BİLGİSAYARIN İCADI

Paylaş
 

BİLGİSAYARIN İCADI

Bundan yüzelli şu kadar yıl önce tren bacasından dumanlar çıkarıp, gürültülü bir biçimde günlük yaşama girmiştir. Günümüzde bilgisayarlar da günlük yaşamın bir parçası oldu. Üstelik, sessizce… Elektronik devri­mi gürültüye pabuç bırakmıyordu. Şimdi sorulan bir soru var: Kişisel bir bilgisayarla neler yapılabilir? Özellikle

Amerika’da bilgisayar fiyatları her gün daha da ucuzladığından büro, hatta evler bilgisayarlarla doldu. Ama birçok insan için bilgisayarların bece­rileri pek bilinmemektedir.

Bilgisayar üreten firmalar da es­kiden annelerin evlenecek yaşta kız­larını komşuya övdükleri gibi yapı­yorlar. Gerçi, bilgisayarlar “dikiş, ye-

 

inek, Uttl bilen” aile kızları değildir, ama onlara güvenenleri de hiç mah- çup etmiyorlar. Bir “ev bilgisayarı” ile çok şey yapılabilir. Dostlarınıza mektup günderebilir (hem de ışık hı­zında), hasta köpeğinizin hasthlığmı teşhis edebilir; vücut ölçülerinize uy­gun elbise yaptırabilir, verginizi he­saplayabilir ve yemek tarifleri alabi­lirsiniz.

1982 Kasım ayında Las Vegas Kongre Merkezi’nde 1000’den fazla, irili-ufaklı bilgisayar üreten firmanın katıldığı bir sergi açıldı. Binlerce muh­temel alıcı teknolojinin son üstünlük­lerini bir bir incelediler. Neler yoktu ki: Newlett-Packard’m sunduğu HP 900 ile yeni bjr uçak planı çizebiliyor­du. Alien Şirketi’nin çıkardığı Atari, marka bilgisayar ise, çok marifetliy­di. Klavyedeki tuşlara basıldığında (hangi dille yazıldığı önemli değil), Atari yüksek sesle o dille ses çıkarma­ya başlıyor ve konuşuyordu.

Apple şirketinin yayınladığı gazete duyurularında Amerikalıların otomo­bil ve televizyon “aşk”larına bir de kişisel bilgisayarın katıldığı vurgula­nıyordu. Yayınlanan bir kamuoyu yoklamasında Amerikalıların yüzde 80’inin yakın bir gelecekte, bilgisayar­ların evlerindeki TV ekranları ve bu­laşık yıkayıcıları kadar olağan, aygıt­lar arasına gireceğini tahmin ettikleri görülüyordu. Soruşturmaya katman­ların yüzde 67’si bilgisayar devrimiy- le üretimin artacağı ve bunun sonu­cu yaşam koşullarının daha da yük­seleceğini umuyorlardı. Çocuklarının eğitiminin bilgisayarla daha “kaliteli” bir düzeye ulaşacağı kanısında olan­lar da yüzde 68 oranındaydı.

KİŞİSEL BİLGİSAYARLAR

Bilgisayar satışları Amerika’da büyük bir patlama yaşıyordu. 1980 yı­lında iki düzine firma yaklaşık 1.8 milyar dolar tutarında 724 bin kadar kişisel bilgisayar satmışlardı. Bir yıl sonra üretici firma sayısı 20 kat art­tı. Dev IBM şirketi de bu pazara yeni girenler arasındaydı. Satılan bilgisa­yar sayısı 1.4 milyona ulaşırken, müş­teriler 3 milyar dolar ödediler. 1982’ de ise, pazar araştırması firmaların­dan Dataquest’in varsayımına göre; 100’den fazla şirket 4.9 milyar dolar tutarında ve 2.8 milyon küçük bilgi­sayar satmayı başarmışlardı.

Büyük, karmaşık ve pahalı klasik bilgisayarlar son çeyrek yüzyılda in­sanların günlük yaşamında gittikçe artan bir yere zaten sahip olmuştu. Hava, tahmini, çek tahsilatı, kıtala­rarası füzeleri yönlendirme ve uzay araştırmalarından tutun, Güney At­lantik’te Falkland ya da Lübnan sa­vaşlarında elektronik aygıtlarla dona­tılmış silahlar ve düşmanı izleme yön­temlerine kadar büyük başarı kazan­dılar. Klasik bilgisayarlar için özel kli- matize odalar gerekiyordu. Şimdiyse, transistor ve silikon levhacıklar saye­sinde bilgisayarlar, hem boyutta ve hem de fiyatta önemli derecede küçül- düler. Amerika’da bürolar, okullar ve evler artık bu küçük “kişisel” bilgi­sayarlarla donatılmaya başladı.

Öteki gelişmiş Batılı ülkeler de bil­gisayara artan bir ilgi duymaya baş­ladılar. 1982 yılında Japonya’da 435 bin adet satıldı. Batı Avrupa’da da 392 bin. Az gelişmiş ülkeler ise, bu ge­lişmeyi uzaktan izliyorlardı. Yüksek teknolojinin yararına inananlar da bu kadar ucuz ve güçlü olan bilgisayar kullanımının az gelişmiş ülkelerin sa­nayi devrimini atlamalarına olanak tanıyacağını ileri sürüyorlardı.

Avusturya Başbakanı Bruno Kre- isky, “Bir başka çağda, demiryolla­rı, karayolları ve kanallar neyseler, bugün de telekomünikasyon, bilgi ve kompüterleşme ağlarının aynı işi gördüklerine” dikkati çekiyordu. Fransız yazar Jean-Jacques Servan – Schreiber de bilgisayarın “yeni bir ya­şamın kaynağı” olduğu inananday­dı. Ünlü “Time” dergisi kişisel bilgi­sayarı “Yılın Makinası” seçti. 1982, yılının son sayısında dergi yüz yıl ön­ce elektriğin New York kentine girdi­ğini hatırlattı. Yine yüz yıl önce Al­man mühendis Gottlieb Daimler pet­rolle işleyen ve içten ateşlenen bir mo­toru geliştirmişti. Nasıl otomobil ilk çıktığında fiyatlar çok yüksek olmuş­sa, bilgisayarlar için de aynı şey söz konusuydu. 1947’deki ilk dev bilgisa­yar ENİAC 487 bin dolara malolmuş- tu. Ama bu gün 78 dolarla 4000 bin dolar arasında değişen fiyatlarla bi­rer kişisel bilgisayar edinmek müm­kündür.

Bu yazı 56 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler