Hasan Tahsin Kimdir?

Paylaş
 

Hasan Tahsin Kimdir?

Asıl adı Osman Nevres olan Hasan Tah­sin, 1888 yılında Selanik’te doğdu. İl­kokulu, Mustafa Kemal’in de öğrenim gördüğü Şemsi Efendi İlkokulu’nda okudu; ardından yine Selanik’teki Feyziye Mektebi’ne devam etti; 1907 yılın­da geldiği İstanbul’da iki yıl kaldıktan sonra Paris’e giderek Sorbonne’da si­yaset bilimi öğrenimi görmeye başladı. Beş yıl kadar Paris’te kaldı; sonra İstan­bul’a dönerek siyaset hayatına atıldı ve İttihat Terakki hükümeti ile çalıştı.2 Ekim 1914’te, Balkan halklarının İn­giltere yanında yer alması için Roman­ya’da Osmanlı’ya karşı etkinlik yürüten İngiliz Noel Edward Buxton ve Leland Buxton kardeşlere bir suikast düzenle­yen Osman Nevres. Hasan Tahsin adını ilk kez bu olay sırasında kullandı.

Bun­dan sonra, Romanya’da yapacağı çalışmalarda deşifre olmamak için sürekli bu ismi kullanan Osman Nevres, sui­kast girişiminde başarılı olamadığı gibi yakalanarak Bükreş’te bir hapishaneye koyuldu. Uzun süren sorgulama ve du­ruşmalardan sonra, beş yıl kalebentliğe mahkûm oldu.Hasan Tahsin, İttifak kuvvetlerinin Ro­manya’ya saldırarak Bükreş’i ele geçir­mesi üzerine 8 Aralık 1916’da mahkû­miyetten kurtuldu ve İstanbul’a döndü. Ancak bu arada ciğerlerinden rahatsızlanmıştı ve tedavi için, Talat Paşa’nın da yardımıyla İsviçre’ye gitti. Burada sürgündeki aydınlarla çeşitli bağlantılar kurdu ve 1918 yılında İzmir’e geldi.

İzmir sokaklarında daima koyu renk el­biselerle ve başında hiçbir zaman fesi ol­madan dolaşan bu genç adam. Mondros Mütarekesi’ni izleyen günlerde İttihat­çı arkadaşlarıyla beraber Hukuk-ı Beşer (İnsan Hakları) adlı gazeteyi çıkarma­ya başladı ve gazetenin başyazarlığım üstlendi. Burada toplumsal yaşam hakkındaki fikirlerini aktarıyor, örneğin 22 Mart 1919 tarihli yazısında. “Bizde en ziyade düşünülecek bir sınıf varsa, o da şüphesiz “alt tabaka’dır. Çiftçi, makine­ci. dükkâncı, amele gibi bu sınıf ahali alnının teriyle ekmeğini kazanır. Dev­letin hâzinesini hissei mesaisi ile dol­durur, asker olur, kan vergisini de öder. Buna mukabil ekseriyetle düşünülmez, ihmal edilir,’’ diyordu.

Bu gazetenin serüveni 6 Mayıs 1919’a kadar sürdü; gazetesi kapatıldıktan son­ra bir süre Sulh ve Selamet gazetesini çı­karan Haşan Tahsin, burada da toplum­sal yaşama, mütarekeden sonra savaşla birlikte türeyen zengin sınıfına dair ya­zılar yazdı.

Haşan Tahsin, bu arada şehirdeki ve ül­kedeki tüm gelişmeleri de elbette yakın­dan takip ediyor ve herkes gibi o da içine düşülen durumu kabullenmekte güçlük çekiyordu. Nitekim 15 Mayıs günü Yu­nan işgal kuvvetleri Konak Meydam’na ulaştığında, elinde tabancasıyla, bu kah­redici olayı bir kenardan izliyordu. Yu­nan Efzun Alayı Kordonboyu’nda zafer nidalarıyla ilerlerken Haşan Tahsin bir anda kendini işgal askerlerinin karşısın­da buldu ve hemen silahını ateşleyerek Askeri Kıraathane’nin önünde işgal as­kerlerine “ilk kurşun”u sıkmış oldu.

Birliğin önünde Yunan bayrağını taşı­yan asker yere yığılır yığılmaz, diğer askerler hemen karşı ateşe başladılar. Haşan Tahsin ilk kurşunun bedelini, kurşunu sıktığı yerden 150 metre kadar uzakta, vurularak ödedi. Öldüğünde 31 yaşındaydı.

http://bilelimmi.com/emile-zola-kimdir/

http://bilelimmi.com/kursat-kimdir/

http://bilelimmi.com/auguste-rodin-kimdir/

 

 

 

Bu yazı 140 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/