle ya­pılması haberleşmenin kolaylaşma­sından daha da önemliydi. İnsanların bir yerden bir yere kolayca gidebil­meleri, eşya ve mal götürebilmeleri medeniyetin bugünkü seviyesine ulaşmasını sağlamıştır.

Ulaştırmayı kolaylaştıran icatların başında buharlı gemi, tren, uçak ge­lir. Hele uçak, savaşta da, barışta da insanları baş döndürücü bir hızla bir ülkeden bir ülkeye götürebildiği için çağımızın en önemli İcatların­dan biridir.

YAPI İŞLERİNDE YENİLİKLER

İçinde bulunduğumuz çağa «çelik ve beton çağı» diyebiliriz. Büyük ya­pılar. köprüler, yollar, tüneller, ba­rajlar, gökdelenler bu maddelerle yapılıyor. Beton ilk defa 1820’de Ame­rika’da Erie Kanaiı’nın yapılmasında kullanılmıştı. Yalnız, betonun gün­lük hayatımıza girmesi pek uzun sürdü. Demir eski çağlardan beri ya­pı işlerinde kullanılıyorduysa da de­mirden ucuz çelik yapmak XIX. yüz­yılın ortasına kadar bilinmiyordu. ÇİFTÇİLİK VE ENDÜSTRİDE İCATLAR

Milâttan 3000 yıl önce Eski Mısır­lılar çiftçilikte bir hayli ilerlemişler­
di. Bütün işi İnsan gücüne bırakma­dan. basit de olsa, birtakım makine­lerle. aletlerle çiftçilik yapıyorlardı. Bu aletler, yüzyıllar boyunca gelişe­rek, yeni şekiller aldı. Hele elektrik­le işliyen makinelerin, aletlerin ica­dından sonra çiftçilik daha da geliş­ti. Bu arada, traktör ve kamyonun icadı da çiftçilikte önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağiadı.

İcatlar endüstri alanmda da çok önemli, büyük değişikliklere yol aç­mıştır. İcat edilen büyük makineler işçilerin kullandıkları küçük aletle­rin yerini almış, böylece endüstrinin her kolunda seri halde yapıma geçil­mesi sağlanmıştır. Yeni makinelerin İcadı, İnsanların ihtiyaç maddelerin)
daha ucuz, daha kolay sağlıyabilme- lerine de yol açmıştır.

Sayıları her gün biraz daha artan icatlar sadece tarlalarda, endüstri alanında, ulaştırmada, haberleşmek­te değil, aynı zamanda hepimizin günlük hayatında önemli gelişmelere yol açmıştır. Elektrik ütüleri, elek­trik sobaları, buz dolapları, rad­yolar, pikaplar, televizyonlar, çeşitli mutfak ve ev aletleri hayat şartları­nı kolaylaştırmaya yarıyan icatlardır.

Tıp da yeni icatlar sayesinde insan­lara daha faydalı oluyor. Yem icat edilen aletler sayesinde insan vücu­dunun hastalıkları daha kolay anla­şılıyor, hastaları tedavi etme imkân­ları artıyor.

devri ortaya çıkarılan yeni enerjiler sayesin­de gelişmek fırsatını bulmuştur. Elektrik di­namoları, benzinli, buharlı makineler olma­saydı medeniyet bugünkü seviyesine erişemez­di. James Watt’in yaptığı buharlı makine in­sanlık tarihinin yeni bir dönüm noktasına gelmesini sağladı. Watt, buhar makinesiyle pek çok işler başarabileceğini göstermişti.

  • yüzyılın başlarında benzinle işliyen makinelerin ilk denemeleri yapıldı. Gottlleb Daimler, Kari Benz benzinle işliyen motordan birer taşıt yapmak fikrini ilk defa ileri süren mucitlerdir. Bugünkü otomobilin ortaya çık­masında bu iki kişinin çok büyük payı ol­muştur. Buhar makinesinde olduğu gibi ben­zinle işliyen motordan daha başka işlerde da faydalanmak imkânı sağlanmıştır.

Elektriğin essalarını bulan Michael Fara- day’dan sonra, elektrikten günlük hayatta fay­dalanmayı gerçekleştiren Thomas Edison’un İcatları insanlık tarihinde büyük değişiklik yaratan icatlardır.

İcatlar Nasıl Yapılıyor

Her çağda insanların birtakım ihtiyaçları­nı önceden sezen, bu İhtiyaçları gidermek için yeni bir icat yapmayı düşünen İnsanlar çıkmıştır, bugün de çıkmaktadır. Bu insanlar, icat edecekleri şeyin insanlığa ne gibi yararı olabileceğini, bu icattan sağlanacak faydala­rın medeniyetin İlerlemesi üzerindeki etkile­rinin neler olabileceğini önceden tahmin et­meye çalışırlar.

