ENRÎCO  FERMİ KİMDİR?

Paylaş
 

  ENRÎCO  FERMİ KİMDİR?(1901 – 1954)

İtalya’da doğup, 1944’te A.B.D. yurttaşlığına ge­çen Fermi, GÖRECELİK ve KUVANTUM kuramları­nın, klasik fiziği bir kenara ittiği ve çarpıcı gelişme­lerin ortaya çıktığı bir dönemde yetişti. Genç yaşta, fizik konusundaki yeteneğini ortaya koydu. Daha 21 yaşına basmadan Pisa Üniversitesi’nde fizik doktoru oldu. Fermi’nin atom konusundaki ilk başarısı, Wolf­gang Pauli’nin gazların klasik GAZ YASALARI’na uymayan davranışlarını (düşük sıcaklıkta ve yüksek yoğunlukta) açıklamak için geliştirdiği dışlama ilke­sini, atomsal ölçekte araştırması olmuştur. Bu yoz gazlar (günümüzde «Fermi gazı» diye de adlandırıl­maktadır), metal özellikleri gösterir. Gerçekten, bir metaldeki elektronlar, tıpkı Fermi gazındakiler gibi davranır. Fermi’nin belirlediği yasalara uyan tane­ciklere tfermiyon adı verilir.

Fermi, 1933’te bir nötronun, bir proton ve bir elektrona ayrışması sırasında ortaya çıkan taneciğe tnötrino adını verdi. «Beta bozunması» diye nitele­nen bu süreçte elektronlar, çok düşük enerjiyle çev­reye saçılır. Fermi, bir dönüşüm sırasında nötrinola- rın da oluştuğunu ve enerjinin bir bölümünü alıp gö­türdüklerini düşündü. Kütlesi ve elektrik yükü olma­yan bu taneciklerin varlığı, 1955’te deneysel olarak kanıtlandı. 1934’te İrene ve Frederic Joliot-Curie. proton bombardımanıyla bazı atomlarda radyoaktifliğin baş­latılabileceğini açıkladılar. Fermi, asistanlarından bi­rini Roma’daki kimya malzemesi satıcılarına gönder­di ve «Mendeleyev tablosundaki bütün elementleri satın almasını (Mendeleyev tablosu, PERYODİK ÇİZELGE’dir) istedi. Oluşturduğu araştırma grubu, peryodik çizelgedeki bütün atomları nötronlarla bom­bardıman etmeye başladı. Nötronların elektrik yükü bulunmadığından Fermi, bunların, atom çekirdeği tarafından daha kolay yakalanacağını sanıyordu. Bir­kaç ay içinde Fermi grubu, birçok yeni radyoaktif izo­top elde etmeyi başardı.

Söz konusu araştırmalar sırasında, bir raslantı sonucu, nötron kaynağı ile hedef arasına yerleştirilen bir ekranın, nötron etkilerini artırdığı ortaya çıktı. Bu şaşırtıcı sonuç, ekran olarak katı parafinin kul­lanılması durumunda daha belirgin hale geliyordu. Fermi buna, parafin içindeki hidrojen çekirdeğinin, nötronları yavaşlatıp kolayca yakalamasının yolaça- bileceğini düşündü. Suyun da (hidrojen içerdiği için) aynı sonucu verip vermeyeceği araştırıldı. Çevredeki bir havuzdan nötronlar geçirilerek, Fermi’nin savı ka­nıtlandı. Fermi grubu, uranyumun bombardıman edilme­sinde şaşırtıcı ;bir sonuçla karşılaştı: Yeni bozunma ürünleri ortaya çıkmaktaydı. O zaman tanımlana- mayan bu ürünler, daha sonra atom reaktörünün anahtarını oluşturdu.

Yavaş nötronların önemini ortaya koyması ve yeni radyoaktif maddeler üretmesinden dolayı, 1938 de Fermi’ye Nobel ödülü verildi. Stockholm’de ödülü alan Fermi, İtalya’ya dönmedi. Vatanındaki faşist yönetimle anlaşamıyor, Yahudi olan karısını ırkçı ya­saların tehdidi altında görüyordu. 1939’da Columbia’ ya (A.B.D.) göç eden Fermi’ye, üniversitede görev ve­rildi.

Berlin’de Otto Hahn ve Fritz Strassmann. Fermi’ nin, uranyumu nötronla bombardıman etme deneyi sonucu, çekirdeği daha hafif iki atoma böldüğünü kanıtladılar. Bu, atomsal FİZYON (çekirdek bölün­mesi) idi. Fermi, söz konusu değerlendirmenin yara­tabileceği sonuçları kavradı: Atomun her bölünüşün­de daha çok sayıda nötron salınmaktaydı. Bu, atom çekirdeğinden sürekli enerji yayarak, fizyon olayının kesintisiz olarak sürüp gidebileceği anlamına gelebi­lirdi. Fermi’nin çalışma arkadaşları, Albert EİNSTEİN’ ın Başkan Roosevelt’e bir mektup yazarak, çok güç­lü yeni bir bombanın yapılabileceğini (ve belki de Al­manların böyle bir silah geliştirmekte olduğunu) be­lirtmesini sağladılar.

Böylece, gerekli parasal kaynağı sağlayan Fermi grubu, nükleer güç üstünde çalışmalara başladı. Su­yun büyük miktarda nötron yutmasından ötürü, ya­vaşlatıcı olarak büyük grafit bloklar kullanıldı. Araştırmalar, büyük bir gizlilik İçinde sürdürüldü. Yeterli grafit ve uranyum elde etmede güçlükler­le karşılaşılıyordu. Kesin sonuca ulaşmadan önce, özellikle reaktörün yapısıyla ilgili, çeşitli model de­nemeleri yapıldı.

Fermi’nin daha önceki çalışmaları, kadmiyumun iyi bir nötron yutucusu olduğunu göstermişti. Dolayısıyle, zincirleme tepkimeyi denetleyebilmek için, reaktör içine kadmiyum çubukları yerleştirildi. Bu kadmiyum çubukların yerleştirilmesi sonucu ZİNCİR­LEME TEPKİME’nin başlamasıyla,,2 Aralık 1942’de Fermi, atom çağını başlattı.

«Manhattan Projesi» diye adlandırılan bu ilk ba­şarıdan sonra Fermi, atom bombası yapmak için Los Alamos’a (New Mexico) gitti. İkinci Dünya savaşın­dan sonra Chicago Üniversitesi,’ne geçti; orada çalış­tığı nükleer araştırma enstitüsüne, adı verildi. Çeşitli

fizik konularıyla ilgili birçok ders kitabı yayınladı. Büyük bir araştırmacı olmanın yanı sıra, iyi bir öğretmen olduğunu da kanıtladı. Nobel ödülü dışında, birçok başka ödül de kazandı.

Bu yazı 88 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/