Çanakkale Geçilmez Çalışma Kağıdı

Paylaş
 

Çanakkale Geçilmez Çalışma Kağıdı

 

 

1.      Bu etkinlik ile I. Dünya Savaşı’nın önemli cephelerinden biri olan Çanakkale’de geçen savaş ve Çanakkale Destanı üzerinde durulacaktır.

2.      Bu etkinliği “Dünya Savaşı” etkinliği içinde de verebilirsiniz.

3.      Etkinliğe başlarken, Türkiye haritasından Çanakkale’nin ve Gelibolu Yarımadası’nın yerini göstermelerini isteyin.

4.      Çalışma Kâğıdı 1’i öğrencilere dağıtın. Gazete haberlerini okuduktan sonra çalışma kâğıdındaki sorular ve benzeri sorularla etkinliği başlatın. Sorular sorulduktan sonra bir dünya haritasından öğrencilerin İngiltere, Rusya, Fransa, Yeni Zelanda, Avustralya ve Hindistan’ın yerlerini göstermelerini isteyin.

5.      “Bu kadar uzakta olan bu ülkelerin insanları neden burada savaşmışlardır?” sorusunu sorarak savaşın nedenlerini öğrencilerinizle tartışın. Savaşın nedenleri konusunda öğrencilerin çıkarımda bulunabilmeleri için Çalışma Kâğıdı 2’yi dağıtarak dünyanın o günkü durumuyla ilgili bilgi ve haritalardan yararlanmalarını sağlayın.

6.      Savaşın nedenlerini ortaya koyduktan sonra öğrencilere Çalışma Kâğıdı 3’ü dağıtarak “Bu savaş nasıl olmuştur?” sorusunu sorun.

7.      Çalışma Kâğıdı 4’ü öğrencilere dağıtın ve soruları cevaplamalarını isteyin. Soruları cevaplarken Atatürk’ün Çanakkale savaşındaki başarılarına değinilecektir.

8.      Çanakkale’de savaşın yapıldığı yerlerde şimdi neler olduğunu görmeleri için Çalışma Kâğıdı 5’i öğrencilerinize dağıtın. Daha sonra bu isimlerden bir tanesinin hikâyesini araştırarak bir sonraki derste sınıfta arkadaşlarıyla paylaşmalarını isteyin.

9.      Çalışma Kâğıdı:6’yı öğrencilerinize dağıtarak duygu ve düşüncelerini yazmalarını isteyin.

10.  Etkinliğe  başka olaylar, resimler vb. şeyleri dâhil edebilirsiniz.

11.  Etkinliği yaptırdıktan sonra öğrencilerinize “Eğer Çanakkale Savaşı’nı kaybetmiş olsaydık I. Dünya Savaşı’nda neler değişirdi ve bu sonuç günümüze nasıl yansırdı?” sorusunu  yönelterek sınıfta tartışma ortamı oluşturun.

 

 

ÇALIŞMA KAĞIDI:1

Çanakkale zaferini kutlama törenine neden Yeni Zelanda ve Avustralyalılar gelmiş olabilir?

  1. Bu savaşın bu insanlarla ilgisi nedir?
  2. Gazete haberlerinde sözü edilen Anzaklar kimlerdir?

ÇALIŞMA KAĞIDI:2

 

Yukarıda verilen bilgilere göre:

  1. Sizce Çanakkale Cephesi’nde Osmanlı Devleti ile savaşan devletler hangileridir?
  2. Çanakkale Savaşlarının nedenleri neler olabilir?

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

 

ÇALIŞMA KÂĞIDI:3

Yandaki haritada Gelibolu Yarımadası üzerinde işgal kuvvetlerinin Çanakkale’deki harekât plânı görülmektedir. Buna göre;

  1. İlk saldırının yapıldığı yeri gösteriniz.
  2. Müttefik kuvvetler nerelerden çıkarma yapmışlardır?
  3. İlk saldırı ile son saldırı arasında bu kadar uzun zaman geçmesinin sebebi ne olabilir?

4……………………………

 

 

1.      15 Şubat: Kraliyet donanması Kumkale’den saldırıya geçti.

2.      18 Mart: Müttefik devletler, mayınlara çarpmak suretiyle altı gemisin kaybetti.

3.      25 Nisan: Anzak askerleri hücuma geçti.