Çoğunlukla insanlara icat fikrini ekono­mik ihtiyaçlar verir. İnsan eliyle yapılan iş­lerin çoğu pahalıya mal olmaktadır; işin ya­rısı makinelere bırakılırsa yapım masrafı yarı yarıya azalır, dolay isiyle o mal daha ucu­za satılabilir. Büyük kurumlar arasında do­ğan rekabet de mucitleri harekete geçirmiş, bir işi daha kolay, daha çabuk yapmak için gerekli olan yeniliklerin yaratılmasına çalış­mayı âdeta bir zorunluk haline getirmiştir. Makine devri ilerledikçe İcatların da sayısı arttı, insanlar kullandıkları makinelerin ak- sıyan kusurlu taraflarını görüyorlar, bunları düzeltmek İçin yeni yeni makineler, aletler icat ediyorlar.

İcatların çoğalmasında savaşların da önemli payı vardır. Düşmanın silâhlarına karşı yeni silâhlar bulmak Istiyen milletler, bütün mü­hendislerini, bilginlerini, mucitlerini seferber eder, geceli gündüzlü çalıştırır. Savaş İnsan­lığı bir yandan yok edici, bir yandan da koru­yucu yeni araçların icat edilmelerine yol aç-

 

___________________________ >

maktadır. Yeni silâhlarla beraber yeni ilâç­lar, yeni ameliyat aletleri, hep savaş zaman­larında icat edilmiştir.

Bazı icatlar da tamamen tesadüf sonucu ortaya çıkar. Yalnız, tesadüf de insanın kar­şısına birdenbire çıkmaz; ancak, bir mesele üzerinde uğraşan insan, tesadüf sonucunda, aradığını bulabilir. Meselâ Papen’in buharı keşfedip «Papen tenceresi» denilen buhar makinesini icat etmesi bir tesadüf sonucunda olmuştur. Papen, her zamanki gibi formül­lerine daldığı bir sırada, sobanın üstündeki çaydanlık kaynamış, buharın tesiriyle kapağı oynamaya başlamıştı. Papen, böylece buhar gücünü buldu. Edison’un icatlarının da bir kısmı tesadüf sonucunda ortaya çıkmıştır. Isaac Newton, kırda öğle uykusunu uyurken başına ağaçtan elma düşmeseydi, yerçekimi kanununu ya bulamıyacak, ya da bulması ge­cikecekti; çünkü Newton, o sırada, tabiatın gizli kalmış kanunlarını ortaya çıkarmaya ça­lışıyordu. Elmanın başına düşmesi, Newton’ un sonuca daha çabuk ulaşmasını sağladı.

Mucitlerin Karşılaştıkları Güçlükler

Daha en eski çağlardan beri mucitler de­ğişik, garip insanlar olarak kabul edilirdi. Bilinmiyen birtakım işler peşinde koşan, es­rarengiz konular üzerinde çalışan bu insan­lara yarı deli gözü ile bakılırdı. Mucitlerin ortaya çıkardıkları icatlarının da başlangıçta hiç beğenilmemesi, alay konusu olması âdetti. Hele Ortaçağ’da, papazlar, din kisvesi altında, yeni buluşları baltalamışlar, mucit­leri «Şeytanla iş birliği yapıyor» diyerek En­gizisyon Mahkemeleri’nde süründürmüşler, yurtlarından, evlerinden etmişlerdi. Kilise­nin bu gibi İşlere karışmadığı zamanlarda bi­le mucitler, icatlarını gerçekleştirebilmek İçin etraftan para yardımı istedikleri zaman herkes gülüp geçiyordu. Meselâ ilk buharlı gemiyi yapan John Fitch’i herkes deli sanı­yordu; gemi yapmak için gereken parayı ona kimse vermedi.

Mucitler, din ve boş inançlardan başka ay­rıca birtakım insanların çıkarlarını baltala­dıkları için de birçok zorluklarla karşılaş­mışlardır. icat edilen makinenin kendisine zarar getireceğini önceden sezen bazı kimse­ler, mucite çeşitli yollardan baskı yaparak, hattâ onu korkutup yıldırarak, icadın tamam­lanmasını önlemeye çalışıyorlardı. Eski de­virlerde «casus», «büyücü» gibi ağır suçlarla hükümdarlara şikâyet edilen, bu yüzden başı­na felâket gelen mucitler çoktur.

 

Bazı kimselerin kazancını baltalıyan icat konusuna en güzel örnek trendir. Amerika’ da, Avrupa’da karayollarında araba İşleterek para kazanan birtakım kimseler trenin icadın­dan hiç de memnun kalmamışlardı. Treni, demiryolu işletmeciliğini baltalamak için el­lerinden gelen kötülüğü yaptılar, bu arada birçok günahsız insanın ölümüne yol açtılar. Yalnız, sonunda gene haklı taraf kazandı, medeniyet, yolunda, ilerledi.

Bu yazı 96 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler