HİTİTLER

Paylaş
 

HİTİTLER

Anadolu’da devlet kuran ilk ulus Hititlerdir; bu ulus M.ö. XVIII. yy.- dan VIII. yy.a kadar bin yıl süreyle Anadolu’ya egemen olmuştur. Tarih­çiler Hitit uygarlığını genellikle üç bölüme ayırarak incelerler: Eski Hi­tit Devleti (M.ö. 1750-1460); Yeni Hi­tit Devleti (M.Ö. 1460-1190); Geç Hi­tit devletleri (M.Ö. 1190-750).

Bilinen ilk Hitit kralı Pithana’dır. Bunun kurduğu devlet küçük bir bey­likti. Pithana’nın oğlu Anitta bu bey­liği büyüterek ilk büyük Hitit Devleti’ni gerçekleştirdi. Anitta’dan son­ra Eski Hitit Devleti’nin başına Tuthalya I (M.Ö. 1740-1710), Puşaruma ve Pavatelmah gibi krallar geçmişse de, bunlar hakkında fazla bilgi yoktur. Bu Hitit Devleti’nin gerçek kurucusu Labarna I’dir (M.Ö. 1680-1650). Labar- na adı ondan sonra gelen krallarca hep unvan olarak kullanılmıştır. Bu kral ülkesini genişletmiş ve Kızılır­mak yayı içindeki kentlerin tümünü ele geçirmiştir. Bu sıralarda Hitit Devleti’nin başkenti Neşa (Kaneş) idi. Tahminen M.Ö. 1600 yıllarında baş­kent Hattuşaş’a taşındı. Hattuşil I ile oğlu Murşil I zamanında ülkenin sı­nırları batıda ve güneyde hayli ge­nişledi. Murşil I’den sonra ülke yüz yıl karışıklıklar içinde çalkandı, krallar birbirini izledi.

Büyük ya da Yeni Hitit Devleti

Tuthalya II ile başlayan bu döne­min en önemli hükümdarı Şuppilu- liuma I’dir (M.ö. 1380-1340). Bu kra­lın tahta geçmesiyle Hitit Devleti, Ön- asya’da yeniden güçlü ve saldırgan bir devlet haline geldi. Şuppiluliuma, Hitit krallarının hiç kuşkusuz en bü­yüğüdür. Güçlü bir komutan olduğu kadar usta ve kurnaz bir diplomat da olan bu kral, Büyük Hitit İmparator­luğuma komşuları üzerinde büyük bir üstünlük kazandırdı. Ondan sonra gelen Hitit kralları bu üstünlüğü hay li zaman sürdürdüler. Bunlardan Muvatalli (M.ö. 1306-1282) zamanında Yakındoğu’nun iki büyük devleti olan Hitit ve Mısır devletleri arasın­da ünlü Kadeş Meydan Savaşı oldu (1296). Yenişemeyen iki devlet barış yapmak zorunda kaldı. Bir süre son­ra tahta çıkan Hattuşil III devrine Hitit Devleti’nin altın çağı denir (M. Ö. 1275-1250). Hattuşil IlI’ten sonra Hitit Devleti yavaş yavaş çökmeğe başladı. Büyük Hitit İmparatorluğu bu dönemin son kralı Şuppiluliuma II zamanında (M.Ö. 1180) çok büyük bir akın halinde gelişen Ege göçle­riyle yıkıldı. Yerine birtakım kabile devletleri kuruldu.

Ege göçlerinden sonra Anadolu’da ortadan kalkan Hitit ve Mitanni dev­letleri ile Mezopotamya’daki Büyük Kassit Devleti’nin yerini Frig, Urar- tu, Asur devletleri aldı. Frig ve Urartu egemenliği arasında kalan bölge­de Hitit Devleti’nin kalıntısı birtakım küçük Hitit prenslikleri bulunuyor­du. Aralarında en çok Kargamış Kral­lığının sivrildiği bu küçük prenslik­ler zamanla ırk özelliklerini ve kül­türlerini kaybettiler ve aralarında bir­lik kurmayı başaramadılar. Bu küçük krallıklar Asurlular tarafından bir bir . ortadan kaldırıldı. Böylece Hitit ege Anadolu’nun en özgün kültürlerin­den birini yaratan Hititler bugün hay­ranlıkla seyredilen birçok sanat eseri bıraktılar. Eski Hitit döneminin taş temeller üstüne oturtulmuş, kerpiç duvarlı kaleleri (Boğazköy-Büyükkale, Alişar, Karahöyük-Konya) askerî mimarinin tipik örnekleridir. Boğaz­köy’deki beş, Aiacahöyük’teki bir ve Yazılıkaya’daki çeşitli tapmaklar Hi­tit dinsel mimarisi hakkında bilgi ver­mektedir. Bunların en özgünü Boğaz­köy’deki bir numaralı tapınaktır. İm­paratorluk çağının özgün sanatı ise daha çok kabartmalarda belirgindir. Bu dönem kaya heykelciliğinin gerek işlenen konu, gerek işlenişteki mü­kemmellik yönünden Önasya sanatın­da özel bir yeri vardır. Geleneksel Anadolu çömlekçiliği de Hitit serami­ğiyle yüksek bir düzeye ulaşmıştır. Geç Hitit dönemi sanatında ise daha çok komşulannın etkisi göze çarpar.

Bu yazı 250 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler