ANADOLU HİSARI

Paylaş
 

ANADOLU HİSARI

İstanbul’da, Boğaziçi’nin Asya kıyısında* dır. Göksu Deresi’nin denize döküldüğü nok­ta ile Boğaz’ın çıkıntılarından birinin mey­dana getirdiği üçgen üzerinde kurulmuştur. Bugün, hisarın dış duvarları kıyıdan biraz içeride kalmıştır, yapıldığı tarihlerde bu dış duvarın denize kadar uzandığı anlaşılmakta­dır. Hisarın güney yönünde bulunan mey­dancık, Göksu Deresi’nin getirdiği killi ça­mur tabakasından meydana gelmiştir.

Boğaziçi’nin güzelliğine ayrı bir Orta Çağ heybet ve güzelliği eklİyen Anadolu Hisa~ı yapıldığı günden bugüne kadar Güzel Hisar, Güzelce Hisar, Yeni Hisar, Yenice Hisar, Ak­ça Hisar gibi çeşitli adlarla anılmıştır.

Anadolu Hisarı Yıldırım Bayezit tarafın­dan, Niğbolu seferinden döndükten sonra yaptırılmıştır. Hisarın bulunduğu nokta Bo­ğaziçi’nin en dar yeridir. Karadeniz’den Mar­mara’ya kadar birçok girinti ve çıkıntılar teş­kil eden Boğaz’ın genişliği burada 780 met­redir. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un ku­şatılması sırasında, Rumeli Hisar’ını yaptırır­ken, Anadolu Hisar’ına da bazı ilâveler yap­tırmış, içine asker koyarak top yerleştirmiş­tir. İstanbul’un zaptında, Rumeli Hisarı ile birlikte Boğaz’ın Osmanlı hakimiyeti altınd3 tutulmasında önemli vazife görmüştür. Daha İstanbul alınmadan bile, meselâ, Sultan II. Murat zamanında, Varna’ya kadar ilerliyen Macar ordusuna karşı koymak üzere Ana­dolu’dan Trakya’ya sevk edilen askerin B> ğaz’dan geçirilişinde Anadolu Hisarı çok fay­dalı olmuştur (1444).

İstanbul alındıktan sonra da Anadolu Hi­sarı, Karadeniz yönünden gelecek saldırma­lara karşı savunma vazifesi görmek üzere teçhiz edilmiştir.

Hisarın kalesi ve sûrları, kayalık bir tepe üzerine kurulmuştur. Hisar, dış kale duvar­ları, iç kale duvarları ve kuleleri olmak üze­re üç kısımdır. Dış kale duvarjarı birçok ke­merleri bulunan bir sûr halindedir. Kuzey­doğu ve güney-doğu yönlerinden asıl kaleye bağlıdır. Bu sûrların boyu kuzeyden güneye kadar 80, doğudan batıya kadar da 65 met­redir. Duvarlarının kalınlığı, 5-2 metre ara­sında değişir, üzerinde, yer yer mazgallar ve korkuluklar vardır. Dış kale sûrlarının üze­rinde, kuzeyde, kuzey-batıda ve doğuda üs­tüvane şeklinde üç kale yükselir. Sûrları ko­rumak için yapılan bu kulelerin herbiri ay­rı ayrı boyda yapılıştadır. Batıdan kuzeye doğru sıralanır, hisara hem bir şekil güzel­liği verir, hem de heybetlendirir.

Hisarın batı yönünden doğru, birinci ku­lenin kutru 4,75 metredir. Duvarlarının ka­lınlığı ise 2 metredir. İkinci kulenin kutru 7,5 metre olduğu için birincisine nisbetle daha büyüktür. Bu kule, tamamen hisarın doğusuna hakimdir. Dört ayrı kat halinde yükselir, iç kısımda bulunan ahşap bir mer­divenle bu katlara çıkılır. Her katta dışarıya doğru açılmış mazgallar göze çarpar. Üçüncü kule, Hisarın kuzeyinde, bir kayalık üzerin­dedir. Uç katlı olan bu kulenin çapı 6 met­redir.

Hisarın dış sûrlarında buiunan birçok de­liklerin bir kısmı düz, bir kısmı eğridir. Bu deliklere vaktiyle toplar yerleştirilirdi. Ev­liya Çelebi’nin yazdığına göre, bu toplar hem karşıda bulunan Rumeli Hisarı’na doğru, hem de gür.ey-batıya doğru ateş ederlerdi.

Anadolu Hisarı’nın yapılış şekline gelince, asıl1 kale duvarları yontulmuş blok taşlardan, diğer kısımları basit fakat sağlam bir şekil­de yapılmıştır. Blok taşların araları harç­larla doldurulmuştur. Yer yer tuğla örme­lerine de raslanır.

İç kale duvarları asıl kalenin kuzey-batı ve kuzey-doğu köşelerini birbirine bağlar. Bu duvarların kalınlığı 2-3 metre arasındadır. Duvarın üzerinde yuvarlak bir yol vardır, bu yolu mazgalların korkulukları korur. İlk ya­pıldığında köşe kulelerinin üzerinde kurşun kaplı kubbeler olduğu sanılmaktadır.

Hisardaki yollar, kapılar, duvarları birleş­tiren kuleler, o çağın savaş tekniğine göre yapılmıştır. Kalenin ilk inşasında düşünülen vazifesi Boğaz’ın Anadolu kıyısına düşmanın bir çıkarma yapmasına ve yerleşmesine en­gel olmaktı. Hisarın asıl kalesi, yüksek ve heybetlidir.

Hisarda, temelden başlıyarak, önce dört köşeli bir zemin kat gelir. İlk yapılışında üst katlara bu zemin katın içinden çıkılırdı. Dı­şarısı ile hiçbir bağlantısı yoktu. Bugün ise bu kaleye, güney-batı yönünde sonradan açıl­mış bir kapıdan girilir.

Bazı tarihçiler Anadolu Hisarı’nın, daha önce Bizanslılar tarafından lupiter adına in­şa ettirilen mabedin yıkıntıları üzerine ya­pıldığını yazarlarsa da Prof. Albert Gabriel’in, «Boğaziçinde Türk Kaleleri» adlı eserinde belirttiğine göre, Anadolu Hisarı’nın her han­gi bir tarafında eski bir Bizans eserinin var­lığını ortaya koyacak bir belirti yoktur. Yal­nız, Hisar’ın yakınlarında Neau Soklaria adın­da bir site vardı. Bazı tarihçiler de Anadolu f Hisarı’nın Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirildiğini yazmışlarsa da bunun ger­çekle hiçbir ilgisi yoktur. Bu iddia olsa olsa, Fatih’in Istanbulu fethi sırasında Anadolu Hi­sarının onarmasından ve bazı ilâveler yap­tırmasından doğmuştur.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde şöyle di­yor: «Deniz kenarında, Göksunun denize ka­rıştığı yerde, bir kaya üzerinde olup Yıldırım Bayezit Han binasıdır. Küçük, fakat metîn bir kaledir. Çevresi 20 bin adımdır. Batıya bakan bir kapısı, içinde asker evleri, iki yüz kadar timar neferi vardır.»

Aşıkpaşa Zade de yapılış zamanını şöyle anlatır: «Bayezit Han büyük asker topladı. Kocaeli’nden Bursa’ya çıktı. Yahşi Bey’i gön­dererek Şile Hisarını anlaşma ile aldı. Baye­zit Han, Bursa’dan Boğazkesen’e gelerek bir Hisar yaptırdı. Adına Güzelce Hisar derlerdi. İçine asker koyup gitti (1391).» Nişancı Mehmet Paşa tarihinde ise hisarın inşa tarihi 1395 yılı olarak gösteriliyor ve şöyle deni­liyor: «Niğbolu savaşından dönen Yıldırım Bayezit Han, Güzelce Hisar’ı yaptı. Bizans İmparatoruna bir elçi göndererek, İstan­bul’un anahtarının kendisine verilmesini is­tedi. Bunun üzerine, şu esaslar üzerine uyu­şuldu : İmparator beş sene vergi vermeyi.

Galata’daki Müslümanların bir cami yapma­larını ve bir kadı gönderilmesini kabul etti.»

Anadolu Hisarı’nın, Timur’la girişilen An­kara savaşından önce bitirildiği anlaşılmak­tadır. Çünkü Bayezit’in yenilmesi üzerine, oğullarından Süleyman Çelebi, bir süre Ana­dolu Hisarı’nda oturmuştur. Hisar, İstanbul kuşatılmasına kadar yapıldığı şekli muhafaza etmiştir. Fatih’in yaptığı ilâveler ve yerleş­tirdiği toplarla-kalenin savaş gücü arttırıl­mıştır. Kuşatma sırasında Rumeli Hisarı ile birlikte Boğaz’ı hakimiyeti altına alan Ana­dolu Hisarı, böylece, büyük rol oynamıştır.

Zamanla Anadolu Hisar’ının askerî değeri hemen hemen kalmamıştır. Bugün çevresinin# İstanbul yakınında, sessiz ve sevimli bir köy haline gelmesiyle, Orta Çağ’ın havasını de­vam ettirir gibidir. Yakın yıllarda etrafı kıs­men temizlenen, onarılan, geceleri de pro­jektörlerle aydınlatılan Anadolu Hisarı, Bo­ğaziçi’ne ayrı bir güzellik ve mâna verir.

Bu yazı 100 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/