4.      6 Ağustos: Müttefik devletler yeniden saldırıya geçti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çanakkale’de savaş Deniz savaşı ile başlamıştı. İngiliz donanması boğazın girişindeki tabyaları bombalandıktan sonra, 18 Mart 1915 sabahı, Birleşik Donanma Çanakkale Boğazı’na girdi. Aşağıdaki resim 18 Mart’ta Birleşik Donanma ile Türk askerinin yaptığı savaşı göstermektedir.

Müttefik devletler boğazı kolayca geçeceğine ve hedeflerine ulaşabileceğine inanıyorlardı. İngiliz hükümetinin Akdeniz Filo Komutanı Amiral Corden savaş başladıktan sonra 2 Mart 1915 tarihinde Londra’ya çektiği bir telgrafta kendinden son derece emin olarak şu sözleri sarf etmişti:

“Havalar müsait gittiği takdirde iki hafta sonra İstanbul’da olabileceğimizi ümit ediyorum”.

 

 

 

  1. Bu resimde neler gördüğünü anlatır mısın?
  2. Resimde görülen kadınlar ne yapıyor?
  3. Resme bakarak deniz savaşının durumuyla ilgili neler söylenebilir?
  4. İngiliz hükümetinin Akdeniz Filo Komutanı Amiral Corden’in söylediği gerçekleşti mi? Neden?

ÇALIŞMA KÂĞIDI: 4

 

Tarihin en büyük savunma savaşlarından biri Gelibolu Yarımadası’nda yapıldı. Genç, Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in azmi düşmana ilerleme imkânı vermedi. 25 Nisan 1915’ten itibaren başlayan düşman saldırılarına karşı On dokuzuncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal önce Arıburnu bölgesinde taarruza geçip onları durdurdu. Daha sonra Conkbayırı, Kireçtepe ve Anafartalar’da düşman ordusunu yenilgiye uğrattı. Bu zaferler Arıburnu’nda Mustafa Kemal’in “Size ben taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir”. emriyle bütünleşen Türk askerinin eseridir.

 

Atatürk Bombasırtı olayını şöyle anlatıyor:

“Bombasırtı Olayı ( 14 Mayıs 1915 ) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiçbirisi kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler  yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor.Yirmi düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerinde ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”                 

 

Atatürk’ün anlattıklarına göre,

 

  1. Türk askerleri düşman askerleriyle hangi şartlar altında savaşmıştır?
  2. Bu duygu ve düşüncelerle savaşa giden insanların bu savaşı kaybetme ihtimali olabilir mi?Neden?

 

Çanakkale’de bir Mehmetçiğin yaralı bir düşman askerini kurtarma adına yaptığı davranışı o anın şahidi olan bir İngiliz, şöyle anlatıyor:

 “Conkbayırı’nda korkunç siper savaşları oluyordu. Siperler arasındaki mesafe 10 metreye kadar indi. Süngü hücumundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlerine çekildi. İki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan bir İngiliz yüzbaşı avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, çırpınıyor, kurtarın diye yalvarıyordu. Ancak siperlerden hiçbir kimse çıkıp yardım edemiyor. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir bez parçası sallandı. Arkasından aslan yapılı bir Türk askeri silahsız olarak siperden çıktı. Hepimiz donup kaldık, nefes alamıyor ona bakıyorduk.

Asker yavaş adımlarla yürüyor, siperdekiler kendisine nişan almış bekliyorlardı. Asker, yaralı İngiliz subayını yumuşak bir hareketle kucakladı. Kolunu omzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperlerine döndü. Teşekkür bile edemedik. Günlerce bu cesareti, güzelliği ve insan sevgisini konuştuk”. Üsteğmen Casey (UĞURLUEL, Talha; Çanakkale Savaşları ve Gezi Rehberi, İzmir,2005 )  

 

 

Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız:

  1. Yaralı İngiliz yüzbaşıyı neden kendi askerleri gelip almamıştır?
  2. Türk askeri siperden çıkınca öleceğini düşünmedi mi?
  3. Bu hikâyeden nasıl bir sonuç çıkarabiliriz?
  4. O Türk askerinin yerinde sen olsaydın ne yapardın? Neden?

ÇALIŞMA KÂĞIDI: 5

 

Peki, şimdi bu topraklarda neler var biliyor musun?

