FÜZE NEDİR?

Paylaş
 

FÜZE NEDİR?

Havalarda uçabilmek: insanın bu eski hayali, geçen yüzyıl sonun­da uçağın icadıyla gerçekleşti. Savaş ve teknik ilerlemeler 1944te ilk füzelerin yapımına yol açtı: Al­man VI ve V2’leri, bir tonluk pat­layıcı maddeyi birkaç yüz kilomet­reye taşıyabiliyordu. 0 dönemden beri elde edilen büyük gelişmeler insanlara, uzaya yapay uydular atabilmeyi sağlayan füzeler yapma olanağı verdi, insanoğlu, füzeler sayesinde Ay ’ın ve Güneş sistemin­deki gezegenlerin fethinden sonra, artık Evren’in sonsuz uzayında araştırmalarına girişebilecektir.

Yerden kalkan bir füze, sanki dev bir alev sütununa dayanır. Yere doğ­ru püskürtülen bu çok yüksek ısılı gaz yığını, füzeyi, tepkiyle yukarı doğru iter: tıpkı kurşun namludan çı­karken geri tepen bir tüfek gibi. Fü­zenin daha hızlı havalanmayışının ne­deni, bu tepki gücünün, motorların yarattığı bu itişin ancak füzenin ağır­lığını karşılayabilmesindendir. Ama füze yükseldikçe yakıt depoları bo­şalarak hafiflediğinden, yavaş yavaş hızlanır ve çok geçmeden gözden kay­bolur. Daha yukarıda, pek büyük hız­lara erişmek üzere füzenin ivmesi durmadan artar.

Bir defa Dünya atmosferinden çı­kıp da kozmik boşluğa dalınca, füze­yi iten alevin normal olarak Oksijen­sizlikten sönmesi gerekir (yanan bir mum, üzerine bardak kapatılınca sö­ner: onu kuşatan hava çabucak aza­lır ve fitilin yanması durur). Ama fü­ze, atmosferde «oksijen almak» zo­runda olan tepkili uçakların, Otomo­bil motorlarının tersine, boşlukta iş­leyebilmek üzere yapılmıştır.

Gerçekten füze sadece yanıcı mad­deyle yüklü değildir: aynı zamanda bunu yakmak için gerekli oksijeni de birlikte taşır. Oksijen deposunun az yer tutması için çok düşük sıcaklık­ta sıvı oksijen ya da içinde çok ok­sijen bulunan başka bir sıvı veya katı madde kullanılır. Oksijen taşıyan bu maddeye yakıcı denir. Yanıcı ve ya­kıcı, füzenin propergol leridir. Bunlar katı haldeyse kullanılmadan önce bir­birine karıştırılır, sıvıysa ayrı depo­larda bulundurulur.

Kimyasal Kokteyller

Eski füzeler, bizim  havaî fişekle­rimiz gibi, içine katı propergol dol­durulmuş basit karton borulardan ibaretti: propergol olarak kükürt, güherçile ve odunkömüründen meyda­na getirilen kara barut kullanılırdı. Bu karışım tutuşturulunca, büyük bir hızla yanar ve füzeyi şiddetle yukarı doğru iterdi. Ama bazen de bu mer miler, onları fırlatanın yüzünde pat­lardı.

Astronotiğin öncüleri, sıvı proper- gollü füzelerle çok daha iyi sonuçlar elde ettiler. Bunların araştırmaların­dan doğan modern füzelerde, çoğu zaman sıvı oksijen veya daha iyisi, sıvı oksijenle karıştırılmış sıvı hidrojen içinde yanan kerozen (uçak benzi­ni) kullanılır.

Katlı Füzeler

Bu güçlü kimyasal karışımlar, uzay yolculuğu için gerekli çok büyük hız­lara ulaşmağa yetmez: bir uyduyu, Dünya çevresinde yörüngeye oturt­mak için, saatte 28 000 kilometre hız ister. Alelade bir füze bu hıza ula­şamaz. Bunun için, katlt füzeler ya­pılması düşünülmüştür. Yerden kal­kış sırasında yararlı olan kocaman füzenin o büyük motorlarıyla bütün yol boyunca sürüklenmesi şart değil­dir. Ana füzenin burnunda, daha kü­çük ve hafif bir başka füze buluna­bilir ve uyduyu bu füze, gerekli hıza ulaştırabilir.

Bütün uzay füzeleri iki, üç, hattâ dört kata bölünmüştür. Ay füzesi Sa­türn V, üç katıyla. «Apollo» gemileri ni saatte 40 000 kilometre hızla fırla­tır. Mutlak hız rekoru ise, Pioneer II (Öncü II) otomatik laboratuvannı saatte 50 000 kilometre hızla Jüpiter gezegeni yönünde fırlatmış olan, ge­ne üç katlı, Atlas Centaurus füzesine aittir.

Bu yazı 30 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/