HZ Isa Peygamber

Paylaş
 

HZ Isa Peygamber

İSA, Hıristiyanlığın kurucusudur. Hıristiyan- lar, onun «Tanrı’nın oğlu» olduğuna, insan­lığı kurtarmak için gökten yeryüzüne inçliği­ne inanmışlardır. Müslümanlıkla da Isa’ nın peygamberliği kabul edilmiştir. Islâm dininde Hz. Isa, Hz. Peygamber’den son­ra bütün peygamberlerin en büyüğüdür ve Müslümanlığın ortaya çıkışına kadar «hak dini» Hz. İsa’nın şer’atl, yani Hıristiyanlık’ tır.         *

Bugün kullandığımız takvimin başlangıcı İsa’nın doğduğu yıl olarak kabul edilmiştir. Yalnız, tarihçiler, İsa’nın doğum yılı tesbit edilirken bir yanlışlık yapıldığını, M. O. ya 4, ya da 6 ncı yılda doğduğunu kabul ediyor­lar.

İsa Filistin’de Bethlehem (Beytullâhm) de doğdu. Annesi Meryem, Jozef (Yusuf) adın­da bir marangozla nişanlıyken, Cebrail ona bir çocuğunun dünyaya geleceğini haber ver­miş, bu çocuğun Tanrı’nın oğlu olduğunu, Museviler’in peygamberi olacağını bildirmişti. Melekler, Meryem’e oğluna «Tanrı’nın yar­dımcısı» anlamına iesus (İsa) adını koyma­sını da söylemişlerdi.

İsa’nın doğumuna pek az bir zaman kaldı­ğı sırada Meryem’le Yusuf, vergilerini öde­mek için Nazareth (Nâsıra) dan Beytullâhm’a gitmişlerdi. Şehirde kalacak bir yer bulama­dıkları için bir ahırda gecelediler. Isa bu ahırda dünyaya geldi. İsa’nın 25 aralık günü doğduğu kabul edilir, o gün (Noel) bütün Hıristiyan dünyasında kutlanır.

Museviler’in başı Herod, yeni bir pey­gamberin doğduğunu haber alınca ken­disine bir rakibin çıkmasından korkmuş, yeni doğmuş çocukların öldürülmesini emretmişti. Bunun üzerine Yusuf derhal Meryem’le Isa’yı alıp Mısır’a kaçtı. Isa’nın çocukluğu hakkın­da pek az şey biliniyor. Yalnız, daha çocuk denecek yaştayken bütün bilginleri şaşırta­cak derecede bilgili olduğu, birtakım insanüstü özellikler gösterdi.

Isa’nın çarmıha gerilişi

Isa otuz yaşına bastığı sıralarda hayatında önemli bir değişiklik oldu. Öteki insanlara benzemediğini Kana’da yapılan bir ziya­fette, ilk defa tabiatüstü kudretini etrafındakilere gösterdi: Esvahibinin de­polarında şarap tükendiği bir sırada evdeki suları şa­rap yaparak onu sıkıntıdan kurtardı.

Isa, artık kendi yurduna gitmekten korkmuyordu.

Nazareth’e gitti, sinagog­da halka kendisini peygamber olarak tanıttı. Daha sonra Kudüs’e gitti, orada fikirlerini an­lattı. Isa’nın şöhreti bütün Filistin’e yayılmış­tı. Herkes onu görmek, sözlerini dinlemek istiyordu. Isa, yeni kurduğu dinin ilkelerini yaymak için diyar diyar dolaşmaya başlamıştı.

Isa’nın Romalılar aleyhine bir ihtilâl hazır­layıp Musevi devletini yeniden kurmak iste­diğini düşünerek kendisini ortadan kaldırmak istiyenler de çoktu. İsa’nın şöhreti arttıkça Musevi dininin liderleri de ona düşmanlık etmeye başlamışlardı. İsa, bir pazar günü, büyük törenle Kudüs’e geldi. Birkaç gününü vaızlar vererek, dinlenerek geçirdi. Perşembe gecesi, ilk defa onun fikirlerini kabul eden arkadaşlariyle (Havariler’le) beraber yemek yedi. Hıristiyanlık tarihinde bu yemek «Son Yemek» olarak tanınır. İsa o gece geç vakit Kudüs’ün arkasındaki Zeytin Dağı’na çıkıp uzun uzun dua etti. Sonra da tevkif edildi. Taraftarlarından biri olan İudas, İsa’yı yaka­lamak istlyen şahıslara bir miktar para uğ­runa yardım etmişti. İudas, çok geçmeden pişmanlık duydu, kendini bir ağaca astı. Hı­ristiyanların inancına göre, ağaç, utancından, kıpkırmızı kesildi, böylece erguvan ağacı or­taya çıktı.

İsa’yı suçlu çıkarmaya çalışan mahkeme, şahit olmadığı için, başlangıçta, onu suçla­makta güçlük çekmişti. Yalnız, hâkimlerden biri İsa’ya «Sen Tanrı’nın oğlu musun?» diya sorup «Evet» cevabını alınca, Isa’nın suçu sa­bit görüldü.

İsa, çarmıha gerilerek öldürüldü. Hıristi- yanlar, onun çarmıha gerildikten sonra göğe uçtuğuna inanırlar. İslâm görüşü biraz baş­ka türlüdür.

İsa’nın Havarileri

Havari, «huri» kelimesinin çoğuludur. Sâf, temiz anlamına gelir. Bunu da çoğullıyarak havariyim (havariler) denilmiştir. Böylece, Isa peygamberin çevresinde kendisine en ön­ce inanan on iki yakını kastedilir. Bu on iki havarinin adları : André, Jacques, Jean, Pierre, Philippe, Barthélemy, Matieu, Thomas, Jacques, Simon, Jude ve Judas’tir.

Bunlardan, Lâtince’deki adlarına göre Pet- rus (Pierre), Yohanna (Jean), Mattâ (Mat­hieu) ve Toma (Thomas), birer Incil yazmış­lardır. İsa’nın peygamber oluşu ve ümmetine tavsiyeleriyle keramet ve mucizeleri bu kitap­larda gösterilmiştir. Aralarında ufak tefek farklar olduğu için, dördü birden incil’i teşkil eder (Bk. İncil). Dala önce £0 kadar İncil
vardı. Luther bunları ayıklamış, ancak bu dördünün gerçek olabileceklerini ortaya at­mıştır. Yohanna’nın Patmos adasında yaz­dığı dördüncü İncll’e «Apocalypse» de denir. Uyarma kitabıdır. Hıristiyanlığa göre İsrafil’ den sonra olacakları, Mehdi’nln çıkışını ha­ber verir (Bk. Kıyamet).

Bu yazı 27 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/