 

Çanakkale Savaşı’nın olduğu bu topraklarda şimdi anıtlar, müze ve şehitlikler yer almaktadır. Bir gün Çanakkale’ye gidersen bu yerleri mutlaka görmelisin. Hâlâ savaşın kalıntılarını orada görebilir ve o zamanın heyecanını yaşayabilirsin. Bu yerler:

1.Kilitbahir Kalesi

2.Seyyid Onbaşı Anıtı ve Mecidiye Tabyası

3.Havuzlar Şehitliği

4.Soğanlıdere Şehitliği

5.Alçıtepe Köyü ve Müzesi

6.Son Ok Anıtı

7.Sargı Yeri

8.Nuri Yamut Anıtı

9.Yarbay Hasan Bey Kabri

10.  E. Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği

11.  Heles Anıtı

12.  Beaç Mezarlığı

13.  Seddülbahir Kalesi

14.  İlk Şehitler Anıtı

15.  Fransız Anıtı ve Mezarlığı

16.  Çanakkale Şehitler Abidesi ve Müzesi

 

 

17.  Akbaş Şehitliği

18.  Kabatepe Müzesi ve D. Merkezi

19.  Kanlısırt Kitabesi

20.  Lone Pine Anıtı ve Mezarlığı

21.  Hüseyin Avni Bey Kabri

22.  Yüzbaşı Mehmet Kabri

23.  Johnstons Jolly Mezarlığı

24.  57. Alay Şehitliği

25.  Quinns Post Mezarlığı

26.  Mehmet Çavuş Anıtı

27.  Baby 700 Mezarlığı

28.  Atatürk Anıtı

29.  Anzak Anıtı ve Mezarlığı

30.  Shrapnel Walley Mezarlığı

31.  Mehmetçiğe Saygı Anıtı

32.  Twelve Trees Copse Mezarlığı

33.  Pink Farm Mezarlığı

34.  Anzak Koyu ve Mezarlığı

35.  Walkers Ridge Mezarlığı

36.  The Nek Mezarlığı

37.  The Farm Mezarlığı

38.  Hill 60 Mezarlığı

39.  E. Pier Yeni Zelanda Meydanı

40.  7th Freld Ambulance Mezarlığı

41.  Damakçı Bayırı Kitabesi

42.  İsmailoğlu Yusufçuktepe Kitabesi

43.  Büyük Kemikli Kitabesi

44.  Kireçtepe Şehitliği

45.  Bigalı Köyü ve Atatürk’ün Evi

 

  • Yukarıdaki isimleri incelediğimiz zaman Türk isimlerinin yanı sıra yabancı isimlerin de yer aldığını görüyoruz. Bunun nedeni ne olabilir?
  1. Hangi isimler için özel anıtlar yapılmıştır? Bunun sebebi ne olabilir?
  2. Bu isimlerden en çok hangisi dikkatini çekti. Bu yerler en çok hangisini görmek istersin? Neden?

 

ÇALIŞMA KÂĞIDI:6

Seddülbahir’de Türk şehitleri için yapılmış bu anıtın altında Mehmet Akif Ersoy’un bir şiiri bulunmaktadır. Bu şiirin tamamını bularak anlamını bilmediğiniz kelimeleri sözlükten araştırın ve şiirin neler anlattığını arkadaşlarınızla paylaşın.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;

O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer…

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de o namert eller,

Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,

Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat îmân?

 

Çanakkale ile ilgili başka şiirleri de sınıfa getirerek arkadaşlarınla paylaşabilirsin.

Çanakkale’desin ve girişte bir ziyaretçi defteri var. Bu deftere isteyen herkes duygularını ve düşüncelerini yazıyor. Sen neler yazardın?

 

– Osmanlı Devleti bu savaşta Almanya ile birlikte yer aldı. Birçok cephede İngiltere, Fransa ve Rusya’ya karşı savaştı. Bu cephelerde ordularımız kahramanca mücadele etmesine rağmen Almanya’nın savaştan çekilmesi ile biz de savaşı kaybetmiş sayıldık. Daha sonra ülke topraklarımız yabancı askerler tarafından işgal edildi.

 

Bu işgallere karşı büyük tepki gösteren ve işgalcileri ülkemizden kovmak isteyen  Mustafa Kemal Paşa, Türk milletini bağımsızlık yolunda birleştirmek için 19 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan Samsun’a gitti. Amasya’da halka vatanın parçalanmasına izin verilmemesi gerektiğini, Türk halkının bunu başaracak güce sahip olduğunu anlattı. Erzurum’da (Temmuz-Ağustos 1919) ve Sivas’ta (Eylül 1919) halkın temsilcileriyle toplantılar yaptı. Bu toplantılarda alınan kararlar çerçevesinde İstanbul’da toplanan temsilciler “Misak-ı Millî” (Ulusal/Millî And) adı verilen ve ülkemizin sınırlarının belirlendiği bir belge hazırladılar. Bu belge 28 Ocak 1920’de ilan edildi. İşgalciler buna tepki göstererek temsilcilerin bulunduğu meclisi bastı ve İstanbul’u işgal ettiler. Bu durum karşısında, Mustafa Kemal Paşa yurdun her yerine telgraflar gönderdi. Bu telgraflarda şöyle yazıyordu.

 

“… milletin bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak tedbirleri düşünmek ve uygulamak üzere, millet tarafından olağanüstü yetkiler  taşıyan bir meclisin Ankara’da toplantıya çağrılması …” zorunluluk olmuştur. Bu bakımdan aşağıda verilen talimatlar gereğince seçimlerin yapılması, yüksek ve derin vatanseverlik anlayışından beklenir.”

 

Mustafa Kemal Paşa telgrafın bundan sonraki bölümünde seçimlerin nasıl yapılacağını ayrıntılarıyla  anlatır. Kurtuluş mücadelesine katılmak isteyen halkın artık tek umudu Mustafa Kemal Paşa ve Ankara olmuştur.

 

Yavaş yavaş anlıyordum. Ağabeyimin Nisan ayında beni buraya getirmesi tesadüf değildi. Sende anlıyorsun değil mi? Yakında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayacaktık.

 

Bu yüzden olmalı Meclis binası o gün çok kalabalıktı. Uzak illerden hatta Edirne’den gelmiş öğrenciler bile vardı. Öğretmenleriyle beraber gezerek, fotoğraf çekiyorlardı. Biz de onların fotoğrafını çektik.

 

Mustafa Kemal Paşa’nın  telgrafı üzerine neler olmuş merak ediyordum.  Ağabeyim anlatmaya devam etti.

 

– Bütün ülkede seçimler yapılarak, Ankara’da toplanacak olan Millet Meclisi’nin hazırlıkları tamamlanmış, Millet Meclisi 23 Nisan 1920 günü, bu binada toplanmıştır. Milletin gerçek temsilcileri   Mustafa Kemal Paşa’yı meclis başkanı seçmiştir.

 

Daha sonra kapısında ‘Reis Odası’ yazan odaya gittik. 1920 yılında ‘Meclis Başkanı’ na ‘Meclis Reisi’ deniyormuş.

 

 

 

Yandaki fotoğrafta görünen odanın duvarında bir çok fotoğraf asılıydı. Anladım ki, bu fotoğraflar   illerinde yaşayan halk adına konuşmak, kararlar almak için Ankara’ya gelen  ilk milletvekillerinin fotoğraflarıydı. Hepsi sararmış,  bazısının yüzleri zor seçiliyordu. İsimlerini saymak istiyorum. Mustafa Kemal Paşa (Ankara), Abdullah Faik Efendi, Zamir Bey (Adana), Cevad Abbas Bey, Dr. Fuat Bey (Bolu), Emin Bey, Hamdi Bey (Samsun), Hamdi Efendi, Fevzi Bey (Diyarbakır), Dr. Adnan Bey, Hacı Süleyman Efendi (İstanbul), Refet Bey, Tahsin Bey (İzmir), Hamdi Namık Bey, Sırrı Bey (İzmit), Hasan Sıddık Bey, Haydar Bey, Tevfik Bey (Van). Bunlar  ve isimlerini sayamadığımız bir çok milletvekili zor şartlar altında bu binada çalışmışlar.

 

 

 

Bu gözlük ilk milletvekillerinden birine ait.

 

 

Dosyaların saklandığı bir dolap.

 

 

 

 

İlk Meclis binasında resimlerini gördüğün eşyalar sergileniyor. Dosya dolabı, telefon, gözlük, şemsiye ve posta kutusu… Keşke o zamanlarda da cep telefonu ve bilgisayar olsaydı.

 

23 Nisan 1920’de kurulan ilk meclisin 1 numaralı kararı kendi çalışma düzeni ile ilgilidir. Daha sonra meclis ‘Büyük Millet Meclisi’nin üstünde bir güç yoktur’ ilkesini kabul etmiştir. “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” cümlesinin bugünkü meclis binasının Genel Kurul Salonunda yazılı olduğunu hatırladım.   Egemenlik, bir milletin kendini yönetmesi, kendini yönetecek kişileri seçmesi anlamına gelir. Atatürk de milli egemenlik ilkesini devletin temel öğelerinden biri haline getirmiştir. Osmanlı Devletinde ise egemenlik Osmanlı Hanedanındaydı. Yani ülke ve halk, hanedanın mülkü olarak görülüyordu. Türkiye Cumhuriyetinde  ise halk eşit haklara sahip vatandaş konumundadır. İlk Meclisin açılmasıyla  egemenlik millete geçmiştir.

 

Bizim gezdiğimiz meclisin en büyük odası ‘Genel Kurul Salonu’  idi. Burada  Meclis Reisi  Mustafa Kemal Paşa ve milletvekilleri konuşmalar yaparak vatanımızı düşmanlardan kurtarmak için kararlar almışlar, bu kararlar çerçevesinde düşmanları yurttan kovarak, tüm dünyaya bağımsızlık savaşının nasıl yapılacağı konusunda örnek olmuşlardır.

İşte  Genel Kurul Salonunun fotoğrafı. Kürsüye Atamızın büstünü koymuşlar, bayrağımız da orada.

 

Milletvekilleri bir okuldan getirilen  bu sıralarda oturmuşlar. Gaz lambası ile aydınlanarak, soba ile ısınmışlar.

 

Bu da Atamızın kullandığı mühür. Meclis binası şimdi müze olarak kullanıldığı için eşyalarla ilgili İngilizce açıklamalarda yapılmış.

 

Abimle ben ziyaretimizi tamamladık. İlk Meclis binasından  o yıllarda ülkenin zor koşulları altında burada çalışan ve önemli kararlar alan Mustafa Kemal Atatürk’e ve milletvekillerine karşı sevgi duyarak ayrıldım. İçimden onlara teşekkür ettim. Atalarımın bana bıraktığı  mirası ve onun önemini daha iyi anladım. İlk Meclis binasını Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkesin görmesini isterim. Bu yüzden sana  mektup yazdım. Kısa bir süre sonra 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayacağız. Yani Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü. Atamız tarafından bize armağan edilen bu günü artık dünya çocukları ile beraber kutluyoruz. Sen de   bana yazmak istersen adresim: Aybüke Öztürk Yunus Emre İlköğretim Okulu. Yenimahalle Ankara.

 

Sevgilerimle yanaklarından öperim.

 

 

 

Çalışma Kağıdı

 

Aybüke sana ağabeyi ile ilk Meclis binasına yaptıkları ziyareti anlattı. 23 Nisan 1920’de açılan atamızın başkanı olduğu  ilk meclisin adı daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu.  Günümüzde Meclis binası Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunuyor. Mecliste Milletvekilleri ve Meclis Başkanı görev yapıyor. Onlarda ilk milletvekilleri gibi illerinde yaşayan halkı temsil etmek için seçildiler.

 

Aybüke’nin mektubuna göre;

 

  1. Mustafa Kemal Paşa neden Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas’a gidiyor?

 

  1. Gittiği bu illerde halka ne anlatıyor?

 

  1. Halk Mustafa Kemal Paşa’yı ve düşüncelerini nasıl karşılıyor?

 

  1. Mustafa Kemal Paşa’nın telgrafı üzerine ülkede neler oluyor?

 

  1. İlk Meclis Başkanı kimdir?

 

  1. Aşağıdaki tarihleri sıralayarak, bu tarihlerde neler olduğunu karşılarına yazar mısın?

 

29 Ekim 1923,    23 Nisan 1920,    28 Ocak 1920

 

1-…………………………………….

 

2-……………………………………

 

3- …………………………………..

 

 

 

  1. Aşağıdaki resim Atamızın meclisin açıldığı gün yaptığı konuşmayı gösteriyor. Atamızın konuşmasını yaptığı yeri Aybüke’nin mektubunda gösterir misin? Sence Atamız orada toplanmış olan halka ne söylüyor?

8.Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün olan 23 Nisan’ı Ulusal Egemenlik ve Çocuk  Bayramı olarak kutluyoruz. “Ulusal Egemenlik” ile meclisin açılmasının ilişkisini anlatan bir paragraf yazar mısın?

 

  1. İlk meclisle ilgili seni en çok etkileyen nedir? Aybüke’ye düşüncelerini ve sana anlattıklarından öğrendiklerini açıklayan bir mektup yazabilirsin. Hatta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında yaptıklarını da anlatabilirsin. Mektubuna yazdığın paragrafı da ekleyebilirsin.

İndir (DOC, 918KB)

Bu yazı 52 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/