Etrüskler Tarihçesi

Paylaş
 

Etrüskler Tarihçesi

Etrüskler, Milattan yüzyıllar önce, t Tiber ve Arno kıyılarında bugünkü  Toskana Bölgesi’nde yaşarlardı. Ama  buralara nereden gelmişlerdi? Belki ş kuzey ülkelerinden, belki Küçük Asya’dan. Uygarlıklarının birçok yönü, doğuyu anımsatır ama belki de, onla­rın anavatanı, gerçekte İtalya Yarımadası’ydı. Günümüzde en akla geleni, bu son varsayımdır. Gene de Etrüsk­ler, İtalya’nın öteki halklarından çok başka görünürlerdi. Özellikle dilleri apayrıydı ve dil uzmanlar her ne ka­dar Etrüsk ‘alfabesini (Yunancaya yakın) okumuşlarsa da, sözcüklerin anlamını hâlâ çözememişlerdir.

göz kamaştırıcı bir kalkınma

M.ö. VII. yy .da Etrüsk uygarlığı il­gi çekici bir hamle yapmıştı. Bir çift­çi toplumu olarak, Etrüskler olduk­ça ileri teknikleri biliyorlar ve söz­gelimi, bataklıkların sularını kurutu­yorlardı. Aynı zamanda madenciydi­ler, Elbe Adası’nın bakırını ve de­mirini, İtalya Yarımadasının ise ba­kırım işletirlerdi. Önceleri mükem­mel gemiciydiler, sonradan usta ve zengin ‘tacirler oldular: ‘Yunanistan ve ‘Asya’dan değerli madenler, fildi­şi seramik getirtiyorlar; bronz eşya ,süs eşyası, mücevher satıyorlardı.

Bu ekonomik kalkınma toprakları­nı büyük ölçüde genişletme imkânı­nı verdi: Etrüskler güneye (Campania Bölgesi), kuzeye (Po Irmağı’nm ötesi) ve hattâ Korsika’ya kadar ya­yıldılar. O zaman, onların rekabetini çekemeyen başka bir gemici ve tacir toplumla, Yunanlılarla çatıştılar. Kar- tacalılarla birlikte Büyük Yunanis­tan’ın ordularına karşı birkaç kere kara ve deniz savaşma katıldılar.

M.ö. VII. yy. sonunda, «imparator­lukları İtalya’nın büyük bir kesimi­ne yayılmıştı. Hattâ ‘Roma bile bir yüzyıl boyu onlarda kaldı: Roma’nın son üç kralı (bu arada Muhteşem Tarquinius), Etrüsk’tü.

site devletler

On iki büyük site, Etruria’nın böl­gesel 12 başkenti oluyordu. Ulaşım güçlükleri ve kendilerine özgü örgüt­leri nedeniyle bu siteler pek bağım­sız kalmışlardı. Her biri bir kral (ucumort) tarafından yönetiliyordu. VI. yy. sonunda monarşiler yerlerini patricius’lar tarafından yönetilen «cum­huriyetlere bıraktı.

Çoğu zaman yüksek bir yere kuru­lan şehirler, sağlam surlarla ve hen­deklerle korunurdu ve *Ilkçağ’ın en büyük sitelerindendi (Veii’nin nüfu­su 100 000’i buluyordu). Bunlardan geriye hemen hemen hiç bir şey kal­mamıştır, çünkü evler de, tapınaklar da, tahtadan ve pişmiş tuğladan ya­pılır ve pişmiş toprakla süslenirdi. Buna karşılık mezarlar taştı. XIX. yy. başlangıcından beri bu mezarlarda sürdürülen arkeoloji araştırmaları, Etrüsk uygarlığının daha iyi tanın­masına imkân verdi.

ölüler ve tanrılar

Şehirlerin yakınında mezarlıklar (nekropol’ler) vardı, ölülerin silâhla­rıyla, mücevherleriyle ve günlük eş­yasıyla birlikte gömüldüğü bu mezar odalarının üzerinde tepeler (tümülüs’ler) bulunurdu. En zengin ve en bü­yük mezarları kakmalı, oymalı lahit ler ve duvar freskleri süslüyordu.

Etrüskler, ölünün uzun bir yolcu­luktan sonra ulaştığı bir öteki dün­yaya inanıyorlar, cehennemi hayal­lerinde canavarlarla dolu korkunç bir yer olarak canlandırıyorlardı. Yunan mimarîsine yakın bir üslûpla yapılmış tapınaklarda, bazı tanrılara özellikle cinlerle su perilerine tapmırlardı. Bu tapınmalarda Eski Yunan ve doğu­nun etkisi vardır; buna karşılık Et­rüskler de Roma mitolojisini ve dini­ni etkilemişlerdir.

Romalılar Etrüsklere çok şey borç­ludur; Romalılarda, ‘şehircilik (sa­banla bir çizgi çizerek şehirlerin ku­rulması töreni, damatahtası biçimin­de şehir planı, ana yolların ana yön­lere doğru yapılması, suları akıtma ve lağım kanalları tekniği), ‘mimar- d|nvl lık (kemer, kubbe), ‘heykelcilik (port- E|rüs relerin gerçekçiliği) alanlannda bu tapın etki açıkça görülür. Bu etki, Etrüsk şehiri lerin V. yy.da başlayan gerilemesin den sonra da uzun süre kendini duyurmayı sürdürmüştür. Etrüsklerin Xyini. gerilemesine, İtalya halklarıyla çatışmaları, kuzeyde Galyalılarm istilâsı, Yunanlıların giderek artan düşman­lığı ve Etrüsk sitelerinin kendi arala­rında düştüğü anlaşmazlıklar yol aç­mıştı. Ama en önemli olay, M.Ö. III. yy.da Roma’nm ayaklanması ve Etru- ria’ya ulaşan ve onu tamamen yutan önüne geçilmez genişlemesi olmuştur.
Bu yazı 25 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler