DEMOKRASİNİN GELİŞİMİ

Paylaş
 

DEMOKRASİNİN GELİŞİMİ

Demokrasi: Tüm vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit haklara sahip olduğu bir yönetim biçimidir. Genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilmesine rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlar da demokrasi ile yönetilebilirler.

Demokrasinin ana yurdu olan Eski Yunan’daki filozoflardan Aristo ve Eflatun demokrasiyi eleştirmiş, o zamanlarda halk içinde “ayak takımının yönetimi” gibi kavramlar kullanılmıştır. Fakat demokrasi diğer yönetim şekillerinin arasından sıyrılarak günümüzde en yaygın olarak kullanılan devlet sistemi haline gelmiştir.

Antik çağ: Demokrasi ilk olarak eski Yunanistan’da, şehir-devletlerinde uygulandı. Doğrudan demokrasiye çok yakın olan bu sistem Atina demokrasisi olarak da anılır. Teoride bütün yurttaşlar mecliste oy verme ve fikrini söyleme hakkına sahipti fakat o günün koşullarına göre kadınlar, köleler ve şehir devletinde doğmamış olanlar bu haklara sahip değillerdi.

Magna Carta (1215): Ortaçağ’da demokrasinin gelişme süreci içindeki en büyük olay İngiltere’de kralın yetkilerini halk adına sınırlayan Magna Carta Libertatum’un (Büyük Sözleşme) ilan edilmesidir. Bu belge doğrultusunda ilk seçimler 1265 yılında yapılmıştı. Fakat bu seçimlere, yapılan kısıtlamalar sebebiyle, halkın çok az bir bölümü katılabilmişti.

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi (4 Temmuz 1776): 18. ve 19. yüzyıllarda demokrasi, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile hızlıca yükselen bir değer haline gelmiştir. Amerika’nın kurulmasını sağlayanların oluşturduğu sistem ilk liberal demokrasi olarak tanımlanabilir. 1788 yılında kabul edilen Amerikan Anayasası hükümetlerin seçimlerle kurulmasını ve insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını sağlıyordu. Bundan daha önce de Kuzey Amerika’daki kolonilerin birçoğu demokratik özellikler taşıyordu. Koloniden koloniye farklılaşmakla beraber hepsinde belli miktarda vergi veren veya istenen bazı sıfatlan karşılayabilen beyaz erkeklerin seçme hakları vardı. Amerikan İç Savaşı’nın ardından 1860’larda yapılan değişikliklerle kölelere özgürlük ve oy verme hakkı tanınması ile demokrasinin gelişme süreci içe-risinde bir adım daha atılmış oldu.

 

Fransız İhtilali (1789): 1789 Fransız İhtilalı’yla birlikte bir anayasa hazırlanarak iktidar, halkın seçeceği bir parlamento ile kral arasında paylaştırıldı. Ulusal Konvansiyon Hükümeti yetişkin ve belli miktarda vergi veren erkeklerin oy vermesiyle seçildi. 28 Ağustos 1789’da Fransız İhtilalı’ndan sonra, Fransız Ulusal Meclisi tarafından Fransa İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirgesi kabul edildi. Bu ihtilal eşitlik, hürriyet, anayasa gibi kavramların önem kazanmasını sağladı.

 

İnsan Haklan Bildirgesi; İnsanların eşit doğduğunu ve eşit yaşamaları gerektiğini, insanların zulme karşı direnme hakkı olduğunu, her türlü egemenliğin esasının millete dayalı olduğunu ve mutlak egemenliğin bir kişi ya da grubun elinde bulunamayacağını, devleti idare edenlerin esas olarak millete karşı sorumlu olduğunu, hiç kimsenin dini ve sosyal inançları yüzünden kınanamayacağını ortaya koymuştur.

23 Nisan 1920: Ankara’da egemenliğin millete ait olduğu ilk meclis kuruldu. TBMM’nin açılmasıyla halkın yönetimde daha etkili bir duruma gelmesi sağlandı.

1945 II. Dünya Savaşı Sonu: Bu savaş sonucunda yenilen milliyetçi diktatörlerin yıkılmasıyla demokrasi Avrupa ve Japonya’da güçlenmeye başladı.

1989 Berlin Duvarlının Yıkılması: Berlin Duvan’nın yıkılması, Sovyetler Birliği’nin ve Doğu Avrupa ülkelerinin dağılması bu ülkelerde demokrasinin yayılmasına zemin hazırladı.

http://bilelimmi.com/soguk-savas-yillari-sunusu/

http://bilelimmi.com/yasayan-demokrasi/

http://bilelimmi.com/demokrasi-sunusu/

Bu yazı 29 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/