BUHARA TARİHÇESİ

Paylaş
 

BUHARA TARİHÇESİ

Bugün Özbekistan Türk cumhuriyeti’nin bir şehri, 600.000 nü­fuslu bir vilâyetin merkezidir. Şehir, Zerefşan nehrinin güney kıyısında kurulmuştur. Semerkant’ın 200 km. batısındadır. Semer, kant’tan gelen demiryolu, Buhara’yı batıda Krasnovodsk’ta Hazar Denizi’ne, güneye gi­den hat da Amu Derya’yı takiben Afganistan ve Tacikistan sınırlarına ulaştırır. Nüfusu 118.000’dir. Bu nüfusun yüzde 82’si Türk, yüzde 8 Iranlı, geri kalan kısmı da Rus vs. dir.1.yüzyılda Kök Türk İmparatorluğuna dahil olan şehir, 674’ten 709’a kadar Araplar’ın hücumuna dayanmış, bu tarihte Araplar tarafından işgal edilmiştir. İran aslın­dan Samanoğulları devleti kurulunca, Buha­ra bu devlete merkez oldu. 999’da şehri ele geçirip Samanoğulları’na son veren Karahanlılar, birkaç yüzyıl sonra Buhara’da tekrar Türk hâkimiyetini kurmuş oldular. Sonra Gazneliler’in ve Moğol Karahıtaylar’ın nüfu­zuna giren şehir, 1207’de Harzemşah Mu­hammet Tekeş tarafından alındı, 10 şubat 1220’de Cengiz Han tarafından işgal edi­linceye kadar Harzemşah Türk İmparatorlu­ğunda kaldı. Cengizlîler’in Çağatay kolu ta­rafından idare edildi. Çagataylar’ı 1370’e doğru Büyük Timur ve halefleri takip etti. 1500 de şehri Özbek Türklerinin başına geçen Cengiz Han neslinden Şabanoğulları ha­nedanı ele geçirdi. Sonradan hanedan değiş­mekle beraber Buhara, 1920 yılına kadar bir Türk hanlığı şeklinde devam etti. Fakat 1868’den başlıyarak Rusya’nın nüfuzuna geçti ve Rus hâkimiyetini kabul etti. Son Türk hükümdarı Alîm Han, 1921 şubatında Komünistlerden kaçarak Afganistan’a sığın­dı, Mangıt hanedanı ile beraber Buhara dev­leti de sona erdi. 1924’te Buhara Halk Cum­huriyeti de Ruslar tarafından ilga edilip şe­hir ve bölgesi kurulan özbekistan Türk Cum­huriyetine bağlandı . Buhara’nın şevket devri, Islâm hâkimiye­tinin ilk yüzyıllarıdır. Türkler devrinde, ya­kınındaki Semerkant merkez yapıldığı için, Buhara, önemini kaybetmiştir. Islâm hâki­miyetinin ilk çağlarında cihanın sayılı büyük şehirleri ve kültür merkezlerinden biri ha­line gelen Buhara’dan, adları «Buharî» şek­linde biten pek çok ve pek önemli Arap, Fars ve Türk bilgini yetişmiştir ki, en büyükleri Buharî’dir .

Bu sıralarda ilmin hâkimiyeti o kadar yerleşmiştir ki, şehre ve bölgeye Burhan Ailesi denen bir ulema hanedanı uzun müd­det hükmetmiştir.

Bu yazı 163 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler