• DOLAR
    7,5584
  • EURO
    8,9640
  • ALTIN
    474,95
  • BIST
    1,1856
Fransa Tarihi

Fransa Tarihi


• İlkçağ: Bugünkü Fransa’da M. O. I. yüzyılda Goller ve başka kavimler karışık¬lık içinde yaşıyorlardı. Romalı komutan Caesar, M. O. 51 yılında, Goller Ulkesi’mn fethini tamamladı, Alesia’ya (bugünkü Paris’e) geldi, Ren kıyılarına kadar memleketi büyük Roma İmparatorluğuma kattı
• Ortaçağ: 476’da Batı Roma, kavimler göçü sonunda, yıkıldı. Bu sıralarda Fran¬sa’ya Hıristiyanlık hayli girmiş bulunuyordu. Kavimler göçüne sahne olan ülkelerden birini teşkil eden bu memlekette Germenlerin, Vizigotlarin, Vandallarin, Hun Türk- leri’nin geçici akmlarından, egemenliklerin dan sonra. Franklar yerleştiler . Böylece, Fransa’da Merovenj Hanedanı hüküm sürmeye başladı ki, asıl Fransız tarihi de bu 448 yıllarından başlamış sayılabilir.
448’den 751’e kadar Merovenjler, aynı ha-nedandan birkaç kırallık şeklinde, Fransa’yı, 300 yıldan biraz fazla idare ettiler O çağlarda Fransa artık tam bir Hıristiyan ülkesi olmuştu. 731’de Poitiers’de Arap ordusunun durdurulması ile Fransa, Hıristiyan âlemini yok olmaktan kurtardı.

