• DOLAR
    7,6646
  • EURO
    8,9643
  • ALTIN
    465,93
  • BIST
    1,1680
GÖKTÜRK İMPARATORLUĞU

GÖKTÜRK İMPARATORLUĞU

VI. yüzyılda doğuda Mançurya’dan batıda Karadeniz kıyılarına ve güneyde Hindistan sınırlarına kadar uzanan geniş ülkelerde tarihini kendi yazılarından öğrendiğimiz Büyük Göktürk İmparatorluğu kuruldu.

GÖKTÜRK DEVLETİNİN KURULUŞU :

Büyük Hun İmparatorluğunun yıkılmasından sonra, Orta-Asya’nın doğu bölgesine ve Moğolistan’a Siyenpiler egemen oldular (266-394). Bunların yerine 394 yılında Çinlilerin Cücen dedikleri Avarlar geçti.

Göktürklerin asıl vatanı Orta Tiyanşan ile Issık gölü bölgesidir. Bunlar bir süre Avarlara bağlı olarak yaşadılar. Demir çıkarmakla ve demirden silâh yapmakla meşgul oldular. Göktürklerin çıkışını anlatan Ergenekon destanı aşağıya alınmıştır:

«Tatar Han soyundan Sevinç Hanın askerleri Türkler üzerine saldıra­rak ellerine geçen halkın büyüklerini öldürdüler, küçüklerini esir ettiler. Bu kanlı savaşta İl Hanın küçük oğlu Kayan ile kardeşinin oğlu Nüküz kadmlanyle beraber düşmanların elinden kaçarak kurtulmayı başardılar. Bunlar yurtlarına gelerek birçok at, deve, davar ve koyun aldılar. Etraf­larındaki halk kendilerine düşman olduğundan âdem yolu uğramaz ıssrc bir yere çekilmeye karar verdiler. Mallarım ve hayvanlarım alarak sarp- dağlara doğru yürüdüler. Bir sarp dağın tepesine çıktıkları zaman ken­dilerinin geldiği yoldan başka bir yol olmadığını gördüler. Geldikleri yol ise gayet dar ve yürünülmesi pek zordu. Bundan sonra etrafı aşılmaz v& geçilmez dağlarla çevrili, geniş bir ülkeye vardılar. Burada akarsular, çeşitli otlar, meyve veren ağaçlar vardı. Kışın hayvanlarının etini, yazın da sütünü yiyerek geçindiler. Derilerinden de elbiseler yaptılar. Buraya Ergenekon adını verdiler. Kayan ve Nüküz’ün çocukları dört yüz yıldan fazla burada kalarak çoğaldılar. Birçok oymağa ayrıldılar ve Ergenekon’a sığmaz oldular. Toplanıp konuştular. Büyükler: Ergenekon dışarısında geniş yerler, güzel obalar olduğunu atalarımızdan işitmişizdir. Önceleri bizim yurdumuz o yerlermiş. Düşmanlar soyumuzu kırıp yurdumuzu almışlar. Tanrıya şükür, şimdi düşmandan korkarak dağa kapanıp kala­cak bir halde değiliz. Dağ arasından yol bularak dışarıya çıkalım. Her kim bize dost olursa onunla dost geçinelim, dediler.

Bunun üzerine Ergenekon’dan çıkmaya karar verdiler. Fakat atala­rının geldiği iz kaybolduğundan yol bulamadılar. İçlerinden bir demirci, etraftaki dağlardan birinde demirden bir kaya bulunduğunu, demir eritilecek olursa buradan bir yol açılacağını haber verdi. Orasını gidip gördüler. Halkı odun kömür taşımaya saldılar. Kayanın altına, üstüne, yanlarına bir kat odun bir kat kömür koydular. Yetmiş tulumdan körük yaptılar. Ateşi körüklediler. Kaya erimeye başladı. Bir yüklü deve çıkacak kadar yol açıldı. Gün, saat ve zamanı belleyerek oradan çıktılar. Ondan sonra her yıl o gün, o saatta bayram yaparak başta Han olmak üzere bütün komutanlar ve ileri gelenler örs üzerinde bir demir parçasını döv­meyi âdet edindiler».

Göktürk Devletinin kurucusu Bumin Handır. Bumin etrafındaki Türk boylarını yönetimi altına alarak nüfuzunu artırmış ve bağlı bulunduğu Avar İmparatorluğuna karşı çıkan bir ayaklanmayı da kendi kuvvetiyle bastırmayı başarmıştı. Bu hizmetine karşılık olarak Bumin, Avar Haka­nının kızı ile evlenmek istedi. Fakat hakan, «Demir ocaklarında çalışan bir kölem, ne cesaretle kızımı istiyor?» diyerek Bumin’in elçisini kovdu.

Bumin, uğradığı hakaretin öcünü almaya karar verdi. Çin imparatoru ile anlaştıktan sonra, Avarlar üzerine yürüdü ve onları müthiş bir boz­guna uğrattı (552). Ötügen merkez olmak üzere yeni bir Türk devleti kurdu. Avarlarm büyük bir kısmı batıya doğru göç ederek Avrupa’ya gittiler ve Macaristan’da Avar İmparatorluğunu kurdular.

GÖKTÜRKLERlN YÜKSELME DEVRİ:

Az zamanda Orta-Asya’daki bütün Türk boylarını yönetimi altında toplamayı başaran Bumin, kardeşi îstemi’yi batıdaki Onboy Türk- leri üzerine Yabgu tayin etti.Orhun boylarındaki Koşu-Çaydan kitabelerinde Göktürk İmparator­luğunun ilk kurucularının zaferleri şöyle anlatılmıştır: «Üstünde mavi gök, altında kara toprak yaratıldıkta ikisi arasında insan yaratılmıştır. İnsanlar üzerinde ecdadım Bumin Han ve İstemi Han büyümüş; Türk ilini ve Türk törelerini korumuş ve düzenlemiş. Dört yönden hep düşman imiş, asker salup dört taraftaki milletleri hep zapt etmiş. Güvenliği sağlamış. Başı olanları eğdirmiş. Dizi olanları çöktürmüş. Bilgin ve yiğit han imiş. Subayları da hep bilgin ve cesur imiş, bütün ümera ve milleti de doğru imiş. Onun için o memleketleri zapt etmiş».           

Bumin’den sonra oğlu Molıan Hân’geçti. Mohan, Çücenleri tamamen ortadan kaldırdı; Çin İmparatorluğunu da vergiye bağladı.

Mohan Han, Orta-Asya’ya egemen olduğu sıralarda İran’da Sasanî Devletinin başında ünlü Nuşirevan ve Bizans İmparatorluğunda da Jüs- tinien bulunuyordu.Mohan Hanın ölümünden sonra imparatorluk Batı ve Doğu olmak üzere ikiye ayrıldı.

DOĞU GÖKTÜRKLERİ :

Ayrılıştan kısa bir zaman sonra Çinlilerin entrikalarıyle çıkan karışıklıklar ve ayaklanmalar yüzünden devletin kuvveti zayıfladı. Şapolyo Han, Çin imparatorluğunun yüksek egemenliğini tanımak zorunda kaldı. Çinliler, Çin elbiselerini, Çin âdetlerini ve Çin yemeklerini moda şeklinde Türkler arasına sokmaya çalışıyorlar, Türkleri kendi dillerini bırakarak Çince öğrenmeye zorluyorlar ve millî varlıklarını sarsmak için hiç bir fırsatı kaçırmıyorlardı. Nihayet Çinliler 630 yılında bu devleti ortadan kaldırdılar.

Kutluk Devleti: Çin egemenliği Türklere çok ağır geldi. Prensler fırsat buldukça ayaklanarak bağımsızlık kazanmaya çalışıyorlardı. Fakat başarı kazandı.(Kutluk Kağandan sonra yerine kardeşi Kapağan Han ve onun yerine de Bilge Kağan geçti. Bilge Kağanın ordu komutanı kardeşi Kültigin’di. Bu zamanda Çinliler Türkistan’a büyük bir ordu gönderdiler. Türk boylarını ayaklanmaya kışkırttılar. Devlet tehlikeye düştü. Külti- gin büyük kahramanlıklar göstererek Çinlileri memleketten çıkardı. Sonra Çin üzerine akınlar yaptı.

Orhun amtları bu iki kardeş zamanında dikilmiştir. Daha sonra iç karışıklıklar tekrar baş gösterdi. Dokuz Oğuzların ayaklanmaları devletin zayıf düşmesine sebep oldu. Kutluk sülâlesi de VIII. yüzyılda Uygurlar, Basmiller ve Karluklar tarafından yıkıldı.

BATI GÖKTÜRKLERİ:

Bumin, kardeşi îstemi’yi batıda fethedilen ülkeler üzerine Yabgu tayin etmişti, istemi, Sasanî hükümdarı Nuşirevan’la birleşerek Akhunlar Devletini ortadan kaldırdı; Bizans’a ilk Türk elçisini gönderdi. Ölünce yerine oğlu Tardu geçti. Bunun zamanında doğu ile olan bağlar gevşedi. Batı Göktürkleri kendi başlarına hükümet sürmeye başladılar. İran’la, Bizans imparatorluğu ile ve Çin’le siyasal ve ekonomik ilişkilerde bu­lundular.

Arap ordularına yenilen son Sasanî hükümdarı III. Yezdcerd, Batı Göktürk Kağanı Tulu’dan yardım istedi. Fakat bu sırada Çinliler Türk ülkesine saldırmaya başladıklarından Sasanîlere gereken yardım yapıla­madı. Araplar bütün İran’ı zapt ederek Ceyhun nehrine kadar ilerlediler.

Çinliler, 659 yılında Batı Göktürk Devletini yıktılar. Çin imparator­ları bu devletin yeniden kurulmasına engel olmak için bu bölgeyi illere ve boylara ayırarak bitmek tükenmek bilmeyen iç savaşlara sebep ol­dular. işte böyle bir zamanda Arap orduları Türk topraklarını istilâya ha­zırlanıyorlardı.

Batı Göktürkleri Devletinin yıkılışından sonra burada Turgiş Devleti kuruldu. Bu devletin en büyük hükümdarı Sulu Kağan’dır (716-737). Sulu Kağan Maveraünnehir’i işgal eden Araplara karşı çok başarılı savaşlar yaptı; bir defasında Horasan’a kadar ilerledi. Sulu Kağan’m ölümünden kısa bir zaman sonra iç karışıklıklar yüzünden Turgiş Devleti yıkıldı. Daha sonra aynı yerde Karluk Devleti kurulmuştur. Karluklar, Abbasîler zamanında Müslümanlığı kabul etmişlerdir (IX. yüzyıl).

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM