Fransa’nın Cezayir’i İşgal Etmesi (5 Temmuz 1830)

Paylaş
 

Fransa’nın Cezayir’i İşgal Etmesi (5 Temmuz 1830)

Aslında, Fransa’nın Cezayir ile ilgisi çok eski tarihlere dayanmaktaydı. Bu arada. 17. yüzyılda Fransa üç defa Cezayir’e saldırmış, bir başarı elde edemeyince de 16S9’da bir barış anlaşması yapmıştır. Ondan sonra da Ce­zayir ile iyi geçinmeye dikkat etmiş ve bu ülkeyle ticaretini geliştirmeye çalışmıştır.

  1. yüzyılın başlarında. Napolyon döneminde (1799-1815). bir ara tekrar bozulan Fransız – Cezayir ilişkileri. Fransa’da krallığın kurulmasından sonra yeniden düzeldi. Ancak, açık denizlerde eski gücünü kaybeden Fransa, hemen karşısıda bulunan Cezayir’i ele geçirerek. Batı Akdeniz’de sömürge ve söz sahibi olmak istiyordu. Bu nedenle de harekete geçebilmek için fırsat gözlüyordu. Bu da çok geçmeden ortaya çıkacaktı.

Bu tarihlerde Cezayir Dayısı bulunan İzmirli Haşan Paşa, alacağı olan paranın verilmemesinden dolayı Fransa’ya karşı bazı önlemler almaya baş­lamıştı. Bu da iki ülkenin arasım açmıştı. Fransa da. bu anlaşmazlığı kö­rükleyecek bir davranış içine girmişti. Sonunda. 29 Nisan 1827 günü. Cezayir Dayısı alacak sorununu tartışırken Fransız elçisinin yüzüne elindeki yelpaze ile vurunca, iki ülke arasındaki ilişkiler kesildi. Arkasından da bu olayı ba­hane eden Fransa, çoktan beri planladığı hareketi gerçekleştirmek üzere. 16 Haziran 1827’den itibaren Cezayir’e savaş ilan etti ve Cezayir şehrini büyük bir donanma ile kuşatmaya başladı.

Fransa, bu durumu 1827 Ağustos ayında Osmanlı Devletine bir nota ile resmen bildirdi. Ancak. Mora isyanı ile uğraşmakta olan İstanbul Hükümeti, bu notayı kabul etmedi. Bu hareketi ile başına yeni bir sorunn çıkarmak iste­mediğini göstermiş oldu. Nitekim, yapılan hükümet toplantısında. Fransa ile Cezayir arasında çıkan anlaşmazlığa fiilen karışmamaya, ancak ilgilendiğini belirtecek şekilde hareket etmeye karar verdi. Babıâli’nin bu şekilde davran­masının bir nedeni de. Cezayir’in kendi başına Fraıısızları yeneceğini dü­şünmüş olmasındandı. Zaten isteseydi de. buraya bir kuvvet göndermesine olanak bulunmayacaktı. Çünkü, bu olayın hemen arkasmdan 20 Ekim 1827’de Navarin’de donanması yakılmış, az sonra da 1828’de Rusya ile savaşa girmişti.

Ancak Fransa da. Avrupa’daki siyasi ortamdan ve MoraVı işgal için asker göndermiş olduğundan. Osmanlı Devleti’nin bu sıkışık durumundan hemen yararlanmak olanağım bulamadı. Bu nedenle de. Fransa, yıllarca Cezayir kentini kuşatmakla yetindi.

Bu sıralarda Fransa’nın iç politikasında ortaya çıkan gelişmeler. Hükü­meti zor duruma sokmuştu. Bu nedenle, kazanılacak bir başarıyla, kamu o­yunun dikkati dışa çevrilmek isteniyordu. Bunun için Fransa, bir ara. Mısır

Valisi Mehmet Ali Paşa’yı kullanarak. Cezayir’i yola getirmek istedi, fakat İngiltere ile Avusturya’nın buna karşı çıkmaları üzerine, bundan bir sonuç alamadı.

Sonuçta Fransızlar, 14 Haziran lS30’da 37.000 kişilik bir orduyu Ceza­yir’e çıkardılar ve yapılan birkaç savaştan sonra. 5 Temmuz 1830’da Cezayir şehrini işgal ettiler. Böylece Fransa. Cezayir’e yerleşmiş oldu.

Ancak bu. Cezayir ülkesinin bütününün Fransızların eline geçmesi demek değildi. Ülkenin bütününün Fransa tarafından işgali, uzun bir mücadelenin sonunda. Emir Abdülkadir’in etrafında toplanan yerli kuvvetlerin yenilme­sinden sonra, ancak 1847 yılında gerçekleştirilebildi.

Osmanlı Devleti. Fransa’nın Cezayir’i işgal etmesi karşısında hemen fiili bir harekete geçememiş, olayı protesto etmekle yetinmiştir. Çünkü. 1828- 1S29 Savaşından yeni çıkmıştı ve 1831 yılında da Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa isyan etmişti. Ancak lS33’te. Mısır Valisi ile Kütahya Anlaşması’nı. Rusya ile de Hünkâr İskelesi Andlaşmasını yaptıktan sonra. Cezayir ile ye­niden ilgilenmeye başlamıştır. Nitekim bu tarihlerde, ülkeyi geri almak üzere Avrupa’da çeşitli siyasi girişimlerde bulunmuş, hatta bir ara Cezayir’e kuvvet göndermek için bazı önlemler almıştır. Ne var ki. Avrupa devletleri. Fran­sa’nın Cezayir’e yerleşmesini kabul etmiş olduğundan ve Osmanlı Devletinin de tek başına Fransa ile baş edemeyeceğini anlamasından dolayı, bu giri­şimlerin hiçbirisinden bir sonuç alınamamıştır.

Sonuçta. Osmanlı Devleti. 1847 yılında Cezayir üzerindeki hak ve huku­kunun sona erdiğini kabul etmiştir48.

Böylece. Osmanlı Devleti. Akdeniz’de stratejik önemi büyük olan bir toprağmı yani Cezayir’i, yüzyıllardan beri dost bildiği bir devletin saldırısı sonucunda kaybetmiştir. Aynı zamanda bu bölgede. Tunus vasıtasıyla da Fransa gibi büyük bir Avrupa devletiyle komşu durumuna gelmiştir. Diğer taraftan. Cezayir’in Fransa tarafından Osmanlı Devletinden koparılarak alın­ması, İmparatorluğun dağılmasında bir yeni şekli daha ortaya çıkarmıştır. Bu da. Osmanlı topraklarının sömürgeci Avrupa devletlerinin hedefleri ara­sına girdiğini göstermesiydi.

KAYNAK:Rifat Uçarol – Siyasi Tarih 161-162 SAYFA

Bu yazı 26 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/