Hokkabazlık Nedir?

Paylaş
 

Hokkabazlık Nedir?

Hokkabazlık gösterisi olarak ta­nımlayabileceğimiz bir gösteri ilk de­fa XIX. yy.da sunuldu; ama daha Ilkçağ’ın en eski zamanlarından beri, parmakları özellikle hünerli olan sa­natçılar, halkı eğlendirmek için, eş­yayı önce yok eder, sonra yeniden or­taya çıkarırlardı. Hokkabazlık, her şeyden önce, el çabukluğuna, parmakların becerisine bağlıdır. Ama, hokkabazlar yavaş ya­vaş fizik, kimya veya optik yasaların­dan da yararlanarak, «numaralarını» geliştirdiler. Kendilerine «fizikçi» di­ye ad takılmasına yol açan deneme­lere giriştiler ve bu, hokkabazlığın «eğlendirici fizik» dönemi oldu.

O güne kadar, sokaklarda, panayır yerlerinde, halka açık pazarlarda ça­lışan hokkabazlar birçok âlet yardı­mıyla, sahnede gerçek gösteriler sun­mağa başladılar. Kuşkusuz, toplarla, eşarplarla veya oyun kâğıtlarıyla oy­nayan klasik hokkabazlar gene var. Hattâ «ustaca hazırlanmış» malzeme­siyle büyük büyü gösterileri yapan bü­yücüler de yok değil: bunlar küçük mantar toplarından kadınlar, erkek­ler çıkarırlar; küçük, hattâ vahşî hay­vanları yok eder, sonra yeniden or­taya çıkarırlar.Büyük numaralar olarak nitele­nen bu oyunlar, sadece teknik mari­fetler değildir ve sadece malzemeyle (çift katlı sandık, bölmeli masa) hok­kabaz olunmaz. Gerçi, gözboyama yo­luyla bir vücuda hiç değmeden yer­den yükseltmek, bir parayı veya bir oyun kâğıdını avucunda gizleyiver- mekten daha kolaydır; ama pek ta­biîdir ki «numara» her şey değildir, onu sahnelemeyi de bilmek gerekir.

Robert-Houdin’in sanatı

Eskiden hokkabazlar, efsanevi bil­ginlerden esinlenmiş elbiseler giye­rek insanları büyülü güçlerine inan­dırmağa çalışırlardı: koni biçimi şap­kalar, geniş pelerinler, büyülü sopa­lar onların etki araçlarıydı. 1845’te Eugène Robert Houdin adlı biri (1805 -1871) hokkabazlığı gerçek sanat ha­line getirdi. «Herkes gibi giyinmiş» olarak ve numaraları düzmece ve olağanüstü niteliğinden çıkararak us­talıkla ve elçabukluğu isteyen mari­fetlerle hokkabazlığa büyük ilerleme­ler sağladı. Onun döneminden beri, bir baston eşarp haline gelince, eşarp­tan bir güvercin uçuverince, yere atı­lan bir sigara hokkabazın eline ya­nar bir halde dönüverince, gözleri­mizin önünde diri diri yakılan bir genç kadın ansızın salonun arkasın­dan ortaya çıkıverince veya bağlanıp bir sandığa kapatılmış bir adam, bir­kaç saniye içinde kendini kurtarıverince, seyirciler bunu başaran kimse­leri hayranlık ve zevkle seyreder ol­dular.

Türklerde hokkabazlık

Eski Türkler arasında hokkabazlar bulunup bulunmadığı konusunda ke­sin bilgi yoktur. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, sünnet ve saray düğü­nü gibi özel eğlence günlerinde se­yircileri eğlendiren çeşitli marifet er­babı arasında hokkabazların da bu­lunduğu, bu eğlenceleri anlatan tarih­çilerin yazılarından anlaşılmaktadır; ancak bunların Türk soyundan olma­dıkları, doğudan gelme insanlar ol­dukları da bilinmektedir. Eski Türk ve İran saraylarında gördüğü eğlen­celeri anlatan Evliya Çelebi, hokka­bazların hünerlerini ve halkın bu hü­nerler karşısındaki duygu ve düşün­celerini ayrıntılarıyla yazar, hattâ ba­zı hünerlerin nasıl yapıldığını, hilele­rini de açıklar.

Bilinen tek ünlü Türk hokkabazı Zati Sungur’dur. Cumhuriyet döne­minde yaşayan bu ünlü hokkabaz, hü­nerlerini Güney Amerika’da bazı us­talardan öğrenmiş ve bütün dünyada göstererek ün kazanmıştır.

http://bilelimmi.com/hipnoz-nedir/

http://bilelimmi.com/hinduizm-nedir/

http://bilelimmi.com/19868-2/

Bu yazı 27 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/