AŞI  NEDİR?

Paylaş
 

AŞI  NEDİR?

Bazı hastalıklara karşı bağışıklık (muafıyet) sağlamak için o hastalığın mikrobu ile hazırlanmış olan tıbbî maddeye ve bu işin yapılmasına «aşı» denir.

Tıpta İlmî usullerle aşıyı ilk tatbik eden Edward Jenner (1749-1823) adında bir İn­giliz doktorudur. Fakat tıp biliminin bu fay­dalı buluşu kazanmasında Türkler’in büyük payı vardır. E. Jenner’den çok önce Türkler çiçek hastalığına karşı korunmak için bazı usullere başvuruyorlardı. Bu da bir tesadüf eseri olarak bulunmuştu: Çiçek salgınında binlerce insanın hastalığa yakalanıp ölmele­rine karşı, Edirne civarındaki köylülere hemen hemen hiçbir şey olmuyordu. Bunun se­bebini kimse anlamıyordu. Gerçek ise şuydu: Aslında inekler de çiçeğe benzer bir hasta­lığa tutuluyorlardı. Bu ineklerin memelerinin etrafını içi cerahat dolu birtakım sivilceler sa­rıyordu. İnekleri sağan köylülerin ellerinde­ki çatlaklardan içeri bu sivilcelerin içindeki cerahatler, yani irinle karışık ölmüş mikrop­lar giriyordu. Böylece, köylüler sanki aşı­lanmış gibi hastalığa karşı bağışıklık kaza­nıyorlardı.

O zamanki İngiliz büyük elçisinin eşi Lady Montague bunu görmüş bir mektupla Ingil­tere’ye yazmıştı. Dr. Jenner böyle bir şeyin doğru olup olmadığını anlamak üzere dene­melere başladı. Gerçekten, suçiçeği çıkaran­lar nadiren çiçek hastalığına tutuluyorlardı.

Jenner 1796 yılında ilk denemesini yaptı: Suçiçeği çıkaran hastaların yaralarından az

AŞI (Tıpta)

Bazı hastalıklara karşı bağışıklık (muafı* yet) sağlamak için o hastalığın mikrobu ile hazırlanmış olan tıbbî maddeye ve bu işin yapılmasına «aşı» denir.

Tıpta İlmî usullerle aşıyı ilk tatbik eden Edward Jenner (1749-1823) adında bir İn­giliz doktorudur. Fakat tıp biliminin bu fay­dalı buluşu kazanmasında Türkler’in büyük payı vardır. E. Jenner’den çok önce Türkler çiçek hastalığına karşı korunmak için bazı usullere başvuruyorlardı. Bu da bir tesadüf eseri olarak bulunmuştu: Çiçek salgınında binlerce insanın hastalığa yakalanıp ölmele­rine karşı, Edirne civarındaki köylülere he­men hemen hiçbir şey olmuyordu. Bunun se­bebini kimse anlamıyordu. Gerçek ise şuydu: Aslında inekler de çiçeğe benzer bir hasta­lığa tutuluyorlardı. Bu ineklerin memelerinin etrafını içi cerahat dolu birtakım sivilceler sa­rıyordu. İnekleri sağan köylülerin ellerinde­ki çatlaklardan içeri bu sivilcelerin içindeki cerahatler, yani irinle karışık ölmüş mikrop­lar giriyordu. Böylece, köylüler sanki aşı­lanmış gibi hastalığa karşı bağışıklık kaza­nıyorlardı.

O zamanki İngiliz büyük elçisinin eşi Lady Montague bunu görmüş bir mektupla Ingil­tere’ye yazmıştı. Dr. Jenner böyle bir şeyin doğru olup olmadığını anlamak üzere dene­melere başladı. Gerçekten, suçiçeği çıkaran­lar nadiren çiçek hastalığına tutuluyorlardı.

Jenner 1796 yılında ilk denemesini yaptı: Suçiçeği çıkaran hastaların yaralarından az miktarda irin aldı. Bunu birkaç çocuğa aşı­ladı. Bu çocuklarda meydana gelen yaralar­dan aldığı İrinlerle de ötekileri aşıladı. Bir müddet sonra suçiçeği ile aşılanmış dört çocuğa ayrıca çiçek mikrobu aşıladı. Çocuk­ların hiçbiri çiçek hastalığına tutulmadı. Ne­ticede çiçek aşısı, dolayısiyle tıp âleminde aşı, ilk defa olarak Jenner tarafından bulun­muş oldu. Bugünkü modern tıpta birçok hastalıkla­rın aşısı vardır. Bu aşılar değişik usullerle hazırlanır. Hastalık yapma kuvvetleri azaltıl­mış canlı mikroplarla yapılan aşılar çiçek, veba, kuduz, verem, lekeli humma, tavuk kolerası ve şarbon aşıları gibi aşılardır.

Öldürülmüş mikroplarla hazırlanan aşılar salgın tehlikesinden korunmak veya mikroplu hastalıkların tedavisi veya teşhisi için kul­lanılır. Bunlar kolera, tifo, veba, Weil hastalığı ve lekeli hummaya karşı korunmak için hazırlanan aşılardır. Kuvveti azaltılmış mikrop toksinleriyle yapılan aşılar difteri, tetanos, dizanteri ve kızıl aşılarıdır.

Tifo, tifüs gibi bazı hastalıkların aşıları bir enjeksiyon âletinin (şırınganın) içine konularak yapılır. Çiçek aşısı ise deriye sivri bir şeyle çizikler yapıp bunun üzerine aşıyı sürmekle yapılır. Aşı, genel olarak yapılan kimseye birkaç yıl için bağışıklık verir. Fa­kat tamamen kurtulmak için arada sırada yeniden aşılanmak lâzımdır.

Bu yazı 52 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/