ESKİMOLAR

Paylaş
 

ESKİMOLAR

ESKİMOLAR Grönland’dan Labrador’s, Be­ring Denizi’ne kader uzanan kuzey toprak­larında yaşıyan bir kavimdir. Nüfusları 1950 tahminlerine göre 50.000’i ancak bulur. 23.000’i Grönland’da, 10.000 kadarı Kanada’ da, 16.000’i de Alaska’da yaşar. Eskimolar’ın aşıtları kesin, olarak bilinmiyor. Kızılderililer’

le akraba oldukları, Asya’dan geldikleri ileri sürülüyorsa da bunlar bir faraziye olmaktan İleri gidemiyor. Etnoloji bilginleri Eskİmolar’ı Kuzey kavimleri topluluğundan bir kavim olarak kabul ederler. Eskimo adını bunlara Kızılderililer vermişlerdir, «çiğ et yiyenler» anlamına gelir.

Grönland ve Labrador’da yaşıyan Eskimo- lar’ın çoğunda beyaz kan fazladır. Yüz hat­ları Moğollar’ı andıran Eskimolar, ayakları­nın küçüklüğü, burunlarının darlığı, boyla­rının kısalığıyle dikkati çekerler.

Eskimolar, pek ilkel şartlar içinde yaşar­lar. Ömürleri her mevsim oradan oraya gi­derek av hayvanı aramakla geçer. Hayvan derilerinden yaptıkları basit giyim eşyalariyle kuzeyin dondurucu soğuğunu yenmeye ça­lışırlar. Başlıca besinleri balık ve fok eti­dir. Fok balığının etini yedikten başka yağiyle de hem ısınırlar, hem de aydınlanırlar. Süt, taze sebze ve meyva yemezler, vücut­ları için gerekli vitamini bol bol çiğ et ve balık yiyerek sağlarlar.

Kışın Eskimolar, «komatik» denilen kö­peklerin çektiği kızaklarla ava çıkarlar. Av uzun sürerse kendilerine hemen kardan ku­lübe yapıp oraya yerleşirler. İlkbaharda, ya­zın uzun günlerinde Eskimolar kışa saklamak üzere bol bol balık ve çeşitli hayvan avlar­lar. Yazları nehir kenarlarına, deniz kıyıla­rına göç ederler, hayvan derilerinden yapıl­mış çadırlarda otururlar. Son çağlarda Ku­zey denizlerinde yapılan keşif yolculukları Eskimolar’ın da kısmen medenileşmelerinde önemli bir rol aynamıştır. Bu arada, Beyaz- lar’la evlenen Eskimolar da olmuş, melez bir zümre meydana gelmiştir.

Eskimolar’ın dili Eskimo-Aleut dilleri top­luluğunun bir koludur. Genizden konuşulur. Aşağı yukarı 10.000′ kelimelik bir dildir. Eski çağlarda Eskimolar’ın yazısı resim çiz­mekten ibaretti. XX. yüzyılın başında yazı şekli değişti.

Dinlerine gelince; Eskimolar, tabiat kuv­vetlerini idare eden ruhların varlığına ina­nırlar, onlara taparlardı. Eskimo dininin ya­sakları, boş inanları pek çoktur. Son yıllar­da Beyazlar’ın her konuda etkisi altında ka­lan Eskimolar onların dinlerini de benim­semeye başladılar. Eskimo kabileleri arasın­da Hıristiyan dinini kabul edenlerin sayısı gittikçe artıyor. Geri kalmış Eskimo kabi­leleri «angakok» adını verdikleri şanjanla­rın etkisi altında yaşamaktadırlar. Angakoklar, doktorluktan büyücülüğe kadar her işi yaparlar.

Eskimolar, sakin tabiatlı, dürüst, neşeli insanlardır. Müziğe çok meraklıdırlar. Be- yazlar’dan tokalaşmasını öğrenmişlerdir. On­ların kanaatince tokalaşmak, uzun, köklü bir dostluğa işarettir. Eskimolar aslında burun­larını birbirlerine sürterek selâmlaşırlar. Yaşlılara, çocuklara gayet iyi bakarlar. Ka­sabaları küçüktür, 200 evi geçmez. Bazan bütün kabile halkı bir kulübede oturur. Yi­yecek, barınak herkesin malı sayılır. Yalnız, Beyazlar’dan alınan eşyalar bir insanın kendi malı olabilir. Savaş, kavga, hırsızlık Eskimo- lar’ın hemen hiç bilmedikleri şeylerdir. Bir suç işliyen Eskimo’nun cezalandırılması da gayet basittir. Suç İşleyeni ancak bütün ka­bile uygun bulursa cezalandırırlar.

 

Bu yazı 214 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler