BUZDAĞI NEDİR?

Paylaş
 

BUZDAĞI NEDİR?

Denizlerde ‘yüzen büyük buz parçalarına «buzdağı» denir. Bunlar buzullardan kopa­rak denize düşmüş, akıntılarla açıklara sü­rüklenmiş dağ gibi buz kitleleridir . Deniz yüzünden yükseklikleri 100 met­reye kadar olabilir. Bir buzdağının ancak 1/8 kadar bir kesimi suyun altında bulu­nur. Buzdağları Okyanusta yölculuk eden gemiler için büyük bir tehlike teşkil eder­ler.

Kuzey Atlas Okyanusu’nda sık sık görülen buzdağlarının çoğu Grönland’dan gelir. Bu büyük adanın yüzü, 2.000.000 km2‘ye yak­laşan bir buz tabakaslyle kaplıdır. Adayı kaplıyan buz tabakasının kalınlığı yer yer 100 metreden 1000 metreye kadar değişir.. Bu buz tabakasının kıyı kesimleri dil ha­linde denize doğru uzanır. Bunlar ya za­manla meydana gelen çatlaklardan veya dal­gaların aşındırmasiyle koparlar, denize doğ­ru açılırlar. Bir buzdağının kopması gökgürültüsünü, bomba patlamasını andıran şid­detli bir gürültüyle olur.

Yalnız Grönland buzullarından her yıl de­nize 10-15.000 buzdağı dökülür. Bunlar he­men güneye doğru yel almaya başlarlar. Her yıl nisan, mayıs .ve haziran aylarında bunların hiç olmazsa 4 00 tanesi kuzey At­las Okyanusu’nda işliyen gemilerin yoluna gelmiş bulunur. Grönland’dan gelen buzdağlariyle Kanada’mn kuzeydoğusundaki Antartika topraklarından gelenler Labrador Akıntı­sı ile Newfoundland (Yeniel) kıyısı boyun­ca güneye doğru sürüklenir. Bunlar daha son­ra Golfstrim Akıntısına kapılarak Ekvator’a doğru yollarına devam ederler.

Bir buzdağı denize açıldıktan sonra tuzlu suyun ve dalgaların etkisiyle eriyip küçül­meye başlar. Bazan ikiye bölünür, altüst olur. Ekvator’a yaklaşana kadar eriyip yok olur; bununla beraber bazı büyük buzdağları yok olmadan önce binlerce kilometre yol alırlar. Antarktika buzullarından kopan buzdağları da kuzeye doğru giderler. Ancak, bun­lar Hint Okyanusu veya Büyük Okyanus’un güney kesimlerinde gidip gelen gemileri teh­likeye düşürecek kadar kuzeye çıkamazlar. Pek ender olarak Avustralya’nın 100 mil ka­dar güneyinde görülmüşlerdir.

 

Buzdağları gemiler için son derece teh­likelidir. Aşağıda anlatacağımız Titanik fa­ciasından sonra, buzdağlarımn vereceği za­rarları önlemek için milletlerarası korunma tedbirleri alınmıştır. 1914’ten itibaren A. B. D. Kıyı Korunma Teşkilâtına ait gemiler Kuzey Atlas Okyanusu’ndaki milletlerarası buz gözetleme işini üzerlerine almışlardır. Bunların faaliyeti için gerekli para denizci devletler tarafından sağlanmaktadır. Hidrog­rafi Bürosu da buzdağlarının bulunduğu bel­geleri  emniyetli yolları işaret eden hartalar yayınlar. Bugün Kıyı Korunma Teşkilâtının uçak ve gemileri radarla donatılmıştır Ay­rıca, deniz altındaki sesleri hassas cihazlar­la dinliyerek de buzdağlarımn bulundukları yerler kestirilir. Bir de denizin sıcaklığını ölçmekle de buzdağlarımn yeri bulunur. Bu, bir derecenin l/5000’i kadar bir sıcaklık değişmesini gösterecek şekilde hassas ölçma aletleriyle yapılır.

Büyük buzdağlarının ağırlığı milyonlarca tonu bulur. Uzunlukları birkaç kilometre olan buzdaglarına raslanmıştır Buzdağlarının rengi mavi, yeşil veya beyazdır. Gü­neşli havalarda üst kesimlerde eriyen buz­lar çavlanlar halinde buzdağının yamaçların­dan dökülür. Buzdağları tatlı sudan meyda­na geldiği için, zaman zaman gemiciler bun­lardan faydalanmışlardır. Susuz kalan gemi­ciler buzdağlarına tırmanarak bunların yü­zündeki gölüklerde biriken suyu almışlar­dır.

Titanik Faciası

İnsanlık tarihinde buzdağlarının sebep ol­duğu en büyük deniz faciası «Titanik» in başına gelendir. Zamanın en büyük yolcu gemisi olan «Titanik» taransatlantiği Liverpool’dan New York’a yaptığı ilk yolculuk sırasında, 14-15 nisan 1912 gecesi, bir buz dağına çarparak batmıştır.

46 bin tonluk olan bu gemide 2224 yol­cu vardı. Vapur 2 saat 40 dakika içinde battı. 1513 kişi boğuldu, 711 kişi kurtuldu.

Gemi, yolu üzerinde buzdağlarının bulun­duğuna dair aldığı telsiz haberlerine rağ­men 71 millik bir hızla gidiyordu. Bugün gemilerde de radar bulunması bu çeşit ka­zaları artık İmkânsız hale getirmiştir.

Bu yazı 188 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler