• DOLAR
    6,8607
  • EURO
    7,8014
  • ALTIN
    398,95
  • BIST
    1,1345
GÜLLÜ AGOP  KİMDİR?

GÜLLÜ AGOP KİMDİR?

Türk tiyatrosunun kurucularından ve aktörlerindendir. Asıl adı Agop Vartoviyan’dır. İstanbul’da doğdu. Er­meni Mektebi’nde oku­du. Balıkhane’ye me­mur oldu. Resim yap­maya, heykelciliğe is­tidadı vardı, çoğu zaman kendi kendine çalışırdı. En büyük Güllü Agop zevki ise tiyatroya git­mekti.O tarihlerde, İstanbul’da yalnız Ermenice oyunlar veren bir iki tiyatro vardı. Beyoğlu’ndaki Şark Tiyatrosu da bunlardan biriy­di. 1861’de, bu tiyatroda, Ermenice oyna­nan «iki Ahbap Çavuşlar» komedisinin bir sahnesinde, kendi aile hayatına benzerlik­ler görünce, Agop tiyatroya büsbütün bağ­landı. Ertesi gün, o tiyatronun idaresine baş­vurdu, kabul edildi. Bu tiyatroda, Asti adın­da bir İtalyan rejisörü vardı. Agop, uzun za­man onun yanında çalıştı. Fikirlerinden fay­dalandı. Ara sıra sahneye de çıkıyordu. Ba­lıkhanedeki işini bıraktı. Onun yerine, geçi­mini sağlamak için Kâğıthane’de işçilik etti. İki yıl sonra, Şark Tiyatrosu’ndan ayrıldı, İzmir’e giderek orada amatörlerle bir heyet kurmaya çalıştı.

Güllü Agop kısa bir zaman sonra gene İstanbul’a döndü. Şark Tlyatrosu’nda Hekim- yan Heyeti temsiller veriyordu. Agop onlarla çalışmaya koyuldu. Heyet az zaman sonra dağılınca Agop, kalıntılarını topladı, Ge- dikpaşa’dakl cambaz kumpanyasından kal­ma salaşın tiyatro binası haline getirilmesi üzerine, orada çalışmaya başladı (Bk. Gedik- paşa Tiyatrosu). Haftada birkaç gece de Üs­küdar ve Kadıköy’de temsiller veriyordu.

Ermenice temsiller yavaş yavaş seyirci bu­lamaz olmuştu. Bunun üzerine Agop Varto- viyan, Türkçe piyesler oynamaya karar ver­di. Benliyan, Karakaşyan, Vergine Karakaş- yan, Mağakyan, Mari Nvar, Araksiya gibi gü­nün en tanınmış oyuncularını bir araya top­lamıştı. 1868’de «Sezar Borciya» yı Türkçe oynıyarak büyük bir başarı sağladı. Bunun üzerine, zamanın tanınmış edebiyatçıların­dan bir edebî heyet kuruldu. Ahmet Mithat, Namık Kemal, Ali Bey gibi kimseler bu ti­yatro için eser yazdılar, tiyatronun edebî yönetimini de üzerlerine aldılar. Agop, suf­lörle oyun .oynamak imtiyazını aldı. 1873 ni­sanında, «Vatan-yahut-Silistre» piyesi öyle bir gürültü kopardı ki, sonunda yazarını, Na­mık Kemal’i hükümet Magosa’ya, Kıbrıs’a sürdürdü.

Agop Vartoviyan’ın suflörle oyun vermek imtiyazını siması, bazı tiyatrocuları suflör- süz oynamaya götürdü. Tuluat tiyatrosu bu sayede doğdu. Bazıları da imtiyazda adı geç­memesinden faydalanarak operetler oynadı­lar. Bu hali gören Güllü Agop, hemen Fran­
sa’dan usta bir rejisör getirtti. Zamanın en iyi Türk müziği bestecilerine operetler ıs­marladı.

  1. Abdülhamit tahta çıkınca, Gedikpaşa Tiyatrosu kapatıldı. Güllü Agop da padişah tarafından saraya alınarak saray tiyatrosu­nun düzenlenmesine memur edildi. Rütbesi mülâzım (teğmen) idi. Esasen dinini değiştir­miş, Yakup Eftşndi olmuştu. Sonradan, Mmak- yaıi da saraya alınınca Yakup Efendi’nin yıl­dızı söndü. 1891’de öldüğü zaman, bir kena­ra atılmış durumdaydı.

Güllü Agop’a «Güllü» denilmesinin sebebi, soyadındaki «vartov» kelimesinin Ermenice’ de gül anlamına gelmesindendir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM