BELGRAD BARIŞI

Paylaş
 

BELGRAD BARIŞI

Türkiye ile Rusya ve Avusturya arasında yapılan barış antlaşmalarıdır. 1736-1739′ da Türkiye ile Rusya ve Avusturya arasında cereyan eden savaş bu antlaşmalarla Türki­ye’nin lehine sonuçlanmıştır.

Savaş şu sebeplerle başlamıştı: Lehistan’ın yeni seçilecek kıralı meselesine Rusya mü­dahale etmişti. Türkiye bu müdahaleyi savaş sebebi saymaya mütemayildi. Rusya ise Tür­kiye’nin, İran’la harb ederken Rus toprak­larını çiğnediğini bahane ederek, o zaman Osmanlı İmparatorluğuna ait olan Kırım topraklarına ansızın tecavüz etti. Rusya’nın müttefiki olan Avusturya (Almanya) İmpa- ratorluğu’nun da Türkiye’ye karşı harb aç- masiyle savaş gelişti, Avrupa’nın istikbaliy­le ilgili harb haline geldi.

Başlangıçta Rusya’nın gafil avlanan Os­manlI devletine karşı Kırım taraflarında ba­zı başarıları görüldüyse de, sonradan Rus ve bilhassa Avusturya ordularının birçok ke­reler Türk orduları tarafından ezilmesi üze­rine, harbin gidişine Türkiye hâkim oldu. Bu arada Hekimoğlu Ali Paşa’nın Bosna’da, Sadrazam Yeğen Mehmet Paşa’nın da Niş’te büyük Avusturya ordularım imha derece­sinde bozguna uğratmaları, harbin kaderini tâyin etti, Belgrad’ın Türkler’e karşı savun­masını imkânsız kıldı. Rus orduları da Os­manlI ordusu karşısında bozularak Ukray­na’ya çekildi.

Avrupa’nın iki büyük kara imparatorlu­ğuna karşı Türkiye’nin bu zaferleri, Lehistan veraseti meselesinden dolayı bu devletlerle rekabet halinde olan Fransa’da büyük mem­nuniyet yarattı. Bu durumdan faydalanmak istiyen Rusya’nın ananevî düşmanı İsveç’in savaşa Türkiye lehine müdahale ihtimalleri belirdiğinden, büsbütün telâşa düşen müt­tefik imparatorluklar, Türkiye ile barışa ara­cılık etmesi için, Fransa’ya başvurdular.

Barışa, Fransa’nın İstanbul Büyükelçisi M’arauis de Villeneuve aracılık etti. Onun aracılığının her iki tarafı teşkil eden devletler tarafından kabulü üzerine, Türk murahhasları ordu kadısı Esat, reisülküttap (hariciye na­zırı) Mustafa, mektubî (özel kalem müdürü) Ragıp (sonradan sadrazam olmuştur) Efen­diler ile Avusturya murahhası General Neip- perg ve maiyeti, Belgrad’da birleştiler. Fran­sız sefiri de oturumlara katıldı. 7 eylül 1739′ da Abdi Paşazade Ali Paşa, resmen Belgrad’a girip kaleye Türk bayrağını çekti. 18 eylül­de Türkiye ile Avusturya ve Rusya arasında 27 yıllık bir barış antlaşması imzalandı.

23 maddeden ibaret olan Türkiye-Avus- turya ve 15 maddeden müteşekkil Türkiye- Rusya barış antlaşmalarının özeti şudur:

1718’de Türkiye’nin Pasarofça antlaşması ile Avusturya’ya bıraktığı Belgrad ile Küçük Eflâk, Osmanlılar’a geri veriliyor, Tuna ile Sava iki imparatorluğun sınırlarını teşkil edi­yordu. Rusya ise işgal ettiği toprakları bo­şaltacak, Kabartay bölgesi iki taraf arasında tarafsız bölae sayılacaktı. Harb gemisi olsun, ticaret gemisi olsun, Karadeniz’de Rus bay­raklı gemilerin dolaşması yasaktı. Rusya hü­kümdarının «imparator veya imparatoriçe» unvanının kabulü için Türkiye müzakerelere girişeceğine dair söz veriyordu.

Bu savaş ve sonucu olan Belgrad Barışı, Türkiye’nin henüz Rusya ve Avusturya (Al­manya) gibi Avrupa’nın en büyük iki as­ker’ devletini birden tek başına tepeliyebi- lecek gücde bulunduğunu, III. Ahmet ve I. Mahmut devirlerindeki düzenleme hareket­lerinden devlet bünyesinin kuvvetlendiğini gösteriyordu. Avusturya’dan alınan topraklar, Balkan Yarımadası’nın kilit noktasında 51.203 km2 bir araziydi, nüfus ve askerlik- yönünden de önemliydi.

Aracılık ettiği için de Osmanlı devleti ta­rafından Fransa’ya yeniden lütuf olarak bir­takım imtiyazlar verildi ki, bunlar sonra­dan güçsüz devirlerinde imparatorluğun başı­na «kapitülâsyonlar» namiyle belâ olmuştur (Bk. Kapitülâsyonlar).

Bu yazı 102 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Kategoriler