Atatürk ve Sosyal Bilimler

Paylaş
 

Atatürk  ve  Sosyal Bilimler

 

Atatürk, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni çağın uygarlık seviyesine ulaştırmak için fen ve teknolojiye, sanata önem verdiği kadar sosyal bilimlere de önem vermiştir.

Atatürk döneminde Türkiye’den Avrupa ülkelerine, farklı alanlarda öğrenim görmesi için öğrenciler gönderildi. Bunlar arasında Afet İNAN, Burhan TOPRAK, Jale İNAN gibi bilim insanları da vardı.

Sosyal bilimler alanında yapılan çalışmalar arasında, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesinin kurulmasının önemi büyüktür.

Yeni Türk Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ilanından sonra toplumu çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltmek için siyasî, sosyal, eğitim ve hukuk alanında köklü inkılaplar gerçekleştirdi. Bu değişikliklerden sonra Atatürk, kültür konularıyla uğraşmaya başladı. Yeni devletin düşüncesine ve yapısına uygun olarak millî dil ve millî tarih araştırmalarına ağırlık vererek Türk toplumunda millî bilincin oluşturulmasına, geliştirilmesine çalıştı.

Atatürk, yaptığı inkılapların yerleşmesi ve bu yeni anlayışa uygun yeni nesillerin yetişmesi için eski tarih anlayışı ve görüşünün değişmesi gerektiğini düşünüyordu.

Bazı Avrupalı düşünürler, Türk ırkının sarı ırka mensup olmaları dolayısıyla ikinci sınıf insan tipi olarak dünya medeniyetine ve ilim dünyasına katkıları olmadığı görüşünü dünyaya yaymışlardı. Bunun için barbar ve yayılmacı bir millet olarak gördükleri Türklerin Avrupa’dan Asya’ya sürülmesi gerektiğine inanı-

yorlardı. Yani Anadolu’yu Türklere vatan olarak çok görüyorlardı. Türkiye’de o yıllarda tarihe bilimsel açıdan yaklaşılmadığı gibi tarih kitapları batılı yazarların eserlerinden faydalanılarak yazılıyordu.

Atatürk, bu haksız ve gerçekle ilgisi olmayan iddiaların çürütülmesi ve yanıtlanması için eski tarih anlayışından vazgeçilerek millî tarihin esas alınması gerektiği fikrini savunuyordu. Bu nedenle, Türk tarihinin kısa zamanda araştırılıp ortaya çıkarılmasını istemiştir. Bununla, Türklerin kültür ve medeniyet dünyasına katkıları, yetiştirdiği büyük şahsiyetlerin insanlığa hizmetleri ortaya konulacaktı. Böylece, diğer milletler Türklerin nasıl şerefli bir geçmişe ve zengin bir kültüre sahip olduğunu öğrenecek ve Türk çocukları da şanlı tarihini doğru biçimde öğrenerek gelecekte daha büyük işler yapmak için kendisinde güç bulacaktır.

Atatürk bu görüşlerini gerçekçi bir yapıya kavuşturmak için 23 Nisan 1930 tarihinde Türk Tarihi Tetkik Heyetini kurdurdu. Bu heyet “Türk Tarihinin Ana Hatları” adlı bir eser hazırlayarak çalışmalarına başlamıştır. 1931 yılında adı Türk Tarih Kurumu olarak değiştirilmiştir. Belleten dergisi Türk Tarih Kurumunun ilk yayınlarından biridir. Bu kurumun amacı, Türk tarihini bilimsel olarak araştırmak ve yeniden yazmaktı. Atatürk bu durumu “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” sözleriyle ifade etmiştir.

Türk Tarih Kurumunun kurulması Atatürk’ün milliyetçilik anlayışının bir sonucudur.

Türk Tarih Kurumu liselerde okutulmak üzere dört ciltlik “Genel Tarih” kitabı yayınladı. Türk tarihinin bilimsel yönden bütün gerçekleriyle araştırılması ve öğretilmesi için Ankara’da Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi kuruldu. (14 Haziran 1935)

Atatürk’ün tarih alanında yaptığı ve yaptırdığı çalışmalarla Türk millî tarihi aydınlandı. Türk çocuğu Orta Asya’da başlayan gerçek

tarihini öğrenme imkânına kavuştu

Türk mil­letinin anayurtları olan Orta Asya’da, Anado­lu’da ve dünyanın değişik yerlerinde büyük uygarlıklar kurduğu kanıtlanmıştır

Okuma ve yazmayı kolaylaştırmak ve okur yazar oranını hızla artırmak için 1 Kasım 1928’de yeni Türk alfabesi kabul edilmiştir.

Büyük önder bir milletin oluşması, ba­ğımsızlığı ve yükselişi ile dil arasındaki ilişkiyi çok iyi biliyordu. Bunun için Osmanlı Devleti Döneminde ikinci plana itilen Türk dilini;

  1. Yabancı sözcük ve kuralların etkisin­den kurtarmak.
  2. Zengin bir dil hâline getirmek ve geliş­tirmek,
  3. Bilim ve kültür dili olmasını sağlamak,
  4. Milfî ve çağdaş bir dil hâline getirmek istiyordu.

Atatürk; “Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” de­miştir.

Halkevleri, Atatürk’ün öncülüğünde 1932’de açılmıştır.

Temel amacı inkılapları halka mal etmek ve halkın eğitilmesini sağlamaktı.

  Halkevleri;

– Dilin Türkçeleştirilmesinde,

– Tarih bilincinin yerleştirilmesinde,

–  Halka okuma – yazma öğretilmesinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir.

Dil, millî kültürün ilerlemesinde, millî duy­gunun gelişmesinde önemli bir etkendir. Ata­türk bunu, ‘Türk Dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zih­nidir.” diyerek vurgulamıştır.

Atatürk’ün Sosyal Bilimler Alanında Yaptığı Çalışmaların Kronolojik Sıralaması

– 1931 – Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin açıl­ması.

– 19 Şubat 1932 – Halkevlerinin açılışı.

– 12 Temmuz 1932 – Türk Dili Tetkik Cemi­yetinin kurulması.

–  1934 – Türk Dili Araştırma Kurumunun

kurulması.

–  1935 – Türk Tarih Kurumunun kurulması.

– 9 Ocak 1936 – Dil ve Tarih – Coğrafya Fa­kültesinin açılması

–  1936 – Türk Dil Kurumunun kurulması

 

 

 

SBS2008

Atatürk’ün;

  • Türk Tarih Kurumunu açması,
  • Arkeolojik kazıları başlatması

gibi uygulamaları, aşağıdaki bilim dal­larından hangisini geliştirmeye yöne­liktir?

  1. A) Dinî bilimleri C) Matematiği
  2. B) Fen bilimlerini D) Sosyal bilimleri

Çözüm

Arkeoloji ve tarih, sosyal bilimleri oluştu­ran bilim dallanndandır. Dolayısıyla Türk Tarih Kurumu’nun açılması ve arkeolojik kazıların başlatılması Atatürk’ün sosyal bilimleri geliştirmek amacıyla yaptığı çalışmalardandır. Yanıt D’dir.

Örnek

Atatürk, Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendisinde kuvvet bulacaktır.” demiştir.

Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün bu sözü doğrultusunda kurulmuştur?

  1. A) Türk Dil Kurumu
  2. B) Türk Tarih Kurumu
  3. C) Hukuk Fakültesi
  4. D) Türkiye İş Bankası

Çözüm

Türk Tarih Kurumu, Türk tarihinin bilimsel olarak araştırılıp genç nesillere öğretilmesi amacıyla kurulmuştur. Dolayısıyla TürK Tarih Kurumu, Atatürk’ün soruda verilen sözü doğrultusunda kurulmuş bir kurum­dur.

Yanıt, B’dir.

 

Bu yazı 76 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/