Merovenj Hanedan» kırallarımn saray nazırlarının nüfuzuna düşmesi sonunda Karo- lenj Hanedanı iktidara geldi, 751’den 987′ ye kadar 2,5 yüzyıla yakın Fransa’yı yönetti . Bu hanedandan Charlemagne (Şarlman), kendini «Batı İmpara¬toru» ilân edip muazzam bir devlet kur¬duysa da (Bk. Charlemagne), 843 Verdun Antlaşması ile bu imparatorluk parçalandı. Bu parçalanışta en batıda kalan bölüm, bugünkü Fransa’y< teşkil etti.
Karolenjler’in son devirleri kargaşalık içinde geçti, Isle-de-France (Paris bölgesi) dukaları büyük nüfus kazanarak sonunda 987′ de «Fransa Kıralı» oldular. Böylece, bütün Hıristiyan tarihinin en ünlü, en büyük hanedanı olan Capet Hanedanı, bin yıl sürecek olan egemenliğine başladı. Fransa’da, Ispan¬ya’da, Portekiz’de, İtalya’da, Macaristan’da, daha birçok ülkelerde bu hanedanın çeşitli kolları hüküm sürmüştür (şimdiki Ispanya kıra!tık hanedanı da Capet sülâlesindendir).
Capetler’in ilk çağlarında kiralın hükmü ancak, Paris’le dolaylarında geçiyor, yakın bölgelerin «dük», «kont» gibi unvanlar ta¬şıyan hükümdarları, kıralı az çok egemenleri olarak tanıyorlardı. Bugünkü Fransa’nın sınırları bahis konusu değildi, bu sınırlar ancak son zamanlarda elde edilebildi.
Capet’lerin 7. kıralı olan Philippe-Auguste (1180-1223), Fransa’nın itibarını yükseltti, Haçlı Savaşlarında Fransa’ya en büyük payı ayırdı, İngiltere ile, Almanya île başarılı savaşlar yapt». Bu hükümdar, kırallığın nü¬fuzunu çoğalttı, egemenliği altındaki hü¬kümdarları Paris’e daha sıkı bağladı, ülke¬nin sınırlarını bir hayli genişletti.
Gene Capet’lerden Saint Louis (1226- 1270), Haçlı Savaşları’na katıldı, 1250’de Memlûk Türkleri’ne yenilerek esir oldu. Bununla beraber, Saint Louis, Fransa’yı Avrupa’da Ortaçağ’ın en önemli bir devleti haline getirmiştir.
1328 yılından sonra Capet hanedanının «Valois» denen kolu hükmetmeye başladı. Bu devre, Yüzyıl Savaşları denen, Ingiltere ile bitmek tükenmek bilmez savaşlarla do¬ludur. Ingilizler, daha merkezî bir devlete sahip olmanın verdiği üstünlükle, daha kalabalık olan Fransızlar’ı yendiler, bir ara he¬men bütün Fransa’yı işgal ettiler.
• Yeniçağ Başlangıcı: Fransa, Yeniçağ’a girerken, ülke Ingilizler’den temizlenmişti. Fakat memleket perişandı. XI. Louis (saltanatı 1461-1483), Fransa’nın za’fını anladı, dâhice bir gayretle, Yeniçağ’ın havası içinde, Fransa’daki bağımlı hükümdarların nüfuzunu büyük ölçüde kırdı, bunları Paris’e bağ (adı. Aynı hanedandan olan Burgonya dukası kudretli Charles Le Temeraire’in Fransa’ya hükmetmek tasarısı da sonuçsuz kaldı (Bk Charles Le Temeraİre). VIII. Charles’ın (sal tanatı 1483-1498) tantanalı İtalya seferi ele hiçbir sonuç vermedi (Bk. Charles VIII.)
• 1. François Devri: Fransa’da I. Fran- çois (saltanatı 1515-1547) ile yeni bir de¬vir başlar. Fransa’da Rönesans, gerçek an lamiyle, bu devirde görülür. Bu hükümdar, Charles-Ouint’in büyük rakibidir, hayatı bo¬yunca onunla çarpışmıştır. Türkiye’nin Fransa lehine işe karışması, bu devleti, dev Al- manya-Jspanya’nın yutmasından korumuştur (Bk. Kari V; Süleyman I) François devrinde Bretanya Dukalığı da alınınca, Fran¬sız birliğine bir adım daha yaklaşıldı. On¬dan sonra gelen hükümdarlar devrinde Katolik-Protestan kavgaları memleketi harap etti, sonunda Katoliklik kesin zaferi kazandı .
• Bourboniar: 1589’dan başlıyarak Capet Hanedanı’nın Bourbon dalı Fransa tacın» ele geçirdi. Sully’nin başbakanlığı ile desteklenen IV. Henri (saltanatı 1589-1610). Fransa’yı olağanüstü kalkındırdı, yükseltti, Ispanya ve Almanya İle beraber Avrupa’nın en önemli Hıristiyan devleti haline getirdi. Oğlu XIII. Louis (saltanatı 1610-1643) çağında Kardinal Richelieu devleti daha da iyi yöneltti, pek mutlak bir idare kurmakla beraber, Almanya’yı, iki yüz yıldan fazla bir zamanda kalkınamıyacak derecede ezdi, 1648 Vestfalya Antlaşması, siyasetinin büyük zaferi oldu.
XIV. Louis’nin saltanatı pek uzun sürdü (1643-1715). Bu devirde Fransa, Ispanya’yı geride bırakarak, Türkiye dışında Avrupa’ mn ve bütün Hıristiyan devletlerinin en güclüsü oldu; Nice, Savoie, Lor raime ve Kor¬sika dışında, bugünkü sınırlarına erişebilmiş, tamamen merkezî bir deviet kurmuştu. Fransız sanat ve edebiyatı da altın çağına bu devirde erişti. XIV. Louis, her yana el atmak istemiş, Ispanya’yı almaya çalışmıştı, sonunda torununu İspanya kıralı yaptıysa da, bu muhafazakâr ülkede Fransız nüfuzunu kuramadı. Yerine geçen torununun oğlu XV Louis devrinde (1715-1774), Fransız medeniyeti büyük parlaklık gösterdiyse de, İngil¬tere’nin olağanüstü gelişmesi, Fransa’yı geniş ölçüde zarara uğrattı, Yediyıl Savaşları’ na son veren 1763 Paris Antlaşması, yıkım oldu (Bk. Louis IX., X., XI., XII., XIII., XIV., XV.; Richellieu; Henri IV.).
• İhtilâl ve Cumhuriyet: XV. Louis’nin yerine .torunu XVI. Louis (saltanatı 1774 – 1792) geçti (Bk. Louis XVI.). Kırallığın azalan nüfuzu, ülkenin perişanlığı, halkın sefaleti sonunda, 1789’da Fransız İhtilâli çıktı, XVI. Louis’nin iyi niyetleri durumu kurtaramadı. Halkın, kudretini Tanrı’dan alan hükümdarına karşı ayaklanması olarak karşılanan bu olay, bütün Avrupa’da derin buhranlar yarattı .
İhtilâlden sonra, meşruti bir hükümet kuruldu. Böylece, Avrupa’nın en büyük hanedanı meşrutileşmiş oluyordu. Üç yıl sonra da, 1792’de, hanedan iktidardan uzaklaştırılıp Birinci Cumhuriyet ilân edildi.
Fransa’da komünizme benzer rejimlerle kan gövdeyi götürürken, bu düzen düşman¬lığının kendilerine de geçmesinden çekinen Avrupa devletleri, Fransa’ya karşı cephe aldılar. İhtilâlin, bu cepheyi her seferinde parçalaması, Fransa’yı istilâdan kurtarması itibarını yükseltti. Bu savaşlarda parlıyan genç general Napolâorı Bonaparte, «Birinci Konsül» sıfatiyle Fransa Cumhuriyetinin devlet başkanıyken, 1804’te kendini «impa¬rator» İlân etti, Habsburglar’ın «Almanya imparatoru» sıfatını kaldırdı.
«Fransızlar İmparatoru» na karşı Avrupa birleşmişti, fakat Napoleon, İngiltere ve Türkiye dışında, bütün Avrupa’yı işgal aderek Fransa’nın gücünü tüketircesine harcadı, İn-

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM