• DOLAR
    7,6693
  • EURO
    8,9630
  • ALTIN
    467,39
  • BIST
    1,1679
Büyük İSKENDER KİMDİR?

Büyük İSKENDER KİMDİR?

Makedonya kıralı ve tarihin en ünlü komu­tanlarından biridir, ilk defa dünyayı fethetme­ye çalışan hükümdar olarak da tarihte ad bı­rakmış, aldığı geniş ül­kelerden dolayı «Bü­yük» lakabiyle tanın­mıştır. İskender’in bahası Makedonya Kıralı Phi­lip de iyi bir komutandı. Yalnız genç prens birçok konularda babasından çok daha ihti­ras sahibi olduğunu küçük yaşta belli et­mişti. Kıral Philip ordusu ile geniş bir istilâ hareketine giriştiği zaman İskender: «Babam bu gidişle, bana fethedilecek ülke bırakmıyacak» diye sızlanmış». İskender’in annesi de oğluna büyük kahraman Aklıilleus’un sülâle­sinden geldiğini söylemiş, oğlunu çeşitli kah­ramanlık hikâyeleriyle büyütmüştü.

İskender, 14 yaşındayken, ünlü Yunan fi­lozofu Aristoteles’ten ders almaya başlamıştı. Edebiyata olan merakının yanı sıra spora da önem veriyordu. Aristoteles aynı zamanda İs­kender’e yabancı ülkelere gidip, başka mil­letlerin kültürünü, medeniyetini öğrenme fik­rini de aşılamıştı,

İskender, 20 yaşındayken, Makedonya kı­ralı oldu. O sırada, devletin idaresi altında­ki eyaletlerde huzursuzluk başlamıştı. İsken­der kuzeyde Barbar kabilelerle savaşırken, genç hükümdarın öldüğüne dair bir haber ya­yıldı. Tiıebes şehri halkı hemen Makedonya’ ya karşı ayaklandı, Atinalılar’dan yardım is­tedi. İskender durumu haber alır almaz or­dusu İle birlikte Thebes’e yürüdü. Şehri yer­le bir etti, şair Pindar’ın eviyle tapınakların dışında, bütün binaları yaktı yıktı. Şehrin 30.000’i bulan ahalisini de köle olarak esir pazarlarına sattı. İskender’in bu hareketi öte­ki Yunan eyaletlerini susturmaya yetmişti. Atina hükümeti de İskender’in egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı.

İskender’in Savaşları

Muhteris genç hükümdar memleketinde sükûneti sağladıktan sonra gözünü dünyanın en zengin ülkelerine çevirmişti. İlk olarak İran’ı ele geçirmek istiyordu. Daha önce ba­bası Philip de İranı istilâ etmek istemiş, plân­ları hazırlamıştı. M. Ö. 334 yılında İskender,

Marmara’ya akan Granikos nehrinde (bugün­kü Kocaçay’da) Makedonya ordüsu Iran or­dusunu yendi. Artık İskender’e Asya’nın bü­tün yollan açılmış sayılırdı. İskenderun ya­kınlarında issos vadisinde Pers Kıralı III. Dârâ’nın 66.000 kişilik ordusunu yok etti.

Bu zaferden sonra İskender, Fenike’yi isti­lâ etmeyi aklına koydu Thyrra (Tire) şehri halkı 7 ay İskender’in ordularına karşı koy­dular. MakedonyalIlar şehri alabilmek İçin başka yandan yeni bir yol yapmak zorunda kaldılar, şehri aldıktan sonra 8.000 kişiyi kı­lıçtan geçirdiler, 30.000 kişiyi de esir pazar­larında sattılar.İskender bundan sonra Filistin’e yürüdü. Bütün şehirler İskender’e kapılarını açtılar. Yalnız Gaza şehri bir süre İskender’e karşı koydu. Gazalılar da Tlrelierin akıbetine uğ­radılar.

Bundan sonra İskender Mısır’a geçti. Mı­sırlılar, yıllarca Pers’lerin egemenliği altında yaşadıkları için İskender’e âdeta bir kurtarıcı diye baktılar. İskender, Nil’in ağzında yepyeni bir şehir kurdu. Bu şehre İskenderiye adı ve­rildi.

İskender, Mısır’dan sonra yeniden İran’a döndü. Pers hükümdarı Dârâ’nın ona karşı koymak için yeniden ordu kurmaya çalıştı­ğını duymuştu. İki ordu Ninova şehri yakı­nında Arbela düzlüğünde karşılaştı. İskender, Persliler’I kısa zamanda geri püskürttü. Arbe­la Savaşı dünya tarihinin en önemli savaş­larından biri sayılır. Bu saavştan sonra Babil’ in iki şehri de İskender’e teslim oldu. İsken­der yeni aldığı her şehirden birçok ganimet ele geçiriyordu. Dünyanın en zengin hüküm­darlarından biri haline gelmişti.

Dârâ, Arbela Savaşı’ndan sağ kurtulmuştu ama, daha sonra Persli generallerden biri onu öldürdü. Dârâ’nın ölümü üzerine İsken­der Pers İmparatoru oldu. Zafer, genç hüküm­darın gözlerini kamaştırmadı. Artık bütün dünyayı ele geçirmesi için ortada hiçbir en­gel kalmamıştı. Hindistan Seferi İçin hazır­lığa başladı. M. Ö.329’da Sogdiana (Buhara) yı aldı. M. O. 327 yılında Makedonya ordu­ları Hindistan’ın zengin topraklarına ayak bastı. İskender Hindistan’ı ele geçirdikten sonra meçhullerle dolu bu esrarengiz ülkenin bilinmiyen taraflarını keşfetmek hevesine de kapıldı. İndus nehrinin Arap Denizi’ne dökül­düğünü buldu.

İskender devrinde Makedonya’nın sınırları Ege Denizi’nden Hindistan’ın kuzeyine kadar uzanıyordu. İskender Asya ile Avrupa’yı bir­leştirip bir tek ülke haline getirmek istiyor­du. Çeşitli memleketlerden aldığı bitkileri başka başka yerlerde yetiştirmeyi denemişti. Adamlarını da aldıkları ülkelerden kadınlarla evlenmeye teşvik ediyordu. Kendisi de Asyalı bir kadınla evlenmişti.

İskender büyük bir Arabistan sdferine ha­zırlandığı sırada tehlikeli bir hastalığa tutul­du. Günden güne kuvvetten düştü. Son gün­lerinde sarayının kapıları herkese açık tutul­du. Büyük komutanı son defa görmek istiyen binlerce kişi sarayı doldurdu. İskender’in ölüsü altın ir tabut içinde Mısır’a götürül­dü, büyük bir törenle İskenderiye’ye gömüldü. İskender’in ölümünden sonra Makedonya İm­paratorluğu parçalandı (Bk. Makedonya).

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM